artması ile cümle
artması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Dönemin toplumsal koşulları, siyasi çekişmelerin daha da artmasına yol açtı.وخلال الفترة نفسها، أدى نمو التصنيع إلى تكثيف التوترات الإجتماعية.
Nüfusun artmasının ana sebepleri göç ve daha az oranda doğal büyümedir.يعود النمو السكاني الكندي للهجرة وإلى حد أقل إلى النمو الطبيعي.
Hükümetin ülkede tam olarak otorite kuramaması ulemanın halk üzerindeki etkisinin artmasına sebep olmuştur.سياسات الحكومة لم يمكن تنفيذها بشكل صارم بسبب قوة الوثنية بين السكان.
Bölgenin öneminin artması üzerine, birkaç papa bölgenin şartlarını geliştirmeye karar verdiler.Por causa da crescente importância da região, diversos papas decidiram melhorar suas condições de vida.
Üretimin artmasına karşılık işsizlik arttı.O declínio da produção tem aumentado o desemprego.
Ancak ovada yerleşim alanlarının artması, tarım amaçlı kullanılan arazilerin azalmasına neden olmaktadır.O aumento no nível dos oceanos também irá reduzir a quantidade de terras disponíveis para agricultura.
1938'de Nazi baskısının artmasıyla, öncelikle Tokyo ve Şangay aracılığıyla ABD, Los Angeles'a iltica etmiştir.Em 1938, fugindo da perseguição nazista, emigrou via Tóquio e Xangai para Los Angeles, nos Estados Unidos.
Grupta anlaşmazlıkların artmasına rağmen Mart ayında uzlaşma sağladılar.Apesar da tensão, a The Shield se reconciliou em março.
Bankaların kredi tabanın genişlemesi de para arzının artmasına neden olur.Traduz a capacidade dos bancos de ampliar a base monetária através do crédito.
Bu da taşıma proteinlerinin artmasıyla sonuçlanır.Na difusão facilitada, ocorre com a ajuda de proteínas transportadoras.
Son yıllarda girdi fiyatlarının artması tarımı ikinci plâna çekmiştir.No entanto, o seu crescente consumo fez com que os preços quadruplicassem no decurso da última década.
Bu şekilde ülkenin zenginliklerinin artması amaçlanmaktadır.O Objetivo é tornar o nível de competitividade mais acirrado .
Cüssenin artması sonucunda hareketli olan hortum da daha uzağa erişebilmek için uzamıştır.Ao se aproximar da torre, um mecanismo fez com que o cavalo mais alto abaixasse.
Glomerüler hidrostatik basıncın artması ile glomerüler filtrasyon oranı (GFR) de artar.Como conseqüência, há um aumento da pressão hidrostática glomerular, e uma maior taxa de filtração.
Yaralıların sayısının artması sebebiyle Ankara Valisi Kızılay'dan yardım istedi.O montante exigido de Raiva será então subtraído de Ayumi?
Vakıf, HIV/AIDS ile ilgili konularda farkındalığın artması için çalıştı.Ook ondernam ze activiteiten om de bewustwording van hiv/aids te vergroten.
2008 Şubat'ında satış rakamlarının artması için yenilendi.In februari 2008 volgde opnieuw een versobering van de maximale verstrekkingen.
Güneş lekelerinin azalıp artmasına göre Güneş'in ışıma gücü de azalıp artmaktadır.Evil under the Sun Evil under the Sun is gebaseerd op het gelijknamige boek.
Merkantilistler bir ülkenin nüfusunun artmasından yanadır.De index houdt geen rekening met de bevolkingsdichtheid van een land.
Paul Garred'ın gruptan ayrılış nedeni kolundaki nerf probleminin daha da artması olduğu gösterildi.Drummer Paul Garred kreeg last van zenuwproblemen in zijn arm en mocht tijdelijk niet meer drummen.
Bu harekattaki başarısı, ününün daha da artmasını sağladı.Dit militaire succes was de enige manier om de reputatie te laten stijgen.
Serbest bilirubin miktarının artması ile kandaki indirekt bilirubin miktarı artar.Hierdoor is de hoeveelheid ongeconjugeerde bilirubine in het bloed verhoogd.
1938'de Nazi baskısının artmasıyla, öncelikle Tokyo ve Şangay aracılığıyla ABD, Los Angeles'a iltica etmiştir.In 1938 vluchtte hij via Tokio en Shanghai naar Los Angeles, om vervolging door de nazi's te voorkomen.
Güneş lekelerinin azalıp artmasına göre Güneş'in ışıma gücü de azalıp artmaktadır.Przejście Słońca z jednego znaku zodiaku słonecznego do drugiego (kolejnego) znaku.
Andronikos'a olan kızgısının artması haberi ta Antakya'ya ulaştı.Wiadomości o schwytaniu André dotarły do Arnolda.
Emlak fiyatlarındaki değerlerin artması veya azalması için yasadışı yöntemlere başvurur.Za ich fałszowanie lub podrabianie groziły bardzo surowe kary.
Aynı şekilde vergilerin düşük olması da vergi gelirlerinin artması ile sonuçlanacaktır.Dalsze podwyższanie stawki będzie skutkować obniżeniem całkowitej wartości przychodów z tytułu podatków.
Vakıf, HIV/AIDS ile ilgili konularda farkındalığın artması için çalıştı.Prowadzi działalność charytatywną w walce z HIV i AIDS.
