Ana içeriğe geç
Sözlük

arma ile cümle

arma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Armağan kart kodu:Koda darilne kartice:
Armağan kart kodu:Kód dárkového poukazu:
Armağan kart kodu:Kode på gavekort:
Armağan kart kodu:Kod karty prezentowej:
Armağan kart kodu:Lahjakortin koodi:
Armağan kart kodu:Presentkortskod:
Armağan kart kodu:Κωδικός δωροκάρτας:
Armağan kart kodu:Код на Gift card:
Armağan kart kodu:Код подарочной карты:
Armağan kart kodu:Код подарункової картки:
Armağan kart kodu:رمز بطاقة الهدية:
Armağan kart kodu:ギフトカードのコード:
Armağanlar dağıttı, yoksullara verdi; Doğruluğu sonsuza dek kalıcıdır, Gücü ve saygınlığı artar.(111:9) Он расточил, роздал нищим; правда его пребывает во веки; рог его вознесется во славе.
Armağanlar dağıttı, yoksullara verdi; Doğruluğu sonsuza dek kalıcıdır, Gücü ve saygınlığı artar.Egli dona largamente ai poveri, la sua giustizia rimane per sempre, la sua potenza s'innalza nella gloria
Armağanlar dağıttı, yoksullara verdi; Doğruluğu sonsuza dek kalıcıdır, Gücü ve saygınlığı artar.El este darnic, dă celor lipsiţi; milostenia lui ţine în veci; capul i se înalţă cu slavă.
Armağanlar dağıttı, yoksullara verdi; Doğruluğu sonsuza dek kalıcıdır, Gücü ve saygınlığı artar.Er streut aus und gibt den Armen; seine Gerechtigkeit bleibt ewiglich, sein Horn wird erhöht mit Ehren.
Armağanlar dağıttı, yoksullara verdi; Doğruluğu sonsuza dek kalıcıdır, Gücü ve saygınlığı artar.Espalhou, deu aos necessitados; a sua justiça subsiste para sempre; o seu poder será exaltado em honra.
Armağanlar dağıttı, yoksullara verdi; Doğruluğu sonsuza dek kalıcıdır, Gücü ve saygınlığı artar.Esparce, da a los necesitados; su justicia permanece para siempre, y su poderío será exaltado en gloria
Armağanlar dağıttı, yoksullara verdi; Doğruluğu sonsuza dek kalıcıdır, Gücü ve saygınlığı artar.Hij geeft veel weg aan de armen. Altijd blijft hij oprecht; met blijdschap en eer wordt hij omringd.
Armağanlar dağıttı, yoksullara verdi; Doğruluğu sonsuza dek kalıcıdır, Gücü ve saygınlığı artar.Il fait des largesses, il donne aux indigents; Sa justice subsiste à jamais; Sa tête s`élève avec gloire,
Armağanlar dağıttı, yoksullara verdi; Doğruluğu sonsuza dek kalıcıdır, Gücü ve saygınlığı artar.저가 재물을 흩어 빈궁한 자에게 주었으니 그 의가 영원히 있고 그 뿔이 영화로이 들리리로다
Armağanlar dağıttı, yoksullara verdi; Doğruluğu sonsuza dek kalıcıdır, Gücü ve saygınlığı artar.Osztogat, adakozik a szegényeknek; igazsága megmarad mindvégig; az õ szarva felemeltetik dicsõséggel.
Armağanlar dağıttı, yoksullara verdi; Doğruluğu sonsuza dek kalıcıdır, Gücü ve saygınlığı artar.Rozděluje štědře, a dává nuzným; spravedlnost jeho zůstává na věky, roh jeho bude vyvýšen v slávě.
Armağanlar dağıttı, yoksullara verdi; Doğruluğu sonsuza dek kalıcıdır, Gücü ve saygınlığı artar.Rozprasza, i daje ubogim; sprawiedliwość jego trwa na wieki; róg jego wywyższy się w sławie.
Armağanlar dağıttı, yoksullara verdi; Doğruluğu sonsuza dek kalıcıdır, Gücü ve saygınlığı artar.Rozsýpa, dáva chudobným; jeho spravedlivosť stojí na večnosť; jeho roh sa vyvýši v sláve.
Armağanlar dağıttı, yoksullara verdi; Doğruluğu sonsuza dek kalıcıdır, Gücü ve saygınlığı artar.til fattige deler han rundhåndet ud, hans Retfærdighed varer evindelig; med Ære løfter hans Horn sig.
Armağanlar dağıttı, yoksullara verdi; Doğruluğu sonsuza dek kalıcıdır, Gücü ve saygınlığı artar.Εσκορπισεν, εδωκεν εις τους πενητας η δικαιοσυνη αυτου μενει εις τον αιωνα το κερας αυτου θελει υψωθη εν δοξη.
Armağanlar dağıttı, yoksullara verdi; Doğruluğu sonsuza dek kalıcıdır, Gücü ve saygınlığı artar.Разпръсна, даде на сиромасите; Правдата му трае до века; Рогът му ще се издигне на почит.
Armağanlar dağıttı, yoksullara verdi; Doğruluğu sonsuza dek kalıcıdır, Gücü ve saygınlığı artar.פזר נתן לאביונים צדקתו עמדת לעד קרנו תרום בכבוד׃
Armağanlar dağıttı, yoksullara verdi; Doğruluğu sonsuza dek kalıcıdır, Gücü ve saygınlığı artar.‎فرّق اعطى المساكين بره قائم الى الابد. قرنه ينتصب بالمجد‎.
Armağanlar dağıttı, yoksullara verdi; Doğruluğu sonsuza dek kalıcıdır, Gücü ve saygınlığı artar.他 施 捨 錢 財 、 賙 濟 貧 窮 . 他 的 仁 義 、 存 到 永 遠 。 他 的 角 必 被 高 舉 、 大 有 榮 耀
Armağanlar dağıttı, yoksullara verdi; Doğruluğu sonsuza dek kalıcıdır, Gücü ve saygınlığı artar.他 施捨錢財 、 賙濟 貧窮 . 他 的 仁義 、 存到 永遠 。 他 的 角必 被 高舉 、 大有榮耀
Armağanların olmadığı yerde topluluğa aidiyet de yoktur.A pokud nejsou dary, není také žádná komunita.
Armağanların olmadığı yerde topluluğa aidiyet de yoktur.Et si il n'y a aucun don, alors il n'y a pas de communauté.
Armağanların olmadığı yerde topluluğa aidiyet de yoktur.Ezt láthatjuk is, azokban a társadalmakban, amelyeket egyre inkább áthat a pénz, a közösségek eltűnnek.
Armağanların olmadığı yerde topluluğa aidiyet de yoktur.Mas se não há Dádiva, então não há comunidade.
Armağanların olmadığı yerde topluluğa aidiyet de yoktur.Senza doni, non esiste la comunità.
Armağanların olmadığı yerde topluluğa aidiyet de yoktur.Si, am vazut ca pe masura ce societatea a devenit tot mai monetizata, comunitatea a disparut.
Armağanların olmadığı yerde topluluğa aidiyet de yoktur.Want als je al die dankbaarheid hebt gecreëerd, dan zullen mensen ook voor jou zorgen.
Armağanların olmadığı yerde topluluğa aidiyet de yoktur.Wo kein freiwilliges Geben stattfindet, da existiert auch keine Gemeinschaft.
Armağanların olmadığı yerde topluluğa aidiyet de yoktur.Защото, ако изградите цялата тази признателност, тогава хората също ще се погрижат за вас.
Armağanların olmadığı yerde topluluğa aidiyet de yoktur.社会がますます金銭化されるにつれて
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.Ấy không phải tôi cầu lễ vật, nhưng cầu sự kết quả nhiều bởi lễ vật đến cho anh em.
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.Ấy không phải tôi cầu lễ_vật , nhưng cầu sự kết_quả nhiều bởi lễ_vật đến cho anh_em .
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.Ce n`est pas que je recherche les dons; mais je recherche le fruit qui abonde pour votre compte.
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.Ei niin, että haluaisin lahjaa, vaan minä haluan teidän hyväksenne karttuvaa hedelmää.
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.Ikke at jeg attrår Gaven, men jeg attrår den Frugt, som bliver rigelig til eders Fordel.
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.Ikke at jeg attrår gaven, men jeg attrår den frukt av den som rikelig kommer eder til gode.
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.내가 선물을 구함이 아니요 오직 너희에게 유익하도록 과실이 번성하기를 구함이라
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.Não que procure dádivas, mas procuro o fruto que cresça para a vossa conta.
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.Ne da bi iskal daru, marveč sadu iščem, ki naj se množi vam na račun.
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.Nem mintha kívánnám az ajándékot; hanem kívánom azt a gyümölcsöt, mely sokasodik a ti hasznotokra.
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.Ne protože bych hledal darů, ale hledám užitku hojného k vašemu prospěchu.
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.Nicht, daß ich das Geschenk suche; sondern ich suche die Frucht, daß sie reichlich in eurer Rechnung sei.
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.Nie preto, že by som hľadal daru, ale hľadám ovocie, hojne sa množiace na váš účet.
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.Nie przeto, żebym datku szukał; ale szukam pożytku, który by obfitował na rachunku waszym.
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.No es que busque donativo, sino que busco fruto que abunde en vuestra cuenta
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.Non è però il vostro dono che io ricerco, ma il frutto che ridonda a vostro vantaggio
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.Nu că umblu după daruri. Dimpotrivă, umblu după cîştigul care prisoseşte în folosul vostru.
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.Ουχι οτι ζητω το δωρον, αλλα ζητω τον καρπον τον πλεοναζοντα εις λογαρισμον σας.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod