art ile cümle

art kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Yok artık!Hell no!
Onlar artık sizin arkadaşlarınız değil.They're not your friends anymore.
Bu artık muhtemelen bir sorun değil.That's probably not a problem anymore.
Tom artık farklı.Tom is different now.
Tom'un artık işleri yolunda.Tom is doing well now.
Tom artık yürümüyor.Tom doesn't walk anymore.
Tom artık Fransızca okumuyor.Tom doesn't study French anymore.
Tom artık bizimle yaşamıyor.Tom doesn't live with us anymore.
Tom artık Park Street'te yaşamıyor.Tom doesn't live on Park Street anymore.
Tom'un ebeveynleri artık yaşamıyor.Tom's parents aren't living anymore.
Tom'un artık iyi bir işi var.Tom has a good job now.
Tom artık onu yapmayacağına söz verdi.Tom promised he wouldn't do that anymore.
Artık aşkın ne olduğunu biliyorum.Now I know what love is.
İstatistiklere göre, dünya nüfusu artıyor.According to statistics, world population is on the rise.
Artık istemediğim eski bir bilgisayarım var.I have an old computer that I don't want anymore.
Artık işi yaptıralım.Let's get the job done now.
Artık Tom'u beklemeyelim.Let's not wait for Tom any longer.
Artık barbarlık olmadığını umalım.Let's hope there's no more vandalism.
Artık her şeyi anlıyorum.Now I understand everything.
Ben artık endişeli değilim.I'm not worried anymore.
Tom neredeyse her gün dışarıda yemek yerdi ama artık gücü yetmiyor.Tom used to eat out almost every day, but now he can't afford to.
Tom her gün dışarıda yemek yerdi ama artık gücü yetmiyor.Tom used to eat out every day, but he can't afford to anymore.
Ben her şey hakkında endişe ederdim ama artık etmiyorum.I used to worry about everything, but now I don't.
Tom tenis oynardı ama artık oynamıyor.Tom used to play tennis, but he doesn't anymore.
Ben örümceklerden korkardım ama artık korkmuyorum.I used to be scared of spiders, but not anymore.
Onun doğru olduğunu düşünürdüm ama artık düşünmüyorum.I used to think that was true, but not anymore.
Ben eskiden ruj sürerdim ama artık sürmüyorum.I used to wear lipstick, but I don't anymore.
Kravat takardım ama artık takmıyorum.I used to wear ties, but I don't anymore.
Sanırım artık hepimiz yemeğe alışkınız.I think we're all used to the food now.
Artık ağrıya alışkınım.I'm used to the pain now.
Artık Tom'a alıştım.I'm used to Tom now.
Artık seni neredeyse hiç görmüyorum.I hardly see you anymore.
Artık Tom'u neredeyse hiç görmüyorum.I hardly see Tom anymore.
Artık onu anlıyorum, en azından anladığımı düşünüyorum.I understand it now, or at least I think I do.
Tek bir bardak alkol kanser riskini artırır.A single glass of alcohol increases the risk of cancer.
Tom artık benimle yaşamıyor.Tom no longer lives with me.
Ben artık bir insan değilim ama bir canavarım.I'm no longer a man, but a monster!
Tom artık yarışacak enerjiye sahip değil.Tom no longer has the energy to compete.
Tom artık Mary ile evlidir.Tom is now married to Mary.
Artık bir çaylak değilim.I'm not a rookie anymore.
Onu artık yapamadım.I couldn't do it anymore.
Artık yürüyemeyecek kadar çok bitkinim.I am too exhausted to walk any more.
Biz artık Boston'dan uzak değiliz.We're not far from Boston now.
Artık bana yardım etmek istemediğin belli.It's apparent that you don't want to help me anymore.
Ben artık okul kafeteryasında yemek yemiyorum.I don't eat at the school cafeteria anymore.
Tom'un artık Boston'da yaşadığını sanmıyorum.I don't think Tom lives in Boston anymore.
Artık bu konuda endişelenmek zorunda değilim.I don't have to worry about that anymore.
Bu yöntem artılara ve eksilere sahiptir.This method has its pluses and minuses.
Bu yöntemin artıları ve eksileri var.This method has its plusses and minuses.
Bu park artık halka kapalıdır.This park is now closed to the public.
Tom artık Mary'den hoşlanmadığını söyledi.Tom said he didn't like Mary anymore.
Bıktım artık!I'm pissed off!
Artık burada çalışmak istemiyorum.I don't want to work here anymore.
Artık yürümek istemiyorum.I don't want to walk any more.
Artık daha fazla katlanamıyorum.I just can't take it anymore.
Artık şiir yazmıyorum.I don't write poetry anymore.
Şehirde motorlu taşıt sayısı arttı.The number of motor vehicles in the city has increased.
Yeni antrenör takımın kalitesini artırdı mı?Has the new coach improved the team's quality?
Tom ve Mary artık çıkıyor.Tom and Mary are now dating.
Dünya çapındaki obezite oranları artıyor.Obesity rates around the world are rising.

İlgili Sayfalar