artmış ile cümle
artmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
2001 ile 2005 yılları arasında aracın satışları giderek artmıştır.Az Unió országaiban 1991 és 2009 között folyamatosan növekedett a részmunkaidőban dolgozók aránya.
1955 yılı sonbaharında, şehirdeki gerginlik ve huzursuzluk iyice artmıştı.Az egyre emelkedő adók miatt már 1955 őszén elégedetlenségi hullám futott végig a város munkavállalói között.
2016 yılında, ülke genelinde 24 saat seyahat eden turist sayısı %19 artmıştır.2016 nyarához viszonyítva 60 százalékkal kevesebb turista érkezett az országba.
Diğer köylerden göç alarak nüfusu artmıştır.A falu népességét telepítések is növelték.
Son 20 yılda nüfusu 600 kişi artmıştır.Húsz év alatt létszámuk 2000-re nőtt.
Yabancı sermaye kaynakları da artmıştır.Myös ulkomaalaisten osuus on kasvanut.
III. yüzyılda bölgede Hristiyan sayısı artmıştır.200-luvun jälkeen alueen kristittyjen määrä kasvoi.
O zaman beri katılımcıların sayısı gittikçe artmıştır.Sen jälkeen on osanottajamaiden määrä jatkuvasti kasvanut.
Üniversite mezunu sayısı artmıştır.Oppilaitosten määrä kasvoi.
Sayılar 2009'a kıyasla %19 artmıştı.Luku on 56 % suurempi kuin vuonna 2006.
Günümüzden 12 000 yıl önce sıcaklıklar artmış Holosen çağı başlamıştır.Noin 11600 vuotta sitten lämpeni, ja alkoi holoseenikausi.
Bağımsızlık baskısı 1980'den sonra Yugoslavya başkanı Josip Broz Tito'nun ölümünden sonra artmıştır.Levottomuudet sattuivat alle vuosi Jugoslavian presidentti Josip Broz Titon kuoleman jälkeen.
World Wide Web (WWW)) bilinirliği iyice artmıştı.1991 – World Wide Web (www) avattiin.
Aerobiğin ünü önemli derecede artmıştır.Aerobicin osaanottajamäärät kasvoivat voimakkaasti.
Moldova'nın bağımsızlık ve reformlara yönelik çalışmaları 1990 yılında artmıştır.Slovenian itsenäistymisliike alkoi voimistua vuonna 1988.
2001 ile 2005 yılları arasında aracın satışları giderek artmıştır.Vuosina 2000–2001 ostokset jatkuvat.
Yine de motorun kullanılabilirliği artmıştı.Myös moottorin tehoa oli kasvatettu.
2008 yılında ise köyün nüfusu genelin aksine artmıştır.Vuonna 2008 kaupunki kuitenkin kasvoi nopeammin.
Bankacılık ve sigortacılık çalışmalarının önemi artmıştır.Pankkien vakavaraisuus ja maksuvalmius heikkenivät.
16. yüzyılda bu kişilerin sayısı daha da artmıştır.1900-luvulla heidän määränsä on ollut nousussa.
Versiyon 0.5.0 ile ambrosia alımının önemi artmıştır.Versiossa 5.0 siirryttiin käyttämään ARM-alustaa.
1970'lerde başlayan göç furyası hızla artmış, 1980'lerin sonunda köyde genç nüfus kalmamıştır.Forssa kasvoi nopeasti 1970-luvulla, mutta 1980-luvun puolivälissä kaupungin kasvu pysähtyi.
1970'lerde başarılı kemoterapi rejimleri geliştirilmesiyle tedavi şansları artmıştır.Τη δεκαετία του 1970, αναπτύχθηκαν επιτυχή σχήματα χημειοθεραπείας.
Potifar'ın evinin de bereketi artmıştı.Επίσης επεκτάθηκε και το ανάκτορο του Καποντιμόντε.
Bu nedenle köyde hayvancılığın önemi giderek artmıştır.Ο κτηνοτροφικός πλούτος της χώρας αυξάνει σταθερά.
Her yıl Novi Sad'a gelen turist sayısı 2000 yılından itibaren giderek artmıştır.Από το 2000 ο αριθμός των τουριστών που επισκέπτονται το Νόβι Σαντ αυξάνεται σταθερά κάθε χρόνο.
2001 ile 2005 yılları arasında aracın satışları giderek artmıştır.Από το 2001 μέχρι το 2007 οι ετήσιες πωλήσεις των Mac αυξάνονται συνεχώς πάνω από το μέσο όρο της αγοράς.
Savaş devam ettiği için bu rezalet de aynı oranda artmıştı.Όταν οι συνομιλίες αποδείχθηκαν άκαρπες ο πόλεμος συνεχίστηκε με την ίδια σφοδρότητα.
Protesto gösterileri iyici artmıştır.Οι διαδηλώσεις εντατικοποιήθηκαν.
Bağımsızlık baskısı 1980'den sonra Yugoslavya başkanı Josip Broz Tito'nun ölümünden sonra artmıştır.Η σοσιαλιστική Γιουγκοσλαβία έζησε κάτι περισσότερο από 10 χρόνια μετά το θάνατο του Γιόσιπ Μπροζ Τίτο.
Halklar arası ticaret artmıştır.Τόνωσαν το διαπεριφερειακό εμπόριο.
1940'lı ve 50'li yıllarda Azerbaycan'da heykellerin yaygınlığı artmıştır.Από την δεκαετία του '50 μέχρι και σήμερα παράγονται οι φλοκάτες στη Νάουσα.
İlkbahar ve Sonbahar Döneminde savaşlar önemli derecede artmıştır.Την καλοκαιρινή περίοδο και τις γιορτές, ο πληθυσμός αυξάνεται σημαντικά.
Bu nedenle okulumuzun öğrenci sayısı artmış ve derslikler yetersiz hale gelmiştir.Ο αριθμός σχολείων και μαθητών συνεχώς μεγάλωνε μέχρι την Ένωση και τα ποσοστά αναλφαβητισμού μειώθηκαν.
Özellikle yaz aylarında Emekli olanların dönmesiyle emekli sayısı ve nüfus artmıştır.Το καλοκαίρι ο πληθυσμός του αυξάνεται κυρίως από συνταξιούχους.
Nüfus oranı hiç azalmamış, tam aksine sürekli artmıştır.Der bygges ikke flere, men de opgraderes løbende.
1985-2005 yılları arasında kent nüfusu %45 artmıştır.Fra 1985 til 2005 er indbyggertallet øget med 29%.
Ayrıca bu bölgede 2000 yılından sonra 5 yaşından küçük çocukların sayısı %32 artmıştır.Siden 2000 er antallet af børn under fem år i bydelen steget med mere end 32 procent.
Son yıllarda, mağazalarda, Black Friday gününde, aşırı kalabalıktan dolayı kaza oranı artmıştır.På forbrugersiden har interessen for Black Friday set en eksplosiv vækst de seneste par år.
LH/FSH oranı artmıştır.Den højere SHD-model udgik.
İskenderun'un nüfusu 1950-1980 yılları arasında %274 oranında artmıştır.Skatteniveauet i Norge har varieret mellem 40 og 45 % af BNP siden 1970'erne.
Son yıllarda üniversiteyi kazanan öğrenci sayısı artmıştır.Skolen har vundet flere priser de seneste år.
Plüton'un genel kırmızılığı da 2000 ve 2002 yılları arasında önemli ölçüde artmıştır.Plutos generelle rødhet har også økt betydelig mellom 2000 og 2002.
LH/FSH oranı artmıştır.FSH og LH-nivåene stiger.
O zaman beri katılımcıların sayısı gittikçe artmıştır.Siden har antallet deltagere fortsatt å øke.
Sertlik daha da artmıştır (özellikle bateride).Bakfoten (tarsen) er lengre enn leggen (tibia).
Septimius Severus'un saltanatından beri, güneş tapınımı tüm imparatorlukğun her yerinde artmıştı.Siden styret til Septimius Severus hadde soldyrkelsen økt over hele Romerriket.
1985-2005 yılları arasında kent nüfusu %45 artmıştır.Fra 1985 til 2005 har innbyggertallet økt med 29%.
Bankacılık ve sigortacılık çalışmalarının önemi artmıştır.Banksektoren og finansielle tjenester har økt i betydning.
İlkbahar ve Sonbahar Döneminde savaşlar önemli derecede artmıştır.I vår- og høstannalenes tid økte krigføringen eksponensielt.
Sonny‘nin zamanla uyuşturucu işine girme isteği artmıştır.Suksessen fristet Sony-ansatte til å markedsføre den.
16. yüzyılda bilim öğretimi ve bilimsel eserlerin yazılışı dikkate değer biçimde artmıştır.På 1600-tallet ble både vitenskapen og vitenskapsteorien moden.
Buna karşın 12. yüzyılda sayıları hızla artmıştır.På 2000-tallet har imidlertid antallet igjen økt.
Sanayi üretimi artmıştır.Produksjonen tok seg da opp.
2007 yılındaki genişleme ile birliğin nüfusu artmıştır.Fra 2007 har befolkningen igjen vært i vekst.
2002 nüfus sayımına göre ise etnik Altaylar önemli ölçüde artmıştır.En internasjonal undersøkelse fra september 2007 viste at antall KOLS-tilfeller øker kraftig jo eldre vi blir.
İnsan türünün orataya çıkmasından sonra, türlerin yok olma hızı, insanların etkinliği oranında artmıştır.Men siden skapningen unnslapp, er det lett å overdrive størrelsen på den når folk gjenforteller historien.
Kent nüfusu 1950’lere kadar çok yavaş biçimde artmıştır.Innbyggertallet vokste jevnt, men langsomt fram til 1950.
Sanayi üretimi artmıştır.Produksi industri meningkat.
Ancak, toplam faktör verimliliği çok az artmıştı.Namun, kualitas bukti secara keseluruhan masih kurang.