Çene yüksekliği artar ve bölüm chuck yüz taşırSom kæbe højde øges og del bevæger sig væk fra chuck ansigt
Çene yüksekliği artar ve bölüm chuck yüz taşırΚαθώς το σαγόνι ύψος αυξάνει και το μέρος που κινείται μακριά από το πρόσωπο του Τσακ
Çene yüksekliği artar ve bölüm chuck yüz taşırКак челюсть высота увеличивается и часть движется от лица Чак
Çene yüksekliği artar ve bölüm chuck yüz taşırТъй като увеличава височината на челюстта и част се движи от Чък лицето
Çene yüksekliği artar ve bölüm chuck yüz taşırكما يزداد ارتفاع الفك والجزء الذي يتحرك بعيداً عن الوجه تشاك
Çene yüksekliği artar ve bölüm chuck yüz taşır型締力の部分を自然に減少します。
Çünkü birim zamandaki çarpma sayısı artar. -Fordi det vil rammer dem oftere i en given mængde tid.
Çünkü birim zamandaki çarpma sayısı artar. -왜냐면 그들은 이제 일정한 시간안에 벽에 더 많이 충돌하기 때문입니다
Çünkü birim zamandaki çarpma sayısı artar. -Por que irá estar colidindo com mais frequência em um determinado período de tempo.
Çünkü birim zamandaki çarpma sayısı artar. -Pretože doňho bude narážať častejšie za danú jednotku času.
Çünkü birim zamandaki çarpma sayısı artar. -Protože do něj bude narážet častěji za danou jednotku času.
Çünkü birim zamandaki çarpma sayısı artar. -Weil sie sie in einem festen Zeitraum öfter treffen,
Çünkü birim zamandaki çarpma sayısı artar. -כיון שהם פוגעים יותר בתכיפות בקטע זמן מסוים.
Çünkü birim zamandaki çarpma sayısı artar. -على كل من الجوانب لانها تصطدم بها مرات اكثر في نفس الفترة من الزمن
Çünkü birim zamandaki çarpma sayısı artar. -より頻繁にぶつかり、 表面積も小さくなります。
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.Bo gdzie wiele mądrości, tam jest wiele gniewu; a kto przyczynia umiejętności, przyczynia boleści.
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.Căci unde este multă înţelepciune, este şi mult necaz, şi cine ştie multe, are şi multă durere.
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.Car avec beaucoup de sagesse on a beaucoup de chagrin, et celui qui augmente sa science augmente sa douleur.
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.Denn wo viel Weisheit ist, da ist viel Grämens; und wer viel lernt, der muß viel leiden.
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.For hvor det er megen visdom, der er det megen gremmelse, og den som øker kunnskap, øker smerte.
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.지혜가 많으면 번뇌도 많으니 지식을 더하는 자는 근심을 더하느니라
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.lebo kde je mnoho múdrosti, tam i mnoho hnevu, a ten, kto rozmnožuje vedomosť, rozmnožuje bolesť.
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.Nebo kde jest mnoho moudrosti, tu mnoho hněvu; a kdož rozmnožuje umění, rozmnožuje bolest.
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.perché chi accresce il sapere, aumenta il dolore
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.Porque en la mucha sabiduría hay mucha frustración, y quien añade conocimiento añade dolor
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.Porque na muita sabedoria há muito enfado; e o que aumenta o conhecimento aumenta a tristeza.
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.Sillä missä on paljon viisautta, siinä on paljon surua; ja joka tietoa lisää, se tuskaa lisää.
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.Thi megen Visdom megen Græmmelse, øget Kundskab øget Smerte.
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.Ty där mycken vishet är, där är mycken grämelse; och den som förökar sin insikt, han förökar sin plåga.
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.Vì nếu sự khôn ngoan nhiều, sự phiền não cũng nhiều; ai thêm sự tri thức ắt thêm sự đau đớn.
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.Vì nếu sự khôn_ngoan nhiều , sự phiền_não cũng nhiều ; ai thêm sự tri_thức ắt thêm sự đau_đớn .
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.Want hoe wijzer ik werd, des te verdrietiger werd ik; hoe meer iemand weet, hoe meer hij teleurgesteld wordt.
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.Zakaj pri mnogi modrosti je mnogo nejevolje, in kdor množi znanje, množi bolečino.
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.Διοτι εν πολλη σοφια ειναι πολλη λυπη και οστις προσθετει γνωσιν, προσθετει πονον.
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.Защото в многото мъдрост има много досада; И който увеличава знание увеличава и печал.
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.потому что во многой мудрости много печали; и кто умножает познания, умножает скорбь.
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.כי ברב חכמה רב כעס ויוסיף דעת יוסיף מכאוב׃
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.لان في كثرة الحكمة كثرة الغم والذي يزيد علما يزيد حزنا
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.因 為 多 有 智 慧 、 就 多 有 愁 煩 . 加 增 知 識 的 、 就 加 增 憂 傷
Çünkü çok bilgelik çok keder doğurur, bilgi arttıkça acı da artar.因為 多 有 智慧 、 就 多 有 愁煩 . 加增 知識 的 、 就 加增 憂傷
Çünkü o ana kadar getirilenler işi bitirmek için yeter de artardı bile.Bahan-bahan yang sudah mereka sumbangkan lebih dari cukup untuk menyelesaikan semua pekerjaan itu
Çünkü o ana kadar getirilenler işi bitirmek için yeter de artardı bile.Bo mieli potrzeb dostatek do wszystkiej roboty, aby ją wyrobili, i zbywało.
Çünkü o ana kadar getirilenler işi bitirmek için yeter de artardı bile.Denn des Dinges war genug zu allerlei Werk, das zu machen war, und noch übrig.
Çünkü o ana kadar getirilenler işi bitirmek için yeter de artardı bile.Kajti gradiva je bilo dovolj za vse delo, da se dogotovi, in še preveč ga je bilo.
Çünkü o ana kadar getirilenler işi bitirmek için yeter de artardı bile.있는 재료가 모든 일을 하기에 넉넉하여 남음이 있었더라
Çünkü o ana kadar getirilenler işi bitirmek için yeter de artardı bile.Lebo mali dosť potrebných vecí ku všetkej práci, aby ju vykonali, aj sa zvýšilo.
Çünkü o ana kadar getirilenler işi bitirmek için yeter de artardı bile.Les objets préparés suffisaient, et au delà, pour tous les ouvrages à faire.
Çünkü o ana kadar getirilenler işi bitirmek için yeter de artardı bile.Materialul adus era de ajuns pentru toate lucrările cari trebuiau făcute, ba încă mai şi trecea.
Çünkü o ana kadar getirilenler işi bitirmek için yeter de artardı bile.Men det som var gitt, var nok til hele det arbeid som skulde fullføres, ja mere enn nok.
Çünkü o ana kadar getirilenler işi bitirmek için yeter de artardı bile.Nebo měli potřeb hojně dosti k dělání všelikého díla, tak že zbývalo.
Çünkü o ana kadar getirilenler işi bitirmek için yeter de artardı bile.Og det, der var ydet, var dem nok til at udføre hele Arbejdet, ja mer end nok.
Çünkü o ana kadar getirilenler işi bitirmek için yeter de artardı bile.Porque o material que tinham era bastante para toda a obra, e ainda sobejava.
Çünkü o ana kadar getirilenler işi bitirmek için yeter de artardı bile.pues ya había material suficiente para hacer toda la obra, y aun sobraba
Çünkü o ana kadar getirilenler işi bitirmek için yeter de artardı bile.Sillä kaikkea työtä varten, mikä oli tehtävä, oli jo koottu riittävästi, jopa liiaksikin.
Çünkü o ana kadar getirilenler işi bitirmek için yeter de artardı bile.Vì đã đủ các vật liệu đặng làm hết thảy công việc, cho đến đỗi còn dư lại nữa.
Çünkü o ana kadar getirilenler işi bitirmek için yeter de artardı bile.Vì đã đủ các vật_liệu đặng làm hết_thảy công_việc , cho_đến đỗi còn dư lại_nữa .
Çünkü o ana kadar getirilenler işi bitirmek için yeter de artardı bile.διοτι η υλη, την οποιαν ειχον, ητο ικανη δι' ολον το εργον, ωστε να καμωσιν αυτο, και επερισσευεν.
Çünkü o ana kadar getirilenler işi bitirmek için yeter de artardı bile.Запаса было достаточно на всякие работы, какие надлежало делать, и даже осталось.
Çünkü o ana kadar getirilenler işi bitirmek için yeter de artardı bile.Защото материалът, който имаха, беше им доволно, за да извършат всичката работа, и даже повече.
Çünkü o ana kadar getirilenler işi bitirmek için yeter de artardı bile.והמלאכה היתה דים לכל המלאכה לעשות אתה והותר׃