Ana içeriğe geç
Sözlük

artı ile cümle

artı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Prens aniden korumasının artık yanında olmadığını fark etti.Suddenly, the prince noticed that his bodyguard wasn't at his side anymore.
Pasta kötü gitti, artık kimse onu yemeyecek.The cake has gone bad, no one's going to eat it anymore...
Artık beni hayal kırıklığına uğratma.Don't disappoint me anymore.
Gelir vergisi oranı maaş artışı ile orantılı olarak artar.The income tax rate increases in proportion to the salary increase.
Tatillerini yurt dışına seyahat etmek için kullanan öğrencilerin sayısı artıyor.The number of students who use their holidays to travel abroad is increasing.
Artım gerçek arkadaşlarımın nerede olduğunu görebiliyorum.Now I can see where my real friends are.
Bizim için artık yolun sonu.It's all over for us.
Artık yorgun değilim.I'm no longer tired.
Artık canım uyumak istemiyor.I don't feel like sleeping anymore.
Artık o boktan şarkıyı dinlemeye tahammül edemem!I can't stand listening that shitty song anymore!
Sekiz artı iki on eder.Eight plus two is ten.
Günlük tutardı fakat artık tutmuyor.She used to keep a diary, but doesn't anymore.
Noel artık çok yakın.Christmas is so close now.
Artık sigara içmiyorum.I don't smoke anymore.
Ben artık oraya gitmeyeceğim.I won't go there anymore.
Artık genç değilsin.You're not young anymore.
Eşofman artık bana uymuyor.The sweatsuit doesn't fit me anymore.
Artık bir bataryam yok.I don't have a battery anymore.
Artık sabit hattımız yok.We don't have a landline anymore.
Artık ev telefonumuz yok.We don't have a landline anymore.
Amerika Birleşik Devletleri'nde hayat pahalılığı artıyordu.The cost of living in the United States was rising.
Ben artık hatırlamıyorum.I don't remember anymore.
Artık deli insanlara ihtiyacımız var mı?Do I need any more crazy people?
Cinsiyet değiştirme işlemleri artık vergiden düşülebilir.Sex change operations are now tax-deductible.
Artık bu gezegende yaşamak istemiyorum.I don't want to live on this planet anymore.
Yunanistan artık borçlarını ödeyemiyor.Greece can no longer pay off its debts.
Artık uyumuyorum.I don't sleep anymore.
Patronumdan ücret artışı istedim.I asked my boss for a pay raise.
Bunu artık yapmak istemiyorum.I don't want to do this anymore.
O, artık beni sevmiyor.He doesn't love me anymore.
İşsizlik artıyor.Unemployment is rising.
Sen uyanırken artık burada olmayacağım.As you wake up, I won't be here anymore.
Onu severdim fakat artık sevmiyorum.I used to love her, but not anymore.
Artık mücadele etmek istemiyordu.She didn't want to fight no more.
Artık bir krediye ihtiyacım yok.I don't need a loan anymore.
Artık borç paraya ihtiyacım yok.I don't need a loan anymore.
Artık beklemene gerek yok.You shouldn't wait any longer.
Bir artık yılda kaç gün var?How many days are there in a leap year?
Bir artık yılda kaç gün vardır?How many days are there in a leap year?
Bir artık yılın üç yüz altmış altı yılı vardır.A leap year has three hundred and sixty-six days.
Artık Bay Tanaka ile görüşmüyorum.I don't associate with Mr. Tanaka any more.
Bay Kato artık çalışamayacak kadar çok yaşlı.Mr. Kato was too old to work any longer.
O artık içmeyeceğine yemin etti.He swore that he would no longer drink.
Her ne kadar bu ayakkabıları artık giymesem de, onları atmaya kıyamıyorum.Even though I don't wear those shoes anymore, I can't bring myself to get rid of them.
Artık bir hemşire olmak istemiyorum.I don't want to be a nurse any more.
Tom bir artistik lisans aldı.Tom took some artistic license.
Artık yazamam.I can't write anymore.
Artık hepsi bitti.It's all over now.
Şu anda iyi uyumuyorum ve artık gözler altında halkalarım var.I'm not sleeping well currently and now have rings under the eyes.
Artık seni sevmiyorum; bu yüzden üzgünüm.I no longer love you; therefore, I am sad.
Artık başım ağrımıyor.I no longer have a headache.
Tom artık bir multimilyoner.Tom is now a multimillionaire.
Yakında artık petrolümüz olmayacak.We will soon have no more petrol.
Mutlu, artık hiçbir şeyde gözü olmayandır.Happy is he who desires nothing anymore!
Mutlu odur ki, artık hiçbir şeyde gözü olmasın.Happy is he who desires nothing anymore!
Artık 80'li yıllarda değiliz.We're not in the 80s anymore.
Onuruyla ölmesine izin vermek dışında, Tom için artık yapabileceğimiz hiçbir şey yok.There's nothing any of us can do for Tom now except let him die with dignity.
Tom'un beyninin artık çalışmadığını söylüyorlar.They say Tom's brain isn't functioning anymore.
Tom artık bir yetişkin.Tom is an adult now.
Artık sizin antrenörünüz değilim.I'm not your coach anymore.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod