armağanı ile cümle

armağanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Prof. Dr. Çetin Özek Armağanı, 1085 sf.Erik Otto Seligman hadde fangenummer 105025.
İncelenecek sorun şudur: "Armağanın mavi veya kırmızı kapılar arkasında bulunma olasılıkları nedir?"Ia lalu mendapat pertanyaan yang sama, "Kau mau kertas merah? atau kertas biru?"
Prof. Dr. Çetin Özek Armağanı, 1085 sf.Keuskupan tersebut adalah sebuah suffragan dari Keuskupan Agung Firenze. ^ 10.8500
1948 İnönü Tiyatro Armağanı - Küçük Şehir oyunu ile.1988년 모나미 왕자파스 - 조금산와 함께 출연.
Saraya gidip tavşanı Efendisi Karabas Markisi’nin armağanı olarak krala sunar.그리고는 궁전으로 가서, 왕에게 그의 주인인 카라바스 후작으로부터의 선물이라 말하고 사냥물을 바친다.
1870'te Nietzsche, Trajik Düşüncenin Başlangıcının el yazmasını Cosima'ya doğum günü armağanı olarak verdi.בשנת 1870 נתן לקוזימה וגנר את כתב היד של "בראשית הרעיון הטראגי" כמתנת יום הולדת.
İncelenecek sorun şudur: "Armağanın mavi veya kırmızı kapılar arkasında bulunma olasılıkları nedir?"זאת ללא קשר אם אני יודע מה זה כחול או אדום).
Bu ad onun armağanıdır.Проектът ѝ е дарение.
Müjgân Cunbur Armağanı.Поздравления за новата ви работа.
Yıl Ödül Notlar 1967 İlhan İskender Armağanı Kanlı Nigâr oyunuyla 1972 9.Година Награда Бележки 1967 İlhan İskender Armağanı Kanlı Nigâr 1972 9.
At zaten özü itibarı ile ve kutlu bir varlık Tanrının bir armağanı olarak görülür.Ti si svoje tijelo darovao kao žrtvu živu, svetu Bogu ugodnu.
Ona en güzel armağanı da, çocuklar için yazdıkları getirmiştir.Ali najljepši poklon dala sam svom Gavri; njemu sam kupila svete slike.
Rusya'nın devlet armağanı 1996 yılında (matematik dalında).Je nositeľom štátnej ceny Ruskej federácie z roku 1996 (v odbore matematika).
Müjgân Cunbur Armağanı.Česť ich pamiatke!
Ona en güzel armağanı da, çocuklar için yazdıkları getirmiştir.Na praznik so svojo najlepšo pisanico poklonile fantu in mu tako izkazale ljubezen.
Mezarların otuzunda çanak çömlek olarak gömüt armağanı yer almaktadır.Na grobišču talcev v Dragi je bil to tretji grob.
At zaten özü itibarı ile ve kutlu bir varlık Tanrının bir armağanı olarak görülür.Iš pradžių daiktas pasirodo naudingas ir laikomas dievų dovana.
Sadece bir mezarda gömüt armağanı görülmüştür.Kalmistule on arvatavasti maetud ainult üks lahkunu.
Ama lütuf her birimize Mesihin armağanı ölçüsünde bağışlandı.A ciascuno di noi, tuttavia, è stata data la grazia secondo la misura del dono di Cristo
Ama lütuf her birimize Mesihin armağanı ölçüsünde bağışlandı.Ale jednému každému z nás je daná milosť podľa miery daru Kristovho.
Ama lütuf her birimize Mesihin armağanı ölçüsünde bağışlandı.Dar fiecăruia din noi harul i -a fost dat după măsura darului lui Hristos.
Ama lütuf her birimize Mesihin armağanı ölçüsünde bağışlandı.Einem jeglichen aber unter uns ist gegeben die Gnade nach dem Maß der Gabe Christi.
Ama lütuf her birimize Mesihin armağanı ölçüsünde bağışlandı.Jednomu pak každému z nás dána jest milost podle míry obdarování Kristova.
Ama lütuf her birimize Mesihin armağanı ölçüsünde bağışlandı.Kita masing-masing menerima suatu pemberian menurut apa yang diberikan oleh Kristus
Ama lütuf her birimize Mesihin armağanı ölçüsünde bağışlandı.우리 각 사람에게 그리스도의 선물의 분량대로 은혜를 주셨나니
Ama lütuf her birimize Mesihin armağanı ölçüsünde bağışlandı.Lecz każdemu z nas dana jest łaska według miary daru Chrystusowego.
Ama lütuf her birimize Mesihin armağanı ölçüsünde bağışlandı.Maar ieder van ons heeft genade gekregen, naar de mate waarin Christus die gegeven heeft.
Ama lütuf her birimize Mesihin armağanı ölçüsünde bağışlandı.Mais à chacun de nous la grâce a été donnée selon la mesure du don de Christ.
Ama lütuf her birimize Mesihin armağanı ölçüsünde bağışlandı.Mas a cada um de nós foi dada a graça conforme a medida do dom de Cristo.
Ama lütuf her birimize Mesihin armağanı ölçüsünde bağışlandı.Men åt var och en särskild av oss blev nåden given, alltefter som Kristus tillmätte honom sin gåva.
Ama lütuf her birimize Mesihin armağanı ölçüsünde bağışlandı.Men hver enkelt af os blev Nåden given efter Kristi Gaves Mål.
Ama lütuf her birimize Mesihin armağanı ölçüsünde bağışlandı.Men hver og en av oss er nåden gitt efter det mål som Kristi gave tilmåles med.
Ama lütuf her birimize Mesihin armağanı ölçüsünde bağışlandı.Mindenikünknek pedig adatott a kegyelem a Krisztustól osztott ajándéknak mértéke szerint.
Ama lütuf her birimize Mesihin armağanı ölçüsünde bağışlandı.Mutta itsekullekin meistä on armo annettu Kristuksen lahjan mitan mukaan.
Ama lütuf her birimize Mesihin armağanı ölçüsünde bağışlandı.Nhưng , đã ban_ân điển cho mỗi_một người trong chúng_ta theo lượng sự ban cho của Ðấng_Christ .
Ama lütuf her birimize Mesihin armağanı ölçüsünde bağışlandı.Nhưng, đã ban ân điển cho mỗi một người trong chúng ta theo lượng sự ban cho của Ðấng Christ.
Ama lütuf her birimize Mesihin armağanı ölçüsünde bağışlandı.Sin embargo, a cada uno de nosotros le ha sido conferida la gracia conforme a la medida de la dádiva de Cristo
Ama lütuf her birimize Mesihin armağanı ölçüsünde bağışlandı.Vsakemu pa izmed nas je dana milost po meri daru Kristusovega.
Ama lütuf her birimize Mesihin armağanı ölçüsünde bağışlandı.Εις ενα δε εκαστον ημων εδοθη η χαρις κατα το μετρον της δωρεας του Χριστου.
Ama lütuf her birimize Mesihin armağanı ölçüsünde bağışlandı.Каждому же из нас дана благодать по мере дара Христова.
Ama lütuf her birimize Mesihin armağanı ölçüsünde bağışlandı.Кожному ж з нас дана благодать по мірі даровання Христового.
Ama lütuf her birimize Mesihin armağanı ölçüsünde bağışlandı.но, действуващи истинно в любов, да порастнем по всичко в Него, Който е главата, Христос,
Ama lütuf her birimize Mesihin armağanı ölçüsünde bağışlandı.אבל לכל אחד ואחד ממנו נתן החסד כמדת מתנת המשיח׃
Ama lütuf her birimize Mesihin armağanı ölçüsünde bağışlandı.ولكن لكل واحد منا اعطيت النعمة حسب قياس هبة المسيح.
Ama lütuf her birimize Mesihin armağanı ölçüsünde bağışlandı.我 們 各 人 蒙 恩 、 都 是 照 基 督 所 量 給 各 人 的 恩 賜
Ama lütuf her birimize Mesihin armağanı ölçüsünde bağışlandı.我 們 各 人 蒙恩 、 都 是 照 基督 所 量 給 各 人 的 恩賜
Ama o kırık duvarların son bir armağanı vardı.Aber die zerstörten Mauern hatten ein letztes Geschenk.
Ama o kırık duvarların son bir armağanı vardı.Dar acele ziduri dărâmate mai aveau un ultim dar.
Ama o kırık duvarların son bir armağanı vardı.하지만 그 무너진 벽은 선물 하나를 남겼습니다.
Ama o kırık duvarların son bir armağanı vardı.Mais ces murs cassés avaient un dernier cadeau.
Ama o kırık duvarların son bir armağanı vardı.Ma quelle mura infrante lasciarono un ultimo dono.
Ama o kırık duvarların son bir armağanı vardı.Mas aquela muralha destruída tinha um presente final.
Ama o kırık duvarların son bir armağanı vardı.Nhưng những bức tường đổ đó đã để lại di sản cuối cùng.
Ama o kırık duvarların son bir armağanı vardı.Pero esos muros rotos dieron un último regalo.
Ama o kırık duvarların son bir armağanı vardı.Zniszczone mury dały nam jeszcze jeden prezent.
Ama o kırık duvarların son bir armağanı vardı.Αυτά τα γκρεμισμένα τείχη, είχαν όμως ένα ακόμη δώρο.
Ama o kırık duvarların son bir armağanı vardı.Но его погибшие стены дали нам последний подарок.
Ama o kırık duvarların son bir armağanı vardı.אבל לקירות השבורים האלה היתה מתנה אחרונה.
Ama o kırık duvarların son bir armağanı vardı.ولكن مازال لهذه الأسوار المهدمة هدية لتقدمها.
Armağanınız harmandan tahıl ya da üzüm sıkma çukurundan bir armağan sayılacaktır.A počtena vám bude ta obět vaše jako obilí z humna, a jako víno od presu.

İlgili Sayfalar