art ile cümle

art kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Artık ihtiyaç duyduğun her şeye sahipsin.You have everything you need now.
Tom artık araba sürebiliyor.Tom can drive a car now.
Tom artık çalışmak zorunda değil.Tom doesn't have to work anymore.
Artık hiç de genç değilim.I am not at all young anymore.
Artık ondan hoşlanmıyorum.I don't like that anymore.
Artık bunu istemiyorum.I don't want this anymore.
Tom Mary'ye artık onu görmek istemediğini söyledi.Tom told Mary he didn't want to see her anymore.
Öğle yemeği için artan yemeklerimiz var.We had leftovers for lunch.
Tom artık onu yapamayabilir.Tom may not be able to do that anymore.
Artık Tom'a güvenmiyorum.I don't trust Tom anymore.
Ben artık hiç kimseye güvenemem.I can't trust anyone anymore.
Artık odama gidebilir miyim?Can I go to my room now?
Köprünün kapanmasıyla artık havalimanına gitmek çok daha uzun sürecek.With the closure of the bridge, it will take a lot longer to get to the airport.
Tom artık benimle gurur duyacak.Tom will now be proud of me.
Biz artık senin ihtiyaç duyduğun her şeye sahibiz.We have everything you need now.
Biz fiyatlarımızı artırmadık.We haven't increased our prices.
Artık bunun iyi olacağını biliyoruz.We know it's going to be OK now.
Tom artık bunu yapmayacak.Tom won't do it anymore.
Annemle son karşılaştığımız zamanı artık hatırlayamıyorum.I can no longer remember the last time I met with my mother.
Artık söyleme!Don't say anymore!
Neden artık şişede şarap yok? Siz çocuklar onu içtiniz mi?Why is there no more wine in the bottle? Did you children drink it?
Artık Tom'u sevmiyorum.I don't love Tom anymore.
Artık Tom'u neredeyse hiç görmüyoruz.We hardly ever see Tom anymore.
Biri 3+2 toplamını "üç artı iki" diye okur.One reads the sum of 3+2 as "three plus two."
Tom artık evde değil.Tom is no longer at home.
Onları artık öyle yapmıyorlar.They don't make them like that anymore.
Artık bunu kullanmamız olası değil.We're not likely to use this anymore.
Artık yatakta kalmak istemiyorum.I don't want to stay in bed any longer.
Artık Boston'da yaşamadığını bilmiyordum.I didn't know you didn't live in Boston anymore.
Artık birbirimizle neredeyse hiç konuşmuyoruz.We hardly ever talk to each other anymore.
Muhtemelen artık bunu yapmak istemiyoruz.We probably don't want to do that anymore.
Muhtemelen artık bunu yapmamız gerekmeyecek.We probably won't need to do that anymore.
Muhtemelen artık Boston'a gitmek zorunda kalmayacağız.We probably won't have to go to Boston anymore.
Artık güvenli bir yerdeyim.I'm in a safe place now.
Artık bir işim yok.I don't have a job anymore.
Tom artık fazla uyumuyor.Tom doesn't sleep much anymore.
Artık senin sözünü kesmeyeceğim.I won't interrupt you anymore.
Artık yalnız başıma yürümem.I don't walk by myself anymore.
Artık onun hakkında asla düşünmüyorum.I never think about it anymore.
Artık Tom hakkında gerçekten bilmek istediğimden daha fazla şey biliyorum.I now know more about Tom than I really want to know.
Artık bunu yapmamayı tercih ederim.I'd rather not do that anymore.
Artık çok daha rahatım.I'm a lot more comfortable now.
Artık Park Caddesi'nde çalışıyorum.I'm now working on Park Street.
Artık bir erkek gibi hissetmiyorum.I don't feel like a man anymore.
Artık benim için kaçmamın vakti geldi. Hoşçakal!Well, it's time for me to run off. Bye!
Artık onu yapmama gerek yok.I don't need to do that anymore.
Tom'un istihdam edilebilirliğini arttırması gerekiyor.Tom needs to improve his employability.
Hiçbir şey artık mantıklı görünmüyor.Nothing seems to make sense anymore.
Artık onu yapmak istemiyorum.I don't want to do that anymore.
Arthur Fox için ses sınavı yaptım.I auditioned for Arthur Fox.
Tom artık karısıyla yaşamıyor.Tom doesn't live with his wife anymore.
Artık ağlamayacağımI won't cry anymore.
Artık bu kot pantolona sığmam.I don't fit in these jeans anymore.
Diyetim için önümüzdeki iki ay artık tatlı yiyemem.For my diet, I can't eat any more sweets for the next two months.
Noel artık uzak değil.Christmas isn't far off now.
Don artarken kalp ısınır.The heart warms as the frost increases.
Tom köpeğine bir parça artık Noel hindisi verdi.Tom gave his dog a piece of leftover Christmas turkey.
Mary bir artistik patinajcıdır.Mary is a figure skater.
Artık burada buna katlanamıyorum.I can't stand it here any longer.
Artık ona bakamadım.I couldn't look at it any longer.

İlgili Sayfalar