Ana içeriğe geç
Sözlük

artma ile cümle

artma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
20. yüzyılda ise, sanayi ile birlikte kentin nüfusu artmaya başlamış.В началото на 20 век селището започва бързо да се индустриализира.
Dahası, genişleme oranı, karanlık enerji sebebiyle giderek artmaktadır.Тъмната енергия, от друга страна, ускорява разширението.
Gübrelenmesi çiçeğin gelişiminin artmasını sağlayacaktır.Торовете подобряват растежа на растенията.
Doğum da intra-abdominal baskıların artmasına neden olur.Porođaj također vodi povećanju intraabdominalnog tlaka.
Talep artınca fiyatı artmakta, düşünce de azalmaktadır.Tada ponuda raste a potražnja pada.
Hastalığa yakalanma riski toplam tütün kullanım süresiyle doğru orantılı olarak artmaktadır.Poznati rizični faktor za nastanak bolesti je pojačana upotreba zgloba šake.
Gelen değerli madenler Avrupa’da fiyatların hızla artmasına yol açmıştır.S tim niskim kamatima počeo je ubrzani rast cijena nekretnina u SAD.
Şu an 1200'ün üzerinde üye bulunmakta ve her geçen gün bu sayı artmakta.U samom početku okupilo se oko 60 članova, a svakim danom ta se brojka povećava.
Yine de her seçim döneminde etkileri artmakta.Takve napetosti se potenciraju uoči svakih izbora.
Numaraların onar onar artmasının nedeni, daha sonradan araya satır ekleyebilmektir.Npr. problem zapamćivanja telefonskog broja i njegovo kasnije prisjećanje.
Osteoropoz, kemik kitlesinin azalarak, kırık oluşma riskinin artmasıdır.Osobe s osteoporozom su u povećanoj opasnosti od prijeloma kostiju.
Bununla beraber kulübün saha performansı artmaya başladı.Od samih početaka klub počinje ostvarivati zapaženije rezultate.
Bu sayı her geçen yıl katlanarak artmaktadır.Taj se broj svake godine smanjuje.
Ancak, yaz aylarında köyün nüfusu dört beş kat artmaktadır.Preko ljeta broj stanovnika naraste na preko 50 tisuća.
Bağlum hızla nüfusu artmakta ve günümüzde 40 bini geçmiş bulunmaktadır.Naselje se ubrzano širi i ima već oko 400 žitelja.
Ev ve gemi inşasında artma oldu ve sınırsız iş seçenekleri vardı.Tamo se mogla nastaviti izgradnja i opremanje jer je tamošnje brodogradilište imalo više slobodnih kapaciteta.
Bu da kendimize olan özgüvenin artmasını sağlıyor.Osim toga, također se isticala njegova samopouzdanost koju je isijavao.
Bu, Çin'de gelir eşitsizliğinin artmasının bir örneğidir.Prikazuje odnos prema seksualnosti u Kini.
Nüfusu pek artmaz.Populacija je malobrojna.
Tedarikçilerin alıcıya yönelik pazarlama yatırımları yıllık olarak %21 artmaktadır .Investície dodávateľov do zákazníckeho marketingu rastú ročne o 21 %.
17. yüzyılda şehrin ticareti yavaş yavaş artmaya başladı ve nüfus büyüdü.V 17. storočí sa postupne rozvíjal obchod a počet obyvateľov mierne stúpal.
Baharla birlikte sıcaklıklar artmaktadır.S jarou prichádzajú aj vyššie teploty.
Nüfus yazın okulların tatil olmasından dolayı artmaktadır.Letné prázdniny sú dlhé školské prázdniny v lete.
Ancak barutun bulunmasıyla ve muharebelerde kullanılmasının artmasıyla taş yerine ahşap malzeme tercih edildi.Hlavný rozdiel spočíva v tom, že ako materiál pažby a predpažbia sa namiesto dreva použil odolný plast.
Aynı zamanda göçmen çocukların sayısı da artmaktadır.Približne rovnaký je aj počet prisťahovalcov z Filipín.
PostgreSQL'in başarımı her yeni sürümle birlikte artmaktadır.No správny jaskyniar je nadšený každým svojim novým objavom.
1980'lerde ise, IBM PC ile kullanılmak üzere benimsenmesiyle birlikte popülaritesi iyice artmaya başladı.Počas osemdesiatych rokov bol prispôsobený na použitie s IBM PC a jeho popularita výrazne vzrástla.
Bu rakamlar, özellikle Çin ve Hindistan'da, hızla artmaktadır.Obrovský vzostup motorizácie zažíva najmä Čína a India.
Küçükbaş hayvan sayısı, büyükbaş hayvan sayısının artmasına paralel olarak azalmıştır.Veľkosťou sa tento malý dinosaurus rovnal zhruba zvieraťu o veľkosti holuba.
Eylül'den itibaren yağış miktarı tekrar artmaya başlamaktadır.V septembri a októbri hladina opäť stúpa v dôsledku dažďov.
İngiliz sömürge dönemi sırasında Yahudiler ile Araplar arasındaki sürtüşmeler artmaya başladı.Otvorený konflikt medzi Arabmi a Židmi začal.
İnegöl kent merkezi her yıl yaklaşık 10.000 kişi dolayında artmaktadır.Týždenne centrum "Q" privíta približne sto ľudí.
Bununla birlikte dumanlı sisin olduğu yerlerde ozon miktarı artmaktadır.So vzrastajúcimi množstvami kyslíka súvisí aj vznik ozónovej vrstvy.
Bu dönemde Almanya ile Polonya arasındaki askerî ve siyasi gerginlik giderek artmaktaydı.Agresívnou politikou územných požiadaviek eskaloval napätie medzi Nemeckom a Poľskom.
Bu durum tüketicilerdeki çeşitli yararlı etkilerin artmasına sebeptir.Je to však posledná možnosť, vzhľadom na mnohé nepriaznivé účinky týchto liečiv.
12. yüzyılın ortalarından itibaren nüfusun sayısı artmaya başladı.Na začiatku 21. storočia počet obyvateľov stagnuje.
Ermeni saldırısı ihtimali her geçen gün artmaktaydı.Útoky janičiarov sa opakovali každý deň.
Bunun bu ülke nüfusunun artmaması için atılan adımlar olduğunu biliyorum.Jej členovia sa pričinili o nemalý rozvoj tejto obce.
Aşk evlilikleri de günümüzde gittikçe artmaktadır.Počet svadieb sa zvyšuje.
Kombinatorik ve fizik , özellikle istatistiksel fizik arasındaki etkileşimleri vardır artmaktadır.Vedno večja je povezava med kombinatoriko in fiziko, še posebej pri statistični fiziki.
Bilgisayar mühendislerinin sayısı her geçen yıl artmaktaydı.Število povezanih računalnikov je naraščalo vsak mesec.
İşsizlik artmaya devam etti ve Ocak 1982'de 3 milyonu geçti.To je povzročilo rekordno brezposelnost tri milijone v letu 1983!
Bu sebepten dolayı ekonomik durgunluk sırasında işsizlik artmalıdır.Zaradi tega jih v času gospodarske krize zaposlujejo vedno manj.
Mülteci sayısı her gün artmaktadır.Število uporabnikov se iz dneva v dan veča.
Gölün küçülmesiyle birlikte suyunun tuz oranı artması da ilerlemektedir.Z izhlapevanjem vode se slanost jezera povečuje.
Fakat bu oranlar ucuz kitap kolaylığının doğmasına denk gelen zamanda artmaya başladı.Na ta način se nekoliko omejijo sile, ki nastopijo med odpiranjem knjižnega bloka.
Mikro emülsiyonlar, küçük partiküllerin fiberlere nüfuz etme yeteneklerinin artmasını sağlar.Prednost mikroemulzije je povečana sposobnost manjših delcev, da prodrejo v vlakna.
Bu nedenle, İnönü Meydanı'nın önemi her geçen gün artmaya başlamıştır.Resnost vprašanja kaj storiti s Pristavo pa je vsak dan večja.
Mahallede son yıllarda eğitime verilen önem gittikçe artmaktadır.Usposabljanju se v zadnjem desetletju posveča vedno večjo pozornost.
Geleceğiyle ilgili beklentiler artmaya başladı.Kako se je začela prihodnost.
Yanı sıra, hastalık riski de bu yaş üzeri ile artmaktadır.Tveganje za pojav bolezni narašča s starostjo.
Klasik belirtiler sık idrara çıkma, susuzluğun artması, açlığın artması ve kilo kaybıdır.Klasični znaki bolezni so pogosto uriniranje, povečana žeja in lakota ter izguba teže.
Fakat son yıllarda kadınlarda da görülme sıklığı gittikçe artmaktadır.V zadnjih letih se vedno bolj opozarja tudi na nasilje med starejšimi.
Sanayinin eyalet ekonomisindeki payı gitgide artmaktadır.Delež Družbe v skupni trgovini Republike Nizozemske se je povečeval.
Ancak, düşmanları hala artmaktaydı.Vendar pa je imel sovražnik še vedno premoč.
Birinci derece akrabalarında akciğer kanseri olan kişilerde kanser geliştirme riski 2-4 kat artmaktadır.Pri sorodnikih oseb s pljučnim rakom je tveganje 2,4-krat večje.
Şehir içinde açlık artmaya başladı.V mestu pustoši huda lakota.
Numaraların onar onar artmasının nedeni, daha sonradan araya satır ekleyebilmektir.Za pozornost pa bolniku rečemo, da naj ponovi neko zaporedje številk, ki ga stopnjujemo.
Karbon sayısının artmasıyla yapı izomerilerinin sayısı artmaktadır.Pri enaki vsebnosti ogljika narašča z deležem silicija delež grafita.
Su hacminin artmasıyla deniz seviyesi yükselir, azalmasıyla da alçalır.Z višanjem temperature gostota morske vode pada, z večanjem slanosti pa raste.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod