Ana içeriğe geç
Sözlük

artar ile cümle

artar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Gaganın uzunluğu 50 gün boyunca doğrusal olarak artar.كما يذداد طول المنقار على مدار 50 يوم.
Ne kadar bulut büzüşürse, sıcaklık o kadar artar.كلما ازداد تقلص السحابة كلما ازدادت درجة حرارتها.
Boğazın derinliği Norveç sahillerine doğru artar.يقل عرضه عند مضيق دوفر، ويبلغ أقصى عمق له عند سواحل النرويج.
Bu durumda ekonomideki işsizlik oranı artarken fiyatlar da hızla yükselmektedir.لكن بالطبع خلال فترة الكساد الاقتصادي الكبير تشهد الأجور والأسعار هبوطا كبيرا.
Bu oran kedilerin toplu yaşadığı yerlerde daha da artar.ويكثر وجود هذا الصرصور في الأماكن التي يسكنها البشر.
Parlaklığı 1.000 ile 100.000 kat arası artar.بذلك تنشأ أعداد من 0000 إلى 1001 .
Çiftin şüphesi artar.سهرة خلافات زوجية.
Kısacası, sıcaklık artarsa basınç azalır.إذا انخفض الضغط الجوي انخفضت درجة الحرارة.
Seyreltiklik, sınırsız olarak artarsa, iyonlaşma da tam olur.في تمزق غير مكتمل، الصفاق لا يزال سليم .
Bu yoğunlaşma neticesinde karakterin fiziksel eylemleri ile birlikte gerilimin şiddeti de artar.والدافع إلى الضرب يصاحبه هذا الشعور الذاتي بالقوة.
Birden tekrar kızgısı artar.De repente depositam a sua raiva.
Akciğer kanserinin görülme oranı yaşla artar, genelde 50-70 yaşlarında görülür.عمر المريضة يمكن أن يحدث سرطان المبيض في أي عمر ولكنه أكثر انتشارًا في العمر ما بين 50-60 عامًا.
Dediler: - Asitanenin masraflarından artarsa bizden kalır mı?فقال: هل أخذنا أموال الناس بغير حق فعلينا قضاؤها؟ فقال عمرو: ولا قيراط.
Mobil içerikte genelde WAP sitelerinden indirilen yeni yöntemler artarak kullanılmaktadır.لا يستفيد من حقن المياه عادة إلا محركات السيارات التي أُعيد ضبطها.
İşletme maliyetleri, uçuşun bakım maliyetleri ile bu rakam katlanarak artar.المسافات النسبية وطريقة النقل تجعل هذا الحساب معقدًا.
İlk birkaç haftada yavruların vücut ağırlığı hızla artar ve 45 gün içinde 3,4 kg'a ulaşır.O peso das crias aumenta rapidamente nas primeiras semanas chegando a ter 3,4 kg em 45 dias.
Görünümlerden/masivadan (appearances) uzaklaşıldığı ölçüde "Benliğin Lütfu" artar.Nãnã purãga yaú arama yawẽtu asuí purãga mĩgaú arama yuiri.
Kazanılan her sayıda oyuncunun puanı 15, 30, 40 ve oyun şeklinde artar.Cada game foi disputado em uma contagem de quatro pontos denominados 15, 30, 40 e game.
Dobby'nin Harry Potter'a büyük bir bağlılığı vardır, Harry onu özgür bıraktığında bu bağlılık daha da artar.Dobby ficou muito grato à Harry Potter e se tornou leal a ele para sempre.
Şiddet olayları artarken enflasyon oranı yüzde 600'ün üzerine çıktı.Após a promulgação, as denúncias de violência contra a mulher aumentou em 600%.
Bilen’in bu dönemde etkisi çok artar.O paciente é muito contagioso nesta fase.
T4 olarak artar.T4 é como A4.
Sayılar artarak verilirler ve özel bir anlam içermezler.Os números são atribuídos cronologicamente e não têm significação particular.
Kullanıcı Yandex.Launcher ile ne kadar çok etkileşime girerse yapılan önerilerin doğruluğu da o kadar artar.Quanto mais o usuário interagir com o Launcher, mais precisas serão as recomendações.
Gaganın uzunluğu 50 gün boyunca doğrusal olarak artar.O tamanho do bico aumenta linearmente durante cerca de 50 dias.
Cephe geçtikten sonra artarApós a instalação acesse en
Haliyle istekleri de artar.Ainda acende vossos desejos?
Matt'in gördüğü halüsinasyonlar artar ve evde garip olaylar gerçekleşir.Dennis percebe que desde que Toby apareceu, coisas estranhas têm acontecido na casa.
2010 yılında, HTC’nin sattığı telefon sayısı 2009 yılına göre %111 artarak 24,6 milyon adedin üzerine çıktı.Em 2010 a HTC vendeu por volta de 24.6 milhões de telefones móveis, um aumento de 111% em relação a 2009.
Çiftin şüphesi artar.Porém, o relacionamento é duvidoso.
Gebelikte tüm lipidler artar.Todas as faixas são ao vivo.
Bu arada kapasitans değeri artar.Ou seja, é a sua capacidade de pagamento.
Kozu belirleyen oyuncu yerdeki kartları almazsa her rengin değeri 10 para artar. .Se o jogador não tem moedas, Toad vai dar a ele dez moedas.
İşletme arası iletişim artar.O que é Comunicação Empresarial.
Gebelikte demir ihtiyacı artar.O Wikcionário tem o verbete Ferro.
Glomerüler hidrostatik basıncın artması ile glomerüler filtrasyon oranı (GFR) de artar.Como conseqüência, há um aumento da pressão hidrostática glomerular, e uma maior taxa de filtração.
Kandaki T3, T4 miktarları düşerse TSH üretimi artar, T3, T4 seviyeleri arttıkça da TSH üretimi düşer.No hipotiroidismo a produção de TSH está aumentada, mas a T3 e T4 estão diminuídas.
İçerilere doğru gidildikçe yağış artar.Se chover, vamos ficar em casa.
Dediler: - Asitanenin masraflarından artarsa bizden kalır mı?Hij zei: 'wie ben jij om dit te beweren?' en voegde daaraan toe: 'We worden afgeslacht als we dit uitzenden.'
Görünümlerden/masivadan (appearances) uzaklaşıldığı ölçüde "Benliğin Lütfu" artar.Dit werd destijds als een barmhartige daad gezien die blijk gaf van een godvruchtig leven.
Okudukça O’nun terbiye ediciliğine ve O’nun rahmetine olan marifetimiz artar.Wij herdenken hem met diepe dankbaarheid en bewondering."
Sıcaklık arttıkça moleküllerin hızları da artar.Naarmate de temperatuur wordt verhoogd bewegen de moleculen zich sneller.
Ama parası günden güne azalır, borçları artar.Daar reken je zoveel voor per dag en dat betalen wij je dan.
Nemorino sahneye gelir ve noterin içeri girdiğini görünce Adina'yı kaybettiğine inancı artar.Dan komt Nemorino ten tonele, hij heeft de notaris gezien en realiseert zich dat hij Adina kwijt is.
Bu dönemde Almanya’da Nazi etkisi gittikçe artar ve Eberhard da bundan nasibini alır.Duitsland gaat steeds meer op deze wereld lijken, vindt Wallraff.
Çok doğal olarak backlinklerin sayısı da artar.Er zijn oneindig veel palindroom-Smithgetallen.
Matt'in gördüğü halüsinasyonlar artar ve evde garip olaylar gerçekleşir.Als Appie het onderzoekt, gebeuren er vreemde dingen in het huis.
Shinigami vücudunda iken, zaten etkileyici olan gücü daha da artar.Als hij in zijn Shinigami-vorm is heeft hij al een grote snelheid en is zijn kracht veel groter.
T4 olarak artar.Twee DIT's vormen T4.
Kazanılan her sayıda oyuncunun puanı 15, 30, 40 ve oyun şeklinde artar.Afhankelijk van het soort kampioenschap worden nu partijen van 50, 40 of 30 punten gespeeld.
Çiftin şüphesi artar.Het verband is dubieus.
Her oyuncu 800 dolar ile başlar ve her tur başına bu miktar artar.Elke speler begint met dit bedrag.
Bu takvime göre bir yıl 365 gün sürer ve her yıldan 6 saat artar.Dit levert een gemiddelde op van 365 dagen en 6 uur per jaar.
Böylece kurşunun verdiği hasar artardı.Wie zich verzette kreeg de kogel.
Yazları nüfusu artar.In de zomer vertienvoudigt de bevolking.
Serbest bilirubin miktarının artması ile kandaki indirekt bilirubin miktarı artar.Hierdoor is de hoeveelheid ongeconjugeerde bilirubine in het bloed verhoogd.
Büyüklüğü bir insanda, üç yaşına kadar artar.Ze groeien tot ze circa drie jaar oud zijn.
Yabancı değiş tokuşlar artar; seyyahlar gittikçe çoğalır.Het onderlinge contact nam af; de varianten begonnen steeds meer uit elkaar te groeien.
Bir kanadın hücum açısı arttıkça indüklenmiş sürükleme de artar.Denk aan het verloop van lichtafname in een buis naarmate je er dieper in komt.
İlk birkaç haftada yavruların vücut ağırlığı hızla artar ve 45 gün içinde 3,4 kg'a ulaşır.Masa ciała piskląt wzrasta gwałtownie w ciągu pierwszych kilku tygodni i osiąga poziom około 3,4 kg w 45 dni.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod