Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.Говорю это не потому, чтобы я искал даяния; но ищу плода, умножающегося в пользу вашу.
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.Не то щоб я шукав дару, а шукаю овощу, що намножуеть ся на користь вашу.
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.לא שאבקש את המתן אך אבקש הפרי אשר ירבה בחשבנכם׃
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.ليس اني اطلب العطية بل اطلب الثمر المتكاثر لحسابكم.
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.我 並 不 求 甚 麼 餽 送 、 所 求 的 就 是 你 們 的 果 子 漸 漸 增 多 、 多 歸 在 你 們 的 賬 上
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.我 並 不 求 甚 麼餽 送 、 所求 的 就 是 你 們 的 果子 漸漸 增多 、 多 歸 在 你 們 的 賬上
Armağan prensiplerini içeren bir ekonomi, "gerçek" üzerine temellenen bir ekonomidir.De omwenteling
Armağan prensiplerini içeren bir ekonomi, "gerçek" üzerine temellenen bir ekonomidir.Ekonomia joka sisältää lahja periaatteet on ekonomia joka on yksinkertaisesti juurrutettu kiinni totuuteen.
Armağan prensiplerini içeren bir ekonomi, "gerçek" üzerine temellenen bir ekonomidir.En ekonomi som förkroppsligar gåvans principer är en ekonomi som helt enkelt grundar sig i sanningen.
Armağan prensiplerini içeren bir ekonomi, "gerçek" üzerine temellenen bir ekonomidir.Gospodarka uosabiająca zasadę daru jest gospodarką zakorzenioną w prawdzie.
Armağan prensiplerini içeren bir ekonomi, "gerçek" üzerine temellenen bir ekonomidir.O economie care se bazeaza pe daruire este o economie care se fundamenteaza pe adevar.
Armağan prensiplerini içeren bir ekonomi, "gerçek" üzerine temellenen bir ekonomidir.Proč v těchto věcech nejsou peníze?
Armağan prensiplerini içeren bir ekonomi, "gerçek" üzerine temellenen bir ekonomidir.Uma economia que incorpora os princípios da Dádiva é uma economia enraizada na verdade.
Armağan prensiplerini içeren bir ekonomi, "gerçek" üzerine temellenen bir ekonomidir.Una Economía que encarna los principios del Regalo, es una Economía que está sencillamente basada en la Verdad
Armağan prensiplerini içeren bir ekonomi, "gerçek" üzerine temellenen bir ekonomidir.Un'economia che incarna i principi del dono... ...è un'economia che si basa su una verità solida.
Armağan prensiplerini içeren bir ekonomi, "gerçek" üzerine temellenen bir ekonomidir.Защо няма пари в тези неща?
Armağan prensiplerini içeren bir ekonomi, "gerçek" üzerine temellenen bir ekonomidir.私たちが直面する仕事は
Armağan toplumunda ihtiyacın olandan fazlaya sahip isen fazlasını ihtiyacı olana verirsin.I ett gåvosamhälle, om du har mer än du behöver, ger du det till någon som behöver det.
Armağan toplumunda ihtiyacın olandan fazlaya sahip isen fazlasını ihtiyacı olana verirsin.In einer Gesellschaft des 'Beschenkt-Seins', gibst Du, wenn
Armağan toplumunda ihtiyacın olandan fazlaya sahip isen fazlasını ihtiyacı olana verirsin.Lahja yhteiskunnassa jos sinulla on enemmän kuin tarvitset, sinä annat se jollekkin joka sitä tarvitsee.
Armağan toplumunda ihtiyacın olandan fazlaya sahip isen fazlasını ihtiyacı olana verirsin.V ekonomice daru není pravda to, co platí v naší peněžní ekonomice, a sice že všichni mezi sebou soutěží.
Armağan toplumunda ihtiyacın olandan fazlaya sahip isen fazlasını ihtiyacı olana verirsin.W społeczności daru, jeśli masz więcej niż potrzebujesz, dajesz to komuś, kto tego potrzebuje.
Armağan toplumunda ihtiyacın olandan fazlaya sahip isen fazlasını ihtiyacı olana verirsin.Σε μία κοινωνία δώρων, εάν έχετε περισσότερα από όσα χρειάζεστε, δίνετε σε κάποιον που έχει ανάγκη.
Armağan toplumunda ihtiyacın olandan fazlaya sahip isen fazlasını ihtiyacı olana verirsin.בכלכלת נתינה, זה נכון, הדרך שזה עובד בכלכלת כסף
Armağan toplumunda ihtiyacın olandan fazlaya sahip isen fazlasını ihtiyacı olana verirsin.贈与社会では、自分の必要以上に持っているとき それを必要とする人に与えます。 それが、社会的地位を得る方法であり、
Armağan ver eğer > 62 ise62 fölötti bónusz
Armağan ver eğer > 62 iseBonificación si > 62
Armağan ver eğer > 62 iseBonus dacă > 62
Armağan ver eğer > 62 iseBonus hvis > 62
Armağan ver eğer > 62 iseBonus, jeżeli > 62
Armağan ver eğer > 62 iseBonus, jos > 62
Armağan ver eğer > 62 iseBonus om > 62
Armağan ver eğer > 62 iseBonus pokud > 62
Armağan ver eğer > 62 iseBonus se > 62
Armağan ver eğer > 62 iseBónus se > 62
Armağan ver eğer > 62 iseBonus si > & #160; 62
Armağan ver eğer > 62 iseBonus wanneer meer dan 62
Armağan ver eğer > 62 iseBonus wenn > 62
Armağan ver eğer > 62 iseDodatek, če je več kot 62
Armağan ver eğer > 62 iseΜπόνους αν > 62
Armağan ver eğer > 62 iseДодаткові, якщо > 62
Armağan ver eğer > 62 iseПремия если > 62
Armağan ver eğer > 62 iseزيادة إذا > 62
Armağan ver eğer > 62 iseボーナス (> 62)
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Az embernek ajándéka szabad útat szerez néki, és a nagyoknak orczája elé viszi õt.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Của lễ của người nào dẹp đường cho người , Và dẫn người đến trước mặt kẻ sang_trọng .
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Của lễ của người nào dẹp đường cho người, Và dẫn người đến trước mặt kẻ sang trọng.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Dar človeka upriestranňuje mu a vedie ho pred veľkých.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Dar člověka uprostranňuje jemu, a před oblíčej mocných přivodí jej.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Dar človekov mu razširi pot in ga pripelje pred obličje mogočnikov.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Dar człowieczy plac mu czyni, i przed wielmożnych przywodzi go.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Darurile unui om îi fac loc, şi -i deschid intrarea înaintea celor mari. -
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Das Geschenk des Menschen macht ihm Raum und bringt ihn vor die großen Herren.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Een goed geschenk geeft iemand de ruimte en opent deuren naar vooraanstaanden.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.El dar regalos le abre camino a un hombre, y le conduce a la presencia de los grandes
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Et menneskes gave gir ham rum og fører ham frem for store herrer.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Gaver åbner et Menneske Vej og fører ham hen til de store.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Gåvor öppna väg för en människa och föra henne fram inför de store.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Hadiah membuka jalan dan mengantar orang kepada orang-orang besar
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Il dono fa largo all'uomo e lo introduce alla presenza dei grandi