Ana içeriğe geç
Sözlük

artı ile cümle

artı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bu, pazar payımızı artırmak için büyük bir fırsat.This is a great opportunity to increase our market share.
Bir zamanlar best seller olan bu kitap artık baskı dışıdır.This book, which was once a best seller, is now out of print.
Bir zamanlar bir best seller olan bu kitabın artık baskısı kalmamış.This book, which was once a best seller, is now out of print.
Bu oda çalışmak için fazla sıcak. Artık buna dayanamıyorum.This room is too hot to study in. I can't stand it any more.
Ben bu acıya artık dayanamıyorum.I can't stand this pain any more.
Bu kasabanın nüfusu artıyor.This town is increasing in population.
Bu artış ile birlikte, dünyanın ekonomik organizasyonda bir değişiklik oldu.Along with this increase, there has been a change in the world's economic organization.
Artık bu gürültüye dayanamam.I can't tolerate this noise any longer.
Bu nehir öylesine kirli ki, balıklar artık onun içinde yaşayamıyorlar.This river is so polluted that fish can no longer live in it.
Bu ceket artık bana uymuyor.This coat does not fit me any more.
İşsizlikteki bu artış, durgunluğun bir sonucudur.This increase in unemployment is a consequence of the recession.
Bu kentin nüfusu yıldan yıla artıyor.This city has been increasing in population year after year.
Bu ülkenin insanları artık eski geleneklerine saygı göstermiyor.People of this country do not respect their old traditions any longer.
Bu makale, kelime hazinesini artırmak isteyenler için öneriler içerir.This article contains tips for those who are eager to increase their vocabulary.
Artık soğuğa dayanamıyorum.I can no longer stand the cold.
Artık burada kalmasak iyi olur.We had better not remain here any longer.
Artık bir çocuk değilsin.You are no longer a child.
AIDS'ten etkilenen insan sayısı artıyor.The number of people suffering from AIDS has increased.
Bu tür kelebeklerin artık soyu tükenmiş bulunmaktadır.Butterflies of this species are now extinct.
Artık çok geç.It's too late now.
Artık kaza için onu suçlamanın bir faydası yok.It is no use blaming him for the accident now.
Alkol tüketimi her yıl artıyor.Alcohol consumption is increasing every year.
Amerika'nın kent nüfusu artıyor.The urban population of America is increasing.
O mağaza artık kozmetik satmıyor.That store no longer sells cosmetics.
Bana artık kaba davranmamak için söz verdin.You promised not to be rude to me any more.
Artık bir bebek değilsin.You are no longer a baby.
Artık on sekiz yaşında olduğunu daha iyi bilmelisin.You should know better now you are eighteen.
Size istikrarlı bir taban maaş artı satış komisyonu ödenecektir.You will be paid a stable base salary plus commissions on sale.
Eh, artık gitmek zorundayım.Well, I have to go now.
Beş artı üç sekiz yapar.Add 5 to 3 and you have 8.
Öğretim 1 Nisan 2001 itibariyle yaklaşık yüzde on artırılacaktır.Tuition will be raised by nearly ten percent as of April 1, 2001.
Metro ücretleri, 1 Nisan 1999'dan itibaren artırılacaktır.Subway fares will be raised as of April 1st, 1999.
Artık 18 yaşındasın, böyle bir şey yapmamalısın.Now that you are 18 years old, you should not do such a thing.
Sigara içen adam o artık buraya gelmez dedi.He doesn't come any more, the one smoking said.
"Artık dayanamıyorum!" "Sakin ol. En kısa sürede geleceğim.""I can't stand it any more!" "Calm down. I'll come over as soon as possible."
Tom, artıkları ile köpeği besledi.Tom fed his leftovers to his dog.
Yönetim, ücret artışının söz konusu olmadığını söyledi.The management said that a wage increase was out of the question.
Aya yolculuk artık bir hayal değil.A trip to the Moon is no longer a dream.
İnsanlar artık eskisinden daha eğitimli.People are more educated now than they used to be.
İnsanlar artık eskiden olduklarından daha eğitimli.People are more educated now than they used to be.
Trafik kazalarının sayısında artış var gibi görünüyor.The number of traffic accidents seems to be on the increase.
Trafik kazaları her geçen yıl artıyor.Traffic accidents are increasing year by year.
Artık konuşacak enerjim yok.I no longer have the energy to talk.
Madenciler bir ücret artışı için greve gitti.The miners went on strike for a wage increase.
Artık azıcık param var.I have little money now.
Artık onu bir mucizeden başka hiçbir şey kurtaramaz.Nothing but a miracle can save her now.
Hayata artık daha farklı bakıyorum.I see life differently now.
Birçok mal artık hava yoluyla taşınmaktadır.Many goods are now transported by air.
O artık zamana karşı bir yarıştı.It was now a race against time.
Aşkından başka hiçbir şey onu kurtaramaz artık.Nothing but your love can save her now.
Yurt dışında eğitim artık çok yaygın.Studying abroad is very common now.
Bıktım artık. Bugün bütün yaptığım şikayetlerle başa çıkmak.I've had it. All I've done today is handle complaints.
Son çalışmaya göre, Japonların ortalama hayat süresi hâlâ artıyor.According to a recent study, the average life span of the Japanese is still increasing.
Artık yeterince uyuyamıyorum.I can not get enough sleep any more.
Gelirler artıyor, ancak masraflar kadar hızlı değil.Revenues are growing, but not as fast as costs.
Enflasyondan sonra geçen yılın gelir artışı % 5 idi.Last year's growth of income was 5% after inflation.
Geçen yıl fiyatlarda makul bir artış vardı.There was a modest rise in prices last year.
Fiyatlar geçen yıldan beri artıyor.Prices have been rising since last year.
Cinayetlerin sayısında bir artış olmuştur.There has been an increase in the number of murders.
Artık topu göremeyecek kadar karanlık oluncaya kadar beyzbol oynardık.We played baseball until it was too dark to see the ball any more.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod