Arkeoloji Müzesi.Archäologisches Museum.
Müze 1951 yılında kurulmuş olup, katedralin tarihi ve arkeolojik eserler müzede sergilenmektedir.1951 zogen die Armeen ab und das Archäologische und Historische Museum übernahm die Direktion.
1954'ten itibaren de çeşitli arkeolojik kazılar gerçekleştirdi.Seit 1952 werden archäologische Ausgrabungen durchgeführt.
Bu bölgede günümüze değin hiç arkeolojik kazı yapılmamıştır.Archäologische Grabungen an dieser Stelle erfolgten bisher nicht.
1984-1986 yıllarında Alman Arkeoloji Enstitüsü (DAI) seyahat bursunu kazandı.1984 bis 1986 erhielt er das Reisestipendium des Deutschen Archäologischen Instituts.
Alman Arkeoloji Enstitüsü ve Ege Yayınları, İstanbul 2003.Deutsches Archäologisches Institut Istanbul, 2003.
Adada önemli arkeolojik sitlerden bazıları bulunur.Es gibt archäologische Relikte auf der Insel.
Günümüzde Puerto de la Cruz Arkeoloji Müzesinde sergilenmektedir.Der Guatimac wird im Museo Arqueológico del Puerto de La Cruz ausgestellt.
1975'te İstanbul'daki Alman Arkeoloji Enstitüsü müdürlüğüne getirildi.1958 wurde er an der Abteilung Istanbul des Deutschen Archäologischen Instituts als Referent angestellt.
Bu bakımdan seramiğin arkeolojik buluntu türlerine benzerler.Darin ähneln sie etwa der archäologischen Fundgruppe der Keramik.
Omo Nehir havzası jeolojik ve arkeolojik açıdan da önemlidir.Die Cova de l'Aigua ist von archäologischer und historischer Bedeutung.
Arkeolojik buluntular da tespit edilmiştir.Er ist jedoch archäologisch belegt.
Yeni ikincil meslek: Arkeoloji.Geschichte – Exegese – Archäologie.
Kalıntıları günışığına çıkarmak için arkeolojik kazılara başlanmıştır.Archäologische Funde lassen aber auf eine Besiedlung bereits zur Bronzezeit schließen.
Burası, dünyanın en yüksek konumdaki İnka ve arkeolojik bulguların yapıldığı yerdir.Es handelt sich um die höchstgelegene archäologische Fundstätte der Welt.
1978 yılında arkeolojik sit alanı ilan edilmiştir.1978 wurde das Gelände einer archäologischen Untersuchung unterzogen.
Yapılan arkeolojik çalışmalarda bunlarla sıkça karşılaşmak mümkünüdür.Für einige dieser Leistungen wird regelmäßig eine Architektenvollmacht benötigt.
Villa Mirabello: Yapımı 18. yüzyıl; günümüzde Arkeoloji Müzesi.In der Villa Mirabello aus dem 18. Jahrhundert befindet sich das Archäologische Museum.
Sangiran, Endonezya'daki Cava'da arkeolojik bir kazı alanıdır.Sangiran ist eine archäologische Ausgrabungsstätte auf der Insel Java in Indonesien.
Aynı zamanda geçmişten günümüze arkeolojik kalıntıların kaldığı ovalardan biridir.Auch für die heutigen Archäologen stellt er in gewisser Weise einen Wendepunkt dar.
Arkeolojik sit alanlanı bulunmaktadır.Das gefundene archäologische Material ist dürftig.
İstanbul Arkeoloji MüzesiBeschreibung beim Archäologischen Museum Istanbul
Alman Arkeoloji Enstitüsü ve Ege Yayınları, İstanbul 2003.Alman Arkeoloji Enstitüsü ve Ege Yayınları, Istanbul 2003.
Kente yakın olan iki tane önemli arkeolojik alan da bulunur: Talietumu ile Tonga Toto.Près de la localité se situent deux sites archéologiques : Talietumu et Tonga Toto.
Bir arkeolojisttir.Il est archéologue.
Bölgede hâlen arkeolojik kazılar devam ettirilmektedir.Des fouilles archéologiques sont encore en cours sur la zone.
Binlerce arkeolojik sit bulunur.Son existence est attestée par un millier de sites archéologiques.
Yeni ikincil meslek: Arkeoloji.Troisième série : Archéologie.
Varlıkları günümüzde arkeolojik buluntular sayesinde keşfedilmiştir.Son existence a été découverte récemment à la suite de découvertes archéologiques.
İlk ismi Bağdat Arkeoloji Müzesi’dir.Il était initialement connu sous le nom de musée archéologique de Bagdad.
Paris Üniversitesi'ne bağlı Sanat ve Arkeoloji Enstitüsü'de André Chastel ile çalıştı.Elle fait ses études à l’Institut d’art et d’archéologie sous la direction d’André Chastel.
Penn Museum, Pennsylvania Üniversitesi Arkeoloji ve Antropoloji Müzesi.Musée d'Archéologie et d'Anthropologie de l'Université de Pennsylvanie.
Arkeolojik buluntular tarih öncesi insanların burada 50.000 yıl önce yaşadığını göstermekte.Il existe des preuves archéologiques que les humains savent compter depuis au moins 50 000 ans.
Arkeolojik bulgular şehrin tarihinin en az 2500 yıl civarında olduğunu göstermiştir.Des preuves archéologiques montrent que cette culture remonte au moins à 2500 ans.
Arkeolojik araştırmalar Paleolitik çağın son döneminden beri insanların Japon adalarında yaşadığını gösterir.Les recherches archéologiques démontrent que le Japon était peuplé dès la période du Paléolithique supérieur.
Arkeolojinin Babası olarak da adlandırılır.Il est parfois appelé le « père de l'archéologie ».
Şuayip Şehri: Alandaki önemli arkeolojik kalıntıdır.La ville est cependant restée un important site archéologique.
Şu anda Hindistan Arkeolojik Araştırması (ASI) tarafından yönetilmektedir.Il a été fouillé par le Archaeological Survey of India.
Böylece bilimsel denizaltı arkeolojisi için ilk adım atılmış oldu.Elle est une pionnière de l'archéologie sous-marine.
Atina Ulusal arkeoloji müzesi.Musée national archéologique d'Athènes.
Köyün arkeoloji Tarihi bakımından zengin olduğu düşünülmektedir.Son fonds archéologique témoigne des richesses historiques de la cité.
Kentin etrafında Bronz çağına ait çiksaylı dolmenler ve diğer arkeoloji anıtlar bulunmaktatdır.Des vases et une statuette en bronze ainsi que des monnaies archéologiques ont été retrouvées dans la commune.
1947'de Atina Arkeoloji Topluluğu ve Atina Akademisi üyesi oldu ve 1954'te cumhurbaşkanlığına seçildi.En 1947, il devient membre de la société archéologique d'Athènes, puis son président en 1954.
Günümüzde Meksika’nın en çok ziyaret edilen ikinci arkeolojik sit alanıdır.C’est l'un des sites archéologiques les plus visités du Mexique.
Günümüzde kısaca, geçmişe ilişkin her şey arkeolojinin kapsamına girmektedir.Pour Bawa, toute architecture du passé donne des leçons.
Arkeolojik kalıntılarla ilçenin tarihi Roma dönemine kadar uzanmaktadır.L'attitude des historiens demeure tout aussi prudente jusqu'à l'époque romaine.
Etnoarkeoloji, etnoloji ve arkeoloji terimlerinin birleştirilmesinden oluşturulan bir birleşik terimdir.Son approche était de combiner les méthodes archéologiques et ethnologiques.
Mezopotamya sanatının adı çoğu arkeolojik kayıtlarda geçer.La provenance archéologique de la plupart d'entre elles est connue.
Rome: An Oxford Archaeological Guide (Roma: Bir Oxford Arkeolojik Rehberi).Rome: An Oxford archaeological guide (en inglés).
Tüm bu arkeolojik kalıntılar bazı ortak noktaları paylaşırlar.Todos estos restos arqueológicos tienen en común muchísimos aspectos.
Bugün Schokland, popüler bir arkeolojik alandır ve Schokland Müzesi'ne ev sahipliği yapmaktadır.Hoy en día, Schokland es un conocido lugar arqueológico y abriga el Museo Schokland.
Şu anda Hindistan Arkeolojik Araştırması (ASI) tarafından yönetilmektedir.Es mantenido por el Estudio Arqueológico de la India.
Kapsamlı bir arkeolojik çalışma yapılmamıştır.Hasta el momento no se han hecho una investigación arqueológica completa.
Arkeolojik bulgular da sınırlıdır.La investigación arqueológica tampoco es fácil.
Tanrılar, Mezarlar ve Bilginler, C. W. Ceram'ın 1949 yılında yazdığı popüler arkeoloji kitabıdır.Dioses, tumbas y sabios es un libro de divulgación histórica, obra del escritor alemán C. W. Ceram.
Göttingen Üniversitesi’nde arkeoloji ve tiyatro dersleri izledi.En ese país, asistió a conferencias sobre arqueología y teatro en la Universidad de Göttingen.
Atina Ulusal arkeoloji müzesi.Museo Arqueológico Nacional de Atenas.
Arkeolojik çalışmalara özel bir dikkat gösterdi.Se interesó en los estudios arqueológicos.
Bazı arkeolojik sitler Paleo-Arktik halklara aittir.Yacimiento arqueológico, perteneciente al Paleolítico.
Yasaklanmış Arkeoloji: İnsan Soyunun Gizli Tarihi.Arqueología: Guía del pasado humano.