artmış ile cümle
artmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu nedenle İmparator Leo'nun gözünde Basiliscus'un değeri artmıştır.Basiliscus's value rose in Leo's consideration.
2006'da kızı Lara'nın ölümünden sonra problemleri daha da artmıştı.After the death of his daughter Lara in 2006, he struggled to cope with the loss.
Şirket cirosunun 1998'de 120 milyondan, 2006 yılına kadar 520 milyon Danimarka kronu artmıştır.The company has increased its turnover from 120 million in 1998 to 520 million DKK in 2006.
Uçakların performansı arttıkça zorluklar da artmıştır.The difficulties increased as aircraft performance improved.
Bununla beraber Avrupa sermayesinin etkinliği artmıştır.At the same time the income of the society increased.
Son 10 yıl içinde nüfus 16.3% oranında artmıştır.Over the last 10 years the population has grown at a rate of 16.3%.
Buna ek olarak, Kudüs’te Yahudi yerleşimcilerin sayısı artmıştır.In addition, increasing numbers of Jewish immigrants chose to settle in Jerusalem.
Potifar'ın evinin de bereketi artmıştı.The keeper's house was also destroyed.
Son yıllarda, mağazalarda, Black Friday gününde, aşırı kalabalıktan dolayı kaza oranı artmıştır.There have been reports of violence occurring between shoppers on Black Friday.
Tarikatlar ve cemaatlerin sayısı artmıştır.The number of units and structures was greatly increased.
On dokuzuncu yüzyılda bu merkezlerin sayısı artmış, imkanları gelişmiştir.The drink traffic in the nineteenth century, its growth and influence.
1782 yılında, yaptığı tablonun Kraliyet Sanat Akademisi’nde sergilenmesiyle şöhreti artmıştır.In 1884 he successfully exhibited his painting Too Late at the Royal Academy.
Rusların ilk safları yarıldı fakat Osmanlı kaybı çok artmıştı ve Rusların gücü çok fazlaydı.Russian artillery suffered some losses, but its superiority was evident.
Dünya çapında bir pop yıldızı olmaya başladığı için özgüveni artmıştı.Since then she has become a leading pop star in the region.
1908'de İkinci Meşrutiyet'in ilânından sonra bu yayınlardaki hareketlilik daha da artmıştır.After the 1968 Tet offensive, this latter approach was given much more emphasis.
Son yıllarda betonarma yeni evlerin de yapılmasıyla kış nüfusu bir miktar daha artmıştır.In the winter, larger houses were built.
Aerobiğin ünü önemli derecede artmıştır.Aircraft efficiency increases with height.
Kafa içi basınç sıklıkla artmıştır.Pressure head is increased.
Fakat daha sonra kadın santral görevlisi istihdamı artmıştır.Recently, the 'admission officer system' is on the increase.
İslami demokrasi talepleri artmıştır.Canada's immigration rate rises.
Kentlerde ise nüfus yoğunluğu artmış ve daha karmaşık bir organizasyona ihtiyaç duyulmuştur.Still, working in an urban setting and a more complex society raises new issues.
Kent nüfusu 1950’lere kadar çok yavaş biçimde artmıştır.The population grew slowly until 1935.
2008 yılında ise köyün nüfusu genelin aksine artmıştır.Indeed, in 2008, the world's urban population surpassed its rural population.
II. Dünya Savaşı sırasında özellikle İran sınırında kaçakçılık olayları artmıştı.Just before the Iraq War it was part of the II Corps, on the Iranian border.
Bu işlem, mali bunalım dönemlerinde gerçekleşmiştir ve 17. yüzyılda artmıştır.The practice existed in the Pagan period but had died out by the 17th century.
Nüfus 2010 sayımına göre %2.3 artmıştır. .In 2010, the rate was 2.3.
Öyleyse, bu açıdan bakarsak, işbirlikçi tüketim gerçekten de artmış.So, in that respect, cooperative consumerism has really taken off.
Beklenen yaşam süresi durmadan artmış.The first thing they ask us to do is to make a scatter plot of the data.
Ve her seferinde 4 artmışAnd then we increment it by 4 each time.
Akan suların miktarı artmıştır.The flows have increased.
Ameliyatların sayısı, dünyada, çok artmıştı, ama güvenliği değil.The volume of surgery had spread around the world, but the safety of surgery had not.
Şimdi 4 Dolar. Elektriğin fiyatı da artmış durumda.The price of electricity is up.\
Üretim %20 artmıştı.The production was up 20 percent.
Teşekkürler Film çektiğin için seni tanıyanların sayısı epey bir artmıştır herhalde?Now are you getting recognized a lot now that you've done the movie?
Tabii ki de gelir artmış olabilir.Incomes go up.
Yüzde kaç oranla mevcut ev miktarı artmış?What percentage did the housing stock increase by?
Arzımız %6 oranında artmış.The supply of homes went up by 6%.
Popülasyon artışına bakarsak, o da çok minimal bir oranda artmış.Income went down.
Gerçekte ziyaret ile etkinleştirme arasındaki dönüşüm oranı artmış olabilir.If in fact, your conversion rate between acquisition activation could be increased.
Neden Seol'un sevdiği yiyeceklerin fiyatı artmış sanki?I bought only things that Seol likes.
Onlarda artmış enfeksiyon riski ve kanser riski vardır.They have an increased risk of infection, an increased risk of malignancy.
Aslına bakarsan sadece birkaç bir şey artmıştı yemeklerden değil mi?Actually they were very few leftovers of anything, right?
Eğer yağış miktarına bakacak olursanız, zaten yüzde 20 artmıştı.If you look at rainfall, it was already up 20 percent at that time.
Sonuç olarak, BM'nin faydasızlığı gittikçe artmıştır.Consequently, UN's inefficiency has been on the rise.
Ve dinsel dogmalardan kurtulursak, tekamülü artmış bir tinselliği amaçlayabileceğimize de.And that we can aim for much higher spirituality if we get rid of the religious dogmas.
Ana para ve %10 fazlası Parası %10 artmış.Her original amount that she put into the account plus 10% of the original amount.
Kahramanımız 1,83 m uzunluktan 5,49 m uzunluğa eriştiğinde, boyu üç kat artmış olur.When our hero expands from 6 feet tall to 18 feet tall, his height triples.
Ama web'de, bu üç dişli artmış olacaktır.But on the web, all three dials are ratcheted right up.
Ve o öldüğünde, bağımlılık artmıştır.And when he died, the devotion increased.
Demokrasinin yaygınlaşmasıyla eşitsizlik artmış halde.The spread of democracy now is very much accompanied by the increase in inequality.
Bu durumda bir kişi zarı attı diyelim, 3 gelme olasılığı artmış olur.You know, someone's handed it down so it's more likely to have a 3 or something.
Hem daha üstün ve daha hayırlı, mükâfatı kat kat artmış olarak! Allah’tan af dileyin.And seek Forgiveness of Allah.
Hem daha üstün ve daha hayırlı, mükâfatı kat kat artmış olarak!And seek forgiveness of Allah.
Sırbistan'ın gidişatının iyi olduğunu düşünenlerin sayısı da artmış durumda.The number of those who think that Serbia is on a good course has also increased.
BH'deki yabancı turist sayısı 2006 yılında %17,7 oranında artmıştı.The number of foreign tourists in BiH was up by 17.7% in 2006.
ABD'li bakan, "Bu yılın başından bu yana, aramızdaki ticaret %50'den fazla artmıştır."So far this year, trade between us is up more than 50%.
Yine de, Türkiye'deki pek çok Kürt'ün umutları ve beklentileri artmış durumda.Yet the hopes and expectations of many Kurds in Turkey have been lifted.
Polt'a göre, Belgrad ile ABD arasındaki işbirliği de artmış durumda.According to Polt, co-operation between Belgrade and the United States has also increased.
Buğdayın fiyatı artmıştır.The price of wheat went up.
Balkanlarda Türk nüfusu artmış, Türk kültürü yayılmıştır.[4][daha iyi kaynak gerekli]Amount of Turkish people living in Balkans raised.[…]