Ana içeriğe geç
Sözlük

arta ile cümle

arta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak ormancıya kini gittikçe artar.Hutan bakau pun semakin meluas.
O giderek artarak rahatsız eden istekleri reddettikçe, Malkin taktiklerini değiştirir.Karena gagal merebut Merambung, Belanda mengubah taktik.
Birinci Seti ve İkinci Ramses zamanında, artan zenginlikle birlikte kapsamlı inşalar gerçekleşti.Pada masa Seti I dan Ramses II, dilangsungkan pembangunan skala besar seiring dengan meningkatnya kemakmuran.
Elementler artan atom numarasına göre sıralanmıştır.Unsur-unsur disusun sesuai dengan kenaikan nomor atom.
Bilibili, hızla artan ziyaretçi sayısından dolayı fonksiyonlarını genişletmeye karar verdi.Manajemen harus meningkatkan kapasitas toilet mengingat jumlah pengunjung yang sangat banyak.
Postmodern sanat, gittikçe artan çeşitlilik ve popülerlikte sergiyle sahneye girmiştir.Pesäpallo telah berubah seiring dengan waktu dan popularitas yang meningkat.
Bu birimler bir bayt'ın 1024 katı şeklinde artar şekilde bilinir ancak bu yanlıştır.Kilobit terkait erat dengan kibibit yang mempunyai nilai 1.024 bit tanpa ambiguitas.
Atom numarası artar.Nomor atom Belerang.
Bu durumda ekonomideki işsizlik oranı artarken fiyatlar da hızla yükselmektedir.Tetapi jika perekonomian dalam keadaan lesu maka tingkat pengangguran pun meningkat.
Sulama Hızlı büyüme dönemlerinde su ihtiyacı ani şekilde artabilir.Di sisi lain, ia dapat menyemburkan air yang lebih kuat saat terdesak.
11 ^ Artam, Nurettin.Padukuhan Cungkuk 11.
Artabasdos'un nasıl ve ne zaman öldüğüne dair bilgi bulunmamaktadır.Alkitab tidak mengatakan bagaimana dan kapan Paulus meninggal.
İklim değişikliği insan yaşamı için giderek artan bir tehdit haline gelmiştir.Tingkah laku orang-orang mulai meningkat menjadi ancaman.
1990'lı yıllar boyunca, Andersen Consulting ve Arthur Andersen arasında giderek artan bir gerilim vardı.Trong suốt những năm 1990, sự căng thẳng ngày càng tăng giữa Andersen Consulting và Arthur Andersen.
O zamandan beri spor sayısı artarak 2000-2008 arası dönemde 28'e ulaştı.Kể từ sau đó số lượng các môn thi đấu tại Thế vận hội Mùa hè đã được tăng lên 28 trong giai đoạn 2000-2008.
Birkaç yıl süren savaşın ardından, IV. Artabanus mağlup oldu ve 226 yılında öldürüldü.Cuộc chiến kéo dài nhiều năm; Artabanus cuối cùng là kẻ bại trận và bị giết năm 226.
İngiliz medyası, yarışmanın "NextGen Serisinin artan etkisini sınırlamak" için oluşturulduğunu belirtti.Truyền thông Anh cho rằng sự ra đời của giải đấu để "hạn chế ảnh hưởng đang lên của NextGen Series".
2008 yılında risk sermaye yatırımı 19% ında artarak 1.9 milyar dolara ulaştı .Năm 2008, vốn đầu tư mạo hiểm ở Israel tăng 19% lên 1,9 tỷ USD.
Premier League ve Football League arasında giderek artan bir uçurum vardır.Khoảng cách giữa Premier League và Football League ngày càng tăng.
Yörünge sayısı artar.Tham số quỹ đạo
Hindistan'da kentsel nüfus 1991-2001 arasında %31,2 artarak çok büyük bir artış göstermiştir.Số người Ấn Độ sinh sống tại thành thị tăng trưởng 31,2% từ 1991 đến 2001.
2010 yılında, HTC’nin sattığı telefon sayısı 2009 yılına göre %111 artarak 24,6 milyon adedin üzerine çıktı.Trong năm 2010, HTC đã bán được hơn 24,6 triệu thiết bị cầm tay, tăng 111% so với năm 2009.
Obi-Wan'ı görünce öfkesi artar.Tuy nhiên anh sẽ nổi điên nếu Moo-ra gặp chuyện.
Sayılar artarak verilirler ve özel bir anlam içermezler.Các số được gán theo trật tự tăng dần và chúng không có bất kỳ một ý nghĩa nội tại nào.
1985'te bütçe arttırıldı ve gönüllü sayısı artarak 1992'de tekrar 10.0000'e ulaştı.Ngân quỹ gia tăng năm 1985 khi Quốc hội bắt đầu tăng số lượng tình nguyện viên, lên đến 10.000 vào năm 1992.
Çiftyıldızların gözlemlenmesi 19. yüzyılda giderek artan bir önem kazanmıştır.Việc quan sát các sao đôi bắt đầu tăng lên một cách quan trọng trong thế kỷ XIX.
Bağışıklık sistemi, gittikçe artarak özelleşen katmanlı savunmalarla canlıları enfeksiyonlardan korur.Hệ miễn dịch bảo vệ các sinh vật khỏi bị nhiễm trùng với các lớp phòng thủ ngày càng đặc hiệu.
Bu durum, bazı etnik gruplarda Batılı yaşam tarzına karşı artan hassasiyetten kaynaklanıyor olabilir.Điều này có thể là do tăng cường độ nhạy cảm với lối sống phương Tây ở một số nhóm sắc tộc.
