art ile cümle

art kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O onu artık sevmese bile o hâlâ onu seviyor.She still loves him even though he doesn't love her anymore.
Köpeğini masa artıkları ile beslemenin iyi bir fikir olduğunu düşünüyor musun?Do you think it's a good idea to feed your dog table scraps?
Artık hiçbir şey hakkında düşünmek istemiyorum.I don't want to think about anything anymore.
Favori artistik patinajcın kim?Who's your favorite figure skater?
Bu kadar savsakladığın yetti artık. Bu gece bitireceksin!You've put this off for far too long. You will finish it tonight!
Ben artık buna inanmıyorum.I don't believe it any longer.
Ekmekte küf var. Yani artık onu yiyemeyiz.There's mold on the bread. This means that we can't eat it anymore.
Girişim, köylüler için yaşam kalitesini ölçülebilir şekilde artırdı.The initiative measurably improved quality of life for the villagers.
Hayatta kalma arzusu ve ölüm korkusu artistik duygulardır.The desire to survive and the fear of death are artistic sentiments.
Bir defa öldüğümüzde artık ölmüyoruz.Once we are dead, we are no longer dying.
Sen kesinlikle artık çok aç olmalısın.You must certainly be very hungry now.
Arada sırada artık yaşamayan annemi düşünüyorum.From time to time, I think about my mother who is no longer living.
Birçok insan artık allerjilerin üstesinden geliyorlar.A lot of people are dealing with allergies now.
Birçok insan artık saman nezlesinin üstesinden geliyorlar.A lot of people are dealing with hay fever now.
Görünüşe göre, biz iki ay içerisinde bir artış alacağız.Apparently, we'll be getting a raise within two months.
Ben artık pizzayı sevmiyorum.I don't like pizza anymore.
Sanırım artık o önemli değildir.I guess it doesn't matter anymore.
Keşke bunu artık yapmak zorunda olmasak.I wish we didn't have to do this any longer.
Annemizin yemek artıklarıyla akşam yemeği yapmaktan başka seçeneği yoktu.Our mother had no choice but to make dinner with leftovers.
Artık genç olmadığım için, onu artık yapamam.Since I'm no longer young, I can't do that anymore.
Artık bizi durdurabilecek hiçbir şey yok.There's nothing that can stop us now.
Artık yiyemeyinceye kadar yedik.We ate until we couldn't eat any more.
Fiyatların artacağına inanmak için hiçbir nedenimiz yok.We have no reason to believe that prices will be increased.
Fiyatlar daha da artacak.Prices are going to rise still further.
Sıcaklık artık pek çok gün boyunca sıfırın altında oldu.The temperature has been below zero for many days now.
Beş artı iki eşittir yedi.Five plus two equals seven.
Yazıcının içinde bir kağıt parçası sıkıştı ve artık çalışmıyor.A piece of paper got jammed in the printer and now it doesn't work.
Tom artık ağrıya tahammül edemediği zaman, hastaneye gitti.When Tom couldn't bear the pain any longer, he went to the hospital.
Tom lekros oynardı fakat ben artık oynamıyorum.Tom used to play lacrosse, but he doesn't anymore.
Tom artık yemek yiyemeyeceğini söylüyor.Tom says that he can't eat any more.
Tom gürültüyü artık görmezden gelemiyeceğini söylüyor.Tom says he can't ignore the noise any longer.
Tom artık Fransızca çalışmıyor.Tom is no longer studying French.
Tom artık bizim birinci dereceden şüphelimiz değil.Tom is no longer our prime suspect.
Tom artık benim arkadaşım değil.Tom is no longer my friend.
Tom artık Boston'da yaşamıyor.Tom is no longer living in Boston.
Tom artık burada bir öğrenci değil.Tom is no longer a student here.
Tom artık burada çalışmıyor.Tom doesn't work here anymore.
Tom artık beklemek istemiyor.Tom doesn't want to wait any longer.
Tom artık sigara içmiyor.Tom doesn't smoke anymore.
Artık Tom'un gözlük takması gerekmiyor.Tom doesn't need to wear glasses anymore.
Tom artık ne yapacağını bilmiyor.Tom doesn't know what to do anymore.
Tom artık yemeği ne yapacağını bilmiyordu.Tom didn't know what to do with the leftover food.
Tom artık bizim komitenin bir üyesi olamaz.Tom can no longer be a member of our committee.
Tom yarım şeftali yedi ve artanını bana uzattı.Tom ate half the peach and handed me the rest.
Tom patronundan ücret artışı istedi.Tom asked his boss for a pay raise.
Tom'un açık artırmada ortaya çıkacağından hiç şüphem yok.I have no doubt in my mind that Tom will show up at the auction.
Tom Mary'yi severdi. Artık ona katlanamıyor.Tom used to love Mary. Now he can't stand her.
Tom Mary'nin davranışına artık katlanamayacağını söylüyor.Tom says he can't put up with Mary's behavior any longer.
Tom artık Mary'den ödünç para almaması gerektiğini biliyor.Tom now knows that he shouldn't have borrowed money from Mary.
Tom artık Mary'yi sevmiyor.Tom no longer loves Mary.
Tom artık Mary'ye güvenmiyor.Tom doesn't trust Mary anymore.
Tom Mary'ye artık güvenmiyor.Tom doesn't trust Mary any longer.
Tom artık Mary hakkında üzülmek zorunda değil.Tom doesn't have to worry about Mary anymore.
Tom Mary ile artık takılmıyor.Tom doesn't hang out with Mary anymore.
Tom Mary'den bazı artan yemekleri ısıtmasını rica etti.Tom asked Mary to warm up some leftovers.
Tom ve Mary artık konuşmuyor.Tom and Mary are no longer on speaking terms.
Bugünlerde çocuklar artık sokakta oynamıyorlar.These days, kids no longer play in the street.
Tom yaşlandı ve artık hardal kesemiyor.Tom has grown old and can't cut the mustard anymore.
Artık seninle konuşmak için zamanım yok.I don't have time to talk with you anymore.
Ben artık ona katlanamıyorum.I can't stand her any longer!

İlgili Sayfalar