artmış ile cümle
artmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu da şudur ki aldığınız her nefeste gaz molekülleri yoğunluğu artmıştır.Y el efecto de esa presión es que aumenta la densidad de moléculas de gas con cada inhalación.
Bu da şudur ki aldığınız her nefeste gaz molekülleri yoğunluğu artmıştır.Zatem wraz z ciśnieniem wzrasta zagęszczenie molekuł gazu w każdym naszym wdechu.
Bu da şudur ki aldığınız her nefeste gaz molekülleri yoğunluğu artmıştır.Και η επίπτωση της πίεσης είναι η αυξημένη πυκνότητα των αέριων μορίων που εισπνέεις.
Bu da şudur ki aldığınız her nefeste gaz molekülleri yoğunluğu artmıştır.Ефектът от това налягане е, че имате повишена плътност от газови молекули всеки път, щом си поемете дъх.
Bu da şudur ki aldığınız her nefeste gaz molekülleri yoğunluğu artmıştır.І ефект цей полягає в тому, що щільність молекул газу підвищується з кожним вашим вдихом.
Bu da şudur ki aldığınız her nefeste gaz molekülleri yoğunluğu artmıştır.וההשפעה של הלחץ היא שיש יותר מולקולות דחוסות של גז בכל נשימה.
Bu da şudur ki aldığınız her nefeste gaz molekülleri yoğunluğu artmıştır.وتأثير هذا الظغط هو أن لديك زيادة كثافة جزيئات الغاز في كل نفس تأخذه.
Bu da şudur ki aldığınız her nefeste gaz molekülleri yoğunluğu artmıştır.気体分子の密度が高まっていきます 時間が経つにつれ 気体分子は 血中や組織内に溶け
Bu durumda bir kişi zarı attı diyelim, 3 gelme olasılığı artmış olur.3か何かがもっと起こりやすくなっているとして。 この場合、この定義を使うことは出来ません。
Bu durumda bir kişi zarı attı diyelim, 3 gelme olasılığı artmış olur.Viete, niekto má vynesených to tak je pravdepodobnejšie mať 3, alebo tak niečo.
Bu durumda bir kişi zarı attı diyelim, 3 gelme olasılığı artmış olur.Víte, někdo řekne, že chce mít 3 nebo tak něco.
Bu durumda bir kişi zarı attı diyelim, 3 gelme olasılığı artmış olur.Você sabe, alguém entregou-a para baixo assim que é mais provável ter um 3 ou algo assim.
Bu durumda bir kişi zarı attı diyelim, 3 gelme olasılığı artmış olur.Vous savez, quelqu'un l'a truqué donc il est plus probable d'avoir un 3 par exemple.
Bu durumda bir kişi zarı attı diyelim, 3 gelme olasılığı artmış olur.Wiesz, ktoś Ci ją przekazał, i jest bardziej prawdopodobne, że wypadną 3 oczka lub coś innego.
Bu durumda bir kişi zarı attı diyelim, 3 gelme olasılığı artmış olur.Знаем, че някой го е предал насам, така че има вероятност да е налице една тройка или нещо подобно.
Buna karşın, Türkiye’de ele geçirilen miktar bu dönemde neredeyse üç kat artmıştır.A Törökországban lefoglalt mennyiség ezzel szemben közel háromszorosára nőtt ugyanebben az időszakban.
Buna karşın, Türkiye’de ele geçirilen miktar bu dönemde neredeyse üç kat artmıştır.Em contrapartida, a quantidade apreendida na Turquia quase triplicou durante
Buna karşın, Türkiye’de ele geçirilen miktar bu dönemde neredeyse üç kat artmıştır.En revanche, les volumes saisis en Turquie ont pratiquement triplé au cours de cette période.
Buna karşın, Türkiye’de ele geçirilen miktar bu dönemde neredeyse üç kat artmıştır.I modsætning hertil er den mængde, der er beslaglagt i Tyrkiet, næsten tredoblet i løbet af denne periode.
Buna karşın, Türkiye’de ele geçirilen miktar bu dönemde neredeyse üç kat artmıştır.În contrast, cantitatea capturată în Turcia a crescut de aproape trei ori în această perioadă.
Buna karşın, Türkiye’de ele geçirilen miktar bu dönemde neredeyse üç kat artmıştır.I Turkiet har däremot de beslagtagna mängderna nästan tredubblats under samma period.
Buna karşın, Türkiye’de ele geçirilen miktar bu dönemde neredeyse üç kat artmıştır.Na druhej strane, množstvo zadržané v Turecku sa počas rovnakého obdobia zvýšilo trojnásobne.
Buna karşın, Türkiye’de ele geçirilen miktar bu dönemde neredeyse üç kat artmıştır.Nasprotno pa se je količina, zasežena v Turčiji, v tem obdobju skoraj potrojila.
Buna karşın, Türkiye’de ele geçirilen miktar bu dönemde neredeyse üç kat artmıştır.Natomiast w tym samym okresie ilość skonfiskowana w Turcji wzrosła prawie 3-krotnie.
Buna karşın, Türkiye’de ele geçirilen miktar bu dönemde neredeyse üç kat artmıştır.Sitä vastoin Turkissa takavarikoitu määrä on lähes kolminkertaistunut samana aikana.
Burada sizin de gördüğünüz gidi, tüketici borcu önemli ölçüde artmıştır.A tu vidíte, spotrebiteľské dlhy dramaticky rástli.
Burada sizin de gördüğünüz gidi, tüketici borcu önemli ölçüde artmıştır.Como pueden ver ahí, la deuda privada aumentó estrepitosamente.
Burada sizin de gördüğünüz gidi, tüketici borcu önemli ölçüde artmıştır.En je kan zien dat de consumentenschulden de pan uitrezen.
Burada sizin de gördüğünüz gidi, tüketici borcu önemli ölçüde artmıştır.E potete vedere lì, il debito al consumo crebbe in modo spettacolare.
Burada sizin de gördüğünüz gidi, tüketici borcu önemli ölçüde artmıştır.Et vous pouvez voir ici que la dette des ménages a spectaculairement augmenté.
Burada sizin de gördüğünüz gidi, tüketici borcu önemli ölçüde artmıştır.Jak tutaj widzicie, zadłużenie konsumenckie drastycznie wzrosło.
Burada sizin de gördüğünüz gidi, tüketici borcu önemli ölçüde artmıştır.저기 소비자 부채가 급격히 느는 게 보이시죠.
Burada sizin de gördüğünüz gidi, tüketici borcu önemli ölçüde artmıştır.Och där kan du se, att konsumentskulden ökade dramatiskt.
Burada sizin de gördüğünüz gidi, tüketici borcu önemli ölçüde artmıştır.Si puteti vedea aici, datoriile de consum au crescut dramatic.
Burada sizin de gördüğünüz gidi, tüketici borcu önemli ölçüde artmıştır.Und Sie sehen, der Konsumentenkredit ist signifikant gestiegen.
Burada sizin de gördüğünüz gidi, tüketici borcu önemli ölçüde artmıştır.Και μπορείτε να δείτε εκεί, ότι το καταναλωτικό χρέος αυξήθηκε δραματικά.
Burada sizin de gördüğünüz gidi, tüketici borcu önemli ölçüde artmıştır.И можете да видите там, че потребителския дълг се увеличи драстично.
Burada sizin de gördüğünüz gidi, tüketici borcu önemli ölçüde artmıştır.И отсюда видно что потребительский заём стремительно вырос.
Burada sizin de gördüğünüz gidi, tüketici borcu önemli ölçüde artmıştır.וניתן לראות כאן, החוב של הצרכנים עלה באופן דרמטי.
Burada sizin de gördüğünüz gidi, tüketici borcu önemli ölçüde artmıştır.ويمكنكم أن تروا هناك، الديون الإستهلاكية إرتفعت بصورة غير عادية.
Burada sizin de gördüğünüz gidi, tüketici borcu önemli ölçüde artmıştır.金融危機の直前の3年間に渡って
Çenemi biraz daha sıkar, elimdeki demliği de çok az daha artmış intikam arzusuyla tutardım.Alors, je serrais un peu plus les mâchoires, je tenais ma cafetière d'un air un peu plus vengeur.
Demokrasinin yaygınlaşmasıyla eşitsizlik artmış halde.Actuellement, la progression de la démocratie s'accompagne d'une hausse des inégalités.
Demokrasinin yaygınlaşmasıyla eşitsizlik artmış halde.A demokrácia terjedése most együtt jár az egyenlőtlenség növekedésével.
Demokrasinin yaygınlaşmasıyla eşitsizlik artmış halde.A difusão da democracia é agora acompanhada pelo aumento da desigualdade.
Demokrasinin yaygınlaşmasıyla eşitsizlik artmış halde.De verspreiding van democratie gaat nu veel meer gepaard met een toename van de ongelijkheid.
Demokrasinin yaygınlaşmasıyla eşitsizlik artmış halde.현재 민주화의 확산은 불평등을 확산하면서 진행되고 있습니다.
Demokrasinin yaygınlaşmasıyla eşitsizlik artmış halde.La diffusione della democrazia va di pari passo con l'aumento delle disuguaglianze.
Demokrasinin yaygınlaşmasıyla eşitsizlik artmış halde.La propagación de la democracia se acompaña ahora del aumento de la desigualdad.
Demokrasinin yaygınlaşmasıyla eşitsizlik artmış halde.Răspândirea democraţiei acum e însoţită de creşterea inegalităţii.
Demokrasinin yaygınlaşmasıyla eşitsizlik artmış halde.Rozwojowi demokracji towarzyszy wzrost podziałów między ludźmi.
Demokrasinin yaygınlaşmasıyla eşitsizlik artmış halde.Sự lan tỏa của dân chủ gắn liền với gia tăng bất công.
Demokrasinin yaygınlaşmasıyla eşitsizlik artmış halde.Udbredelsen af demokrati er i høj grad forbundet med stigninger i ulighed.
Demokrasinin yaygınlaşmasıyla eşitsizlik artmış halde.Verbreitung der Demokratie heißt heutzutage Anstieg der Ungleichheit.
Demokrasinin yaygınlaşmasıyla eşitsizlik artmış halde.Η εξάπλωση της δημοκρατίας τώρα συνοδεύεται κατά πολύ από την αύξηση της ανισότητας.
Demokrasinin yaygınlaşmasıyla eşitsizlik artmış halde.Поширення демократії супроводжується значним збільшенням нерівності.
Demokrasinin yaygınlaşmasıyla eşitsizlik artmış halde.Разпространението на демокрацията се съпровожда с увеличение на неравенството.
Demokrasinin yaygınlaşmasıyla eşitsizlik artmış halde.Распространение демократии очень даже ведёт к увеличению неравенства.
Demokrasinin yaygınlaşmasıyla eşitsizlik artmış halde.התפשטות הדמוקרטיה מלווה במידה רבה בגידול באי השוויון.
Demokrasinin yaygınlaşmasıyla eşitsizlik artmış halde.فانتشار الديمقراطية الآن غالبا ما تصحبه زيادة في عدم المساواة.