Ana içeriğe geç
Sözlük

armağan ile cümle

armağan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Gizlice verilen armağan öfkeyi, Koyna sokuşturulan rüşvet de kızgın gazabı yatıştırır.Dar skrytý ukrocuje prchlivost, a pocta v klíně hněv prudký.
Gizlice verilen armağan öfkeyi, Koyna sokuşturulan rüşvet de kızgın gazabı yatıştırır.Dar v skrytosti krotí hnev a úplatný dar v lone krutú prchlivosť.
Gizlice verilen armağan öfkeyi, Koyna sokuşturulan rüşvet de kızgın gazabı yatıştırır.Een geschenk, dat onopvallend wordt gegeven, helpt de woede bekoelen.
Gizlice verilen armağan öfkeyi, Koyna sokuşturulan rüşvet de kızgın gazabı yatıştırır.Eine heimliche Gabe stillt den Zorn, und ein Geschenk im Schoß den heftigen Grimm.
Gizlice verilen armağan öfkeyi, Koyna sokuşturulan rüşvet de kızgın gazabı yatıştırır.El regalo en secreto calma la ira; y el obsequio a escondidas, el fuerte furor
Gizlice verilen armağan öfkeyi, Koyna sokuşturulan rüşvet de kızgın gazabı yatıştırır.En gave i lønndom stiller vrede, og en hemmelig foræring stiller stor harme.
Gizlice verilen armağan öfkeyi, Koyna sokuşturulan rüşvet de kızgın gazabı yatıştırır.En hemlig gåva stillar vrede och en skänk i lönndom våldsammaste förbittring.
Gizlice verilen armağan öfkeyi, Koyna sokuşturulan rüşvet de kızgın gazabı yatıştırır.은밀한 선물은 노를 쉬게 하고 품의 뇌물은 맹렬한 분을 그치게 하느니라
Gizlice verilen armağan öfkeyi, Koyna sokuşturulan rüşvet de kızgın gazabı yatıştırır.Lønlig Gave mildner Vrede, Stikpenge i Brystfolden voldsom Harme.
Gizlice verilen armağan öfkeyi, Koyna sokuşturulan rüşvet de kızgın gazabı yatıştırır.O presente que se dá em segredo aplaca a ira; e a dádiva �s escondidas, a forte indignação.
Gizlice verilen armağan öfkeyi, Koyna sokuşturulan rüşvet de kızgın gazabı yatıştırır.Salainen lahja lepyttää vihan ja poveen kätketty lahjus kiivaan kiukun.
Gizlice verilen armağan öfkeyi, Koyna sokuşturulan rüşvet de kızgın gazabı yatıştırır.Un dar făcut în taină potoleşte mînia, şi o mită dată pe ascuns potoleşte cea mai puternică mînie. -
Gizlice verilen armağan öfkeyi, Koyna sokuşturulan rüşvet de kızgın gazabı yatıştırır.Un don fait en secret apaise la colère, Et un présent fait en cachette calme une fureur violente.
Gizlice verilen armağan öfkeyi, Koyna sokuşturulan rüşvet de kızgın gazabı yatıştırır.Un regalo fatto in segreto calma la collera, un dono di sotto mano placa il furore violento
Gizlice verilen armağan öfkeyi, Koyna sokuşturulan rüşvet de kızgın gazabı yatıştırır.Untuk meredakan marah dan geram, berilah hadiah secara diam-diam
Gizlice verilen armağan öfkeyi, Koyna sokuşturulan rüşvet de kızgın gazabı yatıştırır.Δωρον κρυφιον καταπραυνει θυμον και χαρισμα εις τον κολπον βαλλομενον, οργην ισχυραν.
Gizlice verilen armağan öfkeyi, Koyna sokuşturulan rüşvet de kızgın gazabı yatıştırır.Подарок тайный тушит гнев, и дар в пазуху – сильную ярость.
Gizlice verilen armağan öfkeyi, Koyna sokuşturulan rüşvet de kızgın gazabı yatıştırır.Тайният подарък укротява ярост, И подаръкът в пазуха укротява силен гняв.
Gizlice verilen armağan öfkeyi, Koyna sokuşturulan rüşvet de kızgın gazabı yatıştırır.מתן בסתר יכפה אף ושחד בחק חמה עזה׃
Gizlice verilen armağan öfkeyi, Koyna sokuşturulan rüşvet de kızgın gazabı yatıştırır.الهدية في الخفاء تفثأ الغضب والرشوة في الحضن تفثأ السخط الشديد.
Gizlice verilen armağan öfkeyi, Koyna sokuşturulan rüşvet de kızgın gazabı yatıştırır.暗 中 送 的 禮 物 、 挽 回 怒 氣 . 懷 中 搋 的 賄 賂 、 止 息 暴 怒
Gizlice verilen armağan öfkeyi, Koyna sokuşturulan rüşvet de kızgın gazabı yatıştırır.暗中 送 的 禮物 、 挽回 怒氣.懷中搋 的 賄賂 、 止息 暴怒
Her biriniz Tanrınız RABbin sizi kutsadığı oranda armağanlar götürmeli.››cada qual oferecerá conforme puder, conforme a bênção que o Senhor teu Deus lhe houver dado.
Her biriniz Tanrınız RABbin sizi kutsadığı oranda armağanlar götürmeli.››cada uno lo hará con el presente de su mano, conforme a lo que Jehovah tu Dios te haya bendecido
Her biriniz Tanrınız RABbin sizi kutsadığı oranda armağanlar götürmeli.››Chacun donnera ce qu`il pourra, selon les bénédictions que l`Éternel, ton Dieu, lui aura accordées.
Her biriniz Tanrınız RABbin sizi kutsadığı oranda armağanlar götürmeli.››ein jeglicher nach der Gabe seiner Hand, nach dem Segen, den dir der HERR, dein Gott, gegeben hat.
Her biriniz Tanrınız RABbin sizi kutsadığı oranda armağanlar götürmeli.››Fiecare să dea ce va putea, după binecuvîntarea pe care i -o va da Domnul, Dumnezeul tău.
Her biriniz Tanrınız RABbin sizi kutsadığı oranda armağanlar götürmeli.››Hij moet geven wat hij zich kan veroorloven, naarmate de HERE hem heeft gezegend.
Her biriniz Tanrınız RABbin sizi kutsadığı oranda armağanlar götürmeli.››každý donesie podľa sebe daného daru, podľa požehnania Hospodina, tvojho Boha, ktoré ti dal.
Her biriniz Tanrınız RABbin sizi kutsadığı oranda armağanlar götürmeli.››Každý podlé daru sobě daného, vedlé požehnání Hospodina Boha tvého, jehož on udělil tobě.
Her biriniz Tanrınız RABbin sizi kutsadığı oranda armağanlar götürmeli.››ki az õ képessége szerint [adjon,] az Úrnak, a te Istenednek áldása szerint, a melyet ád néked.
Her biriniz Tanrınız RABbin sizi kutsadığı oranda armağanlar götürmeli.››각 사람이 네 하나님 여호와의 주신 복을 따라 그 힘대로 물건을 드릴지니라
Her biriniz Tanrınız RABbin sizi kutsadığı oranda armağanlar götürmeli.››kukin tuokoon lahjana sen, minkä voi, sen siunauksen mukaan, minkä Herra, sinun Jumalasi, on sinulle antanut.
Her biriniz Tanrınız RABbin sizi kutsadığı oranda armağanlar götürmeli.››Ma il dono di ciascuno sarà in misura della benedizione che il Signore tuo Dio ti avrà data
Her biriniz Tanrınız RABbin sizi kutsadığı oranda armağanlar götürmeli.››men enhver med den gave han har råd til, efter den velsignelse som Herren din Gud har gitt dig.
Her biriniz Tanrınız RABbin sizi kutsadığı oranda armağanlar götürmeli.››men enhver skal komme med, hvad han kan give efter den Velsignelse, HERREN din Gud giver dig.
Her biriniz Tanrınız RABbin sizi kutsadığı oranda armağanlar götürmeli.››menurut kemampuannya, sesuai dengan banyaknya rezeki yang diberikan TUHAN Allahmu kepadanya.
Her biriniz Tanrınız RABbin sizi kutsadığı oranda armağanlar götürmeli.››Mỗi người sẽ dâng tùy theo của mình có , tùy theo phước mà Giê-hô-va Ðức_Chúa_Trời ngươi ban cho ngươi .
Her biriniz Tanrınız RABbin sizi kutsadığı oranda armağanlar götürmeli.››Mỗi người sẽ dâng tùy theo của mình có, tùy theo phước mà Giê-hô-va Ðức Chúa Trời ngươi ban cho ngươi.
Her biriniz Tanrınız RABbin sizi kutsadığı oranda armağanlar götürmeli.››temuč vsak naj da, kolikor more, primerno blagoslovu, ki ti ga je dodelil GOSPOD, tvoj Bog.
Her biriniz Tanrınız RABbin sizi kutsadığı oranda armağanlar götürmeli.››Εκαστος θελει διδει κατα την δυναμιν αυτου, κατα την ευλογιαν Κυριου του Θεου σου, την οποιαν σοι εδωκε.
Her biriniz Tanrınız RABbin sizi kutsadığı oranda armağanlar götürmeli.››Всеки да дава по силата си, според благословението, което Господ твоят Бог ще ти е дал.
Her biriniz Tanrınız RABbin sizi kutsadığı oranda armağanlar götürmeli.››но каждый с даром в руке своей, смотря по благословению Господа, Бога твоего, какое Он дал тебе.
Her biriniz Tanrınız RABbin sizi kutsadığı oranda armağanlar götürmeli.››איש כמתנת ידו כברכת יהוה אלהיך אשר נתן לך׃
Her biriniz Tanrınız RABbin sizi kutsadığı oranda armağanlar götürmeli.››كل واحد حسبما تعطي يده كبركة الرب الهك التي اعطاك
Her biriniz Tanrınız RABbin sizi kutsadığı oranda armağanlar götürmeli.››各 人 要 按 自 己 的 力 量 、 照 耶 和 華 你 神 所 賜 的 福 分 、 奉 獻 禮 物
Her biriniz Tanrınız RABbin sizi kutsadığı oranda armağanlar götürmeli.››各 人 要 按 自己 的 力量 、 照 耶和華 你 神 所 賜 的 福分 、 奉獻禮物
Her insanın yiyip içmesi, yaptığı her işle doyuma ulaşması bir Tanrı armağanıdır.Ač i to, když všeliký člověk jí a pije, a užívá dobrých věcí ze všelijaké práce své, jest dar Boží.
Her insanın yiyip içmesi, yaptığı her işle doyuma ulaşması bir Tanrı armağanıdır.Acz i to, gdy każdy człowiek je i pije, i używa dobrze wszystkiej pracy swojej, jest dar Boży.
Her insanın yiyip içmesi, yaptığı her işle doyuma ulaşması bir Tanrı armağanıdır.Ale aj to, keď ktorýkoľvek človek jedol a pil a videl dobré z ktorejkoľvek svojej práce, je dar Boží.
Her insanın yiyip içmesi, yaptığı her işle doyuma ulaşması bir Tanrı armağanıdır.De még az is, hogy az ember eszik és iszik, és jól él az õ egész munkájából, az Istennek ajándéka.
Her insanın yiyip içmesi, yaptığı her işle doyuma ulaşması bir Tanrı armağanıdır.Dog også det at spise og drikke og nyde det gode under al sin Flid er for hvert Menneske en Guds Gave.
Her insanın yiyip içmesi, yaptığı her işle doyuma ulaşması bir Tanrı armağanıdır.e também que todo homem coma e beba, e goze do bem de todo o seu trabalho é dom de Deus.
Her insanın yiyip içmesi, yaptığı her işle doyuma ulaşması bir Tanrı armağanıdır.사람마다 먹고 마시는 것과 수고함으로 낙을 누리는 것이 하나님의 선물인 줄을 또한 알았도다
Her insanın yiyip içmesi, yaptığı her işle doyuma ulaşması bir Tanrı armağanıdır.Lại , ai_nấy phải ăn , uống , và hưởng lấy phước của công_lao mình , ấy cũng là sự ban cho của Ðức_Chúa_Trời .
Her insanın yiyip içmesi, yaptığı her işle doyuma ulaşması bir Tanrı armağanıdır.Lại, ai nấy phải ăn, uống, và hưởng lấy phước của công lao mình, ấy cũng là sự ban cho của Ðức Chúa Trời.
Her insanın yiyip içmesi, yaptığı her işle doyuma ulaşması bir Tanrı armağanıdır.ma che un uomo mangi, beva e goda del suo lavoro è un dono di Dio
Her insanın yiyip içmesi, yaptığı her işle doyuma ulaşması bir Tanrı armağanıdır.Men om någon kan äta och dricka och njuta vad gott är under all sin möda, så är också detta en Guds gåva.
Her insanın yiyip içmesi, yaptığı her işle doyuma ulaşması bir Tanrı armağanıdır.pa tudi, ko človek jé in pije in uživa dobro pri vsem trudu svojem, da je to vsakemu dar Božji.
Her insanın yiyip içmesi, yaptığı her işle doyuma ulaşması bir Tanrı armağanıdır.Sebaiknya kita semua makan dan minum serta menikmati hasil kerja kita. Itu adalah pemberian Allah
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod