Ana içeriğe geç
Sözlük

artmak ile cümle

artmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu alandaki sorunlar giderek karmaşıklaştıkça, bu gibi politikalara duyulan ihtiyaç da artmaktadır.I takt med att utmaningarna på området blir mer komplexa ökar även nödvändigheten av sådana strategier.
Bu alandaki sorunlar giderek karmaşıklaştıkça, bu gibi politikalara duyulan ihtiyaç da artmaktadır.Potřeba těchto politik nadále roste, protože výzvy v této oblasti se stávají stále složitějšími.
Bu alandaki sorunlar giderek karmaşıklaştıkça, bu gibi politikalara duyulan ihtiyaç da artmaktadır.Potrebe po takšnih politikah so vse večje, saj so tudi izzivi na tem področju vse bolj zapleteni.
Bu alandaki sorunlar giderek karmaşıklaştıkça, bu gibi politikalara duyulan ihtiyaç da artmaktadır.Tällaisten toimien tarve kasvaa, sillä alan haasteista tulee yhä monimutkaisempia.
Bu alandaki sorunlar giderek karmaşıklaştıkça, bu gibi politikalara duyulan ihtiyaç da artmaktadır.Zo’n beleid is te meer noodzakelijk daar de problematiek op dit gebied almaar complexer wordt.
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.Ceea ce arată acest grafic este că rata de creştere a emisiilor se accelerează.
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.Cela montre que le taux de croissance de nos émissions s'accélère.
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.Co tohle ukazuje je, že rostoucí tempo emisí se zrychluje.
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.Čo toto ukazuje je, že zvyšujúce sa množstvo emisí sa zrýchľuje.
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.Điều này cho thấy rằng tỷ lệ tăng trưởng của lượng khí thải của chúng ta đang tăng tốc.
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.Dit laat zien dat de groei van onze emissies aan het versnellen is.
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.Ez azt mutatja, hogy a károsanyag-kibocsátás növekedési üteme egyre gyorsul.
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.Guardate come il tasso di crescita delle nostre emissioni sta accelerando.
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.Hal ini menunjukkan bahwa laju pertumbuhan emisi semakin cepat.
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.Hier ist dargestellt, dass die Wachstumsrate unserer Emissionen sich beschleunigt.
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.이 그래프는 온실가스 배출 증가율의 가속화를 보여주고 있다.
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.Lo que muestra es que el ritmo del incremento de nuestras emisiones se está acelerando.
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.Pokazuje że szybkość zwiększania się emisji wzrasta.
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.Данная диаграмма показывает, что уровень выбросов увеличивается.
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.Тя показва, че степента на растеж на нашите емисии се повишава.
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.מה שזה מראה זה שקצב הגדילה של הפליטות שלנו עולה,
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.و ذلك بدل على أن معدل زيادة الإنبعاثات يتسارع.
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.最悪だと思われていた 数年前よりも
Bütün verileri birleştirdiğimizde nüfüsün hala artmakta olduğunu görüyoruz.그러나 퍼센트를 악화시키려고 그걸 합산해봤자입니다.
Bütün verileri birleştirdiğimizde nüfüsün hala artmakta olduğunu görüyoruz.و لكن حتى هذه تدخل عندما تضاعفها
Bu yüzden et ve şehircilik beraberce artmaktadır.Czyli wzrost spożycia mięsa jest proporcjonalny do procesu urbanizacji miast.
Bu yüzden et ve şehircilik beraberce artmaktadır.Deci consumul de carme şi urbanismul cresc mână-în-mână.
Bu yüzden et ve şehircilik beraberce artmaktadır.Der Fleischkonsum und Urbanisierung gehen Hand in Hand.
Bu yüzden et ve şehircilik beraberce artmaktadır.De toename van vlees en verstedelijking gaan hand in hand.
Bu yüzden et ve şehircilik beraberce artmaktadır.Donc la viande et l'urbanisme augmentent en même temps.
Bu yüzden et ve şehircilik beraberce artmaktadır.Então, o urbanismo e a carne aumentam de mãos dadas.
Bu yüzden et ve şehircilik beraberce artmaktadır.Insomma: carne e urbanizzazione crescono di pari passo.
Bu yüzden et ve şehircilik beraberce artmaktadır.육류와 도시화가 동시에 증가세에 있다는 것이죠.
Bu yüzden et ve şehircilik beraberce artmaktadır.Kød og urbanisering følges altså ad.
Bu yüzden et ve şehircilik beraberce artmaktadır.La carne y el urbanismo crecen a la par.
Bu yüzden et ve şehircilik beraberce artmaktadır.Sehingga daging dan urbanisasi sama-sama meningkat.
Bu yüzden et ve şehircilik beraberce artmaktadır.Takže maso a urbanismus jdou ruku v ruce.
Bu yüzden et ve şehircilik beraberce artmaktadır.Tehát a hús és az urbanizáció együtt növekednek.
Bu yüzden et ve şehircilik beraberce artmaktadır.Thịt và chủ nghĩa thành thị đang cùng nhau gia tăng.
Bu yüzden et ve şehircilik beraberce artmaktadır.Άρα το κρέας και η αστυφιλία αναπτύσσονται παράλληλα.
Bu yüzden et ve şehircilik beraberce artmaktadır.Потребление мяса и урбанизация идут рука об руку.
Bu yüzden et ve şehircilik beraberce artmaktadır.Така че, месото и урбанизмът се издигат ръка за ръка.
Bu yüzden et ve şehircilik beraberce artmaktadır.Таким чином, м'ясо й урбанізм ростуть рука в руку.
Bu yüzden et ve şehircilik beraberce artmaktadır.אלו נופים יוצאים מגדר הרגיל. אך מעטים מאיתנו זוכים לראות אותם. באופן תכוף יותר, נופים אלו
Bu yüzden et ve şehircilik beraberce artmaktadır.لذلك فإن اللحم و التمدن يتصاعدان يداً بيد
Bu yüzden et ve şehircilik beraberce artmaktadır.そのために 非常に大きな問題が引きおこされようとしています
Dedi ki, "Dünya'daki yaşam sürekli artmakta olan bir felaket riskiyle yok olmanın eşiğinde."A vida na Terra corre um risco cada vez maior de ser extinta por um desastre.
Dedi ki, "Dünya'daki yaşam sürekli artmakta olan bir felaket riskiyle yok olmanın eşiğinde.Azt mondta: "Egyre növekszik a veszélye annak, hogy egy katasztrófa eltörli az Életet a Földön...
Dedi ki, "Dünya'daki yaşam sürekli artmakta olan bir felaket riskiyle yok olmanın eşiğinde.Dia berkata, "Resiko kehidupan di Bumi akan terhapuskan oleh bencana semakin meningkat ...
Dedi ki, "Dünya'daki yaşam sürekli artmakta olan bir felaket riskiyle yok olmanın eşiğinde.Han sa, "Att leva på jorden är en ständigt ökande risk för att utplånas av en katastrof ...
Dedi ki, "Dünya'daki yaşam sürekli artmakta olan bir felaket riskiyle yok olmanın eşiğinde.그가 말하길, "지구에서의 삶은 재앙으로 인해 휩쓸려 가버릴 위험이 항상 증가하는 상태에 있다.
Dedi ki, "Dünya'daki yaşam sürekli artmakta olan bir felaket riskiyle yok olmanın eşiğinde."La vida en la tierra sufre un riesgo cada vez mayor de ser eliminada por un desastre...
Dedi ki, "Dünya'daki yaşam sürekli artmakta olan bir felaket riskiyle yok olmanın eşiğinde."La vie sur Terre risque de plus en plus d'être anéantie par un désastre...
Dedi ki, "Dünya'daki yaşam sürekli artmakta olan bir felaket riskiyle yok olmanın eşiğinde."La vita sulla Terra corre un crescente rischio di essere spazzata via da un disastro...
Dedi ki, "Dünya'daki yaşam sürekli artmakta olan bir felaket riskiyle yok olmanın eşiğinde.Ông nói, "Cuộc sống trên Trái Đất đang ngày càng nguy hiểm bởi thiên tai hoành hành...
Dedi ki, "Dünya'daki yaşam sürekli artmakta olan bir felaket riskiyle yok olmanın eşiğinde.Powiedział: "Życie na Ziemi jest stale zagrożone wyginięciem. Powiedział:
Dedi ki, "Dünya'daki yaşam sürekli artmakta olan bir felaket riskiyle yok olmanın eşiğinde."Viaţa pe Pǎmânt este din ce în ce mai periclitatǎ" de un dezastru ce o poate distruge...
Dedi ki, "Dünya'daki yaşam sürekli artmakta olan bir felaket riskiyle yok olmanın eşiğinde."Život na Zemi je ve stále větším nebezpečí, že bude smeten pohromou...
Dedi ki, "Dünya'daki yaşam sürekli artmakta olan bir felaket riskiyle yok olmanın eşiğinde."Η ζωή στη Γη διατρέχει διαρκώς αυξανόμενο κίνδυνο να αφανιστεί λόγω κάποιας καταστροφής...
Dedi ki, "Dünya'daki yaşam sürekli artmakta olan bir felaket riskiyle yok olmanın eşiğinde."Життю на Землі загрожує все наростаючий ризик знищення стихійним лихом ...
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod