İlerleyen yıllarda elektriğe talebin artmasıyla santralde güç artışı yapılmıştır.I de senere årene har det vært en nedgang i veksten i etterspørselen etter elektrisk energi.
Tüm sistemin daha hızlı çalışmasını sağlayacak tüm görevler başarımın artmasında önemlidir.En viktig oppgave for operativsystemet er å skjule alle denne kompleksiteten.
Dahası, genişleme oranı, karanlık enerji sebebiyle giderek artmaktadır.Dessuten er elementærladningen også avhengig av energiskalaen, fordi den øker med økende energi.
Ama enflasyon, yolsuzluklar ve baskılar halkın yönetimden duyduğu hoşnutsuzlukların artmasına yol açtı.Ulydighet og stradd. intensjoner og praksis i statsmaktens bekjempelse av fattigdomsproblemet.
Rakımın artmasının, basınç ve sıcaklık üzerinde etkileri vardır.Vinden har en utjevnende innvirkning på både trykk og temperatur.
İngiliz sömürge dönemi sırasında Yahudiler ile Araplar arasındaki sürtüşmeler artmaya başladı.Under den britiske administrasjonen økte de politiske friksjonene mellom jøder og arabere i Palestina.
Bu rakamlar, özellikle Çin ve Hindistan'da, hızla artmaktadır.Jumlah ini terus meningkat dengan cepat, terutama di China dan India.
En mikroulusların olduğu gibi, üyelerin (vatandaşlar) sayısı zamanla artmaya devam ediyor..Seperti negara-negara mikro lain, jumlah anggotanya ("warga negara") berubah-ubah seiring waktu.
Doğum da intra-abdominal baskıların artmasına neden olur.Proses melahirkan juga menyebabkan peningkatan tekanan intra-abdomen.
Berlin'in bombalanmasının artması, kompleksin doğaçtan kalıcı bir sığınma evi olarak genişlemesine yol açtı.Pengeboman Berlin membuat kompleks tersebut dijadikan tempat berlindung yang permanen.
Kronik aşırı doz ayrıca biyolojik zarların ve cildin dış tabakasının soyulmasının artmasına neden olur.Overdosis kronis juga menyebabkan labilitas meningkat membran biologis dan dari lapisan luar kulit mengelupas.
Hepatit B aşısı zehrin etkinliğinin böyle artmasına karşı koruyuculuk oluşturacaktır.Sekarang diyakini bahwa vaksin hepatitis B memberikan perlindungan yang tidak terbatas.
Birinci derece akrabalarında akciğer kanseri olan kişilerde kanser geliştirme riski 2-4 kat artmaktadır.Pada orang dengan saudara yang terkena kanker paru, risiko meningkat hingga 2.4 kali.
Fakat "'… her geçen gün isabet oranları artmaktadır."Setiap hari, cuacanya selalu cerah."
Festivale olan katılım her yıl giderek artmaktadır.Jumlah pesertanya terus meningkat tiap tahunnya.
2003 - Gürcistan Devlet Başkanı Eduard Şevardnadze, kitlesel protestoların artması üzerine istifa etti.2003 - Presiden Georgia Eduard Shevardnadze mengundurkan diri dari jabatannya.
II. Dünya Savaşı'ndan sonra il sayısı artmaya devam etti.Namun, setelah perang dunia ke-2, jumlah anggotanya meningkat.
Saat içeren cihazlar arttıkça, bunları ayarlamak için harcanan zaman artmaktadır.Semakin banyak foto di perangkat, semakin lama waktu yang diperlukan untuk memuatnya di tampilan Foto.
Karahoca'nın düşmesi, Karaşehir'in Tang'a karşı şüphelerinin artmasına neden oldu.Jatuhnya Karakhoja ke tangan Tang menimbulkan kecurigaan di negara tetanggnya yaitu Karasahr.
Doğa, genetik çeşitliliğin korunmasında veya artmasında çeşitli yöntemlere sahiptir.Alam memiliki beberapa cara untuk menjaga dan meningkatkan keanekaragaman genetik.
Bunda makinaların ve fabrikaların artması, önemli rol oynamıştır.Industrialisasi dan standardisasi bahan bangunan memainkan peran penting.
50 yaşın üstündekilerde ise Listeria monocytogenes ile enfeksiyon riski artmaktadır.Risiko terinfeksi oleh Listeria monocytogenes meningkat pada orang yang berusia di atas 50 tahun.
Bu sayı her geçen yıl katlanarak artmaktadır.Jumlah tersebut menurutnya setiap tahun terus meningkat.
Son yıllarda arıcılık faaliyetleri artmaya başlamıştır.Aspirasi untuk akting berkembang pada tahun-tahun awal.
Noktaların sayısının fazlalığı, kişinin dang hastalığının olması ihtimalinin artması anlamına gelir.Jumlah bintik yang semakin banyak berarti bahwa orang tersebut mungkin menderita demam dengue.
Sunucu size ne kadar uzak ise, bu süre de o kadar artmaktadır.Pada waktu kamu dicobai Ia akan memberikan kepadamu jalan ke luar, sehingga kamu dapat menanggungnya.
Yanı sıra, hastalık riski de bu yaş üzeri ile artmaktadır.Risiko untuk mengidap Alzheimer, meningkat seiring dengan pertambahan usia.
Gerçekleştirdiği bu çalışmalar mesleki bilgi ve becerisinin artmasına büyük katkı sağlamıştır.Ketekunannya membuat dirinya mampu menggeluti banyak bidang keahlian dan pekerjaan.
Lisansüstü öğrencilere sunulan yeni alanlar hızla artmaktadır.Hal ini dapat dilihat dari grafik penerimaan mahasiswa baru yang terus meningkat.
Anjiyotensin II kan damarlarında kan basıncının artmasını sağlayan vazokonstriksiyonu oluşturur.Agiotensin II merupakan salah satu senyawa yang dapat menaikkan tekanan darah.
1957 düzenlemelerinin çok gevşek olduğuna ilişkin kaygılar artmaktaydı.Các mối lo ngại dấy lên khi các điều lệ 1957 quá lỏng lẻo.
Bu rakamlar, özellikle Çin ve Hindistan'da, hızla artmaktadır.Con số này ngày một tăng lên nhanh chóng, đặc biệt là ở Ấn Độ và Trung Quốc.
Bu da tüm halkın hoşnutsuzluğunun artmasına sebep oldu.Điều này đã làm dấy lên sự bất mãn của nhân dân.
Şehirde aynı doğrultuda nüfus her yıl ortalama 1000 kişi artmaktadır.Mỗi năm, trung bình thị trấn tăng thêm khoảng 1.000 người.
Mülteci sayısı her gün artmaktadır.Số lượng khách du lịch đang tăng lên mỗi ngày.
Aynı zamanda göçmen çocukların sayısı da artmaktadır.Cũng trong thời gian ấy số lượng trẻ em di cư cũng tăng lên.
Ramazan aylarında tüketim artmaktadır.Nhịn chay tháng Ramadan.
Birinci derece akrabalarında akciğer kanseri olan kişilerde kanser geliştirme riski 2-4 kat artmaktadır.Một người có quan hệ họ hàng với người bị ung thư phổi thì nguy cơ mắc bệnh sẽ tăng lên 2,4 lần.
Yaşlanan nüfus ve yeni sağlık teknolojileri ile sağlık harcamaları muhtemelen artmaya devam edecektir.Do dân số đang lão hóa và các kỹ thuật y tế mới, chi tiêu cho y tế dường như sẽ tiếp tục tăng lên.
Zamanla yabancı uyruklu öğrencilerin sayısı da artmaktadır.Con số sinh viên từ nước ngoài cũng gia tăng.
Süt üretimi hızlı bir şekilde artmaktadır.Cây vú sữa có tốc độ sinh trưởng Nhanh.
Son yıllarda üniversite mezunu sayısı hızla artmaktadır.Số sinh viên của trường đã tăng lên nhanh chóng trong các năm sau.
İlçede eğitim ve öğretime verilen önem giderek artmaktadır.Chất lượng dạy và học ngày càng được nâng cao.
Ermeni saldırısı ihtimali her geçen gün artmaktaydı.Thương vong của quân đội Liên Xô tăng lên từng ngày ở mức cao.
Bu harekattaki başarısı, ününün daha da artmasını sağladı.Thành công này của nhóm làm tăng thêm sự nổi tiếng của nhóm.
Şampiyonanın istatistiklerine göre izleyici sayısı sürekli artmaktaydı.Nhờ vào thành tích của đội tuyển mà lượng khán giả ngày càng đông.
Nüfus yazın okulların tatil olmasından dolayı artmaktadır.Học sinh tiểu học đang đi nghỉ hè.
Öyle bir noktadır ki fonksiyon azalmayı ve artmayı bırakır o noktada.Có ý kiến cho rằng nên giảm hoặc bỏ bớt giai đoạn này.
Fransa'da asbeste bağlı hastalıklardan her yıl 4000 kişi ölmektedir ve sayı giderek artmaktadır.Hiện trên thế giới ước lượng có hơn 190 triệu người mắc bệnh tiểu đường và số này tiếp tục tăng lên.
Saat içeren cihazlar arttıkça, bunları ayarlamak için harcanan zaman artmaktadır.Thời gian đóng càng lâu so với thời gian cắt, thì tổng công suất cung cấp cho tải càng cao.
Yüksek öğrenim görenlerin sayısı gün geçtikçe artmaktadır.Số sinh viên tăng rất nhiều theo thời gian.
Fakat 2006 yılı itibarı ile yeni yeni sulak arazinin artmasıyla sebze seracılığıda yapılmaya başlanmıştır.Đến năm 2006, có vẻ như việc chỉ định thành lập một vườn quốc gia mới sắp diễn ra.
Bu da kendimize olan özgüvenin artmasını sağlıyor.Điều này càng gây cho Dụ Tông lòng "tự tin".
Ayrıca şehirlere göçler de hızla artmaktadır.Ngoài ra, lượng khách du lịch đến Việt Nam cũng tăng nhanh chóng.
Cinsel arzularda ise artma değil genelde azalma görülür.Trong quan hệ tình dục, không phải lúc nào cũng có cực khoái một cách dễ dàng.
Mustafa'nın Salman'dan korkusu gittikçe artmaktadır.Từ đấy ảnh hưởng của Salzburg ngày càng lớn mạnh.
Son on yılda, süpersüreklilik hakkında araştırmalar giderek artmaya devam ediyor.Trong vòng 100 năm qua, những nghiên cứu về Bt liên tục phát triển.
Dahası, genişleme oranı, karanlık enerji sebebiyle giderek artmaktadır.Trong giai đoạn này, sự giãn nở gia tăng của Vũ trụ là do năng lượng tối.
Güneş lekelerinin azalıp artmasına göre Güneş'in ışıma gücü de azalıp artmaktadır.彗星は太陽に近づくたびに無数の塵(ちり)(小天体)を放出している。
Küreselleşme ve sosyal hoşgörü de artmaktadır.グローバリゼーションと社会的寛容も増加している。