Ana içeriğe geç
Sözlük

artma ile cümle

artma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu yapıyı sarsacak tek şey, karar mercilerindeki kadınların sayısının artması.Jediné, v čem se samotné stavby liší, je počet schodů.
Doku absorbsiyonu ultrason dalgasının frekansının artmasıyla artar.Absorpce také narůstá s frekvencí ultrazvuku.
Doğum da intra-abdominal baskıların artmasına neden olur.Nașterea duce de asemenea la presiune intra-abdominală mărită.
Katekolamin ve kortizol seviyelerinin artması, uzun yıllar sürebilecek hipermetabolik duruma sebep olabilir.Nivelurile crescute de catecolamine și cortizol pot produce o hipermetabolism care poate dura ani de zile.
Artmakta olan ününden haberdar idi.El este o cunoștință veche de-al lui The Truth.
Gübrelenmesi çiçeğin gelişiminin artmasını sağlayacaktır.Îți va arăta calea pentru a înflori.
En mikroulusların olduğu gibi, üyelerin (vatandaşlar) sayısı zamanla artmaya devam ediyor..Ca și în cele mai multe micronațiuni, numărul de membri („cetățeni”) a fluctuat cu timpul.
50 yaşın üstündekilerde ise Listeria monocytogenes ile enfeksiyon riski artmaktadır.Riscul infecției cu Listeria monocytogenes este crescut la persoanele cu vârsta de peste 50 de ani.
Bu da saray harcamalarının artmasına yol açtı.El a început să reducă cheltuielile curții.
Bunda makinaların ve fabrikaların artması, önemli rol oynamıştır.Creșterea industriilor și a fabricilor a constatat că acest lucru este foarte benefic.
İşsizlik artmaya devam etti ve Ocak 1982'de 3 milyonu geçti.Numărul de șomeri a atins recordul de trei milioane în august 1982.
Bu durum petrole olan talebin artmasına yol açtı.Cu toate acestea, situația este complicată de dorința cauzată de aur.
Günümüz modern Arnavutçasında Latince kökenli sözcüklerin sayısı giderek artmaktadır.De acum încolo, literele latine vor înlocui, din ce în ce mai mult, slovele chirilice.
Artmak fiili ile de bağlantılı olabilir.Poti inlocui icrele de peste cu ele.
Sunucu size ne kadar uzak ise, bu süre de o kadar artmaktadır.După cum vă este oprit să ghiciți soarta cu săgeți, căci aceasta este stricăciune.
Bu olay, popülaritesinin artmasına sebep oldu.Incidentul a servit doar la a-i crește popularitatea.
II. Dünya Savaşı'ndan sonra il sayısı artmaya devam etti.După al doilea război mondial numărul lor scade vertiginos.
CO2 konsantrasyonu arttıkça karbonatlaşma oranı artmaktadır.Acest declin va fi contrabalansat însă de importanță mai mare a cărbunelui.
Karbon fiber üretimi dünya üzerinde gittikçe artmaktadır.Producția și consumul de plumb cresc la nivel mondial.
Köyün nüfusu gün geçtikçe azalmaktadır ve yaşlı nüfus artmaktadır.Populația satului este într-o ușoară scădere, predominând vârstnicii.
Azerbaycan'a gelen turist sayısı her geçen yıl artmaktadır.Azerbaidjanul atrage din ce în mai mulți turiști în fiecare an.
Günden güne eğitim-öğretime verilen değer artmaktadır.Cu toate acestea, din zi în zi, s-a făcut tot mai simțită necesitatea înființării unui liceu.
Dünya nüfusu artmaktadır.Numărul populației crește.
Buradaki kazançtan kısılması, frekansın kazancının artmasına neden olabilir.Cheltuielile în exces pot crea necesitatea de a îngheța bugetul.
Tedarikçilerin alıcıya yönelik pazarlama yatırımları yıllık olarak %21 artmaktadır .A szállítók shopper marketing befektetései évente 21%-kal nőnek.
Askerî gücünü artırmak için vergi gelirlerinin artması gerekmekte idi.Hadseregének fönntartására Sápúrnak növelnie kellett adóbevételeit.
Ermeni saldırısı ihtimali her geçen gün artmaktaydı.A fegyveres összecsapás lehetősége és valószínűsége napról napra nőtt.
Katılımcı sayısı ve ülkesi her geçen yıl artmaktadır.A résztvevők és a részt vevő országok száma évről évre nő.
Salandra, 1916'da askeri güçlüklerin artması üzerine istifa etmek zorunda kaldı.1916 májusában és júniusában a katonai nehézségek következtében Salandra lemondásra kényszerült.
Buna paralel işsizlik oranı da artmaya başladı.Az elöregedés mellett megjelent a munkanélküliség is.
Gübrelenmesi çiçeğin gelişiminin artmasını sağlayacaktır.A szaglás segíti abban, hogy megtalálja a virágot.
Mülteci sayısı her gün artmaktadır.Támogatóik száma napról napra nőtt.
17. yüzyılda şehrin ticareti yavaş yavaş artmaya başladı ve nüfus büyüdü.A 17. és 18. században lassan iparosodott a város, és lakossága lassan nőtt.
Bununla doğrusal olarak da van der Waals Bağlarının kuvveti artmaktadır.Ilyen például a Van der Waals-féle erők erőtere.
Geleceğiyle ilgili beklentiler artmaya başladı.A Központi Tudat elkezdett a jövőjére gondolni.
Bu 4 farktan birinin artması, 5. farkın da artmasına neden olacaktır.Négyet a síknak csak egyféle egybevágósága generálja, az ötödik ezekből összetett.
Ordu sayısında artma beklenmemektedir.Nem maradt hadászati jelentősége.
Köylerdeki betonarme yapıların oranı gittikçe artmaktadır.A faluban a magángazdák száma egyre nő.
Şehrin nüfusu hızla artmaktadır.A város lakossága rendkívül gyorsan nő.
50 yaşın üstündekilerde ise Listeria monocytogenes ile enfeksiyon riski artmaktadır.Ötvenéves kor felett megnő a L. monocytogenes által okozott agyhártyagyulladás kockázata.
Fakat daha çok yaratılan bir kaosun büyüyerek artmasını ifade eder.Ám ott egy megfoghatatlan lény még mélyebbre taszítja az őrületbe.
Atık suların tekrar kaynağa döndürülmesi bu kaynakta kirliliğin artmasına neden olmaktadır.A bányák bezárása nyomán szerencsére megint található benne víz.
Bankaların kredi tabanın genişlemesi de para arzının artmasına neden olur.Ez viszont azt jelenti, hogy a felvett hitelek kamatai tovább terhelik a fizetési mérleget.
Nüfusun artmasının ana sebepleri göç ve daha az oranda doğal büyümedir.A lakosság növekedése nagyobb mértékben a bevándorlás és kisebb mértékben a természetes szaporulat eredménye.
Küçükbaş hayvan sayısı, büyükbaş hayvan sayısının artmasına paralel olarak azalmıştır.Egyes állatok esetében a hímek kis százaléka végzi a párosodások döntő hányadát.
Günümüz modern Arnavutçasında Latince kökenli sözcüklerin sayısı giderek artmaktadır.A Kalmük Köztársaságban hivatalos nyelv, a kalmük nyelvet beszélők száma folyamatosan növekszik.
Yahudi karşıtı düşmanlık, bölgedeki artan Yahudi nüfusuyla artmaya başladı.Egy pénzkölcsönzéssel kapcsolatos vita miatt sikerült szembekerekednie a területen élő zsidó lakossággal.
213'e ulaşan sunucu sayısı ortalama yirmi günde bir artmaktaydı.1900-ban 213-ra emelkedett a számuk.
Bu çizimler özellikle Amerika'da olmak üzere Moore'un uluslararası ününün artmasına yardımcı olmuştur.Nuo piirustukset lisäsivät Mooren kansainvälistä mainetta etenkin Amerikassa.
Erkek bebeğin eşcinsel olma ihtimali bir önceki erkek bebeğinkinin yaklaşık %33’ü kadar artmaktadır.Siinä jokaisen nuoremman veljen todennäköisyys olla homoseksuaali kasvaa 33 prosentilla.
Çocuklarda yüksek tansiyon oranı artmaktadır.Lapsilla on tässä suurempi laskennallinen painoarvo.
Buda göl alanında 260 m tespit edilen alüvyal birikmenin artmasına neden olmaktadır.Hakemuksessa pyydetään lupaa rakentaa Sahajokeen noin 260 metriä järven luusuasta kiinteä pohjapato.
Bu özellik, geliştiricilerin oyun üzerindeki hakimiyetinin artmasını sağlar.Miten se muka rohkaisee kehittäjiä tekemään laadukkaita pelejä?
İkonoklazm, Doğu ve Batı arasındaki yabancılaşmanın artmasında önemli bir rol oynadı.Islamilaisuus aikaansai niemimaalle uuden roolin sulatusuunina idän ja lännen välillä.
Şehrin nüfusu hızla artmaktadır.Kaupungin väkiluku kasvaa nopeasti.
Yazın köyün nüfusu artmaktadır.Kesäisin kylän väkiluku kasvaa.
Yine de, Gürcistan tarihine ilgi artmaya devam etti.Painostusta Tutškov kuitenkin jatkoi.
Geleceğiyle ilgili beklentiler artmaya başladı.Lisäksi hänen toiveikkuutensa tulevaisuutta kohtaan kasvaa.
Bununla doğrusal olarak da van der Waals Bağlarının kuvveti artmaktadır.Samalla hän loi pohjan Van der Waalsin yhtälölle.
Bu da tüm halkın hoşnutsuzluğunun artmasına sebep oldu.Tavoitteena oli kansalaisten tyytymättömyyden rauhoittaminen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod