art ile cümle
art kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un artık Mary'den hoşlanmadığı açık.It's obvious Tom doesn't like Mary anymore.
Artık toplantıya başlamamız gerekmiyor mu?Should we start the meeting now?
Bu kitap artık siyaseten yanlış kabul edilmektedir.This book is now considered politically incorrect.
Arthur Mike kadar mutlu değil.Arthur isn't as happy as Mike.
Onun hizmetlerinin artık gerekli olmadığını söyledim.I told him his services were no longer required.
Sunduğu hizmete artık ihtiyaç kalmadığını söyledim ona.I told him his services were no longer required.
Artık birbirimizin zamanını boşa harcamayalım.Let's not waste any more of each other's time.
Artık bunun olmasına izin veremeyiz.We can't let this happen anymore.
Tom'un yaptığı hiçbir şey artık beni şaşırtmıyor.Nothing that Tom does surprises me anymore.
Bilet fiyatları geçen yıldan beri yüzde üç arttı.Ticket prices are up three percent since last year.
Üretim artarsa fiyatların düşeceğini iddia ediyorlar.They claim that prices will go down if production increases.
Toptan fiyatlarda bir artış oldu.There's been a an increase in wholesale prices.
Fiyatlar son birkaç yıl içinde oldukça çok arttı.Prices have risen quite a lot in the past few years.
Artık neden Boston'da değilsin?Why aren't you in Boston anymore?
Biz artık bu mağazadan satın almak zorunda değiliz.We don't have to buy from that store anymore.
Tom bana artık almamamı söyledi.Tom told me not to buy any more.
Gerçekten artık bir araba satın almak istiyor musun?Do you really want to buy a car now?
Belki artık yememeliyiz.Maybe we shouldn't eat any more.
Tom artık içki içmeyeceğine dair Mary'ye söz verdi.Tom promised Mary that he wouldn't drink anymore.
Artık Tom'un içmesine izin verme.Don't let Tom drink any more.
Artık yardımıma ihtiyacın yok.You don't need my help anymore.
Artık Tom'un yardıma ihtiyacı olmamalı.Tom shouldn't need any more help.
Tom artık sana yardımcı olamaz.Tom can't help you anymore.
O artık bir sır değil.That isn't a secret anymore.
Artık arkadaş edinmeyi bilmiyorum.I don't know how to make friends anymore.
Yemek artıklarının kalanını kim yedi?Who ate the rest of the leftovers?
Bence birimiz yeterde artar bile.I think one of us is more than enough.
O uzun süre önce doğru olabilirdi ama artık doğru değil.That might have been true a long time ago, but it's not true anymore.
Artık dışarısı zifiri karanlık değil.It's no longer pitch black outside.
Tom artık korkmuyor.Tom isn't scared anymore.
Tom geçmişte bana yalan söyledi, bu nedenle artık ona güvenmiyorum.Tom has lied to me in the past, so I don't trust him anymore.
Artık Tom'dan nefret ediyorum.I hate Tom now.
Sen artık uyuyabilirsin.You can sleep now.
Tom'un artık uyuması gerekir.Tom needs to sleep now.
Artık çalışmamız gerekiyor.We need to work now.
Artık neredeyse hiç konuşmuyoruz.We hardly even talk anymore.
Tom artık bizimle konuşmaz.Tom doesn't talk to us anymore.
Tom artık Mary ile konuşmuyor.Tom doesn't talk to Mary anymore.
Artık Tom'la konuşmak istemiyorum.I don't want to talk to Tom anymore.
Tom diğer kadınlarla konuşurken kıskanırdım ama artık kıskanmıyorum.I used to get jealous when Tom talked to other women, but not anymore.
Tom Mary'nin artık dinlemediğini fark eder etmez konuşmayı durdurdu.Tom stopped talking as soon as he noticed Mary wasn't listening anymore.
Artık her şey yolunda.Everything's all right now.
Ben artık kalamam.I can't stay any longer.
Sen artık burada kalamazsın.You can't stay here any longer.
Tom artık sessiz kalamazdı.Tom couldn't stay silent any longer.
Tom artık Mary'nin kalmasını istemiyordu.Tom didn't want Mary to stay any longer.
Tom artık amcasının evinde kalıyor.Tom is now staying at his uncle's house.
Artık hasta değilim.I'm not sick anymore.
Artık beni hasta ediyorsun.You making me sick now.
2013'te evlerin fiyatı yüzde 28 oranında arttı.Prices rose by a whopping 28 percent in 2013.
Tom'a artık onu yapmamasını söyle.Tell Tom not to do that anymore.
Tom bana artık hasta olmadığını söyledi.Tom told me he wasn't sick anymore.
Artık onu yapmamanı sana söylemedim mi?Didn't I tell you not to do that anymore?
Bana artık arabamı buraya park etmemem söylendi.I was told not to park my car here anymore.
Artık onu yapmamasını Tom'a söylemek zorundasın.You have to tell Tom not to do that anymore.
Lütfen Tom'a artık buraya park etmemesini söyleyebilir misin?Could you please tell Tom not to park here anymore?
Tom bana artık kullanmadığı bir trombonu olduğunu söyledi.Tom told me he had a trombone he wasn't using anymore.
Tom’a artık senin onu sevmediğini söylemeni istiyorum.I want you to tell Tom that you don't love him anymore.
Artık onu sevmediğini Tom'a söylemeni istiyorum.I want you to tell Tom that you don't love him anymore.
Artık genç bir adam değilim.I'm not a young man anymore.