art ile cümle

art kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Sokaklardaki suç artıyor.Crime in the streets is increasing.
Artık 1950'lerde değiliz!We're not in the 1950s anymore!
Hava kötü, sis arttı, yere inebilip inemeyeceğimiz belirsiz.This is bad. There's fog, and it's uncertain if we're going to land.
Artık seni görmek istemiyorum.I don't want to see you anymore.
Artık zaman var mı?Is there time now?
Artık orada değil.It's not there anymore.
Git başımdan artık.Now get out of my hair.
Artık çekil git başımdan.Now get out of my hair.
Joseph artık partinin bir üyesidir.Joseph is now a member of the party.
Senin yüzünü sevmiyorum ve ben artık şirketinize dayanamıyorum.I don't like your face and I can't bear your company any longer.
Çok şükür artık genç değiliz.Fortunately we are no longer young.
Artık çok geç, Lusya!It's too late now, Lusya!
Artık lisede değiliz.We're not in high school anymore.
Artık bu konuda endişelenmemize gerek yok.We don't have to worry about that anymore.
O artık Montmartre'da yaşamıyor mu?Doesn't he live in Montmartre anymore?
Zaman artık doldu.Time is up now.
Bu kanalizasyon çıkışı artık kullanılmıyor.This sewage outlet is no longer in use.
Şu andan itibaren, artık sigara içmeyeceğim.From now on, I will no longer smoke.
Artık onu hatırlamıyorum.I no longer remember him.
Tom ve Mary asgari ücretin artırılmasının artılarını ve eksilerini tartışıyorlardı.Tom and Mary were discussing the pros and cons of raising the minimum wage.
Artık vicdanı rahat bir biçimde eve gidebilirim.Now I can go home with good conscience.
Artık çocuk değilsiniz.You aren't kids anymore.
Artık senden nefret etmiyorum.I don't hate you anymore.
Beni artık hiçbir şey burada tutamıyor.Nothing's keeping me here anymore.
Artık Tom'a güvenemiyorum.I can no longer trust Tom.
Tom'un bir art niyeti olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom has any ulterior motives.
Artık neredeyse hiç Fransızca konuşmuyorum.I hardly ever speak French anymore.
Artık neredeyse hiç TV izlemiyorum.I hardly ever watch TV anymore.
Artık dikkatli olmak zorundayım.I have to be careful from now on.
Tom'un artık Boston'da yaşamadığını duydum.I heard that Tom doesn't live in Boston anymore.
Tom'un artık yüzmediğini duydum.I heard that Tom doesn't swim anymore.
İçgüdülerime güvenmeyi artık bilmeliyim.I should know by now to trust my instincts.
Sana bunu artık yapmayacağımı söyledim.I told you I wouldn't do that anymore.
Bira içerdim ama artık içmiyorum.I used to drink beer, but I don't anymore.
Siz ikinizin artık dövüşmediğine sevindim.I'm glad the two of you aren't fighting anymore.
Artık Fransızca okumamaya karar verdim.I've decided not to study French anymore.
Hepimiz artık biraz daha kolay nefes alabiliriz.We can all breathe a little easier now.
Artık onlara güvenemeyiz.We can't trust them now.
Bunu yapmamıza artık izin verilmiyor.We're not allowed to do that anymore.
Artık çocuk değiliz, değil mi?We're not kids anymore, are we?
Artık beni incitemezsin.You can no longer hurt me.
Artık neredeyse hiç burada değilsin.You're hardly ever here anymore.
Artık benim patronum değilsin.You're not my boss anymore.
Artık birlik komutanım değilsin.You're not my commanding officer anymore.
Artık Tom'dan sorumlu değilsin.You're not responsible for Tom anymore.
Tom ve ben artık evliyiz.Tom and I are married now.
Tom ve Mary artık birbirlerini görmüyorlar.Tom and Mary don't see each other anymore.
Tom bana niçin artık Boston'da yaşamadığımı sordu.Tom asked me why I didn't live in Boston anymore.
Tom bundan sonra artık yalnız olmadığının farkında oldu.Tom became aware that he was no longer alone anymore.
Tom artık beklememeye karar verdi.Tom decided not to wait any longer.
Tom artık Mary'nin John'u görmesini istemiyordu.Tom didn't want Mary to see John anymore.
Tom artık onun hakkında konuşmak istemiyordu.Tom didn't want to talk about it anymore.
Tom artık bunun hakkında düşünmek istemiyordu.Tom didn't want to think about it anymore.
Tom art arda üç termini kaçırdı.Tom has missed three deadlines in a row.
Tom artık kesinlikle mutlu.Tom is definitely happy now.
Tom artık kesinlikle Boston'da değil.Tom is definitely not in Boston anymore.
Tom artık kesinlikle rahatsız.Tom is definitely uncomfortable now.
Tom artık bir öğrenci değil.Tom is no longer a student.
Tom artık bir öğretmen değil.Tom is no longer a teacher.
Tom artık eve gitmeye hazır.Tom is ready to go home now.

İlgili Sayfalar