Ana içeriğe geç
Sözlük

arkeolojik ile cümle

arkeolojik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Arkeolojik buluntular da tespit edilmiştir.Noe arkeologisk materiale ble også funnet.
Arkeolojik kazılar tüm Kıbrıs'ta yapıldı.Det er gjort arkeologiske funn på alle stedene.
İlde birçok arkeolojik alan vardır.Parnithafjellet har mange steder av arkeologisk interesse.
Ancak bu tezi savunacak hiçbir arkeolojik kanıt yoktur.Det er likevel ikke arkeologisk materiale som understøtter dette.
Arkeolojik bulgular insanlar Taş Devri beri burada yaşayan insanlar olduğunu kanıtlamıştır.Arkeologiske funn viser at det har bodd mennesker her siden steinalderen.
Araştırmalarını Hitit kültürü ile Avrasya Türk Arkeolojik kültürü üzerinde yoğunlaştırdı.Han fokuserte sin forskning på det moderne menneskets fremkomst og sørafrikansk arkeologi.
Oaxaca Vadisi'nde Monte Alban, Mitla, San José Mogote ve Yagul gibi önemli arkeolojik alanlar bulunmaktadır.Det er en rekke kjente arkeologiske steder i dalen, blant annet Monte Albán, Mitla, San José Mogote og Yagul.
Kapsamlı bir arkeolojik çalışma yapılmamıştır.Stedet er ikke arkeologisk undersøkt.
Rome: An Oxford Archaeological Guide (Roma: Bir Oxford Arkeolojik Rehberi).Rome: An Oxford Archaeological Guide (edisi ke-First).
Ancak bu tezi savunacak hiçbir arkeolojik kanıt yoktur.Tidak ada bukti arkeologi yang mendukung klaim ini.
Adada önemli arkeolojik sitlerden bazıları bulunur.Ada sejumlah situs arkeologi di pulau ini.
Arkeolojik çalışmalarla, burasının son 1000 yıldır yerleşimde olduğu tespit edilmiştir.Para ahli ahli arkeologi juga meyakini, situs ini dibangun secara bertahap selama lebih dari seribu tahun.
Bununla birlikte, arkeolojik araştırmalar kalenin bir perde duvarına sahip olduğunu göstermektedir.Penggalian arkeologis menunjukkan sisa-sisa sebuah dinding yang mengelilingi halaman.
Arkeolojik kazılar tüm Kıbrıs'ta yapıldı.Sisa-sisa arkeologis ditemukan di seluruh negara.
Sualtında bulunan arkeolojik eserler geçmişimize dair bilgiler sunmaktadır.Berharap para arkeolog di masa depan nanti bisa mengetahui gaya hidup kita.
Sosyal evrimin bu aşamasında geniş çaplı bir savaşın olduğuna dair herhangi bir arkeolojik kanıt yoktur.Tidak ada bukti arkeologi secara langsung pada saat perang saudara.
Varlıkları günümüzde arkeolojik buluntular sayesinde keşfedilmiştir.Sự tồn tại của họ được phát hiện gần đây bởi những phát hiện khảo cổ học.
Şu anda Hindistan Arkeolojik Araştırması (ASI) tarafından yönetilmektedir.Hiện nay công việc do Cơ quan Khảo cổ Ấn Độ (Archaeological Survey of India hay ASI) thực hiện.
Arkeolojik çalışmalara özel bir dikkat gösterdi.Nghiên cứu khảo cổ học được quan tâm.
Ancak bu tezi savunacak hiçbir arkeolojik kanıt yoktur.Tuy nhiên lại không có một bằng chứng khảo cổ đáng tin cậy nào chứng tỏ điều đó.
Arkeolojik bulgular insanlar Taş Devri beri burada yaşayan insanlar olduğunu kanıtlamıştır.Những phát hiện khảo cổ học chứng minh rằng con người đã sống ở đây từ thời kỳ đồ đá.
Bölgedeki en meşhur arkeolojik alan Pedra Furada'dır.Khu vực tập trung nhiều hiện vật nhất là Pedra Furada.
Fakat diğer arkeolojik ve belgesel bulgular bu duruma yeni açılar getirmiştir.Những bi văn và tài liệu ở tỉnh đã cho thấy sự kiện này.
San Agustín Arkeoloji Parkı, Kolombiya, Huila'daki San Agustín'de yer alan bir arkeolojik alandır.San Agustín là một khu tự quản thuộc tỉnh Huila, Colombia.
Kapsamlı bir arkeolojik çalışma yapılmamıştır.本格的な考古学調査はされていない。
Bugüne kadar Babil’de asma bahçeleri hakkında hiçbir arkeolojik kanıt bulunamamıştır.今のところ、バビロンにおいて、空中庭園に関する考古学的な証拠は何も発見されていない 。
El-Mağtas iki ana arkeolojik alanı kapsamaktadır.アル=マグタスは2つの主要な考古遺跡地区を含む。
Enstitü de her sene İç Anadolu'da genel arkeolojik arşatırmalar yürütmektedir.中央アナトリアの考古学的一般調査を毎年継続して行っている。
Şehrin yakınlarındaki arkeolojik buluşlar şehrin varlığının MÖ 5. yüzyıla kadar uzandığını doğrulamaktadır.古代のトラキア人の集落が考古学的に発見され、町は紀元前5世紀から存在していることが確認された。
Babil metinlerinde bahçelerden bahseden kesin bir şey yoktur ve kesin bir arkeolojik delil de bulunmamıştır.空中庭園に言及しているバビロニアの文書史料は無く、バビロンにおいてその存在を証明する考古学上の証拠も見つかっていない 。
Samsun'da tahribata uğramış 16 arkeolojik alan bulunmaktadır.しかしアーバンシーから大きく離された16着と敗れている。
Arkeolojik bulgular da sınırlıdır.考古资料有限。
Fakat bu konuda mevcut arkeolojik kanıtlarla uyumlu farklı açıklamalar vardır.但这些都是不同的说法,具体的考古学证据仍然在不断发现中。
Bugün Schokland, popüler bir arkeolojik alandır ve Schokland Müzesi'ne ev sahipliği yapmaktadır.如今斯霍克兰是一个受欢迎的考古地点和斯霍克兰博物馆(Schokland Museum)所在地。
Saray tepesinde yapılan arkeolojik kazılar, İ. S. 5. yüzyılda burada bir şatonun olduğunu ortaya çıkarmıştır.考古发掘表明,在12世纪这里已经有一座城堡。
Arkeolojik buluntular tarih öncesi insanların burada 50.000 yıl önce yaşadığını göstermekte.考古證明,這里在5萬年前即有人居住。
Şu anda Hindistan Arkeolojik Araştırması (ASI) tarafından yönetilmektedir.荣康:此次进行了考古调查。
Ancak bu tezi savunacak hiçbir arkeolojik kanıt yoktur.不過目前沒有發現任何考古證據來支持這種說法。
Kente yakın olan iki tane önemli arkeolojik alan da bulunur: Talietumu ile Tonga Toto.马塔乌图附近为两个考古遗址,Talietumu和汤加托托。
Haydarabad’da yapılan arkeolojik kazılar bir Demir Çağı gömü alanı ortaya çıkarmıştır.海得拉巴(Hyderabad)的考古挖掘發現一個鐵器時代的墓地遺址。
Bununla birlikte, arkeolojik araştırmalar kalenin bir perde duvarına sahip olduğunu göstermektedir.在施工过程中,考古专家还在西侧坛墙上发现了一段明代坛墙遗存。
İlçede yapılan kazılarda arkeolojik buluntulara rastlanmıştır.過去曾經獨佔中本治的考古發現。
Dortmund şehrinde insanların ilk yerleşke tarihine ait arkeolojik izler, Cilalı Taş Devrine kadar uzanıyor.현 도르트문트 시 지역에서 인간 정착의 첫 흔적은 신석기시대까지 거슬러 올라간다.
Bugün Schokland, popüler bir arkeolojik alandır ve Schokland Müzesi'ne ev sahipliği yapmaktadır.כיום, סכוקלנד הוא אתר ארכאולוגי פופולרי ויש בו מוזיאון.
Değerlendirme komitesi, parkta 4.500 yıllık 50 Prehistorik arkeolojik alan bulunduğunu kaydetti.ועדת הבדיקה ציינה בדו"ח שלה 50 אתרים ארכאולוגיים פרהיסטוריים, שגילם מוערך בכ-4,500 שנים.
Ancak bu tezi savunacak hiçbir arkeolojik kanıt yoktur.עם זאת אין כל ראיות ארכאולוגיות המעידות על כך.
Arkeolojik buluntular tarih öncesi insanların burada 50.000 yıl önce yaşadığını göstermekte.ישנן עדויות ארכאולוגיות לפיהן עסקו בני אדם במנייה כבר לפני 50,000 שנה.
Bölgede arkeolojik ve jeomorfolojik araştırmalar sürdürülmektedir.העדויות הארכאולוגיות והגנטיות בנושא עדיין נחקרות.
Enstitü, Ortadoğu’da önemli arkeolojik çalışmalar yürütmektedir.תחום עיסוקו האקדמי התמקד באמנות וארכאולוגיה של המזרח התיכון.
Haydarabad’da yapılan arkeolojik kazılar bir Demir Çağı gömü alanı ortaya çıkarmıştır.Археологическите разкопки в Хайдарабад показват място за погребение от Желязната епоха.
İlk arkeolojik kazılar 1933/34 yıllarında D. Bukinich tarafından yapıldı.Първите разкопки са извършени от през 1933 – 1934 г. от Д. Букинич.
Parkın kuruluş amacı, bölgede bulunan önemli arkeolojik ve paleontolojik alanları korumaktır.Неговата цел е да се защитят важни археологически и палеонтологични обекти, намиращи се в района.
Bunların yanı sıra Louvre'da arkeolojik, mimari ve tarihsel sergilere de yer verilmektedir.Освен художествени, в Лувъра се провеждат и археологически, исторически и архитектурни изложби.
Arkeolojik buluntular da tespit edilmiştir.Открити са археологически находки.
Ancak bu tezi savunacak hiçbir arkeolojik kanıt yoktur.Няма обаче археологически доказателства в нейна подкрепа.
Arkeolojik kazılar sonucu bölgede 9.000 sene öncesine ait yaşam kanıtları bulunmuştur.Археологически разкопки разкриват следи от уседнал начин на живот от преди 9000 години.
Arkeolojik bulgular Mayalar’ın yaklaşık 3000 yıl önce törensel yapılar inşa ettiklerini göstermektedir.Маите са започнали да строят церемониални сгради преди приблизително 3000 години.
Kız Kulesi'nin arkeolojik araştırmasına geçen yüzyılın 20'li yıllarının başlarında başlatılmıştır.Могилата е проучена от археолози в началото на XX век.
Arkeolojik çalışmalarla, burasının son 1000 yıldır yerleşimde olduğu tespit edilmiştir.Археологическите доказателства показват, че те присъстват тук от повече от 1000 години.
Şu anda Hindistan Arkeolojik Araştırması (ASI) tarafından yönetilmektedir.Селото е обект на археологически проучвания.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod