Ana içeriğe geç
Sözlük

artma ile cümle

artma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Evlerde robot kullanımı giderek artmaktadır.In den Häusern überwiegt die Wohnnutzung.
Lisansüstü öğrencilere sunulan yeni alanlar hızla artmaktadır.Die Liste der gefallenen ehemaligen Schüler wurde zunehmend länger.
Zorluk derecesi ve bitirme zamanı parça sayısı arttıkça artmaktadır.Die Anzahl Wiederholungen sowie der Schwierigkeitsgrad nehmen mit der Zeit zu.
Bu etkiler iletkenin buhar bölümünün direncinin artmasına katkıda bulunur.Diesen Konzernen wird ein Beitrag zur Destabilisierung der Elfenbeinküste zugeschrieben.
Yerlilerin kullandıkları dillerden yararlanma, gittikçe artmaktadır.Der Gebrauch indigener Sprachen nimmt wieder deutlich zu.
Yasaklanan kitapların sayısı artmaya başladı ve yasaklanan kitaplar imha edildi.Die Zahl der Zeitungen wurde beschränkt und missliebige Blätter wurden verboten.
Osaka'nın nüfusu savaşın bitiminden geçen birkaç yıl öncesine kadar artmaktaydı.Jedoch war das Dorf in der Lage sich bereits einige Jahre vor Kriegsende wieder zu erholen.
Ölümüne yapılan yarışların seyirci sayısı da gittikçe artmaktadır.Die Besucherzahlen der Rennbahn steigen ebenfalls.
Doğurganlıktaki düşüşle birlikte yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki payı giderek artmaktadır.Der Anteil älterer Menschen an der Gesamtbevölkerung nimmt stetig zu.
Caz orkestralarının artmasıyla beraber yazılı aranjmanların kullanımı da artmıştır.Auffällig war auch die Verwendung orchestraler Instrumente.
Artmakta olan ününden haberdar idi.Er war für seine hohen Sprünge bekannt.
Bu süreçte grubun tanınırlığı giderek artmaya başladı.Im Rahmen dieses Prozesses wird ein immer höheres Niveau des Wissens erreicht.
Ayrıca şehirlere göçler de hızla artmaktadır.Noch komplexer stellt sich die Umsiedlung bei den Ortschaften dar.
Böylece spor yapmaya olan ihtiyaç artmaktadır.Sie geht hinaus, um Sport zu treiben.
Karbon fiber üretimi dünya üzerinde gittikçe artmaktadır.Die Weltproduktion an Silikonen steigt ständig.
Bunun yanı sıra buğday ve arpa üretimi yıl geçtikçe artmaktadır.Sogar in der Landwirtschaft stieg die Getreide- und Kartoffelproduktion jährlich um über zwei Prozent.
Eylül'den itibaren yağış miktarı tekrar artmaya başlamaktadır.Ende Mai begann der Boden wieder zu trocknen.
Ancak ülkede gerginlik artmaya başladı.Im ganzen Lande vermehrten sich die Spannungen.
Nüfusun artmasıyla trafik sorunu da artmaktadır.Mit der aufkommenden Segelschifffahrt stieg auch die Bevölkerungsanzahl.
Bu savaşta bolca kullanılan bu silahlar, savaş sonrasında da sürekli artmaya devam etti.Viele weitere Luftwaffen verwendeten diesen Typ nach dem Krieg.
Fransa'da asbeste bağlı hastalıklardan her yıl 4000 kişi ölmektedir ve sayı giderek artmaktadır.In Deutschland erkranken jährlich 4.000 Männer an Hodenkrebs – Tendenz steigend.
Bu harekattaki başarısı, ününün daha da artmasını sağladı.Diese Begebenheit habe den Erfolg des Werks noch weiter gesteigert.
Sonra, oda sıcaklığı birden artmaya başladı.Ensuite, la température interne se met à grimper rapidement.
Nüfus artışı ve yoğun endüstrileşme elektrik ihtiyacının yılda %8 oranında artmasına neden olmuştur.La démographie et l'industrialisation intensive font augmenter la demande en énergie électrique de 8 % par an.
Sağlıkta aile ödeneklerinin artmasını önermiştir.À la Santé, il propose d'augmenter les allocations familiales.
Artmakta olan ününden haberdar idi.Il était connu pour son falsetto très haut.
Kasım ayında mozaik virüsü içermeyen adi lalelerin de fiyatı artmaya başladı.En novembre, le prix des bulbes ordinaires non infectés par le potyvirus se met également à monter.
Nüfus yılda %0,096 oranında artmaktadır.Sa moyenne a augmenté à 0,296 l'année suivante.
Son zamanlarda sergi salonları sayısı artmakta, sinema salonlarının sayısı azalmaktadır.En effet la production de films décroît, le nombre de salles de cinéma est en chute libre.
Nadir lalelerin sözleşme fiyatları 1636 yılı boyunca artmaya devam etti.Le cours des bulbes rares continue à s’élever tout au long de l’année 1636.
Bununla doğrusal olarak da van der Waals Bağlarının kuvveti artmaktadır.Ces structures exploitent vraisemblablement la force de van der Waals.
Buna rağmen şöhretleri günden güne artmaktadır.Sa renommée grandit de jour en jour.
Gübrelenmesi çiçeğin gelişiminin artmasını sağlayacaktır.Ils parviendront pourtant à faire grandir leur fleur.
Lökositoz, sedimentasyon hızında artma izlenir.Détermination de la vitesse de sédimentation.
Son 20 seneden beri Kuzey Amerika’da diyabet oranları devamlı artmaktadır.En Amérique du Nord, les populations n'ont cessé de croître pendant les 20 dernières années.
Bu harekattaki başarısı, ününün daha da artmasını sağladı.L’action de saint Éloi l’a rendu plus célèbre encore.
Günden güne eğitim-öğretime verilen değer artmaktadır.Une demi-heure d'enseignement religieux par jour sera donnée.
Yükseltisi, doğuya gittikçe artmaktadır.L’altitude augmente doucement vers l’est.
Bu ilgi ise kısa zamanda şaire duyulan anlayış, sevgi ve hayranlığın artmasına yol açtı.Il ne s'y était décidé que par amour de la découverte et par esprit d'aventure.
Kümes sayısı her gecen gün artmaktadır.Le tirage augmente de semaine en semaine.
Bu yıllarla başlayarak atmosferdeki kloroflorokarbon miktarı artmaktadır.Cette stabilité augmente donc avec le nombre d'atomes de chlore présents.
Sonuç olarak kabaca her 1,1 milyar yılda bir yüzde on oranında parlaklığı artmaktadır.Ainsi le Soleil élève sa luminosité de 10 % tous les 1,1 milliard d'années.
Ticaretle uğraşan ve çalışan sayısı son yıllarda hızla artmaktadır.La population (en particulier ouvrière) augmente très rapidement en quelques années.
Böylece animedekinin aksine insan dünyasındaki defterlerin sayısı artmaz.Contrairement aux annales, les romans du Disque-Monde ne sont pas numérotés.
Siyasal istikrarsızlığın artması.Période d’instabilité gouvernementale.
Böylece oyun içerisinde ekran kartından alınan randıman artmaktadır.Il faut toucher le plus vite possible la carte indiquée sur l'écran du haut.
Yasaklamalara rağmen İstanbul'daki kahvehanelerin sayısı artmaya devam etmiştir.À l'inverse, en Corée du Sud, le nombre de cybercafés est en constante progression.
Okullaşma oranı gittikçe artmaktadır.Et l'école de médecine prend de plus en plus d'importance.
Erivan'ın yol ağının düzensizliği, şehrin büyüsünü biraz daha artmaktadır.Le charme d'Erevan est accentué par l'irrégularité de son réseau routier.
Test masrafları düştükçe test yaptıran kişi sayısa da artmaktadır.Comme le coût des tests continue de décroître, le nombre de personnes en test continue de s'accroître.
Eylül'den itibaren yağış miktarı tekrar artmaya başlamaktadır.Dès septembre le débit remonte.
Ancak, yaz aylarında köyün nüfusu dört beş kat artmaktadır.Cependant, le nombre de personnes vivant dans la ville est multipliée par 4 ou 5 durant l'été.
Bu da yazılımın kalitesinin artmasında büyük bir rol oynar.Il joue notamment un grand rôle dans l’écriture de ses discours.
Karakterler geliştikçe seviyeleri artmakta ve yeni yetenekler kazanmaktadır.Au fur et à mesure que les niveaux sont franchis, de nouveaux niveaux deviennent accessibles.
Kile azar azar su ilave edildiğinde plastikliği bir miktar artmaktadır.La température de transition vitreuse de l'objet diminue si la proportion de plastifiant augmente .
Bu sayı her geçen yıl katlanarak artmaktadır.Ce chiffre a tendance à augmenter chaque année.
20 haneli bir köy olmakla beraber her sene hane sayısı artmaktadır.Chaque année, seul un vingtième de la surface totale était recépé.
Günümüzde sayıları artmaya devam ediyor.Le comptage continue de nos jours.
Nüfus yılda yaklaşık olarak %1.92 artmaktadır.En une année celui-ci a augmenté de 1,9 point.
Fakat "'… her geçen gün isabet oranları artmaktadır."Chaque jour supplémentaire a des conséquences terribles ».
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod