artmış ile cümle

artmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
1986’daki Çernobil Kazası sonrasında nükleer güç kurulumuna karşıtlık artmıştır.Efter Tjernobylolyckan 1986 blev det större fokus på säkerheten på de ryska kärnkraftverken.
Sanayi üretimi artmıştır.Produktiviteten har höjts.
III. yüzyılda bölgede Hristiyan sayısı artmıştır.Kristendomens inflytande ökade på 300-talet.
2002'ye kadar nüfus artmış, 2002'den, 2004'e kadar düşmüştür ve 2004'ten, 2009'a kadar artış olmuştur.Bandet var aktivt från 1999 till 2002 och från 2009 till idag.
Sayılar 2009'a kıyasla %19 artmıştı.Detta är en minskning med knappt 10 procent jämfört med september 2009.
Reytingleri ise günden güne artmıştır.Förvandlingen tar som regel upp till dag.
Metropol nüfusu sadece 30 yıl içinde dört kat artmıştır.Han förbättrade också Metons cykel om 19 år till en fyra gånger så lång period.
Edo büyümeye başladığı andan itibaren okuryazarlık %60 artmış tüm dünyadaki oranları geçmiştir.Sen han tillträdde som VD har börsvärdet för GE minskat med 60%.
Böylelikle Turan'ın değeri 3 yılda yaklaşık 3,5 kat artmış oldu.För äldre hanar ligger samma värde på 3,5 år.
Amerika Birleşik Devletleri İç Savaşı'ndan beri, federal hükûmetin gücü genelde artmıştır.I länder där kommunistiska partier varit statsbärande har statsmakten ofta ökat kraftigt.
Bu dönemde mevlevihaneye gelen kişi sayısı artış göstermiş ve çalışan sayısı artmıştı.Samtidigt har arbetskraftsdeltagandet stigit och allt fler människor söker nu ett arbete.
Ayrıca, İsrail'den gelen turist sayısı önemli ölçüde artmıştır - % 55 oranında.Значно зросла також кількість відвідувачів із Ізраїлю — на 55 %.
2016 yılında, ülke genelinde 24 saat seyahat eden turist sayısı %19 artmıştır.В 2016 році кількість туристів, що затрималися в країні більш ніж на 24 години, зросло на 19 %.
Baraj yapımının bitmesi nedeniyle mesafe 3,5 kat artmıştır.Після реконструкції площа збільшилася в 3,5 рази.
O zaman beri katılımcıların sayısı gittikçe artmıştır.З тих пір кількість країн-учасниць постійно зростає.
Etrafı son 10 yılda orman alanı olarak ekilmektedir ve bu tarihlerden sonra domuz sayısı giderek artmıştır.Внаслідок цього за останні десятиліття площа озер зменшилась, а площа луків збільшилась.
2000-2012 yılları arasında doğal gaz üretimi 2012 yılında 40,1 milyar metreküp ile dört kat artmıştır.В 2012 році виробництво електроенергії ВЕС становило в 14 разів більше ніж в 2002–140 млрд квт-г.
Başlangıçta 8 milyar dolar olan sermayesi diğer yıllarda çok artmıştır.У 2014 році було вкладено понад 10 млрд $ інвестицій протягом перших кількох місяців року.
Son zamanlarda Baltık Denizinin ticari önemi artmış durumdadır.У Балтійському морі має невелике промислове значення.
Proto-onkogen ise mutasyonlar veya artmış gen ekspresyonu nedeniyle onkogene dönüşebilen, normal genlerdir.Протоонкоген — це звичайний ген, який може стати онкогеном через мутації або підвищення експресії.
Bu arada Harry'nin Ginny'e olan ilgisi daha da artmıştır.Але той, більше цікаветься її дочкою Джинні.
O zamandan beri, çiçilakilerin popülerliği artmıştır.З тих пір популярність чічілаків знову зросла.
Son yıllarda seracılığın gelişmesiyle köyde sebze üretimi önemli oranda artmıştır.Поступово з роками медичне обслуговування села ставало ефективнішим.
Fabrikalarda grevler artmıştı.Почалися страйки на військових заводах Франції.
Köyün nüfusu böylece artmıştır.Населення села зростало.
Önceleri sadece küçük bir grpken sayıları gittikçe artmış ve önem kazanmıştı.На кінцевій стадії оплавлення кількість рідких перемичок зростає і збільшується їх провідність.
Sertlik daha da artmıştır (özellikle bateride).Rostoucí sláva (str.
2004 ile 2008 arasındaki dönemde tekstil sektörüne yapılan toplam yatırım 27 milyar dolar artmıştır.Od roku 2004 do roku 2008 se celkové investice do textilního sektoru zvýšily o 27 miliard dolarů.
Reformdan sonra fiyatlar aşırı artmış, devlet harcamaları azaltılmış ve ağır vergiler yürürlüğe konmuştur.Protože prudce vzrostly ceny, vládní výdaje byly přísně omezeny a byly zavedeny tvrdé daně.
Plüton'un genel kırmızılığı da 2000 ve 2002 yılları arasında önemli ölçüde artmıştır.Mezi lety 2000 a 2002 Pluto také znatelně zčervenal.
Bunun yanı sıra yakıtın yoğunluğu da artmış olur.Tím se zároveň zvýší množství ohřátých plynů.
Yine de motorun kullanılabilirliği artmıştı.Motor byl navíc snadno udržovatelný.
Kadınlar için fırsatlar artmıştır.Dívek a žen přibývalo.
Vezirlerin sayısı artmıştır.Počet zraněných vzrostl.
III. yüzyılda bölgede Hristiyan sayısı artmıştır.Ve 3. století se do města rozšířilo křesťanství.
Önceki değerler ile karşılaştırıldığında Rusya'nın GSYİH'sı 2009 yılında 10 kat artmıştır.A po uznání Ruskem se jejich počet dál zvyšuje v roce 2009 to už bylo milión turistů.
Son yıllarda artan turizmle birlikte insan baskısı artmış ve turistik tesisler inşa edilmeye başlanmıştır.V posledních letech se rozrostla turistika a rozkvetly tím pádem služby související.
Bronz Çağı boyunca bu şekilde meteorik demirden işlenmiş demir ürünlerin kullanımı artmıştır.V tomto období byly bronzové výrobky dražší než výrobky ze železa.
1985-2005 yılları arasında kent nüfusu %45 artmıştır.Jen v letech 1980–2005 se evropská populace snížila o celých 65 %.
Uçakların performansı arttıkça zorluklar da artmıştır.Díky větší hmotnost se snížily výkony letounu.
Bu dönemde programın izleyicisi ve popülaritesi artmıştır.Stabilita a popularita programu od té doby značně vzrostla.
Bölgede depremler artmıştır.V oblasti jsou častá zemětřesení.
1947-1967 yılları arasında petrolün ABD doları üzerinden fiyatı yılda %2’den az artmıştı.Din 1947-1967, prețul petrolului în dolari SUA a crescut cu mai puțin de 2% pe an.
Çin'de büyük oranda gelir eşitsizliği mevcuttur; bu özellikle son on yıllarda artmıştır.China are un nivel ridicat de inegalitate economică, care a crescut în ultimele decenii.
Fabrikalarda grevler artmıştı.Muncitorii de la mai multe fabrici au intrat în grevă.
Kadınlar için fırsatlar artmıştır.Există unele beneficii pentru femele.
Ayrıca yaşadıkları bölgelerin ortalama sıcaklıkları da artmıştır.În aceeași perioadă, a crescut și numărul mediu de calorii consumate.
Nüfus oranı hiç azalmamış, tam aksine sürekli artmıştır.Acest moment, în loc să scadă sau să rămână constant, crește mereu.
Kentsel nüfus artmış, kültür seviyesi yükselmiş ve okuma-yazma oranı %100'e ulaşmıştı.Mulți oameni s-au mutat la oraș, iar gradul de alfabetizare a crescut.
Savaş devam ettiği için bu rezalet de aynı oranda artmıştı.Din moment ce această speranță s-a spulberat, războiul a continuat.
Ancak son yıllarda Atatürk Baraj Gölü nedeniyle nem oranı nispeten artmıştır.În ultimele decenii, datorită încălzirii globale a climei, volumul de apă al Lacului Ciad a scăzut.
Son zamanlarda fındıkçılık ve fındık üretimi artmıştır.S-a micșorat de zeci de ori folosirea îngrășămintelor minerașe și organice.
1985-2005 yılları arasında kent nüfusu %45 artmıştır.Între 1985 și 1987, această cifră a scăzut la 56%.
Ormanlaşma artmıştır.Ve bölgenin en güzel ve en cana yakın ve güvenilir insanıyla bilinir.Aceasta își urește sora, și se consideră cea mai frumoasă și mai specială dintre cele două.
Bu fabrikanın üretimi % 20 oranında artmıştır.Producția acestei fabrici a crescut cu 20 la sută.
Yine de motorun kullanılabilirliği artmıştı.A motorkocsi beválhatott volna jobban is.
19. yüzyılın sonunda İngiliz üst orta sınıf erkek ve kadınların katılımıyla popülerliği artmıştır.A 19. század végétől az intézmény polgári leányiskolával bővült.
Sayılar 2009'a kıyasla %19 artmıştı.Ez az adat mintegy 3 százalékpontos növekedést jelent 2001-hez képest.
Sanayi üretimi artmıştır.Megugrott a termelékenység.
Sonny‘nin zamanla uyuşturucu işine girme isteği artmıştır.A promóció a Sony kései döntése volt.

İlgili Sayfalar