artmış ile cümle

artmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Susan B. Antony’nin derneğin başkanı seçilmesiyle kadınları seçim hakkı konusundaki çabalar artmıştır.Da quel momento in poi, Susan B. Anthony prese il posto d'onore tra la maggioranza delle suffragette.
Ayrıca, İsrail'den gelen turist sayısı önemli ölçüde artmıştır - % 55 oranında.In Israele si adottano le percentuali, la sufficienza parte dal 55%.
Metropol nüfusu sadece 30 yıl içinde dört kat artmıştır.Pedara ha, di conseguenza, visto quadruplicare il proprio numero di abitanti nell'arco di soli 30 anni.
Ayrıca, İsrail'den gelen turist sayısı önemli ölçüde artmıştır - % 55 oranında.Существенно возросло также количество посетителей из Израиля — на 55 %.
2016 yılında, ülke genelinde 24 saat seyahat eden turist sayısı %19 artmıştır.В 2016 году число туристов, задерживающихся в стране более чем на 24 часа, возросло на 19 %.
Her iki ülkenin yerleşimcileri arasındaki gerilim 1879 yılında patlak veren Pasifik Savaşı'na kadar artmıştır.Разногласия между новыми поселенцами от обеих стран росли до 1879 г., когда началась Тихоокеанская Война.
Sertlik daha da artmıştır (özellikle bateride).Винета, точнее Юмнета (нем.
Mapplethorpe'un HIV virüsüne yakalandığı öğrenildiğinde, fotoğraflarının maddi değeri oldukça artmıştır.Когда стало известно, что Мэпплторп болен СПИДом, цена его фотографий резко возросла.
Kafa içi basınç sıklıkla artmıştır.Иногда может повышаться внутриглазное давление.
1954 yılında 8.171 kişi olan İsrail'e göç rakamı 1955'te 24.994'e fırlamış, 1956'da daha da artmıştır.В результате эмиграция выросла с 8171 человек в 1954 году до 24 994 в 1955 и ещё более усилилась в 1956.
Fabrikalarda grevler artmıştı.Забастовали рабочие ряда заводов.
Halklar arası ticaret artmıştır.Усилился товарообмен.
O zaman beri katılımcıların sayısı gittikçe artmıştır.С тех пор количество стран-участниц постоянно росло.
1940'lı ve 50'li yıllarda Azerbaycan'da heykellerin yaygınlığı artmıştır.Столица Азербайджана к 1950-м годам увеличился территориально и численно.
Ancak, toplam faktör verimliliği çok az artmıştı.Но в целом эффект от этих улучшений был минимален.
Yağış miktarı artmış, sıcaklıklar düşmüştü.Там температура ниже, осадков больше.
1955 yılı sonbaharında, şehirdeki gerginlik ve huzursuzluk iyice artmıştı.Летом 1955 года напряжённость в Марокко ещё более усиливалась.
Böylelikle o dönemde firarlar artmıştır.В процессе удлинения гласные верхнего подъёма понижались.
Bu yolla büyük dosyaların aktarılma yeteneği artmış olur.Очевидно, это приведёт к увеличению размера файла.
Nüfus oranı hiç azalmamış, tam aksine sürekli artmıştır.Их число увеличивается, но не постоянно.
Film gösterime girdikten sonra bu marka arabaya olan ilgi daha da artmıştır.После проката этого фильма интерес к проекту значительно вырос.
Yeryüzünde yaşam başladığından bu yana Güneş'in sağladığı enerji %25 - %30 artmıştır.За время существования жизни на Земле интенсивность солнечной радиации выросла на 25 %.
Bölgede depremler artmıştır.Землячество Ростовчан.
Vezirlerin sayısı artmıştır.Возрастало количество чифтликов.
Bağımsızlık baskısı 1980'den sonra Yugoslavya başkanı Josip Broz Tito'nun ölümünden sonra artmıştır.Путь к выходу из кризиса ускорился после смерти Иосипа Броз Тито в 1980 году.
Ulaşım konforu uluslararası yol niteliğinde olduğundan oldukça artmıştır.Объём пассажирских перевозок на международных линиях растёт стабильно быстрее, чем на внутренних.
Sayılar 2009'a kıyasla %19 artmıştı.Прирост с 2009 года составлил 49 %.
Yabancı sermaye kaynakları da artmıştır.Были также увеличены налоги на доходы иностранных компаний.
Böylece halkın gerçek geliri % 40 oranında daha artmış oldu.Реальные доходы населения выросли на одну треть.
Proto-onkogen ise mutasyonlar veya artmış gen ekspresyonu nedeniyle onkogene dönüşebilen, normal genlerdir.Протоонкоген — это обычный ген, который может стать онкогеном из-за мутаций или повышения экспрессии.
Bu nedenle İngiliz gemileriyle taşınan köle sayısı dramatik bir şekilde artmıştır.Размеры кораблей по сравнению с Британским заказом были несколько увеличены.
Kırışıklıkları azalmış, dinçleşmiş hatta cinsel iştahı da artmıştır.Увеличение веса, увеличение или снижение аппетита.
