art ile cümle

art kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Onu yapmak artık mümkün değil.It's no longer possible to do that.
Artık Tom'a kızgın değilim.I'm not mad at Tom anymore.
Tom artık yasal olarak kör.Tom is now legally blind.
Artık hiç kimse gerçeği söylemiyor.Nobody tells the truth anymore.
Ben artık bir çaylak değilim.I'm no longer a rookie.
Tom artık Amazonla rekabet edemeyeceğini söylediği için kitabevini kapattı.Tom closed his bookstore because he said that he couldn't compete with Amazon anymore.
Ben artık nadiren yumurta yiyorum.I seldom eat eggs anymore.
Oraya bakarsanız, artık kullanılmayan bir su kulesi görebilirsiniz.If you look over there, you can see a defunct water tower.
Korkarım ki artık çok geç.I'm afraid it's too late now.
Tom ve Mary artık boşanmış.Tom and Mary are now divorced.
Beş artı iki yedi yapar.Five plus two makes seven.
Ben artık bunu daha iyi yapacağımı düşünüyorum.I think I'd better do that now.
O artık bakire değil.She's not a virgin anymore.
"Artık aç değilim." "Ama sen hiçbir şey yemedin!""I'm not hungry anymore." "But you haven't eaten anything!"
Ne yazık ki, artık sana yardımda bulunamam.I can't help you anymore, unfortunately.
Artık neredeyse Tom'la hiç konuşmuyorum.I hardly ever talk to Tom anymore.
Venedik artık 60.000'den az nüfusa sahiptir.Venice now has fewer than 60,000 residents.
Tom artık cennette.Tom's in heaven now.
Artık özgürüm.Now I'm free.
Artık bunu canım istemiyor.I do not feel like it anymore.
Artık geriye dönebilirsin.You can turn around now.
Elektrikli araçların popülaritesi artmaktadır.Electric vehicles are growing in popularity.
Mezosferdeki sıcaklıklar yükseklik arttıkça yaklaşık -100 derece Celsius'a düşer.Temperatures in the mesosphere drop with increasing altitude to about -100 degrees C.
Yükseklik arttıkça hava basıncı düşer.As elevation increases, air pressure decrease.
Yarından itibaren bu e-posta adresi artık geçerli olmayacaktır.Starting tomorrow, this e-mail address will no longer be valid.
Artık Boston'da yaşıyorum.I'm based in Boston now.
Burada istenmiyorsun artık.You aren't welcome here.
Siz ikinizin artık çıktığınızı duydum. Bu doğru mu?I heard you two are going out now. Is it true?
Belki artık Boston'a ait değilim.Maybe I don't belong in Boston anymore.
Artık yiyecek sıkıntısı yok.There's no shortage of food now.
Ne söylediğini artık hatırlamıyor musun?Do you not remember what you said anymore?
Artık bu senin sorunun, benim değil.Now this is your problem, not mine.
Kuzey Amerikalıların yaklaşık % 80'i ışık kirliliği nedeniyle artık Samanyolunu göremiyor.About 80% of North Americans can no longer see the Milky Way because of light pollution.
Avrupalıların yüzde altmışı artık Samanyolunu göremiyor.Sixty percent of Europeans can no longer see the Milky Way.
Artık Tom deme.Don't call Tom anymore.
Tom artık bizimle olmayacak.Tom won't be with us anymore.
Sword Art Online popüler bir anime dizisidir.Sword Art Online is a popular Anime series.
Sword Art Online popüler bir animedir.Sword Art Online is a popular Anime.
Fiyatlar 20 Ekimden sonra artacak.Prices will increase after October 20th.
Artık nedenini fark ediyorum.Now I realize why.
Cep telefonları artık her yerde vardır.Cellphones are now ubiquitous.
Ben artık o kızla kazları gütmeyi reddediyorum.I refuse to herd geese any longer with that girl.
Artık korkmuyorsun, değil mi?You're not scared anymore, are you?
Tatil olmalı; Paris'te artık trafik sıkışıklığı yok.Must be the holidays; there are no more traffic jams in Paris.
Artık onu göze alabileceğimizi sanmıyorum.I don't think we can afford it now.
Tom artık bekleyemedi.Tom couldn't wait any longer.
Artık çalışmaya başlayalım.Let's get to work now.
Biz artık Tom'un yalan söylüyor olduğunu biliyoruz.We now know that Tom was lying.
Ben artık Tom'a aşık değilim.I'm not in love with Tom anymore.
"Artık Tom'a aşık değilim." "Emin misin?""I'm not in love with Tom anymore." "Are you sure?"
Tom artık neredeyse hiç çalışmıyor.Tom hardly ever works anymore.
Ben artık köpeklerden korkmuyorum.I'm no longer afraid of dogs.
Bu şeyler artık gerekli değil.These things aren't needed anymore.
Artık daha fazla hata yapamam.I can't make any more mistakes.
Artık örümceklerden korkmuyorum.I'm no longer afraid of spiders.
Binalar artık oldukça dağınık görünüyor fakat hala cazibeleri var.The buildings look pretty ragged now, but they still have charm.
Tom artan yemekleri yedi.Tom ate the leftovers.
Artık Tom bile Boston'da yaşamıyor.Tom doesn't even live in Boston anymore.
Artık sahip değil misin?Don't you have any more?
Tom artık otuz civarında olmalı.Tom should be around thirty by now.

İlgili Sayfalar