artıyor ile cümle

artıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
300.000 ölü var, sayı artıyor.300 miI mortos e o número ainda sobe.
300.000 ölü var, sayı artıyor. Bu bir savaş değil Bay Atto.300 de mii de morţi, ăsta nu este război.
300.000 ölü var, sayı artıyor. Bu bir savaş değil Bay Atto.Bez białych chłopaczków z Arkansas.
300.000 ölü var, sayı artıyor. Bu bir savaş değil Bay Atto. Bu bir soykırım.Asi 300 000 mrtvých, počítám, to není válka, to je genocida.
300.000 ölü var, sayı artıyor. Bu bir savaş değil Bay Atto.En framtid utan idéer av en massa vita grabbar från Arkansas i den.
300.000 ölü var, sayı artıyor. Bu bir savaş değil Bay Atto.Masa depan tanpa banyak ide bocah-bocah kulit putih Arkansas.
300.000 ölü var, sayı artıyor.Tja, det ved jeg ingenting om. Jeg er fra Texas.
300.000 ölü var, sayı artıyor.Πέθαναν 300.000 και ακολουθούν κι άλλοι.
300.000 ölü var, sayı artıyor..שלוש מאות אלף חללים ויהיו עוד
300.000 ölü var, sayı artıyor.هذه حرب أهلية.
65 yaşın üzerinde, Alzheimer ya da Parkinson Hastalığı'na yakalanma riskiniz üstel olarak artıyor.65 év felett, az esélye, hogy Alzheimeres vagy Parkinsonos leszel, exponenciálisan nő.
65 yaşın üzerinde, Alzheimer ya da Parkinson Hastalığı'na yakalanma riskiniz üstel olarak artıyor.65세가 넘어가면서 알츠하이머 병이나 파킨슨 병에 걸릴 확률이 기하급수적으로 증가하기 때문이죠.
65 yaşın üzerinde, Alzheimer ya da Parkinson Hastalığı'na yakalanma riskiniz üstel olarak artıyor.Ab dem Alter von 65 Jahren steigt das Risiko an Alzheimer oder Parkinson zu erkranken exponentiell.
65 yaşın üzerinde, Alzheimer ya da Parkinson Hastalığı'na yakalanma riskiniz üstel olarak artıyor.lub Parkinsona wzrasta wykładniczo.
65 yaşın üzerinde, Alzheimer ya da Parkinson Hastalığı'na yakalanma riskiniz üstel olarak artıyor.Parkinsonin taudin saamiseen kasvaa eksponentiaalisesti.
65 yaşın üzerinde, Alzheimer ya da Parkinson Hastalığı'na yakalanma riskiniz üstel olarak artıyor.Ve věku nad 65 let se riziko, že dostanete Alzheimerovu či Parkinsonovy nemoci zvyšuje exponenciálně.
65 yaşın üzerinde, Alzheimer ya da Parkinson Hastalığı'na yakalanma riskiniz üstel olarak artıyor.בגלל שמעל גיל 65, הסיכון שלך לחלות במחלת אלצהיימר או במחלת פרקינסון יגבר אקספוננציאלית
65 yaşın üzerinde, Alzheimer ya da Parkinson Hastalığı'na yakalanma riskiniz üstel olarak artıyor.لان خطر الاصابه بمرض النسيان بعد عمر الـ 65 او سيزداد الشلل الاهتزازي أسيا
65 yaşın üzerinde, Alzheimer ya da Parkinson Hastalığı'na yakalanma riskiniz üstel olarak artıyor.パーキンソン病にかかるリスクが急上昇するからなのです 2050年までに、およそ3200万人が80歳以上となり
ADH'taki durumda hacim artıyor, temel olay bu.У випадку АДГ ми маємо об'єм, що зростає, це насправді важлива річ, що відбувається.
Ama buna göre, Dikkat Eksikliği Sorunu ülkenin doğusuna gittikçe artıyor.Ale podľa tejto mapy výskyt ADHD stúpa v smere zo západu na východ USA.
Ama buna göre, Dikkat Eksikliği Sorunu ülkenin doğusuna gittikçe artıyor.이지도를 보면, 집중력 결핍 장애는
Ama buna göre, Dikkat Eksikliği Sorunu ülkenin doğusuna gittikçe artıyor.Ma secondo queste statistiche il DDA cresce andando verso la costa est.
Ama buna göre, Dikkat Eksikliği Sorunu ülkenin doğusuna gittikçe artıyor.Αλλά σύμφωνα με αυτό, η Διαταραχή Ελλειματικής Προσοχής αυξάνει όσο ταξιδεύουμε ανατολικά στις Η.Π.Α.
Ama buna göre, Dikkat Eksikliği Sorunu ülkenin doğusuna gittikçe artıyor.Однако, согласно этой карте, Синдром Дефицита Внимания усиливается, при движении на восток.
Ama buna göre, Dikkat Eksikliği Sorunu ülkenin doğusuna gittikçe artıyor.Проте як свідчить статистика, СДУГ набуває розпоширення в східних регіонах країни.
Ama buna göre, Dikkat Eksikliği Sorunu ülkenin doğusuna gittikçe artıyor.אך לפי הנתונים, אחוז הפרעות הקשב גדל ככל שנעים מזרחה בארצנו.
Ama giderek artıyor.Aber es steigt immens.
Ama giderek artıyor.Ale rapidně poroste.
Ama giderek artıyor.Ale toto množstvo enormne rastie.
Ama giderek artıyor.Dar creşte într-un ritm nebunesc.
Ama giderek artıyor.De nagyon gyorsan nő.
Ama giderek artıyor.하지만 그 수치가 엄청나게 증가하고 있습니다.
Ama giderek artıyor.Maar dat neemt enorm toe.
Ama giderek artıyor.Mais cela augmente énormément.
Ama giderek artıyor.Ma sta crescendo enormemente.
Ama giderek artıyor.Men det ökar enormt.
Ama giderek artıyor.Mutta se on hurjassa kasvussa.
Ama giderek artıyor.Nhưng mà nó đang tăng lên rất nhanh.
Ama giderek artıyor.Número esse que aumenta a passos largos.
Ama giderek artıyor.Pero tiene un crecimiento enorme.
Ama giderek artıyor.Tapi angka itu meningkat dengan cepat.
Ama giderek artıyor.Αλλά αυξάνεται υπερβολικά.
Ama giderek artıyor.Но това се увеличава значително.
Ama giderek artıyor.אבל הוא גדל במידה רבה מאוד.
Ama giderek artıyor.ولكنها في زيادة هائلة.
Ama giderek artıyor.中国では 過去20年間に
Ama neden "aşırı teknik" krizleri, "karışıklık" krizleri şu an artıyor?Ale dlaczego kryzys technicznego przeładowania, kryzys złożoności, obecnie przyspiesza?
Ama neden "aşırı teknik" krizleri, "karışıklık" krizleri şu an artıyor?De miért egyre nagyobb ez a technológiai túlterheltségi és bonyolultsági krízis?
Ama neden "aşırı teknik" krizleri, "karışıklık" krizleri şu an artıyor?Maar waarom neemt de technische overbelastingscrisis, de complexiteitscrisis, nu toe?
Ama neden "aşırı teknik" krizleri, "karışıklık" krizleri şu an artıyor?Mas porque é que a crise de sobrecarga técnica, a crise de complexidade, está a acelerar agora?
Ama neden "aşırı teknik" krizleri, "karışıklık" krizleri şu an artıyor?Nhưng tại sao cơn khủng hoảng về sự quá tải công nghệ cơn khủng hoảng về sự phức tạp, lại gia tăng hiện nay?
Ama neden "aşırı teknik" krizleri, "karışıklık" krizleri şu an artıyor?Warum aber nimmt diese Krise technischer Überladung, die Komplexitäts-Krise gerade jetzt zu?
Ama neden "aşırı teknik" krizleri, "karışıklık" krizleri şu an artıyor?Но защо кризата с претоварванете на техниците, кризата със сложността се задълбочават сега?
Ama neden "aşırı teknik" krizleri, "karışıklık" krizleri şu an artıyor?Но почему проблемы с перегрузкой технологиями, с их запутанностью, стали настолько актуальны именно сейчас?
Ama okyanus korunan bölge... ...temel olarak düz çizgidir. Şimdiye kadar--bu artıyor gibi görünüyor.Ale chránená morská oblasť je v podstate rovná čiara až doteraz - zdá sa, že začína stúpať nahor.
Ama okyanus korunan bölge... ...temel olarak düz çizgidir. Şimdiye kadar--bu artıyor gibi görünüyor.Ale oblast chráněného oceánu je víceméně přímá čára až přibližně do teď, kdy zdánlivě stoupá.
Ama okyanus korunan bölge... ...temel olarak düz çizgidir. Şimdiye kadar--bu artıyor gibi görünüyor.Az óceán védett területei azonban gyakorlatilag egy lapos vonal egészen mostanáig.
Ama okyanus korunan bölge... ...temel olarak düz çizgidir. Şimdiye kadar--bu artıyor gibi görünüyor.Dar zona protejată a oceanului este de fapt o linie plată cel puţin până acum -- când pare s-o ia în sus.
Ama okyanus korunan bölge... ...temel olarak düz çizgidir. Şimdiye kadar--bu artıyor gibi görünüyor.Die Meeresschutzgebiete haben jedoch eine Stagnation erfahren, aber offensichtlich tut sich da jetzt was.

İlgili Sayfalar