Bundan sonra devlet harcamalarını gittikçe artması gerekmiştir.Być może jednak liczba stanów będzie musiała wzrosnąć wykładniczo.
Dolayısıyla bunların piyasa fiyatlarının artması, kaçınılmaz olarak maliyetlerin artmasını gerektirir.Powyższy skutek wywołuje wzrost (niekoniecznie równomierny) cen innych towarów.
Vakıf, HIV/AIDS ile ilgili konularda farkındalığın artması için çalıştı.Hon deltog också i debatten omkring HIV och AIDS.
Sigara ve alkol kullanımının artmasını boğaz kanseri nedenleri arasındadır.Bland annat är alkohol och rökning känt för att utlösa attacker.
Bankaların kredi tabanın genişlemesi de para arzının artmasına neden olur.Det andra sättet är då bankerna, i samband med lån, ökar penningmängden.
Matbaanın icadı ile kitap basımının artması yemek kitabı alanına da olumlu yansıdı.Bokens nyskapande sätt att presentera matlagning blev stilbildande.
Bu da kendimize olan özgüvenin artmasını sağlıyor.Att bestrida detta skulle vara att tillmäta oss själva ofelbarhet.
Yiyecek fazlalığı ve nüfus yoğunluğu iş gücünün artmasına ve farklı alanlara yayılmasına imkan sağladı.Med större tillgång på mat ökade befolkningen och specialisering i olika yrkeskategorier blev möjlig.
Bundan sonra devlet harcamalarını gittikçe artması gerekmiştir.Den blir då följaktligen allt mer beroende av offentlig finansiering.
Özellikle tarım yapılan arazilerde, bilinçli olunmadan erozyonun artması sağlanmaktadır.Inom jordbruket avses mark som är obrukbar för åkerbruk.
Kadın müzeleri; kadınların eğitimi, güçlenmesi ve kendilerine olarak güvenlerinin artması için önemlidir.Жіночі музеї дійсно є дуже важливими для освіти жінок, посилення та розширення їхніх можливостей.
Bankaların kredi tabanın genişlemesi de para arzının artmasına neden olur.Звичайно збільшення попиту на кредити викликає збільшення процентних ставок за ними.
Ünün artmasıyla dizinin çocuklar için uygunluğu tartışılmaya başlandı.Підкреслював необхідність діалогу з дітьми.
Bu da yazılımın kalitesinin artmasında büyük bir rol oynar.Що найголовніше, він збагнув найвищу роль Писання.
Üretimin de artması gerekmektedir.Також існує можливість розширення виробництва.
Siyasal istikrarsızlığın artması.Наростання політичної нестабільності.
Antimikrobiyal direncin artması, bu bakterinin önlenme stratejilerine ihtiyacı arttırmaktadır.За підвищення активності цих ферментів необхідно починати противірусну терапію.
Bu durum sürüklenmenin artmasına neden olur ve roketin uçuş hızını iniş için güvenli bir hıza düşürür.Це гарантує високу точність влучання та дає можливість перенацілювати ракету на заключному етапі польоту.
İkonoklazm, Doğu ve Batı arasındaki yabancılaşmanın artmasında önemli bir rol oynadı.Бороро у давнішу добу являли неоднорідну спільноту — поділялися на західну і східну групи.
Üretimin artmasına karşılık işsizlik arttı.Nezaměstnanost se snížila díky tvorbě nových pracovních míst.
Yani üretim miktarının artmasıyla birim maliyetlerde azalma sağlanabilir.Zjevně s cílem snížení výrobních nákladů.
Ticaretin gelişmesi sürümdeki para miktarının artmasını gerektirir.Rozšiřování obchodu vyžadovalo stále větší množství peněz v oběhu.
Vakıf, HIV/AIDS ile ilgili konularda farkındalığın artması için çalıştı.Organizace se aktivně podílejí v osvětě na HIV/AIDS problematice a pochodů proti AIDS.
Bu yapıyı sarsacak tek şey, karar mercilerindeki kadınların sayısının artması.Jediné, v čem se samotné stavby liší, je počet schodů.
Doku absorbsiyonu ultrason dalgasının frekansının artmasıyla artar.Absorpce také narůstá s frekvencí ultrazvuku.
Doğum da intra-abdominal baskıların artmasına neden olur.Nașterea duce de asemenea la presiune intra-abdominală mărită.
Katekolamin ve kortizol seviyelerinin artması, uzun yıllar sürebilecek hipermetabolik duruma sebep olabilir.Nivelurile crescute de catecolamine și cortizol pot produce o hipermetabolism care poate dura ani de zile.
Gübrelenmesi çiçeğin gelişiminin artmasını sağlayacaktır.Îți va arăta calea pentru a înflori.
Bu da saray harcamalarının artmasına yol açtı.El a început să reducă cheltuielile curții.
Bunda makinaların ve fabrikaların artması, önemli rol oynamıştır.Creșterea industriilor și a fabricilor a constatat că acest lucru este foarte benefic.
Bu durum petrole olan talebin artmasına yol açtı.Cu toate acestea, situația este complicată de dorința cauzată de aur.
Bu olay, popülaritesinin artmasına sebep oldu.Incidentul a servit doar la a-i crește popularitatea.
İlgili Sayfalar