artmış ile cümle
artmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Fabrikalarda grevler artmıştı.A fábrica fez greve em protesto.
Reytingleri ise günden güne artmıştır.As baixas aumentam dia a dia.
Daryl'in (Norman Reedus) grup içerisindeki popülerliği avcılık yetenekleri sayesinde daha da artmıştır.Daryl Dixon (Norman Reedus) aumentou sua popularidade entre os moradores por seu papel como caçador do grupo.
TBMM'deki DP üstünlüğü iyice artmıştı.Foi o salto qualitativo que a TWA precisava.
700'lerde, Slavların göçleriyle nüfus artmış, ve şehir bir slav şehrine dönüşmüştür.Depois, até cerca do ano 700, os eslavos povoaram a região e se tornaram a maioria da população.
Arap dünyasındaki Antisemitizm modern zamanlarda önemli derecede artmıştır.O conceito de honra parece ter diminuído em importância no mundo Ocidental moderno.
Bu yüzyılda kentin nüfusu önemli ölçüde artmıştır ve kentsel gelişmede yeni bir dönem başlamıştır.Nas últimas décadas tomou os centros urbanos e já está se tornando algo muito comum.
Ayrıca bu bölgede 2000 yılından sonra 5 yaşından küçük çocukların sayısı %32 artmıştır.Desde 2000, o número de crianças menores de 5 anos de idade que vivem em Manhattan cresceu mais de 32%.
Süreç içinde sahip olduğu gemi sayısı artmıştır.A quantidade de rusticles no navio aumentou grandemente.
Sanayi üretimi artmıştır.Verificou-se aumento de produção.
16. yüzyılda bu kişilerin sayısı daha da artmıştır.No século XIX, esses números aumentam cada vez mais.
Bunun sonucunda süt verimi artmıştır.É a subida do leite apojadura.
Kentin nüfusu 1970-1985 arasında çok artmıştır.De bevolking van de stad nam sterk toe tussen 1970 en 1985.
1970'lerde başarılı kemoterapi rejimleri geliştirilmesiyle tedavi şansları artmıştır.In de jaren zeventig werden succesvolle behandelwijzen met chemotherapie ontwikkeld.
İlkbahar ve Sonbahar Döneminde savaşlar önemli derecede artmıştır.In de periode van Lente en Herfst nam de oorlogvoering exponentieel toe.
O zamandan beri, çiçilakilerin popülerliği artmıştır.Sindsdien is de populariteit van De notenkraker toegenomen.
Bu arada Harry'nin Ginny'e olan ilgisi daha da artmıştır.Ondertussen wordt meer duidelijk over Mrs. Tingle.
O zaman beri katılımcıların sayısı gittikçe artmıştır.Sindsdien daalt het aantal deelnemers gestaag.
Yağış miktarı artmış, sıcaklıklar düşmüştü.Het regende en de temperatuur daalde.
Pforzheim'ın nüfusu son 100 yılda yüzde yüzden fazla artmıştır.De bevolking van de stad Plovdiv is de afgelopen 130 jaar meer dan vertienvoudigd.
Ölüm cezalarının sayısı Freisler'in idaresi altında hızla artmıştır.Onder Freisler nam het aantal veroordelingen tot de doodstraf sterk toe.
Bu nedenle bu alanda üretim yapan firma sayısı da artmıştır.Het aantal organisatieadviesbureau voor deze branche is ook aan het toenemen.
İslam’ın etkisiyle önemi artmıştır.Tot slot is de invloed van de islam veel groter.
Bankacılık ve sigortacılık çalışmalarının önemi artmıştır.De bank- en verzekeringssector krijgen het zwaar te verduren.
Yine de motorun kullanılabilirliği artmıştı.De motor bleek echter correct te zijn.
Son zamanlarda Baltık Denizinin ticari önemi artmış durumdadır.De handel met de Oostzee bleef zeer belangrijk.
LH/FSH oranı artmıştır.Cees Hetty Verhoogt ...
Zamanla bu kale yanında yerleşimler artmış ve şehir oluşmaya başlamış.Aan de voet van het kasteel kwamen mensen wonen en zo ontstond de stad.
2001 ile 2005 yılları arasında aracın satışları giderek artmıştır.Kijkcijfers bleven stijgen gedurende 2000 tot en met 2001.
Sanayi üretimi artmıştır.De maïsproductie is wel gestegen.
Ayrıca bu bölgede 2000 yılından sonra 5 yaşından küçük çocukların sayısı %32 artmıştır.Sinds 2000 is het aantal kinderen onder de vijf jaar in Manhattan met 32% gestegen.
Erdal Bakkal'ın ticari hırsı zamanla artmıştır.Van Buurens passie voor mixen bleef groeien.
Tarikatlar ve cemaatlerin sayısı artmıştır.Het aantal premières en komedies steeg.
Film gösterime girdikten sonra bu marka arabaya olan ilgi daha da artmıştır.Na het verschijnen van de film Fanfare nam het toerisme sterk toe.
Buna ek olarak, Kudüs’te Yahudi yerleşimcilerin sayısı artmıştır.Skutkiem tego w Judei tylko wzrosła liczba rozbójników.
W kelimelerinin bitleri arasındaki karıştırma işlemleri SHA-1'e kıyasla büyük oranda artmıştır.Zauważmy wielki wzrost mieszania bitów w słowa w stosunku do SHA-1.
Aerobiğin ünü önemli derecede artmıştır.Aerodynamika stała się bardzo ważna.
Her yıl Novi Sad'a gelen turist sayısı 2000 yılından itibaren giderek artmıştır.Od 2000 roku liczba turystów przyjeżdżających do Nowego Sadu ciągle wzrastała.
Sertlik daha da artmıştır (özellikle bateride).Zaskakująco (w stosunku do wielkości) cichy.
2007 yılında Rusya'da toplam gişe geliri 565.000.000$ ile önceki yıla göre %37 artmıştır.Dochody z kinematografii wyniosły w 2007 roku 565 mln USD, o 37% więcej niż w roku poprzednim.
Yalnız 1996 yılında Dikmen'de de göç artmıştır.Dopiero w 1996 zaczyna się wzniesienie po szczeblach.
Sonny‘nin zamanla uyuşturucu işine girme isteği artmıştır.W czasie nowicjatu dokuczał Sonei.
Savaş sonrasında tarıma yönelmeyi zorunlu kılan bu durum sonucunda tarımsal üretim hızla artmıştır.W związku z upaństwowieniem gospodarki po wojnie to pojęcie stało się zbędne.
Sonraki sürümlerde bu sayı artmıştır.W późniejszym okresie ta liczba jeszcze wzrosła.
Ayrıca bu bölgede 2000 yılından sonra 5 yaşından küçük çocukların sayısı %32 artmıştır.Od 2000 roku liczba dzieci w wieku poniżej 5 lat, które mieszkają na Manhattanie, wzrosła o ponad 32%.
Bu dönemde mevlevihaneye gelen kişi sayısı artış göstermiş ve çalışan sayısı artmıştı.Po tej demonstracji liczba członków wzrosła, pracy także przybywało.
1990'dan itibaren BTT çalışmalarında AAT'nin önemi giderek artmıştır.W połowie lat 90. pojawił się, trwający do dziś, gwałtowny wzrost zainteresowania badaniami BCI.
Son 20 yılda nüfusu 600 kişi artmıştır.W latach osiemdziesiątych XIX w. liczba mieszkańców wzrosła do 600.
Cumartesi 23.00'e geçmesiyle birlikte reytingleri biraz artmıştır.30 marca o godzinie dziewiętnastej, tuż po podniesieniu kurtyny wybuchła wrzawa.
Bununla birlikte şehrin üretimi artmış yeni iletişim bilgi ağları gelişmiştir.Do produkcji nowej generacji komputerów zakupiono za granicą najnowocześniejsze linie produkcyjne.
JTS motorlarda motor gücü ve torku artmıştır.Mechanik Hicks maksymalnie zwiększył moc silników.
Her şeyden önce Ural’lardaki silah fabrikalarının üretimleri artmıştı.Znajdowały się tutaj warsztaty produkujące broń dla potrzeb członków Hagany.
O zamandan beri yeni yerleşim mahallelerinin sayısı giderek artmıştır.Od tego czasu znaczenie tego ośrodka miejskiego wzrosło.
Plüton'un genel kırmızılığı da 2000 ve 2002 yılları arasında önemli ölçüde artmıştır.Plutos generella rödhet har också ökat betydligt mellan 2000 och 2002.
O zaman beri katılımcıların sayısı gittikçe artmıştır.Sedan dess har antalet deltagare stigit markant.
Sertlik daha da artmıştır (özellikle bateride).Det högsta väsendet (Gud).
Böylece halkın gerçek geliri % 40 oranında daha artmış oldu.Honor av samma population är upp till 40 procent lättare.
Petén bölgesinin bu dönemde etkinliği artmış iki önemli merkezi Uaxactún ve Tikal’dir.De två viktigaste centra i Peten-området var Uaxactun och Tikal.
Bu sistemde hem kalite artmış oluyor hem de zamandan ve paradan büyük ölçüde tasarruf sağlanıyordu.Med det nya systemet blev det en stor inbesparing av tid och pengar.
Bu durumun sonucu olarak açık erişimli makale sayısı o dönemde %900 oranında artmış oldu.Det är dock en överdriven siffra eftersom strejken då skulle ha berört 90% av yrket som helhet.