arkasında ile cümle
arkasında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Basit bir şekilde diğer adamların arkasında yüzyıllık iş olan keşiflerini topladımSimplemente junté los descubrimientos de otros hombres que trabajaron en eso durante siglos.
Basit bir şekilde diğer adamların arkasında yüzyıllık iş olan keşiflerini topladımSimplu, am asamblat descoperirile altor oameni în spatele cărora sunt secole de muncă.
Basit bir şekilde diğer adamların arkasında yüzyıllık iş olan keşiflerini topladım"Só juntei as descobertas de outros homens "que trabalharam nisso durante séculos.
Basit bir şekilde diğer adamların arkasında yüzyıllık iş olan keşiflerini topladımTôi chỉ tập hợp các phát hiện của người khác được gầy dựng nên bởi hàng thế kỉ qua.
Basit bir şekilde diğer adamların arkasında yüzyıllık iş olan keşiflerini topladımПросто сглобих откритията на други хора, които бяха създадени през вековете.
Basit bir şekilde diğer adamların arkasında yüzyıllık iş olan keşiflerini topladımЯ просто собрал открытия других людей, за которыми много веков работы.
Basit bir şekilde diğer adamların arkasında yüzyıllık iş olan keşiflerini topladımפשוט הרכבתי יחד המצאות של אנשים אחרים אשר מאחוריהם היו מאות שנות עבודה.
Basit bir şekilde diğer adamların arkasında yüzyıllık iş olan keşiflerini topladımأنا ببساطة جمعت اكتشافات رجال آخرين وراءها قرون من العمل.
Basit bir şekilde diğer adamların arkasında yüzyıllık iş olan keşiflerini topladım寄せ集めたに過ぎない 進歩というものは 全ての要素がそろったときに
Başkumandan bana Homunculus olduğunu açıkladığına göre, onu devirsem bile arkasında biri olmalı.Den øverstbefalende sagde, at han er en homunculus, - - så der står mange bag ham.
Başkumandan bana Homunculus olduğunu açıkladığına göre, onu devirsem bile arkasında biri olmalı.Överbefälhavaren gjorde klart- -att han är en homunculus. Även om jag får bort honom så står det nån bakom.
Başkumandan bana Homunculus olduğunu açıkladığına göre, onu devirsem bile arkasında biri olmalı.Skoro Najwyższy Dowódca jest homunkulusem, nawet gdybym go pokonał, nadal jest ktoś, kto stoi nad nim.
Başkumandan da öyleyse, Isval Savaşı'nın arkasında siz mi varsınız?Hvis den øverstkommanderende er med, står I så bag krigen i Isval?
Başkumandan da öyleyse, Isval Savaşı'nın arkasında siz mi varsınız?Jeśli Najwyższy Dowódca też nim jest, to i wy stoicie za wojną isvalską.
Başkumandan da öyleyse, Isval Savaşı'nın arkasında siz mi varsınız?Jos ylipäällikkökin on Homunculus, oletteko te Isvalin sodan takana?
Başkumandan da öyleyse, Isval Savaşı'nın arkasında siz mi varsınız?Om Bradley är en homunculus ligger ni bakom kriget i Isval med.
Başkumandan da öyleyse, Isval Savaşı'nın arkasında siz mi varsınız?Se anche il Comandante Supremo è uno di voi, allora siete responsabili della guerra di Isval?
Başkumandan da öyleyse, Isval Savaşı'nın arkasında siz mi varsınız?Se o Comandante Supremo também é um, vocês estão por detrás da Guerra de Isval?
Başkumandan da öyleyse, Isval Savaşı'nın arkasında siz mi varsınız?Αν ο Ανώτατος Διοικητής είναι Χομάνκιουλους, τότε εσείς ευθύνεστε για τον Πόλεμο του Ίσβαλ;
Başkumandan da öyleyse, Isval Savaşı'nın arkasında siz mi varsınız?Если Верховный Главнокомандующий - один из них, то не вы ли развязали Ишваланскую войну?
Bay ve Bayan London büyük limuzinin arkasındalardı.Ο κος και η κα Λόντον ήταν πίσω στο σαλόνι της λιμουζίνας.
Bazen vücuda bakarken, arkasındaki kemikleri görüyordum.Algunas veces veía huesos cuando había un cuerpo ahí.
Bazen vücuda bakarken, arkasındaki kemikleri görüyordum. Arka planda bir şeyler gelişiyordu.משהו קרה ברקע. התכוונתי להגיע לסטודיו בניו-יורק.
Bazen vücuda bakarken, arkasındaki kemikleri görüyordum.Joskus näin luita siellä missä oli ruumis.
Bazen vücuda bakarken, arkasındaki kemikleri görüyordum.때때로 저는 뼈들을 보기도 했습니다.
Bazen vücuda bakarken, arkasındaki kemikleri görüyordum.Manchmal sah ich Knochen, wenn da ein Körper war.
Bazen vücuda bakarken, arkasındaki kemikleri görüyordum.Nogle gange ville jeg se knogler når der lå et lig.
Bazen vücuda bakarken, arkasındaki kemikleri görüyordum.Parfois je voyais des os là où il y avait un corps.
Bazen vücuda bakarken, arkasındaki kemikleri görüyordum.Qualche volta vedevo delle ossa quando c'era un corpo.
Bazen vücuda bakarken, arkasındaki kemikleri görüyordum.Soms zag ik botten als er een lichaam was.
Bazen vücuda bakarken, arkasındaki kemikleri görüyordum.Uneori, vedeam oase în loc de corpuri.
Bazen vücuda bakarken, arkasındaki kemikleri görüyordum.Widziałem kości kiedy było tam ciało.
Bazen vücuda bakarken, arkasındaki kemikleri görüyordum.Иногда я видел кости вместо тела.
Bazen vücuda bakarken, arkasındaki kemikleri görüyordum.Понякога виждах кости, когато имаше труп.
Bazen vücuda bakarken, arkasındaki kemikleri görüyordum.أحيانا أود أن أرى عظام حينما يكون هناك جسد.
Bazen vücuda bakarken, arkasındaki kemikleri görüyordum.そして見えざる何かに導かれ ニューヨークのスタジオへの途中で
Bazılarınız onu tanıyor. Kahire'deki Tahrir Meydanının arkasındaki Facebook gruplarından birini kurdu.Creó uno de los grupos de Facebook que apoyaba la plaza Tahrir en el Cairo.
Bazılarınız onu tanıyor. Kahire'deki Tahrir Meydanının arkasındaki Facebook gruplarından birini kurdu.Dia membuat salah satu grup Facebook yang melatarbelakangi gerakan di Tahrir Square di Kairo.
Bazılarınız onu tanıyor. Kahire'deki Tahrir Meydanının arkasındaki Facebook gruplarından birini kurdu.El a pornit unul din grupurile de Facebook din spatele acțiunilor din Piața Tahrir din Cairo.
Bazılarınız onu tanıyor. Kahire'deki Tahrir Meydanının arkasındaki Facebook gruplarından birini kurdu.Er hat eine der Facebook-Gruppen gegründet vor dem Hintergrund der Geschehnisse am Tahrir-Platz in Kairo.
Bazılarınız onu tanıyor. Kahire'deki Tahrir Meydanının arkasındaki Facebook gruplarından birini kurdu.Hij begon een Facebookgroep achter het Tahrirplein in Caïro.
Bazılarınız onu tanıyor. Kahire'deki Tahrir Meydanının arkasındaki Facebook gruplarından birini kurdu.Il a créé un groupe Facebook à propos de la Place Tahrir au Caire.
Bazılarınız onu tanıyor. Kahire'deki Tahrir Meydanının arkasındaki Facebook gruplarından birini kurdu.Ông đã lập một trong nhiều nhóm trên Facebook đứng sau chuyện ở quảng trường Tahrir tại Cairo.
Bazılarınız onu tanıyor. Kahire'deki Tahrir Meydanının arkasındaki Facebook gruplarından birini kurdu.Utworzył na Facebooku jedną z grup związanych z protestem na Placu Tahrir w Kairze.
Bazılarınız onu tanıyor. Kahire'deki Tahrir Meydanının arkasındaki Facebook gruplarından birini kurdu.Založil jednu ze skupin na Facebooku, která stála za událostmi na náměstí Tahrír v Káhiře.
Bazılarınız onu tanıyor. Kahire'deki Tahrir Meydanının arkasındaki Facebook gruplarından birini kurdu.Έφτιαξε μια από τις ομάδες στο Facebook πίσω από την πλατεία Ταχρίρ στο Κάιρο.
Bazılarınız onu tanıyor. Kahire'deki Tahrir Meydanının arkasındaki Facebook gruplarından birini kurdu.Він створив групу у Facebook, поштовхом до якої стали події на площі Тахрір у Каїрі.
Bazılarınız onu tanıyor. Kahire'deki Tahrir Meydanının arkasındaki Facebook gruplarından birini kurdu.Некоторые из вас знают его, он основал одну из групп в Facebook во время событий в Каире на Площади Тахрир.
Bebeklere ve yavru köpeklere olan ilgimizin arkasında bir neden var.Ada alasan mengapa kita semua tertarik pada seorang bayi atau seekor anjing.
Bebeklere ve yavru köpeklere olan ilgimizin arkasında bir neden var.Aus gutem Grund fühlen wir uns von Kleinkindern oder Welpen so angezogen.
Bebeklere ve yavru köpeklere olan ilgimizin arkasında bir neden var.C'è un motivo per cui siamo tutti attratti da un bambino o da un cucciolo.
Bebeklere ve yavru köpeklere olan ilgimizin arkasında bir neden var.Có lý do trong việc ta đều bị thu hút bởi trẻ con hay cún con
Bebeklere ve yavru köpeklere olan ilgimizin arkasında bir neden var.Der er en grund til, at vi alle er tiltrukket af et spædbarn eller en hundehvalp.
Bebeklere ve yavru köpeklere olan ilgimizin arkasında bir neden var.Det finns ett skäl till att vi dras till ett litet barn eller en hundvalp.
Bebeklere ve yavru köpeklere olan ilgimizin arkasında bir neden var.Er is een reden waarom we allemaal houden van kinderen of puppy's.
Bebeklere ve yavru köpeklere olan ilgimizin arkasında bir neden var.Există un motiv pentru care suntem atraşi de un copil sau de un căţeluş.
Bebeklere ve yavru köpeklere olan ilgimizin arkasında bir neden var.Existuje dôvod, prečo nás priťahuje dieťa, alebo malý psík.
Bebeklere ve yavru köpeklere olan ilgimizin arkasında bir neden var.Há uma razão para nos sentirmos todos atraídos por uma criança ou por um cachorro.
Bebeklere ve yavru köpeklere olan ilgimizin arkasında bir neden var.Hay una razón por la que nos atraen los niños y los cachorros.
Bebeklere ve yavru köpeklere olan ilgimizin arkasında bir neden var.Il y a une raison qui fait que nous sommes tous attirés par un enfant ou un chiot.