Böylece duran voltaj artar.따라서 정지 전압(stopping voltage)이 커진다.
T4 olarak artar.T4 공간이다.
Karbon sayısı ve -OH grubu sayısı arttıkça kaynama noktası da artar.EF0에서 EF5 등급까지 있으며 숫자가 올라갈 수록 더 강력한 토네이도 위력을 의미한다.
Bonuslar; Her çalışma için tecrübe puanı 5% artar.재산 기술이 레벨이 오를 때 마다 5%씩 증가된다.
Bu esnada bölgede sıcaklık artar.이렇게 되면 이 지역의 기온이 상승한다.
Ne kadar bulut büzüşürse, sıcaklık o kadar artar.구름이 뭉칠수록 온도는 더욱 올라간다.
Deniz ve göl kıyılarında içerilere doğru yükseltiler artar.바닷가의 모래땅이나 산기슭에 군락을 형성하며 자란다.
Böcek ilaçlarının kullanım oranı 1950'lerden günümüze artarak yıllık 2.5 milyon tona erişmiştir.동물 장기 이식은 1905년 이후 여러 차례 시도 되었다.
Ancak bu şekilde yatırılan para miktarı artar.אנו יודעים רק אותו סכום שהוקצב.
T4 olarak artar.דגם זה נקרא T4.
Sonbaharda hastalık artar.ההזדווגות חלה בסתיו.
Sigara içenlerde vasküler hastalıkların riski artar.בטווח ארוך יותר יורד הסיכון למחלות עישון.
Birden tekrar kızgısı artar.מזועזעת, היא שוב בורחת.
Yaklaşık 4-5 saat sürer ve bu süre içinde şiddeti azalır ya da artar.אולי רק ארבע או חמש שנים (אם לא פחות) עומדות בינינו לבין היום הנורא ההוא".
Daha sonra bu değişkenlik, 40-44 yaş arası kadınlar için biraz artar.טיפול כזה מתאים בעיקר לנשים מעל גיל 40 - 45.
Katlar aşağıdan yukarıya doğru artar.הקלט עולה מלמטה למעלה.
Böcek ilaçlarının kullanım oranı 1950'lerden günümüze artarak yıllık 2.5 milyon tona erişmiştir.В световен мащаб използването на пестицидите е увеличено от 1950 година до сега на 2,5 милиона тона годишно.
Bağışıklık sistemi, gittikçe artarak özelleşen katmanlı savunmalarla canlıları enfeksiyonlardan korur.Имунната система предпазва организмите от инфекция чрез многослойна защита с нарастваща специфичност.
Boğazın derinliği Norveç sahillerine doğru artar.Тези течения стигат до крайбрежието на Норвегия.
Bu göçler, ülkenin siyasi, idari ve ekonomik olarak zayıfladığı dönemde artarak devam etmiştir.С това страната бавно, но необратимо, навлиза в период на политически, обществен и икономически застой.
Bu durumda ekonomideki işsizlik oranı artarken fiyatlar da hızla yükselmektedir.Когато доходите от капитал изпреварват ръста, неравенството расте.
Böylece bir anda güçleri artar.В един момент те наистина политат.
Birden tekrar kızgısı artar.Тогава той въстава отново.
Ayrıca enfekte ettikleri hayvanlara karşı virülensleri (hastalık yapma kabiliyetleri) artar.Тук те имат контакт със заразени животни.
Bu nedenle yaşlandıkça cilt kuruluğu artar.С нарастване на възрастта оредява.
Bu şekilde hem sayfaların görüntülenme hızı artar, hem de internet hat kullanımı azaltılmış olur.Това повиши интереса към уеб шрифтовете, както и свалянето на шрифтове като цяло.
Sayılar artarak verilirler ve özel bir anlam içermezler.Brojevi se dodjeljuju uzlaznim redom i nemaju nikakvo svojstveno značenje.
Katlar aşağıdan yukarıya doğru artar.Cijev se montira odozdo prema gore.
Üretim karanlıkta artar, aydınlıkta azalır.Zjenica se širi u mraku, ali se sužava na svjetlu.
3500 m çatlağından sonra eğim yine artar ve buzulun bitiminde sırta ulaşılır.Iznad 200 °C postaje ponovo krhak i mrvi se u prah.
Bunların sayısı otoimmün hastalıklar sırasında artar.Mnogi od njih su aktivni tijekom embriogeneze.
Bu ziyafeti veren kimsenin toplum içindeki itibarı artardı.Nitko nije bio oduševljen "užasnim pečenjem" u čovječnoj kazni.
Grubun artarak devam eden başarısı 1992'de çıkan Music to Driveby ile zirve yaptı.Grupa je najveći uspjeh doživjela 1992. godine objavljivanjem albuma Music to Driveby.
Psikolojik sorunlar yaşamaktadır ve işlediği cinayet sonrası ruhsal problemleri daha da artar.Nije uzrok samo fizički umor već i psihički napor, zbog kojeg kasnije dolazi do fizičkog umora.
Çiftin şüphesi artar.S družicou lietajú aj pochybnosti .
Düellolardaki motive gelişmesi 40% artar.Motivácia sa pre duely obnovuje o 40% rýchlejšie.
1970'li yıllardan sonra mahallede sosyal ilişkiler doğal olarak giderek artar.V sedemdesiatych rokoch sa vzťahy medzi súkromným a spoločenským rozmerom komplikujú.
Sınırlı imkânları ile bu durum artarak devam ettirilmektedir.Samozrejme s množstvom nesenej výzbroje sa táto schopnosť znižuje.
Fakat etrafta bulunan Sicilyalı adalıların morallerini ve istilacı Fransızlara karşı kinleri iyice artar.Od tejto doby začína byť nespokojnosť Sicílčanov s francúzskou vládou.
Bu oran sıcaklık arttığı müddetçe artar.Dôležité je, aby tu cez deň bolo dostatočne teplo.
Şöhret miktarınız arttıkça, şöhret leveliniz de artar.Ako rastie jeho popularita, rastie aj jeho podozrenie.
Yaylara uygulanan kuvvet arttıkça, yayın uzama miktarı da orantılı bir şekilde artar.Keďže ju nie je možné ďalej zväčšiť, používa sa škálovanie násobením maximálnej veľkosti okna.
Sistemlerdeki düzensizlik arttıkça, entropi de artar.No a čím vyššia neusporiadanosť, tým vyššia entropia.
Hindistan'da kentsel nüfus 1991-2001 arasında %31,2 artarak çok büyük bir artış göstermiştir.Število Indijcev, ki živijo na mestnih območjih, se je med letoma 1991 in 2001 povečalo za 31,2%.
Kan basıncı normal olarak yaşla artar.Arterijski krvni tlak je normalen.
Atom numarası artar.Oštevilčimo ogljikove atome.
Bu şekilde toksinler okyanustaki besin zinciri boyunca yukarıya doğru konsantrasyonları artarak ilerler.Na ta način se toksini koncentrirano premikajo navzgor v prehranjevalni verigi.
Birden tekrar kızgısı artar.Spet se mu vse ponesreči.
2010 yılında, HTC’nin sattığı telefon sayısı 2009 yılına göre %111 artarak 24,6 milyon adedin üzerine çıktı.Leta 2010 je HTC prodal več kot 24,6 milijona mobilnih telefonov, kar je za 111% več kot leta 2009.
Su tüketim miktarları son yıllarda artarak devam etmektedir.Količina pridelane soli se je v naslednjih obdobjih večala.
Bundan dolayı gerçekte pompa için gereken güç ihtiyacı artar ve türbinden elde edilen iş azalır.To hkrati pomeni, da mora biti moč črpalk večja, koristna moč turbine pa je manjša.
Günlük olarak 100.000 araç köprüyü kullanır ve bu sayı yılda %10 civarında artar.Dnevno prevozi most okoli 120.000 vozil, vsako leto je približno 10 odstotkov več.
O zamandan beri spor sayısı artarak 2000-2008 arası dönemde 28'e ulaştı.Nuo to laiko sporto šakų skaičius nuolat augo, o 2008 m. pasiekė 28.
Büyüklüğü bir insanda, üç yaşına kadar artar.Generacijos trukmė nuo vienerių iki trejų metų.
Yavrunun en iyi gelişebileceği mevsimlerde bu davranışlar artar.Su tretiniais alkoholiais tokia reakcija vyksta geriausiai.
Kuyruk, posteriore doğru kalınlaşır ve yüksekliği artar.Uodega riesta virš nugaros, išaugusi aukštai.
Darbenin enerjisinin büyüklüğü hız farkının karesi ile orantılı olarak artar.Biodujų energinė vertė tiesiogiai susijusi su metano koncentracija.
Ağrı ve kanamalar artar.Minta vėžiais ir dvigeldžiais.
Bu durumda ekonomideki işsizlik oranı artarken fiyatlar da hızla yükselmektedir.Kita vertus, infliacijos sąlygomis darbo užmokestis visada auga.
Halil Hâlit Beyin bir süredir müptela olduğu zatürre hastalığı vefatından bir yıl kadar önce iyice artar.Patelės žmogaus organizme pilnai suauga praėjus metams po užsikrėtimo.