artmış ile cümle

artmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
1990'dan itibaren BTT çalışmalarında AAT'nin önemi giderek artmıştır.1990년대부터 TVB의 시청률이 높아지면서 ATV의 경영상태의 악화는 심각일로에 다다른다.
Liman olarak önemi 1859'da Süveyş Kanalı'nın açılmasından sonra artmıştır.חשיבותה כנמל גדלה לאחר שתעלת סואץ נפתחה ב-1859.
Son yıllarda kırsal arazilerde zeytin yetiştiriciliği de artmıştır.בשנים האחרונות התרחבה גם תעשיית גידול עצי זית באזור.
2001 ile 2005 yılları arasında aracın satışları giderek artmıştır.הרכב נמכר בין השנים 2009-2003.
O zaman beri katılımcıların sayısı gittikçe artmıştır.במשך השנים גדלה כמות המשתתפים בצעדה.
Sonraki sürümlerde bu sayı artmıştır.בשנים הבאות גדל המספר הזה בהתמדה.
O zaman beri katılımcıların sayısı gittikçe artmıştır.Впоследствие броят на участниците нараства.
Dışarıya göç son yıllarda artmıştır.Горната граница спада с годините.
Üniversite mezunu sayısı artmıştır.Повишават се учителските заплати.
It's a Shame about Ray (1992) albümüyle popüleritesi artmıştır.Става популярна с втория си албум Watermark (1988).
Bu nedenle köyde hayvancılığın önemi giderek artmıştır.Поради тази причина числеността на птиците в континента не нараства значително.
Popülasyon azaldıkça üreme performansı görece artmıştır.В края на живота му неговата продуктивност значително намалява.
O zamandan beri, çiçilakilerin popülerliği artmıştır.Оттогава изобилието от цветя се обогатява непрекъснато.
1986’daki Çernobil Kazası sonrasında nükleer güç kurulumuna karşıtlık artmıştır.Аварията в Чернобил през 1986 година, поставя под сериозен въпрос ядрената безопасност.
1935-1970 arasında %92 artan nüfus, 1970-2011 arasında %306 artmıştır.Населението се е увеличило с 235% между 2001 и 2009 година на 30 000 жители.
1782 yılında, yaptığı tablonun Kraliyet Sanat Akademisi’nde sergilenmesiyle şöhreti artmıştır.През 1842 г. започва да излага картините си в Кралската академия по изкуствата.
Savaştan sonraki ilk yıldan itibaren son yüzyılda nüfus yavaş yavaş artmıştır.През първите години след войната ръстът на населението е приблизително.
Son 5 yıldır ceviz yetiştiriciliğine önem artmıştır.Повече от 30 години се грижи за осиротели животни.
Son zamanlarda Baltık Denizinin ticari önemi artmış durumdadır.U zadnjim godinama trgovina na Baltičkome moru dobila je na značenju.
1970'lerde başarılı kemoterapi rejimleri geliştirilmesiyle tedavi şansları artmıştır.Uspješni kemoterapijski režimi razvijeni su 1970-ih godina.
O zamandan beri, çiçilakilerin popülerliği artmıştır.Od tada su dinosauri popularni.
İslam’ın etkisiyle önemi artmıştır.Raste utjecaj muslimanskog ekstremizma.
Daha sonraları ABD işgali sırasında popülerliği artmıştır.Nakon toga je rastao broj pobačaja u SAD-u.
İslam’ın etkisiyle önemi artmıştır.Nemenej významnou vzhľadom na vplyv islamu zostáva filozofia náboženstva.
Yabancı sermaye kaynakları da artmıştır.Bol tiež zaznamenaný zvýšený pohyb vízových cudzincov.
Sonny‘nin zamanla uyuşturucu işine girme isteği artmıştır.Ich dlhotrvajúci spor vyústi Sonnyho samovraždou.
2001 ile 2005 yılları arasında aracın satışları giderek artmıştır.Medzi rokmi 2000 a 2005 počet vyprodukovaných filmov opäť postupne rástol.
Sarıçam'ınn nüfusu 2017 yılında % 4,52 artmıştır.V Nigérii sa od roku 1975 miera urbanizácie zdvojnásobila na 43,3 %.
1970'lerde başarılı kemoterapi rejimleri geliştirilmesiyle tedavi şansları artmıştır.V 70. letih so razvili uspešne kemoterapevtske režime.
Son yıllarda seracılığın gelişmesiyle köyde sebze üretimi önemli oranda artmıştır.V zadnjih letih je pridobivanje vina na območju ob reki Oranje pridobilo pomen.
Üniversite mezunu sayısı artmıştır.Širi se visokošolsko izobraževanje.
Zamanla sayıları artmış ve 15. yüzyılda Edirne'deki Darülhadis en önde gelen medrese konumuna gelmiştir.Posesti mesta Cremone so bile v zgodnjem petnajstem stoletju večje od današnje pokrajine Cremona.
Geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır, özellikle son yıllarda büyükbaş hayvan sayısı oldukça artmıştır.Poljedelstvo in živinoreja sta samooskrbni, število prebivalcev pa v zadnjih desetljetjih narašča.
16. yüzyılda bilim öğretimi ve bilimsel eserlerin yazılışı dikkate değer biçimde artmıştır.Po Evropi se je od 16. stoletja dalje širilo znanstveno in umetniško delovanje po vzoru italijanskih akademij.
Dışarıya göç son yıllarda artmıştır.Z leti se je raven kopna zvišala.
Bu nedenle köyde hayvancılığın önemi giderek artmıştır.Einant į šiaurę gyvulininkystės svarba didėja.
Bu faaliyetler sonucunda buğday üretimi artmıştır.Taip darant, buvo prašoma padidinti javų derlių.
Ayrıca yaşadıkları bölgelerin ortalama sıcaklıkları da artmıştır.Labiau išauga ir virš jo esančio oro temperatūra.
Günümüzde bilgi artış hızı mükemmel derecede artmıştır.Duomenų kiekiai dabartiniame pasaulyje auga milžinišku tempu.
III. yüzyılda bölgede Hristiyan sayısı artmıştır.Nuo III a. mieste plito krikščionybė.
Bunun yanı sıra yakıtın yoğunluğu da artmış olur.Taip pat bus pagerintas kuro efektyvumas.
Erdal Bakkal'ın ticari hırsı zamanla artmıştır.Kalachario pusdykumėje iki šiol auga savaime.
1995 yılının sonuna kadar bu rakam iki katından fazla artmıştı.Šie rodikliai per paskutinį amžiaus ketvirtį padidėjo daugiau nei dvigubai.
Ayrıca bu bölgede 2000 yılından sonra 5 yaşından küçük çocukların sayısı %32 artmıştır.Aastast 2000 on selles linnaosas elavate alla 5 aasta vanuste laste arv kasvanud rohkem kui 32%.
Son yıllarda arıcılıkta artmıştır.Olen olnud viimastel päevadel kõrges palavikus.
World Wide Web (WWW)) bilinirliği iyice artmıştı.Võeti kasutusele väljend WWW (World Wide Web).
Aktif kullanıcıların sayısı 2013'ten bu yana belirgin bir şekilde artmıştır.Kasutajate arv on alates 1990-ndatest tähelepanuväärselt suurenenud.
Sonny‘nin zamanla uyuşturucu işine girme isteği artmıştır.Veel enne, kui Sonjast iluuisutaja sai, oli ta tegelenud suusatamisega.
İnsan türünün orataya çıkmasından sonra, türlerin yok olma hızı, insanların etkinliği oranında artmıştır.Enamus eksperte nõustuvad, et inimtegevus on kiirendanud liikide väljasuremise kiirust.
O zamandan beri yeni yerleşim mahallelerinin sayısı giderek artmıştır.Sellest ajast peale on elanike arv jälle märgatavalt kasvanud.
1985-2005 yılları arasında kent nüfusu %45 artmıştır.Aastatel 1988–2007 on tema arvukus vähenenud umbes 55%.
Nitekim kısa süre sonra sultan ve ümera arasında gerginlikler ve rahatsızlıklar artmıştır.Ultimaatum kasvatas veelgi pingeid ja kartusi tolleaegses Euroopas.
1995 yılının sonuna kadar bu rakam iki katından fazla artmıştı.Aasta lõpuks oli see arv kasvanud kahekordseks.
Kadınlar için fırsatlar artmıştır.Mai on eesti naisenimi.
Bunun yanı sıra yakıtın yoğunluğu da artmış olur.Lisaks temperatuuri vähenemisele suureneb ka tuumkütuse tihedus.
1996-2004 arası, kent nüfusu %4.9 artmıştır - bu İngiltere'deki en yüksek 10. nüfus artışıdır.Aastatel 2001–2011 kasvas Austria rahvaarv 4,6% võrra, mis on viimaste kümnendite suurim tõus.
Yine de motorun kullanılabilirliği artmıştı.Mootor tuli nii hea välja, et kasutatakse siiani.
İskenderun'un nüfusu 1950-1980 yılları arasında %274 oranında artmıştır.Sellest hoolimata kasvas India rahvaarv 1960.–1970. aastate jooksul 25%.
%15 artmış olmakla beraber, diğer veriler bu artış eğilimine kuşku düşürmektedir.Figur 3: Tendenser i det seneste års prævalens af cannabisbrug blandt unge voksne (15-34 år)
%15 artmış olmakla beraber, diğer veriler bu artış eğilimine kuşku düşürmektedir.Z osob ve věku 15–64 let, které někdy užily konopí, tak pouze 30 % učinilo v posledním roce (58).

İlgili Sayfalar