Bu sayı 1993 yılından beri yaklaşık iki kat artmıştır.В 2006 году эта цифра увеличилась более чем в 3 раза.
İki ikiz arasındaki artmış odaklı iletişim onları çevreleyen sosyal çevreyle yalıtılabilir.وقد تؤدي زيادة التركيز على التواصل بين التوأمين إلى انعزالهم عن البيئة الاجتماعية المحيطة بهم.
1970'lerde başarılı kemoterapi rejimleri geliştirilmesiyle tedavi şansları artmıştır.في السبعينات، تم تطوير أنظمة العلاج الكيميائي الناجحة.
Metropol nüfusu sadece 30 yıl içinde dört kat artmıştır.وتضاعف سكان المنطقة الحضرية أكثر من أربع مرات خلال 30 عامًا فقط.
Ankara hatlarındaki yolcu sayısı %65 artmış, doluluk oranları %85 seviyelerine gelmiştir.ارتفع عدد الركاب بنسبة 65٪ في أنقرة، وبلغ عامل الحمولة مستوى 85٪.
Deniz geçidinin önemi Süveyş Kanalının açılması ile daha da artmıştır.ازدادت أهمية السويس، بعد افتتاح القناة البحرية.
İskenderun'un nüfusu 1950-1980 yılları arasında %274 oranında artmıştır.ازداد عدد السكان إسكندرونة بنسمة 276% بين عام 1950-1980.
Periodontal hastalık ve diş kaybı, erkek hastalarda artmış kanser riskiyle bağlantılıdır.ترتبط أمراض دواعم السّن وفقدان الأسنان، مع زيادة خطر الإصابة بالسرطان وخاصة للمرضى الذكور.
Protesto gösterileri iyici artmıştır.كانت ردود فعل المتظاهرين سلبية تماما.
2007 yılında, Batıkent'te bulunan gayrimenkullerin fiyatı ortalama ayda %10 artmıştır.ارتفاع تداول العقارات في الكويت بنسبة 10 % خلال مايو.
İslam’ın etkisiyle önemi artmıştır.العفَة, وذلك بتأثير الإسلام .
Nitekim kısa süre sonra sultan ve ümera arasında gerginlikler ve rahatsızlıklar artmıştır.وفيما بعد ازدادت التوتّرات بين منتظری وبين النظام.
O zamandan beri, çiçilakilerin popülerliği artmıştır.ومنذ ذلك الحين ، أصبحت رياض الأطفال في الغابات أكثر شعبية.
Çin'de büyük oranda gelir eşitsizliği mevcuttur; bu özellikle son on yıllarda artmıştır.لمن المجتمع هنا تغيّر، خاصة في السنوات العشر الأخيرة.
2002'ye kadar nüfus artmış, 2002'den, 2004'e kadar düşmüştür ve 2004'ten, 2009'a kadar artış olmuştur.وهو الذي كانت نسبته على ارتفاع منذ أواسط التسعينات، قد انخفض من 113 في عام 2002، ليصبح أقل من 50 في عام 2004.
Deneyimsiz bu sultanların döneminde devlet ileri gelenlerinin nüfuzu giderek artmıştır.مع تزايد التهديدات الخارجية، تزداد قدرات الدولة الاستخراجية.
Diastema, iki diş arasındaki artmış mesafe veya boşluktur.وجود فجوة أو مسافة بين اثنين من الأسنان الأمامية السفلية.
1985-2005 yılları arasında kent nüfusu %45 artmıştır.وفي الفترة ما بين عامي 1985-1986 انخفضت النسبة إلى 40 بالمائة.
Yabancı sermaye kaynakları da artmıştır.As fontes de capital estrangeiro também aumentaram.
Plüton'un genel kırmızılığı da 2000 ve 2002 yılları arasında önemli ölçüde artmıştır.A vermelhidão geral de Plutão também aumentou consideravelmente, entre 2000 e 2002.
Diastema, iki diş arasındaki artmış mesafe veya boşluktur.Diastema é uma lacuna ou espaço entre dois dentes.
O zamandan beri, çiçilakilerin popülerliği artmıştır.Rapidamente a popularidade das flores aumentou.
W kelimelerinin bitleri arasındaki karıştırma işlemleri SHA-1'e kıyasla büyük oranda artmıştır.Note o grande acréscimo na mistura entre bits das w palavras em comparação com SHA-1.
Septimius Severus'un saltanatından beri, güneş tapınımı tüm imparatorlukğun her yerinde artmıştı.Desde o reino de Septímio Severo, a veneração do sol tinha crescido no império.
2004 ile 2008 arasındaki dönemde tekstil sektörüne yapılan toplam yatırım 27 milyar dolar artmıştır.Durante o período de 2004 a 2008, o investimento total ascendeu a 27.000 milhões de dólares.
O zaman beri katılımcıların sayısı gittikçe artmıştır.E o número de participantes passou a aumentar daí em diante.
Sertlik daha da artmıştır (özellikle bateride).Sobre, acima de (sem haver contato).
Kamu-siyasal programlar artmış ve eğlence programları yeni bir form tanıttı birlikte.Junto com o aumento programas público-políticas e introduziu uma nova forma de programas de entretenimento.

İlgili Sayfalar