Ana içeriğe geç
Sözlük

artar ile cümle

artar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Oreos'un popülaritesi arttıkça, onunla birlikte gelen dağıtım miktarı da artar.Όσο μεγάλωνε η σημαντικότητα του Όσιρι, ομοίως μεγάλωνε και η δημοφιλία του.
Gaganın uzunluğu 50 gün boyunca doğrusal olarak artar.Το μήκος του ράμφους αυξάνεται γραμμικά για περίπου 50 ημέρες.
Bu rakam yüksek bölgelere gelince artar ve hemen hemen 3550 mmye kadar ulaşır.Αν συμπεριληφθούν τα νησιά σε λίμνες, φτάνουν περίπου τα 2.355.
Ama parası günden güne azalır, borçları artar.Για λίγο διαρκεί η ζωή, ο χρόνος απαιτεί την πληρωμή του.
Kan basıncı normal olarak yaşla artar.Οριακά φυσιολογική αρτηριακή πίεση του αίματος.
Sonrasında yapılan etkinliklerin niteliği ve sayısı artarak devam etmiştir.Με αυτόν τον τρόπο τόσο το πρόσημο όσο και το μέτρο του αριθμού διατηρούνται.
Eğer katılımcı yanlış cevap verirse tutarlılık adım büyüklüğü tarafından artar.Εάν το σφάλμα φαίνεται τυχαίο, τότε αυξάνει την διάσταση.
Daha sonra bu değişkenlik, 40-44 yaş arası kadınlar için biraz artar.Efterfølgende stiger variationen lidt for kvinder mellem 40 og 44 år.
Sıcaklık arttıkça moleküllerin hızları da artar.Jo varmere gassen er, des højere vil molekylernes hastighed være.
Ganimetlerden gelen para ile toplam para daha fazla artar.Selvfølgelig koster kaninungerne her flere penge.
Gıda tüketimi, luteal fazda foliküler faza kıyasla yaklaşık% 10 artar.Fødeindtagelse stiger med omkring 10% under lutealfasen sammenlignet med den follikulære fase.
Böylece kısa sürede popülasyonları artar.Derfor blomstrede klassen snart.
Bu takvime göre bir yıl 365 gün sürer ve her yıldan 6 saat artar.Legenden sagde 365, én for hver dag i året.
Hareketsizlik arttıkça kronik hastalıklara yakalanma riski artar.Uden behandling risikerer den syge kroniske funktionsnedsættelser.
Çiftin şüphesi artar.De religiøse argumenter er tvedelte.
8.Bölümde ilgi artarak çıkış haftasında 37.833 satış rakamına ulaşmıştır.I den anden salgsuge, var salget faldet til 28.348.
Kazanılan her sayıda oyuncunun puanı 15, 30, 40 ve oyun şeklinde artar.Etter tradisjon regnes hver vunnede ball i rekkefølgen 15, 30, 40 og game.
Onlar ne yaratılmış, ne yok edilmiştir; ne kirlidir, ne de temiz; ne artarlar, ne de azalır.Siden verden er skapt og ødelagt, forgjengelig, er de ikke-ekte (sann).
Ford bunu görünce kıskançlığı daha da artar.Etter sigende gjorde dette synet Stalin sjalu.
Çiftin şüphesi artar.Tvilen stiller spørsmål.
Bir foton bir atmosferik molekül ile etkileşime girerse, molekül hızlanır ve sıcaklığı artar.Hvis et foton vekselvirker med et atmosfærisk molekyl, akselereres molekylet og temperaturen øker.
Önce yavaş başlar, gittikçe coşku artar ve sonunda zirveye ulaşır.Den blir stadig smalere og ender til slutt oppe på fjellet.
Ne kadar bulut büzüşürse, sıcaklık o kadar artar.Jo mer konsentrert skyen blir, jo høyere blir temperaturen.
AMB’ler herhangi bir işlemi yürütecek şekilde tasarlanabilir fakat işlem ne kadar karmaşıksa maliyet artar.Poteten kan brukes til alt Hvordan har egentlig dyra det?
Enflasyon artarken, ücretler düşer.Mens handelen blomstret gikk lønningene opp.
Okulların kapanmasıyla nüfus artar.Ellers risiker skoler nedleggelse.
Bu sayede gün ışığında ekranın okunabilirliği artar.I tillegg kan disse skjermene leses i sollys.
Bu şekilde motorun gücü çok artar.Kjøling av motoren blir derfor viktig.
Bu yiyecekler tüketilince de oyuncunun enerjisi artar.Lunsjpauser fyller opp arbeiderens energi.
Su tüketim miktarları son yıllarda artarak devam etmektedir.Vannproblemet forventes å bli verre i årene som kommer.
Bu durumda ekonomideki işsizlik oranı artarken fiyatlar da hızla yükselmektedir.Når kjøpekraften synker stiger samtidig prisene.
Bu zaman zarfında ekonomik sabitlilik artarken kronik enflasyon da büyük ölçüde düşürüldü.Inflasjonen økte, samtidig som landet hadde en kronisk varemangel.
Tohum iriliği arttıkça dekara atılacak tohum miktarı da artar.Silogaffelen har også tettere tinder da volumet av gress som skal løftes blir mindre.
Ama parası günden güne azalır, borçları artar.Etter hvert som lånet nedbetales opphører kreditten, og pengemengden minker igjen.
Her seviyede istenilen puan sayısı da artar.Det samme gjør antall personer som innkvarteres på hver lugar.
Bu oran daha da artarak nüklitin artık kararlı olmadığı bir noktaya gelir.I tillegg gjelder forenklingen at det er et tolegemeproblem, ikke lenger.
Bu tabakada sıcaklık yükseklikle artar.I dette laget avtar temperaturen med økende høyde.
Göz bebeklerinin büyümesiyle göze alınan ışık artar, daha net ve hızlı görüş sağlanır.Uheldigvis gjør den økte hjernekapasiteten haiene også smartere, raskere og farligere.
Sistemin entropi, enerji ve sıcaklığı artar ve hesaplanabilir.Entropi, energi, dan suhu sistem meningkat dan dapat dihitung.
T4 olarak artar.Aksi T4
Bundan dolayı gerçekte pompa için gereken güç ihtiyacı artar ve türbinden elde edilen iş azalır.Hal ini meningkatkan tenaga yang dibutuhkan oleh pompa dan mengurangi energi yang dihasilkan oleh turbin.
Böylece paranın tedavül sürati artarak para değerinin düşmesine sebep olur.Artinya, uang yang nilainya turun akan mendesak uang yang nilainya naik.
Cisim asla görünmez olmaz, hatta görünür ışığın ışıması monoton olarak sıcaklıkla birlikte artar.Benda tidak mungkin menjadi tak terlihat - radiasi cahaya terlihat meningkat secara monotonik terhadap suhu.
Böcek ilaçlarının kullanım oranı 1950'lerden günümüze artarak yıllık 2.5 milyon tona erişmiştir.Penggunaan pestisida telah meningkat sejak tahun 1950an, menjadi 2.5 juta ton per tahun di seluruh dunia.
0 ile 40 arasında değişen CAT skalasında sayı arttıkça hastalığın şiddeti artar.Angka-angka pada CAT berkisar antara 0–40 di mana semakin tinggi angkanya, semarin parah penyakitnya.
Bu dönemde Parlamento yanlısı donanmanın gücü de gittikçe artar.Sejak saat itu, kekuatan angkatan laut sangat ditekankan.
Başarısı ve popülaritesi bugün artarak devam etmektedir.Popularitas dan popularitasnya berlanjut melalui peran ini.
Ancak ormancıya kini gittikçe artar.Hutan bakau pun semakin meluas.
O giderek artarak rahatsız eden istekleri reddettikçe, Malkin taktiklerini değiştirir.Karena gagal merebut Merambung, Belanda mengubah taktik.
Bu birimler bir bayt'ın 1024 katı şeklinde artar şekilde bilinir ancak bu yanlıştır.Kilobit terkait erat dengan kibibit yang mempunyai nilai 1.024 bit tanpa ambiguitas.
Atom numarası artar.Nomor atom Belerang.
Bu durumda ekonomideki işsizlik oranı artarken fiyatlar da hızla yükselmektedir.Tetapi jika perekonomian dalam keadaan lesu maka tingkat pengangguran pun meningkat.
O zamandan beri spor sayısı artarak 2000-2008 arası dönemde 28'e ulaştı.Kể từ sau đó số lượng các môn thi đấu tại Thế vận hội Mùa hè đã được tăng lên 28 trong giai đoạn 2000-2008.
2008 yılında risk sermaye yatırımı 19% ında artarak 1.9 milyar dolara ulaştı .Năm 2008, vốn đầu tư mạo hiểm ở Israel tăng 19% lên 1,9 tỷ USD.
Yörünge sayısı artar.Tham số quỹ đạo
Hindistan'da kentsel nüfus 1991-2001 arasında %31,2 artarak çok büyük bir artış göstermiştir.Số người Ấn Độ sinh sống tại thành thị tăng trưởng 31,2% từ 1991 đến 2001.
2010 yılında, HTC’nin sattığı telefon sayısı 2009 yılına göre %111 artarak 24,6 milyon adedin üzerine çıktı.Trong năm 2010, HTC đã bán được hơn 24,6 triệu thiết bị cầm tay, tăng 111% so với năm 2009.
Obi-Wan'ı görünce öfkesi artar.Tuy nhiên anh sẽ nổi điên nếu Moo-ra gặp chuyện.
Sayılar artarak verilirler ve özel bir anlam içermezler.Các số được gán theo trật tự tăng dần và chúng không có bất kỳ một ý nghĩa nội tại nào.
1985'te bütçe arttırıldı ve gönüllü sayısı artarak 1992'de tekrar 10.0000'e ulaştı.Ngân quỹ gia tăng năm 1985 khi Quốc hội bắt đầu tăng số lượng tình nguyện viên, lên đến 10.000 vào năm 1992.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod