Ana içeriğe geç
Sözlük

artma ile cümle

artma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yan etkiler doz yükseldikçe artmaktadır.Estas incidencias se incrementan con las dosis.
1990'lı yıllardan beri, kentte yabancı yatırımların artmaya başladığı görülmektedir.Desde la década de 1980 se crearon zonas económicas especiales donde se fomenta la inversión extranjera.
Hem fiziksel hem de çevrimiçi görüntülemenin artması e-Sporu daha geniş bir kitleye taşımıştır.En mecanismos más complejos y, por lo tanto, más realistas, es necesario utilizar un análisis espacial.
Festivale olan katılım her yıl giderek artmaktadır.La repercusión de este evento ha ido creciendo cada año.
Lisansüstü öğrencilere sunulan yeni alanlar hızla artmaktadır.Finalmente, el número de estudiantes inscritos crece con toda prisa.
Bu etkileşim Çin'in kurulmasından itibaren artmaya başlamıştır.Estos fideos han cambiado mucho desde su origen en China.
800'den fazla nano ilgili patent 2003 yılında verildi ve sayı yıldan yıla artmaktadır.Oltre 800 brevetti relativi alla nano vennero conferiti nel 2003, e il numero aumenta di anno in anno.
Tedarikçilerin alıcıya yönelik pazarlama yatırımları yıllık olarak %21 artmaktadır .Gli investimenti dei fornitori nel marketing per shopper presentano un tasso annuale di incremento di 21%.
Bu HWK 109-509.C motoru ile uçuş süresi %50'ye kadar artmaktaydı.Questo motore, l'HWK 109-509.C avrebbe aumentato l'autonomia almeno del 50%.
1991: Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla ülke sayısı artmaya başladı.1991: La fine dell'Unione Sovietica porta ad espandere il numero di paesi.
Aşk evlilikleri de günümüzde gittikçe artmaktadır.E anche i tabù relativi al matrimonio vengono superati a ritmo crescente.
Südet Almanları 13 Eylül'de müzakereleri terk ettiler ve şiddet olayları artmaya başladı.I tedeschi dei Sudeti ruppero i negoziati il 13 settembre, e da lì partirono le violenze e le distruzioni.
Aynı zamanda göçmen çocukların sayısı da artmaktadır.Inoltre, è aumentata la percentuale di figli da genitori stranieri.
İç ve dış ticaretin hacminin artması, zanaat üretimini yüksek bir talep yaratarak teşvik etmişti.Il crescente volume di competizione commerciale e interna necessitava da forme più elevate di organizzazione.
Bu yüzyılın sonlarında çağdaş bir liman kurulana kadar nüfus artmadı.La popolazione non crebbe di molto finché non fu costruito il porto moderno alla fine del XVIII secolo.
Üniversite mezunu sayısı her geçen yıl artmaktadır.Il numero dei laureati è costantemente in aumento ogni anno.
Bu oran artmaya devam etmektedir.Questa pressione sta già montando.
Bankaların kredi tabanın genişlemesi de para arzının artmasına neden olur.Ovviamente i depositi creati attraverso l'attività bancaria del prestito aumentano la disponibilità di moneta.
Artık şöhreti artmaya başlıyordu.Nel frattempo la sua fama crebbe.
Bu da kendimize olan özgüvenin artmasını sağlıyor.Vita che si rivela a noi stessi.
Hızlı büyümeye bağlı olarak, Türkiye'nin enerji ihtiyacı giderek artmaktadır.Di pari passo alla rapida crescita economica vi è la crescente domanda di energia.
Daha sonra İspanya'nın NATO ve AB üyeliği sonucunda, ilişkiler daha da artmaya başlamıştır.Dopo la Crisi bulgara, però, i rapporti con Vienna peggiorarono ancora.
Bununla beraber kulübün saha performansı artmaya başladı.Comunque l'interesse nella serie stava ormai calando.
Şehrin nüfusu hızla artmaktadır.L'economia cittadina è in rapida crescita.
Yan etkiler doz yükseldikçe artmaktadır.Gli effetti aumentano con la dose.
Yün elyafı ıslatıldığında dayanıklılığının bir kısmını kaybeder, ancak gerilme kabiliyetinde artma olur.Sole Ardente perde i poteri durante la Decimation ma probabilmente li recupera.
Atmosferik basınçın artması gerekir.La pressione atmosferica.
Atık suların tekrar kaynağa döndürülmesi bu kaynakta kirliliğin artmasına neden olmaktadır.La diluizione di tali soluzioni con acqua precipita di nuovo CuI.
Ancak idrarda kortizol derişiminin artması Cushing Sendromuna özgü değildir.Il legame con Shinichi, però, non sembra limitarsi alla gratitudine.
Bunun sonucu olarak aydın gençlerin sayısı hızla artmaktadır.In questo modo, la percentuale di risposte corrette aumenta considerevolmente.
Gestasyonel diyabetin en ayırıcı özelliği, insülin direncinin artmasıdır.Il segno distintivo del DMG è l'aumento della resistenza all'insulina.
Çok katlı binaların yıkılması ölü sayısının artmasına sebep oldu.Il parziale crollo delle volte ha prodotto la distruzione delle gradinate superiori.
Yasaklamalara rağmen İstanbul'daki kahvehanelerin sayısı artmaya devam etmiştir.Nonostante il divieto, il caffè continuò ad essere bevuto in Svezia.
Son yıllarda üniversite mezunu sayısı hızla artmaktadır.Gli anni delle scuole superiori finirono presto.
1990'lı yıllardan beri, kentte yabancı yatırımların artmaya başladığı görülmektedir.Dalla seconda metà degli anni novanta nella città vi è stata una forte crescita di investimenti stranieri.
Diğer taraftan da, Emevî valilerinin uyguladığı mezalimler gün geçtikçe artmaktaydı.Nelle loro speranze le cifre che si aspettavano aumentavano ogni giorno.
Antepfıstığı üretimi gün geçtikçe artmaktadır.Viene nel frattempo aumentata l'offerta prodotto.
Ovada şeftali yetiştirme faaliyetleri giderek artmaktadır.Qui però vengono ad accumularsi via via sempre maggiori sforzi all'interno della zona di faglia.
Doğum da intra-abdominal baskıların artmasına neden olur.Ciò porta anche a un aumento delle pressioni intra-addominali.
Yanı sıra, hastalık riski de bu yaş üzeri ile artmaktadır.Infine il rischio di sviluppare un tumore dell'ano aumenta con l'aumentare dell'età.
Ne zaman Ortadoğu'da bir savaş çıksa dünya genelinde antisemitizm artmaktadır" demiştir.Appena sarà evidente andrà creata paura nel resto dell'organizzazione".
Oyun ilerledikçe korku ve gerilim dozu sürekli olarak artmaktadır.Man mano che i drink aumentano, gli scherzi e le allusioni si fanno sempre più pesanti.
Bu savaşta bolca kullanılan bu silahlar, savaş sonrasında da sürekli artmaya devam etti.Tuttavia, pochissime di queste nuove armi giunsero in tempo per la guerra.
Oranlar Batı Avrupa ve ABD'de de artmaktadır.Si trova sia sul lato europeo che su quello americano.
Bu dönemde Floransa halkının toplumsal saygınlığı artmaya başlamıştır.Da quel momento i libri da colorare hanno iniziato a guadagnare popolarità.
Türkiye'de 1986'dan bu yana Leasing'in yatırımlardan aldığı pay giderek artmaktadır.Nel luglio 2011 il prezzo delle opere di Russell salì ulteriormente.
Daha sonraları da Web 2.0 projelerinin artmasıyla, Web 2.0 haberciliği de popülerleşti.Con la diffusione del social networking viene coniato il termine web 2.0.
Nüfus artmaktadır.Население увеличивается.
Son zamanlarda müşterilerimiz artmakta.В последнее время у нас стало появляться много новых клиентов.
Ne zaman Ortadoğu'da bir savaş çıksa dünya genelinde antisemitizm artmaktadır" demiştir.Всякий раз, когда начинается война на Ближнем Востоке, в мире растет антисемитизм».
Tedarikçilerin alıcıya yönelik pazarlama yatırımları yıllık olarak %21 artmaktadır .Инвестиции поставщиков продукции в шоппер-маркетинг растут на 21 % в год .
1897 yılında 754 Yukagir oldu, 1970 yılında 600 kişiye yakındı, sonra nüfusu artmaya başladı.В 1897 году насчитывалось 754 юкагира, в 1970 — около 600, затем численность начала расти.
Süt üretimi hızlı bir şekilde artmaktadır.Известно также, что этот молочай быстро растёт.
Evrensel dile yönelik (bütün dillerde olan ifadeler) talepler zamanla artmaktadır.Призывает ли Коран поклоняться языческим богиням?
Güneş lekelerinin azalıp artmasına göre Güneş'in ışıma gücü de azalıp artmaktadır.Луна совершала свой путь именно по Ильмену, тогда как Солнце — по Вайе.
Zaten bugün hastaların artması erişkin hastalar hakkında önemsiz grup gibi konuşmamıza imkan sağlamıyor.Прирост взрослых пациентов сегодня уже не позволяет говорить о них как о несущественной группе.
Bu da tüm halkın hoşnutsuzluğunun artmasına sebep oldu.И это лишь усиливает недовольство граждан.
Aynı zamanda göçmen çocukların sayısı da artmaktadır.Тем не менее, число усыновленных детей также растет.
Bu sayı her geçen yıl katlanarak artmaktadır.Эта цифра с каждым годом возрастала.
Sunucu size ne kadar uzak ise, bu süre de o kadar artmaktadır.Тяжкая ноша — ваш счет растет, пока вы удерживаете ношу.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod