artması ile cümle
artması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Buradaki kazançtan kısılması, frekansın kazancının artmasına neden olabilir.Cheltuielile în exces pot crea necesitatea de a îngheța bugetul.
Askerî gücünü artırmak için vergi gelirlerinin artması gerekmekte idi.Hadseregének fönntartására Sápúrnak növelnie kellett adóbevételeit.
Salandra, 1916'da askeri güçlüklerin artması üzerine istifa etmek zorunda kaldı.1916 májusában és júniusában a katonai nehézségek következtében Salandra lemondásra kényszerült.
Gübrelenmesi çiçeğin gelişiminin artmasını sağlayacaktır.A szaglás segíti abban, hogy megtalálja a virágot.
Bu 4 farktan birinin artması, 5. farkın da artmasına neden olacaktır.Négyet a síknak csak egyféle egybevágósága generálja, az ötödik ezekből összetett.
Fakat daha çok yaratılan bir kaosun büyüyerek artmasını ifade eder.Ám ott egy megfoghatatlan lény még mélyebbre taszítja az őrületbe.
Atık suların tekrar kaynağa döndürülmesi bu kaynakta kirliliğin artmasına neden olmaktadır.A bányák bezárása nyomán szerencsére megint található benne víz.
Bankaların kredi tabanın genişlemesi de para arzının artmasına neden olur.Ez viszont azt jelenti, hogy a felvett hitelek kamatai tovább terhelik a fizetési mérleget.
Nüfusun artmasının ana sebepleri göç ve daha az oranda doğal büyümedir.A lakosság növekedése nagyobb mértékben a bevándorlás és kisebb mértékben a természetes szaporulat eredménye.
Küçükbaş hayvan sayısı, büyükbaş hayvan sayısının artmasına paralel olarak azalmıştır.Egyes állatok esetében a hímek kis százaléka végzi a párosodások döntő hányadát.
Bu çizimler özellikle Amerika'da olmak üzere Moore'un uluslararası ününün artmasına yardımcı olmuştur.Nuo piirustukset lisäsivät Mooren kansainvälistä mainetta etenkin Amerikassa.
Buda göl alanında 260 m tespit edilen alüvyal birikmenin artmasına neden olmaktadır.Hakemuksessa pyydetään lupaa rakentaa Sahajokeen noin 260 metriä järven luusuasta kiinteä pohjapato.
Bu özellik, geliştiricilerin oyun üzerindeki hakimiyetinin artmasını sağlar.Miten se muka rohkaisee kehittäjiä tekemään laadukkaita pelejä?
İkonoklazm, Doğu ve Batı arasındaki yabancılaşmanın artmasında önemli bir rol oynadı.Islamilaisuus aikaansai niemimaalle uuden roolin sulatusuunina idän ja lännen välillä.
Bu da tüm halkın hoşnutsuzluğunun artmasına sebep oldu.Tavoitteena oli kansalaisten tyytymättömyyden rauhoittaminen.
İşçiler yiyecek fiyatlarının artmasını protesto ediyorlardı.Ihmiset osoittivat mieltään korkeita ruoan hintoja vastaan.
Eski yerleşim alanı olması ormanların tahribine ve erozyonun artmasına neden olmuştur.Niiden vaikutuksia pahentavat metsien hakkuut ja eroosio.
Âdet döngüsü evreleri ve yumurtalık hormonları , kadınlarda empatinin artmasına katkıda bulunabilir.Heidän rasvakudoksensa määrä ja sijoittuminen vartaloon voivat olla naismaiset.
Antimikrobiyal direncin artması, bu bakterinin önlenme stratejilerine ihtiyacı arttırmaktadır.Η αυξανόμενη αντίσταση στα αντιβιοτικά αυξάνει την ανάγκη για μια στρατηγική πρόληψης για το βακτήριο.
Daha sonraları da Web 2.0 projelerinin artmasıyla, Web 2.0 haberciliği de popülerleşti.Επίσης με την ίδια λογική, μερικούς μήνες μετά την χρήση ενός υποτιθέμενου Web 2.0, το Web 2.1 θα εμφανιζόταν.
Bu da kan basıncının artmasını sağlar.Ξετυλίγεται με την αύξηση της πίεσης του αίματος.
Üretimin de artması gerekmektedir.Παραγωγή PLUS Production.
Yaralıların sayısının artması sebebiyle Ankara Valisi Kızılay'dan yardım istedi.Σε αυτό το σημείο, η τραυματισμένη Leclair ζήτησε βοήθεια.
Bu da saray harcamalarının artmasına yol açtı.Ο Φραγκίσκος περιόρισε τα έξοδα της Αυλής.
Vakıf, HIV/AIDS ile ilgili konularda farkındalığın artması için çalıştı.Kollektionen er designet til at gøre opmærksom på problemerne med hiv/aids.
Âdet döngüsü evreleri ve yumurtalık hormonları , kadınlarda empatinin artmasına katkıda bulunabilir.Fasen af cyklus og ægløsende hormoner kan bidrage til øget empati hos nogle kvinder.
Böylece tarımsal üretimin artmasında etkili oldu.Derimod fortsatte erhvervspolitikken med at være landbrugsvenlig.
Gestasyonel diyabetin en ayırıcı özelliği, insülin direncinin artmasıdır.Det mest usædvanlige ved krateret er den indre vægs asymmetri.
Bunda makinaların ve fabrikaların artması, önemli rol oynamıştır.Her spillede fasernes farver og rækkefølge en stor rolle.
İşçiler yiyecek fiyatlarının artmasını protesto ediyorlardı.Demonstrantene protesterte mot høye matpriser.
İlerleyen yıllarda elektriğe talebin artmasıyla santralde güç artışı yapılmıştır.I de senere årene har det vært en nedgang i veksten i etterspørselen etter elektrisk energi.
Tüm sistemin daha hızlı çalışmasını sağlayacak tüm görevler başarımın artmasında önemlidir.En viktig oppgave for operativsystemet er å skjule alle denne kompleksiteten.
Ama enflasyon, yolsuzluklar ve baskılar halkın yönetimden duyduğu hoşnutsuzlukların artmasına yol açtı.Ulydighet og stradd. intensjoner og praksis i statsmaktens bekjempelse av fattigdomsproblemet.
Rakımın artmasının, basınç ve sıcaklık üzerinde etkileri vardır.Vinden har en utjevnende innvirkning på både trykk og temperatur.
Doğum da intra-abdominal baskıların artmasına neden olur.Proses melahirkan juga menyebabkan peningkatan tekanan intra-abdomen.
Berlin'in bombalanmasının artması, kompleksin doğaçtan kalıcı bir sığınma evi olarak genişlemesine yol açtı.Pengeboman Berlin membuat kompleks tersebut dijadikan tempat berlindung yang permanen.
Kronik aşırı doz ayrıca biyolojik zarların ve cildin dış tabakasının soyulmasının artmasına neden olur.Overdosis kronis juga menyebabkan labilitas meningkat membran biologis dan dari lapisan luar kulit mengelupas.
Hepatit B aşısı zehrin etkinliğinin böyle artmasına karşı koruyuculuk oluşturacaktır.Sekarang diyakini bahwa vaksin hepatitis B memberikan perlindungan yang tidak terbatas.
2003 - Gürcistan Devlet Başkanı Eduard Şevardnadze, kitlesel protestoların artması üzerine istifa etti.2003 - Presiden Georgia Eduard Shevardnadze mengundurkan diri dari jabatannya.
Karahoca'nın düşmesi, Karaşehir'in Tang'a karşı şüphelerinin artmasına neden oldu.Jatuhnya Karakhoja ke tangan Tang menimbulkan kecurigaan di negara tetanggnya yaitu Karasahr.
Doğa, genetik çeşitliliğin korunmasında veya artmasında çeşitli yöntemlere sahiptir.Alam memiliki beberapa cara untuk menjaga dan meningkatkan keanekaragaman genetik.
Bunda makinaların ve fabrikaların artması, önemli rol oynamıştır.Industrialisasi dan standardisasi bahan bangunan memainkan peran penting.
Noktaların sayısının fazlalığı, kişinin dang hastalığının olması ihtimalinin artması anlamına gelir.Jumlah bintik yang semakin banyak berarti bahwa orang tersebut mungkin menderita demam dengue.
Gerçekleştirdiği bu çalışmalar mesleki bilgi ve becerisinin artmasına büyük katkı sağlamıştır.Ketekunannya membuat dirinya mampu menggeluti banyak bidang keahlian dan pekerjaan.
Anjiyotensin II kan damarlarında kan basıncının artmasını sağlayan vazokonstriksiyonu oluşturur.Agiotensin II merupakan salah satu senyawa yang dapat menaikkan tekanan darah.
Bu da tüm halkın hoşnutsuzluğunun artmasına sebep oldu.Điều này đã làm dấy lên sự bất mãn của nhân dân.
Bu harekattaki başarısı, ününün daha da artmasını sağladı.Thành công này của nhóm làm tăng thêm sự nổi tiếng của nhóm.
Fakat 2006 yılı itibarı ile yeni yeni sulak arazinin artmasıyla sebze seracılığıda yapılmaya başlanmıştır.Đến năm 2006, có vẻ như việc chỉ định thành lập một vườn quốc gia mới sắp diễn ra.
Bu da kendimize olan özgüvenin artmasını sağlıyor.Điều này càng gây cho Dụ Tông lòng "tự tin".
Güneş lekelerinin azalıp artmasına göre Güneş'in ışıma gücü de azalıp artmaktadır.彗星は太陽に近づくたびに無数の塵(ちり)(小天体)を放出している。
Siyasal istikrarsızlığın artması.政治情勢が不安定である。
Anjiyotensin II kan damarlarında kan basıncının artmasını sağlayan vazokonstriksiyonu oluşturur.アンジオテンシンIIは血圧を上昇させる作用を有する。
Bu da piyasada faiz oranlarının artmasına neden olur.これが工場制手工業の芽生えである。
Bu da yazılımın kalitesinin artmasında büyük bir rol oynar.だから君には彼女と一緒に最高のレコードを作る大きな責任があるよ。
Bölgenin öneminin artması üzerine, birkaç papa bölgenin şartlarını geliştirmeye karar verdiler.その地方の重要性が増したため、歴代のローマ教皇はその状況を改善しようとした。
Nüfusun artmasıyla trafik sorunu da artmaktadır.遊漁人口の増加と産業化によって様々な問題も発生している。
Gelen değerli madenler Avrupa’da fiyatların hızla artmasına yol açmıştır.高めの金利は欧州通貨の増価をもたらした。
1940'ların sonu ve 1950'lerin başında EC Comics gibi vahşi suç ve korku öğeli çizgi romanların artması.1940年代後半から1950年代前半にかけて、多数の暴力表現と流血沙汰を含んだ作品で悪名高いECコミックの大きな成功に伴い、恐怖漫画や実録犯罪漫画が台頭した。
Bu da kendimize olan özgüvenin artmasını sağlıyor.それが信頼感にもつながった。
Vakıf, HIV/AIDS ile ilgili konularda farkındalığın artması için çalıştı.厚生省側はエイズ研究班の目的を、エイズについての実状を把握し対策を立てることにあると考えていた。
İlgili Sayfalar