art ile cümle

art kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom artık bir çocuk değil.Tom isn't a child anymore.
Tom artık bir delikanlı değil.Tom isn't a teenager anymore.
Tom artık bir huzurevinde yaşıyor.Tom now lives in a retirement home.
Tom aniden Mary'nin artık odada olmadığını fark etti.Tom suddenly realized that Mary wasn't in the room anymore.
Üretimi artırmak için bir karar aldık.We made a resolution to increase production.
Burada nüfusta hızlı bir artış oldu.There has been a rapid increase in the population here.
Tom'un iş kalitesi son zamanlarda arttı.The quality of Tom's work has improved lately.
Tom artık anne ve babasını ziyaret etmiyor.Tom doesn't visit his parents anymore.
Ne yazık ki babam artık gruba üye değil.Sadly, my father no longer belongs to the group.
Pizza yerdim ama artık onu hiç yemiyorum.I used to eat pizza, but now I don't eat it at all.
Pizza yerdim ama artık yemiyorum.I used to eat pizza, but now I don't.
Artıkları köpeğe verin.Give the scraps to the dog.
Tom artık hemen hemen her yerde olabilr.Tom could be just about anywhere by now.
Artık zaman tükeniyor.Time is running short now.
Zaman azalıyor artık.Time is running short now.
Ben gerçekten artık seni anlamıyorum.I just don't understand you anymore.
Tom artık seni sevmiyor.Tom doesn't like you anymore.
Artık benim kızım değilsin.You're no longer my daughter.
Artık benim oğlum değilsin.You're no longer my son.
Tom artık resme ilgi duymadığını söylüyor.Tom says he's no longer interested in painting.
Tom bana artık seninle ilgilenmediğini söyledi.Tom told me he's not interested in you anymore.
Tom artık profesyonel bir müzisyen olarak çalışmakla ilgilenmediğini söylüyor.Tom says he's no longer interested in working as a professional musician.
Erkekler genellikle kadınlar kadar artistik buz pateni ile ilgilenmezler.Men aren't usually as interested in figure skating as women are.
Artık ilgilenmediğin belli.It's obvious that you're no longer interested.
Ben artık senin arkadaşın değilim.I'm not your friend anymore.
Tom artık Boston'da olmalı.Tom should be in Boston by now.
Tom artık Boston'da yaşıyor.Tom lives in Boston now.
Tom artık dinlemiyor.Tom isn't listening anymore.
Tom artık Boston'da kalıyor.Tom is now staying in Boston.
Tom artık bir tür gizli görevde.Tom is now on some sort of secret mission.
Tom artık bana güvenmiyor.Tom doesn't trust me anymore.
Tom artık seni incitemez.Tom can't hurt you anymore.
Artık hiç fark etmez.It doesn't make any difference anymore.
Ben artık o konuda konuşmak istemiyorum.I don't want to talk about that now.
Artık her şey iyi olacak.Everything's going to be all right now.
Personeli artıracaklarını anlıyorum.I understand that they're going to increase the staff.
Artık Tom bile bana hakaret etmek için canını sıkmıyor.Tom doesn't even bother to insult me anymore.
Esrar Kolarado'da artık yasaldır.Marijuana is now legal in Colorado.
"Sanırım artık çok geç." "Hayır, Tom. Asla çok geç değildir!""I guess it's too late now." "No, Tom. It's never too late!"
Tom artık çok yardıma ihtiyacı var gibi görünmüyor.Tom doesn't seem to need much assistance now.
Üzgünüm artık kalamayız.I'm sorry we can't stay any longer.
2014 Sochi Kış olimpiyatları artık bitti.The 2014 Sochi Winter Olympics are now over.
Tom artık benim sorumluluğumda değil.Tom isn't my responsibility anymore.
Artık sana çalışmıyorum.I'm not working for you anymore.
Artık senin için çalışmayacağım.I'm not going to work for you anymore.
Artık senin için çalışmak istemiyorum.I don't want to work for you anymore.
Sanırım artık benim yardımıma ihtiyacın yok.I guess you don't need my help anymore.
Neden artık banjo çalmıyorsun?Why don't you play the banjo anymore?
Endişelenme. Artık her şey iyi olacak.Don't worry. Everything will be fine now.
Tom'un artık Mary için endişelenmesine gerek olmadığını düşünüyorum.I don't think Tom has to worry about Mary anymore.
Artık Tom hakkında endişelenmek zorunda olduğunu sanmıyorum.I don't think you have to worry about Tom anymore.
Artık Tom hakkında endişelenmek zorunda olduğunuzu sanmıyorum.I don't think you have to worry about Tom anymore.
Artık onun hakkında endişelenmeyelim.Let's not worry about that anymore.
Tom, Mary'ye artık John hakkında endişelenmek zorunda olmadığını söyledi.Tom told Mary she didn't have to worry about John anymore.
Benim için endişelenmene artık gerek yok.You don't have to worry about me anymore.
Benim için endişelenmenize artık gerek yok.You don't have to worry about me anymore.
Artık bu tür şeyler hakkında endişelenmenize gerek yok.You don't need to worry about that kind of thing anymore.
Artık endişe etmenize gerek yok.You don't need to worry anymore.
Artık dünyayı anlamıyorum.I don't understand the world anymore.
Tom artık sana kızgın değil.Tom isn't mad at you anymore.

İlgili Sayfalar