artırmak ile cümle
artırmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
O yüzden amaç insanların diğer ırklarla olan etkileşimlerini artırmak.So if you want to address it, the goal is to facilitate interaction with people of other races.
Sizin bana, ziyanımı artırmaktan başka bir katkınız olamaz!You will only add to my ruin.
Benim da'vetim, onlara kaçışlarını artırmaktan başka bir katkıda bulunmadı.But the more I called, they only ran the farther away.
Bana zararımı artırmaktan başka birşey yapamazsınız" dedi.You will only add to my ruin.
Sizin bana, yıkım ve hüsranı artırmak dışında bir katkınız olamaz."You will only add to my ruin.
Biz onları korkutuyoruz ama bu onların kudurganlığını artırmaktan başka bir katkı sağlamıyor.Thus do We (instil) fear in them; but they only transgress the more.
"Fakat çağrım, onların kaçışlarını artırmaktan başka bir işe yaramadı."But the more I called, they only ran the farther away.
Bu onların imanını ve teslimiyetini artırmaktan başka bir şey yapmadı.And it only increased them in faith and surrender.
Artık size azabınızı artırmaktan başka bir şey yapmayacağız" (denir).We shall increase you not save in chastisement.'
Fakat korkutmamız onların azgınlıklarını daha da artırmaktan başka bir katkı yapmıyorAnd We frighten them, but it only increaseth them in exorbitance great.
Hatta onların ziyanlarını artırmaktan başka bir şeye yaramadı.In fact, they added only to their ruin.
Değeri artırmak için kısayolPropertyNameShortcut to increase the value
Tanrı korusun, ülkelerinizdeki mülteci krizini artırmak istemiyorum.Nor do I want to add to the refugee crisis in your countries, God forbid.
Bu taktik mevzubahis konularda halkın farkındalığını artırmak adına çıkarıldı.This tactic bought democrats time to raise public awareness of the issues at stake.
Sivil toplum örgütleri katılımı artırmak için kampanyalar düzenliyor.NGOs are running campaigns aimed at boosting turnout.
Bu arada, UNMIK de Kosova'nın kuzeyinde güvenliği artırmak için harekete geçti.Meanwhile, UNMIK is moving to step up security in Kosovo's north.
Programın hedefi Arnavut mallarının kalitesini artırmak ve ihracat pazarlarını genişletmek.The programme aims to improve the quality of Albanian goods and expand their export market.
Gücünü artırmak isteyen Gruevski, erken seçim çağrısında bulundu ve seçimleri kolayca kazandı.Seeking to strengthen his mandate, Gruevski called early elections and won them handily.
Piraeus Bank ABD pazarındaki payını artırmak üzere iki bankayı birleştirmeyi planlıyor.Piraeus Bank plans to merge the two banks in order to expand its presence on the US market.
Vasiç, "Satıcılar kendilerine ait realizasyon miktarını artırmak istiyor."The fact is that vendors want to increase the amount of realisation for themselves.
Turizm sektörünün GSYİH'daki payını yüzde 3 artırmak.Having the tourism industry make up for an increased 3 per cent towards the country's GDP.
Bu hafta ayrıca: Hırvatistan yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını artırmak istiyor.Also this week: Croatia seeks to boost use of renewable energy sources.
Ticareti artırmak amacıyla, Yemenliler ve Türkler artık birbirlerini vizesiz ziyaret edebilecek.Yemenis and Turks can now visit without a visa, in a bid to boost trade.
Bu arada hükümet, Yunanistan'daki dış yatırımı artırmak için adımlar atıyor.Meanwhile, the government is taking steps to boost foreign investment in Greece.
Makedonya, bilgisayar kullanımını artırmak istiyorMacedonia seeks to boost computer use
AK, Batı Balkanlar'ın AB umutlarını artırmak istiyorEC seeks to enhance Western Balkans' EU prospects
Muhalefet ayrıca hükümeti seçim öncesinde sosyal güvenceleri artırmakla da suçladı.The opposition has also accused the government of increasing social protections ahead of the vote.
Büyük miktarda para bulunduran finans kurumları güvenlik tedbirlerini artırmak zorunda kalacaklar.Financial institutions that handle large sums of money will have to improve their security measures.
Aygün, sorunla mücadelenin en iyi yolunun istihdam ve hizmetleri artırmak olduğunu belirtti.The best way to fight the problem, Aygun said, would be to increase employment and services.
Haftanın amacı, kullanıcı sayısını artırmak ve günlük hayatta İnternet kullanımını genişletmekti.The goal was to help boost the number of users and expand the use of the internet in daily life.
Romanya bu yıl bir entegrasyon politikası uygulayarak AB içindeki nüfuzunu artırmak istiyor.Romania wants to boost its influence in the EU this year by implementing a policy of integration.
İlk olarak imalat firmalarının bilincini artırmak üzerine eğilmeliyiz," şeklinde konuştu.Firstly we would focus on raising the awareness of the production companies," Darmstaedter said.
Bunun tek uzun vadeli çözümü, komşumuz üzerindeki AB baskısını artırmaktır.The only long-term solution is for increased EU pressure on our neighbour.
ABD'li aktris, kadın kanser hastalıkları hakkındaki bilinci artırmak amacıyla Kosova'ya geldiUS actress visits Kosovo to raise awareness of women's cancer
Mira, asıl önemli şeyin turizm sektörünün kapasitesini artırmak olduğunu yazıyor.What's really important, Mira writes, is to improve the capabilities of the tourism industry.
Karadağ, tarım alanındaki rekabetçiliğini artırmak istiyorMontenegro seeks to boost agricultural competitiveness
Söz konusu strateji kapsamındaki temel hedeflerden biri de rekabetçiliği artırmak.Increasing competitiveness is one of the main goals.
Şirketler projenin fizibilitesini artırmak amacıyla ek gaz arzı arıyorlar.The companies seek additional gas to make the project more feasible.
Yerli enerji üretimini artırmak isteyen Türkiye, alternatif enerjiye yatırım yapmayı planlıyor.To boost its domestic energy production, Turkey plans to invest in alternative energy.
Karadağ 2005 Yılında Doğrudan Dış Yatırımı Artırmak İstiyorMontenegro Strives to Increase FDI for 2005
Bilgisayar devi Microsoft Arnavutluk'taki varlığını artırmak ister gibi görünüyor.The software giant Microsoft appears interested in expanding its presence in Albania.
Örgüt, AB'nin NATO'nun BHdeki varlığını artırmak için EUSR ile işbirliği yapmasını da önerdi.It recommended US co-operation with the EUSR and a boost in NATO's presence in BiH.
Güneydoğu Avrupa ülkeleri, yabancı doğrudan yatırımları artırmak için yenilikçi yollar arıyor.Countries across Southeast Europe are looking for innovative ways to attract it.
IMF Kosova yönetimini harcamaları %39 oranında artırmakla eleştirdi.The IMF criticised the Kosovo administration for increasing spending by 39%.
İki ülke karşılıklı yatırımları artırmak için birlikte çalışmaya da karar verdi.The two countries also agreed to work together to boost mutual investments.
Zola eğitim düzeyini artırmak için görev yapıyor.Zola is on mission to boost education.
Verimlerini artırmak için arı kovanlarının tarlalara yakın yerleştirilmesini önerdi.He suggested that bee-hives be placed close to fields to enhance their yield.
Yeryüzündeki orman örtüsünü % 25 artırmak, son 20 yıldaki insan emisyonlarını telafi edecektir.Increasing the forest cover of Earth by 25% will offset the human emissions in the latest 20 years.
Motor güvenilirliğini ve bakım kolaylığını artırmak, F135 için ana hedeftir.Improving engine reliability and ease of maintenance is a major objective for the F135.
Bazı şirketler, verimliliği artırmak için ek bir galvanik kaplama adımı kullanır.Some companies use an additional electroplating step to increase efficiency.
Usturlabın doğruluğunu artırmak için nonius'u yarattı.He created the nonius to improve the astrolabe's accuracy.
Modifiyenin birincil amacı, füzelerin menzilini artırmaktı.The primary reason for the upgrades was to increase the range of such missiles.
Mikroskopide, çalışma mesafesini artırmak ve büyütmeyi azaltmak için Barlow mercek kullanılır.In microscopy the Barlow lens is used to increase working distance and decrease magnification.
Myastenia graviste nöromüsküler iletimi artırmak için kullanılırlar.In myasthenia gravis, they are used to increase neuromuscular transmission.
İzotop kendi dolaşımını artırmak için ek bir dakika egzersiz gerektiriyordu.The isotope required exercise for an additional minute to enhance circulation of the isotope.
Verimliliğini artırmak için kan toprağa karıştırıldı. [1]Blood was mixed with soil to improve its fertility.[9]
Steam Deck, yazılım uyumluluğunu artırmak için Proton kullanır. [1]The Steam Deck uses Proton to increase software title compatibility.[22]
Kahl, amacın siyasi tartışmalarda kaosu artırmak olduğunu söyledi.Kahl said the goal is to increase chaos in political debates.
Göçmenlerin ve renkli tenli insanların tehdidini artırmakAmplifying threat of immigrants and people of color
İstihdamı artırmak için kapsayıcı eğitimin sağlanması.Ensuring inclusive education to increase the chance of employability.