Bu aynalar yüzeye doğrudan güneş ışığını alabilecek ve doğrudan Mars'ın yüzey sıcaklığı artabilecektir.Những tấm gương này sẽ hướng ánh sáng xuống đất và trực tiếp tăng nhiệt độ bề mặt Sao Hoả.
Suudi Petrol Bakanı OPEC üretim seviyesinin %10 artacağını bildirir.7 tháng 1 – OPEC đồng ý tăng giá dầu thêm 10%.
Artan karışıklık ortamında Almanya 1 Eylül 1939'da Polonya'ya girdi.Đức xâm chiếm Ba Lan vào ngày 1 tháng 9 năm 1939.
Giderek artan bir gerçekçiliğin ortaya çıktığı görülmektedir.Tôi luôn luôn tưởng tượng ra những điều tồi tệ hơn sự thực.
Gebelik 42 haftayı aşarsa anne ve bebekte komplikasyon gelişme riski belirgin şekilde artar.Khi một lần thai nghén vượt quá 42 tuần (294 ngày), nguy cơ biến chứng cho phụ nữ và thai nhi gia tăng mạnh.
Bu, onun yarattığı her şeyin kanından arta kalan kısımdır.Nó là thành phần chủ yếu có giá trị cho hợp kim nó tạo nên.
Matt'in gördüğü halüsinasyonlar artar ve evde garip olaylar gerçekleşir.Khung cảnh của kinh này thuật lại hoàn cảnh Duy-ma-cật đang lâm bệnh tại nhà.
Sonraki yıllarda da çatışmalar artarak büyür.Vài ngày sau tóc sẽ mọc lên.
Geçmiş yıllarda giderek artan sayıda erkek fahişe olsa bile, neredeyse hepsi kadındır.Phần lớn họ là nữ giới, dù những năm gần đây đã nổi lên nam giới bán dâm.
Okudukça O’nun terbiye ediciliğine ve O’nun rahmetine olan marifetimiz artar.それでかれ(息子)を入びとへの印となし,またわれからの慈悲とするためである。
Halkımızın geçimi ve sayıları artan insanlarımızın yerleşmesi için toprak (koloni) istiyoruz.我々は、我が民族を扶養し、過剰人口を移住させるための土地(植民地)を要求する。
Çiftin şüphesi artar.不倫疑惑あり。
1637 Şubat ayında, lale tüccarları iyice artan fiyatlardan alıcı bulamaz hale geldiler.1637年2月、チューリップの売り手は、高騰した球根代金を支払おうとする買い手をもはや見つけることができなくなった。
Motorun çalışma işlemi esnasında maksimum soğutma için yüzde yüz dokuza kadar artar.エンジンの運転中は開度100 %から出力の設定に応じて100から最大冷却時の109 %まで開かれる。
Bu huzursuzluk çiftin, kedilerini West' in buzdolabında ölü bulduklarında daha da artar.Q2: どうすれば、象が二匹冷蔵庫に居たかわかるの?
İlk iki ay içinde şiddet artacak ve 2000 beyaz öldürülecek, 280 şeker çiftliği yakılmıştır.次の2ヶ月間暴動は拡大し、2,000名の白人を殺し、280箇所の砂糖プランテーションを焼いて破壊した。
Merkezi devlet toplam gelirin ancak % 37'sine el koyabilmekte, artan kısmı eyaletlerde kalmaktadır.中央政府は総収入の37%を手中に収めることが出来たが、残った分は各地域の権力者の手に渡った。
Birden tekrar kızgısı artar.また怒りに火が付いた。
Nüfus gün içinde artar, geceleri azalır.効果は一昼夜ほどで消える。
Alcantara, yaklaşık% 68 polyester ve% 32 poliüretandan oluşur, artan dayanıklılık ve leke direnci sağlar.アルカンターラの組成は約68%のポリエステルと約32%のポリウレタンからなり、耐久性と洗濯クリーニング性が高い。
Sezar askerlerin arasında dolaşıyor ve eğer erzak kıtlığı artarsa kuşatmayı kaldırıp gideceğini söylüyordu.カエサルは陣営を回り、兵士たちに対して、食糧が余りにも無いのならば包囲を解いて撤退すると言った。
Arta kalan dört günü ise "artık günler" olarak adlandırırlar.翌4日が中日と呼ばれ行事の中心の日である。
Ayrica yaz aylarında nüfus aniden artar.ところがその後、夏にかけて急に売れ始めたんだよ。
Böylece kurşunun verdiği hasar artardı.銃弾がどんな損傷を引き起こしたかは想像出来なかった。
Böylece yapının sağlamlığı artar.おかげで彼の店は繁盛。
Birden yedinciye kadar uzunlukları artar.尾羽は体長と同じくらいの長さにしか伸長しない。
Bazen platform sabit kalır taşların ağırlığı artar.ちなみに、深くまで採掘すると、石が固くなっていく。
Böylece kısa sürede popülasyonları artar.そのためあっという間に人だかりになってしまう。
Dentin oluşumu diş ömrü boyunca sürdüğünden yaşlandıkça dentin kalınlığı artar.この形成は生涯続くため、年をとるほど歯髄は小さくなる。
Hareketsizlik arttıkça kronik hastalıklara yakalanma riski artar.治療抵抗性の場合は、慢性腎不全となる場合が多い。
Bağışıklık sistemi, gittikçe artarak özelleşen katmanlı savunmalarla canlıları enfeksiyonlardan korur.免疫系は、感染から生体を、特異性を高めながら重層的な防御体制で守る。
Kulüp ülkesinde devamlı olarak artan bir ilgi uyandırdı.全国のクラブ・シーンを中心に草の根的に盛り上がっていった。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
arta ile cümle - Sayfa 26 - arta kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App