Ana içeriğe geç
Sözlük

arkeolojik ile cümle

arkeolojik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Vadisi arkeolojik açıdan zengindir.Město je bohaté na archeologické vykopávky.
Kentteki arkeolojik buluntular M.Ö. 7.-8. yüzyıla kadar uzanmaktadır.Archeologický průzkum na území města odhalil avarské hroby ze 7.–8. století.
Arkeolojik kazılar bu önemin İsrail'in en varlıklı dönemi olduğunu gösterir.Archeologické vykopávky v Caesareji patří k nejvýznamnějším v dnešním Izraeli.
Bu arkeolojik bölge UNESCO Dünya Mirasları listesine dahil edilmiştir.Tento architektonický skvost je zařazen na seznamu světového dědictví UNESCO.
Arkeolojik kazılar sonucu bölgede 9.000 sene öncesine ait yaşam kanıtları bulunmuştur.Archeologické výzkumy prokázaly osídlení v této oblasti již před 9 000 lety.
Arkeolojik kazılarda buradaki eski yerleşimden birçok eşya çıkmıştır.Na území opštiny se nalézá řada archeologických nalezišť z pozdní antiky.
Bölgede hâlen arkeolojik kazılar devam ettirilmektedir.Archeologické vykopávky v okolí města probíhají dodnes.
Arkeolojik Penkovka kültürüyle sıklıkla bağlantılıdırlar.Ei sunt frecvent asociați cu cultura arheologică Penkovka.
Arkeolojik bulgular şehrin tarihinin en az 2500 yıl civarında olduğunu göstermiştir.Dovezile arheologice indică faptul că cultura lor are cel puțin 2.500 de ani.
Kapsamlı bir arkeolojik çalışma yapılmamıştır.Este puțin cercetată arheologic.
Ancak bu tezi savunacak hiçbir arkeolojik kanıt yoktur.Dar nu există nici dovezi arheologice suplimentare pentru a dovedi acest lucru este adevărat.
Arkeolojik çalışmalara özel bir dikkat gösterdi.De asemenea a manifestat un interes deosebit pentru activitatea arheologică.
Bu devrin dil ve kültür kalıntılarına dair arkeolojik buluntular, Balkanlar’ın çeşitli bölgelerinde vardır.Caracteristic pentru armele lor de cultură și obiectele de bronz se găsesc în întreaga regiune.
1954'ten itibaren de çeşitli arkeolojik kazılar gerçekleştirdi.În 1953, au fost efectuate săpături arheologice.
Kente yakın olan iki tane önemli arkeolojik alan da bulunur: Talietumu ile Tonga Toto.Mata-Utu közelében két fontos régészeti lelőhely is elhelyezkedik: Talietumu és Tonga Toto.
Günümüzde Meksika’nın en çok ziyaret edilen ikinci arkeolojik sit alanıdır.A romváros ma Mexikóban egyike a leglátogatottabb archeológiai helyeknek.
Parkın kuruluş amacı, bölgede bulunan önemli arkeolojik ve paleontolojik alanları korumaktır.Feladata a területén található archeológiai és paleontológiai helyszínek, leletek védelme.
İlk arkeolojik kazılar 1933/34 yıllarında D. Bukinich tarafından yapıldı.Az első ásatásokra 1933-34-ben került sor, D. Bukinics vezetésével.
Tarihi kentte halihazırda arkeolojik çalışmalar devam etmektedir.Az egykori város területén ma régészeti feltárások is folynak.
Bölgedeki en meşhur arkeolojik alan Pedra Furada'dır.Legismertebb helye a Pedra Furada.
Fransa'ya döndükten sonra kendini arkeolojik araştırmalara adadı.Franciaországba visszatérve teljesen a tudományos munkának szentelte magát.
Arkeolojik kalıntıları 1834 yılında Fransız Charles Texier keşfetti.A területen az előzetes kutatást 1835-ben Charles Texier francia régész végezte el.
Aynı zamanda geçmişten günümüze arkeolojik kalıntıların kaldığı ovalardan biridir.Itt áll a régmúltból fennmaradt pellengér is.
Günümüzde Meksika’nın en çok ziyaret edilen ikinci arkeolojik sit alanıdır.Alue on Meksikon toiseksi eniten vierailtu arkeologinen kohde.
Omo Nehir havzası jeolojik ve arkeolojik açıdan da önemlidir.Omon jokialue on merkittävä sekä geologisesti että arkeologisesti.
Parkın kuruluş amacı, bölgede bulunan önemli arkeolojik ve paleontolojik alanları korumaktır.Talampayan perustettiin suojelemaan alueen merkittäviä arkeologisia ja paleontologisia jäännöksiä.
Ancak bu tezi savunacak hiçbir arkeolojik kanıt yoktur.Tästä ei kuitenkaan ole arkeologisia todisteita.
Bazı arkeolojik sitler Paleo-Arktik halklara aittir.Arkeologinen alue sijaitsee palatsin ympärillä.
1896 yılında yapılan arkeolojik çalışmalar sonucu bulunmuştur.Égkomin arkeologiset kaivaukset alkoivat vuonna 1896.
Ölü Deniz Yazmalarının bulunması, 20. yüzyılın en önemli arkeolojik keşiflerinden biridir.Löytöä pidetään yhtenä 1900-luvun merkittävimmistä arkeologisista löydöistä.
Yağmacılar ve kuraldışı kazılar minare çevresindeki arkeolojik alanı büyük zarara uğratmıştır.Ryöstelijät ja laittomat kaivaukset ovat olleet myös ongelmana ympäröivällä arkeologisella alueella.
Restorasyon ve arkeolojik çalışmalar 1970'lerde başladı ve günümüze kadar devam etmektedir.Tutkimukset ja kunnostustyöt jatkuivat 1970-luvulla ja niitä on tehty viime aikoihin asti.
Orhomenos, özellikle Neolitik ve Helenistik dönemlerden kalma zengin bir arkeolojik alan olarak bilinmektedir.Sáliagkos tunnetaan ennen kaikkea neoliittisen ja kykladisen kulttuurin ajan asutuksen arkeologisena kohteena.
Bölgede 700'den fazla arkeolojik varlık tespit edilmiştir. ^Maakunnassa on yli 300 arkeologista kohdetta.
Babil Kralı Nabonidus tarafından Arap yarımadasında ilk arkeolojik kazılar yapıldı.Babylonian kuningas Nabonidus järjesti ensimmäiset arkeologiset kaivaukset Arabian niemimaalla.
Schleswig-Holstein'ın en önemli arkeolojik alanıdır.Se on Schleswig-Holsteinin osavaltion suurin järvi.
Bu gezici müzede arkeolojik, etnografik eserler ve sikkeler sergileniyordu.Museossa esitellään etnografisia, historiallisia ja taidenäyttelyitä.
Arkeolojik araştırmalar Paleolitik çağın son döneminden beri insanların Japon adalarında yaşadığını gösterir.Arkeologisen tutkimuksen mukaan Japanin saarilla on ollut asutusta jo myöhäispaleoliittisella kaudella.
Kentin güney batısındaki antik Finike sit alanı 2005 yılında Arkeolojik Park ilan edilmiştir.Νοτιοδυτικά της πόλης είναι ο χώρος της αρχαίας Φοινίκης, που κηρύχθηκε Αρχαιολογικό Πάρκο το 2005.
Capitol'de Roma belediyesi bulunur, Palatine tepesi ise arkeolojik alandır.Ο Καπιτωλίνος στεγάζει το Δημαρχείο της Ρώμης και ο Παλατίνος είναι αρχαιολογική περιοχή.
İlde sayısız arkeolojik alan vardır.Η περιοχή δεν παρουσιάζει μόνο τεράστιο αρχαιολογικό ενδιαφέρον.
Ancak bu tezi savunacak hiçbir arkeolojik kanıt yoktur.Τα αρχαιολογικά δεδομένα όμως δεν είναι επαρκή για να στηριχτεί κάτι τέτοιο.
Şu anda Hindistan Arkeolojik Araştırması (ASI) tarafından yönetilmektedir.Ο χώρος βρίσκεται ακόμη υπό αρχαιολογικές έρευνες.
İsrail uzun yıllardır Süleyman Mabedini bulabilmek için arkeolojik kazılar yapmaktadır.Στελέχωσε για πολλά χρόνια τα τμήματα πετοσφαίρισης του Άρη Θεσσαλονίκης.
Kasabanın arkeolojik hazineleri kalıcı arkeolojik müzesi olan Tornyai János Müzesi sergisinde görülebilir.Οι αρχαιολογικοί θησαυροί της πόλης εκτίθενται στη μόνιμη αρχαιολογική συλλογή του Μουσείου Tornyai János.
Tarraco'nun Arkeolojik Topluluğu 2000 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası ilan edildi. ^Το 2000, το αρχαιολογικό συγκρότημα του Τάρρακο ανακηρύχθηκε Μνημείο Παγκόσμιας Κληρονομιάς από την UNESCO.
Bugüne değin yapılan arkeolojik araştırmalar da bunu desteklemektedir.Τα αρχαιολογικά ευρήματα της περιοχής συνεχίζουν μέχρι σήμερα να τον επιβεβαιώνουν.
Günümüzde bu döneme ait birçok arkeolojik kalıntıya ulaşılmıştır.Λίγα αρχαιολογικά ευρήματα υπάρχουν μέχρι σήμερα.
Bölgede hâlen arkeolojik kazılar devam ettirilmektedir.De arkæologiske udgravninger på stedet fortsætter.
Yağmacılar ve kuraldışı kazılar minare çevresindeki arkeolojik alanı büyük zarara uğratmıştır.Plyndrere og ulovlige udgravninger har også påført skade på det arkæologiske område omkring minareten.
San Agustín Arkeoloji Parkı, Kolombiya, Huila'daki San Agustín'de yer alan bir arkeolojik alandır.San Agustín arkæologiske park ligger ved byen San Agustín i Huila regionen i det sydlige Colombia.
Şu anda Hindistan Arkeolojik Araştırması (ASI) tarafından yönetilmektedir.Templet ledes nu af Indiens arkæologiske myndigheder.
Arkeolojik Haber.An Archaeological Perspective.
Vadisi arkeolojik açıdan zengindir.Området er arkæologisk meget værdifuldt.
Vietnam'ın arkeolojik tarihi, 2500 yıl öncesine dayanmaktadır.Den arkitektoniske tradition i Bangladesh har en 2.500 år gammel historie.
Bugün Schokland, popüler bir arkeolojik alandır ve Schokland Müzesi'ne ev sahipliği yapmaktadır.Idag er Schokland et populært arkeologisk funnsted og hjemsted for Schokland museum.
Yağmacılar ve kuraldışı kazılar minare çevresindeki arkeolojik alanı büyük zarara uğratmıştır.Plyndrere og ulovlige utgravninger har også påført skade på det arkeologiske området rundt minareten.
Vadisi arkeolojik açıdan zengindir.Elvedalen er rik på arkeologiske funn.
Bu sebeple C 14 ten arkeolojik tarihlendirmede yararlanılmaktadır.Dette er viktig for bruken av C14-datering i arkeologi.
Şu anda Hindistan Arkeolojik Araştırması (ASI) tarafından yönetilmektedir.Templet ledes nå av Indias arkeologiske myndigheter.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod