artırmak ile cümle
artırmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Günümüzde video klipler, çoğunlukla müzik kayıtlarının satışını artırmak için hazırlanan ticari ürünlerdir.Video trình diễn sản phẩm ngày càng trở nên quan trọng đối với việc bán thiết bị âm nhạc.
Jüpiter’in iç ısısı, etkin derecesini yaklaşık olarak 152 K artırmaktadır.木星の内部発熱は有効温度を約152 Kに上昇させる。
Bu bilgi daha sonra kod verimliliğini artırmak için optimizasyon aşamasında kullanılabilir.この情報は最適化においてコードの品質を上げるのに使うことができる。
Günümüzde video klipler, çoğunlukla müzik kayıtlarının satışını artırmak için hazırlanan ticari ürünlerdir.現代のミュージック・ビデオは、主に音楽録音の販売を促進するためのマーケティングデバイスとして制作され、使用されている。
L'Auto 1903 yılında satış rakamlarını artırmak için Fransa Bisiklet Turu'nun ortaya çıkmasını sağlamıştır.ロト紙は1903年、購買部数の上昇を狙って、自転車競技のツール・ド・フランスを設立した。
S-61 Shortsky Motor performansı, dış yük artırmak için tasarlanmıştır.S-61 ペイローダー クレーン作業に特化され、機体下部構造が特徴である。
Yük kapasitesini artırmak için, bir değişiklik gerekir.転送速度などに違いが生じることから、何らかの改造が必要になる。
Ülkemizden ve Avrupa ülkelerinden Ortadoğu'ya yapılan ticaret, bu yolların önemini daha da artırmaktadır.西方から東方を結ぶ交易路が通じており、中原の国家の多くはこの交易路沿いに発達している。
Performanslarını artırmak için dijital tekniklerden veya mikroişlemci tekniklerinden yararlanılabilir.アナログ回路であっても性能を改善するためにデジタル回路やマイクロプロセッサ技術を利用していることが多い。
Endüstriyel verimliliği artırmak için sistematik bir şekilde çalışan ilk kişi olarak bilinmektedir.そのため発展途上国が工業化・近代化を促す第一歩として最適な産業と言えよう。
Okunabilirliği artırmak için varsayılan yazı tipi boyutu da 8pt'den 9pt'a yükseltilmiştir.而且預設字體大小亦從8pt增至9pt以提高可讀性。
Asimetrik molekül yoğunluğunu artırmak.提升Tesselation效能。
Listenin amacı uluslararası farkındalığını artırmak ve tehditlere karşı önlemler almaktır.这份名单旨在提高应对这些威胁的国际意识,鼓励各国采取保护行动。
Jüpiter’in iç ısısı, etkin derecesini yaklaşık olarak 152 K artırmaktadır.木星的內熱則使實際的溫度上升了40至152K。
Sanırım o sözcüğe dikkat çekip önem artırmak istiyorlar.以突出語意重點,吸引注意。
Yavaş başlayıp, giderek egzersizin derecesi artırmak.不斷進行基本訓練,能力一點一點的在提升中。
Bu durumda, adjuvan kemoterapi uygulaması, hayatta kalma oranını %15 artırmaktadır.(例如肾上腺素剂量应减少75%。
Bu öğrencilerin motivasyonunu artırmaktadır.这就是学生们开始的动力。
Bunlara rağmen paralel programlama desteğini de artırmaktadır.此外,它亦增加非數位式的計分程式。
750'den sonra ihaleyi ellişer ellişer artırmak zorunludur.757的轉售價值於停產後有所提升。
L'Auto 1903 yılında satış rakamlarını artırmak için Fransa Bisiklet Turu'nun ortaya çıkmasını sağlamıştır.로토는 1903년 판매량을 늘리기 위해, 자전거 경기 투르 드 프랑스를 개최했다.
Alternatif olarak, bazı satıcılar araştırma kapasitelerini artırmak için güvenlik açıkları satın alırlar.그 외에도, 몇몇 제작자들의 경우 자신의 연구 역량을 키우기 위해 취약점을 구매하기도 한다.
Günümüzde video klipler, çoğunlukla müzik kayıtlarının satışını artırmak için hazırlanan ticari ürünlerdir.현대의 뮤직 비디오들은 주로 음반 판매를 늘리기 위한 마케팅 목적으로 만들어져 쓰이고 있다.
Sanırım o sözcüğe dikkat çekip önem artırmak istiyorlar.의음을 늘어놓는 것으로, 그 정도를 강조.
Bu çalışma caminin kapasitesini artırmak için yapıldı.이 댐은 간사이 전력이 발전을 위해 건설되었다.
Beyaz pirinç tüketiminin çok olması da riski artırmakta rol oynamaktadır.בנוסף, נראה כי אכילה מרובה של אורז לבן גם היא מגדילה את הסיכון לחלות.
Bunun sonucunda Claudius etkinliğini artırmak için senatonun gücünü kısıtlamak zorunda kaldı.כתוצאה מעוינות זו נאלץ קלאודיוס להפחית את כוחו של הסנאט.
Sanırım o sözcüğe dikkat çekip önem artırmak istiyorlar.בכך היא מחזקת ומעצימה את דבריה.
Bu durum çoğul gebeliklerin sayısını artırmaktadır.הכרזה זו מכפילה את הנקודות.
Beyaz pirinç tüketiminin çok olması da riski artırmakta rol oynamaktadır.Консумацията на много бял ориз изглежда също играе роля за повишаването на риска.
Bu öğrencilerin motivasyonunu artırmaktadır.Последното, без съмнение, ще повиши мотивацията на учащите.
Bu da web sayfasının etkileşimini, hızını ve kullanılabilirliğini artırmak demektir.По този начин се повишава интерактивността, скоростта и функционалността на страниците.
Amaç, gençlerin Avrupayı güçlendirmediki çabalarını artırmak ve bireysel kontağı artırmaktır.Целта е да се засили участието на млади хора в Европа и да се насърчат личните контакти.
İşlevleri tendonları korumak ve mekanik etkilerini artırmaktır.Функционално те имат защитна функция като пазят сухожилието от повреди и увеличават неговата механична сила.
Bu dağınık yerleşim arazi yapısından kaynaklanmakta olup, hizmetlerin maliyetini artırmaktadır.Недостатъчна общинска собственост, която да генерира увеличаване на собствените приходи.
Bu durum ayrıca er bir yarım ses aralığının üçte ikisini artırmaktadır.Същото прави и 2/4 бригада.
Kitaba adını veren Algernon, yapay yollarla zekasını artırmak için ameliyat edilen bir laboratuvar faresidir.Algernon je laboratorijski miš koji je operiran kako bi mu umjetno povećali inteligenciju.
Bu gibi örneklerin sayısını artırmak mümkündür.Na taj način je moguće prozračivanje većeg broja uzoraka.
Çin'deki snooker popüleritesini artırmak için 2004/2005 mevsiminde bu oyun yeniden canlandırıldı.Turnaj bol obnovený v sezóne 2004/2005 kvôli vzrastajúcej popularite snookeru v Číne.
Beyaz pirinç tüketiminin çok olması da riski artırmakta rol oynamaktadır.Zdi se, da uživanje velikih količin belega riža prav tako povečuje tveganje.
Bu durum çoğul gebeliklerin sayısını artırmaktadır.To v resnici podvoji število razsežnosti.
Kırsal refahı artırmak.Močno je povečal deželne dohodke.
Belirtilen amaç, ürünün çok yönlülüğü konusundaki farkındalığı artırmaktı.Namen intervjujev je bil odkriti razloge za povečano produktivnost med izvajanjem študije.
Afterburn yakıt tüketimini oldukça artırmaktadır.Degant labai padidėja susidariusių dujų slėgis.
Doğaya kaçan evcil güvercinler dünya üzerinde yabani güvercin popülasyonunu artırmaktadır.Europoje įveistos dabar auga natūraliai Pirėnų pusiasalyje.
Büyüme hem toplumsal sınıflar arasındaki eşitsizliği hem de bölgesel dengesizliği artırmaktadır.Tööjõu jaotus ühelt poolt nõuab ja teiselt poolt suurendab regioonidevahelist ebavõrdsust.
Üniversite, Yelken sporuna ilgiyi artırmak için bir proje hazırlamıştır.Kool seab oma eesmärgiks Sahha spordikoondiste järelkasvu ettevalmistamise.
Belirtilen amaç, ürünün çok yönlülüğü konusundaki farkındalığı artırmaktı.Järgmise uuringu eesmärk oli teada saada, kuivõrd muudab produktiivsust lisatasu.
Ama, bir değişkeni 7 oranında artırırsanız diğer değişkeni de 7 oranında artırmak durumundasınız.어찌됐든 한 변수를 7배만큼 크게 하면, 다른 변수도 7배만큼 커진다는 것입니다.
Ama, bir değişkeni 7 oranında artırırsanız diğer değişkeni de 7 oranında artırmak durumundasınız.Але коли ви збільшуєте одну змінну в 7 разів, ви також маєте збільшити іншу змінну в 7 разів.
Ama, bir değişkeni 7 oranında artırırsanız diğer değişkeni de 7 oranında artırmak durumundasınız.Но, когато увеличавате една променлива със 7, трябва също да увеличите другата променлива със 7.
Ama, bir değişkeni 7 oranında artırırsanız diğer değişkeni de 7 oranında artırmak durumundasınız.لكن عندما نتدرج بمتغير مقدار 7 وحدات علينا ان نتدرج بالمتغير الآخر بنفس المقدار اي 7 وحدات
Amerika'da bir sermaye çıkıntısı vardır ve anahtarı da gelişmeyi artırmaktır.C'è un eccesso di capitale negli Stati Uniti, e la chiave è il pick up di rendimento.
Amerika'da bir sermaye çıkıntısı vardır ve anahtarı da gelişmeyi artırmaktır.Es gibt einen Überhang von Kapital in den USA, und der Schlüssel ist Zusatzrendite.
Amerika'da bir sermaye çıkıntısı vardır ve anahtarı da gelişmeyi artırmaktır.Este un surplus de capital în SUA, iar cheia este rentabilitatea.
Amerika'da bir sermaye çıkıntısı vardır ve anahtarı da gelişmeyi artırmaktır.Hay un sobreendeudamiento en los EE.UU, y la clave es la ganancia del rendimiento.
Amerika'da bir sermaye çıkıntısı vardır ve anahtarı da gelişmeyi artırmaktır.Il y a un excédent de capitaux aux États-Unis, et la clé est la reprise des rendements.
Amerika'da bir sermaye çıkıntısı vardır ve anahtarı da gelişmeyi artırmaktır.미국엔 자본이 넘쳐납니다. 중요한것은 높은수익율입니다
Amerika'da bir sermaye çıkıntısı vardır ve anahtarı da gelişmeyi artırmaktır.V Spojených štátoch pozorujeme prebytok kapitálu a najdôležitejšie je získať z neho výnosy.
Amerika'da bir sermaye çıkıntısı vardır ve anahtarı da gelişmeyi artırmaktır.W USA mamy nadmiar kapitału, a kluczem jest zysk.