Ana içeriğe geç
Sözlük

arkası ile cümle

arkası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sol önde oynadım, ikili arkası oynadım, hatta kaleye bile geçtim.Хвърлил копие към нея, но то минало отляво, хвърлил второ, което минало отдясно.
Arkasında kendisinden sonra doğan biricik oğlu I. Jean, ki doğumdan sonra aynı yıl içinde öldü.Няколко месеца по-късно се ражда синът им Жак III, който също умира, преди да е навършил една година.
Kaltenbrunner yeraltı arkasında kalarak istihbarat örgütleri yeniden organize edildi.Калтенбрунер реорганизира разузнавателните си служби като подземна мрежа за престой.
Sovyetler Birliği askeri olarak savaşa dahil olmadı, ancak politik olarak Vietnam'ın arkasında durdu.Така Камбоджа е въвлечена във Виетнамската война, въпреки нейното нежелание.
Sırttan inen yavrular yaklaşık 6-7 ay kadar annelerinin arkasında dolaşırlar.Малките остават с майките около 6 – 7 месеца.
Hinterland (Şehir, liman ya da benzeri) "arkasındaki toprak parçası" anlamında Almanca bir kelime.Хинтерланд е термин от немския език, означаващ "земята отзад" (напр. град, пристанище, или нещо подобно).
Tom bir boru üfler ve Robin Hood'un arkasından oklr gelir.Образува се от реките Обланица и Ябланица във Валево.
1975'ten 1990 yılına kadar Alman rock grubu Scorpions’un arkasında adeta itici bir güç olarak görev yaptı.Той е движещата сила зад немската рок група Скорпиънс, от 1975 до 1990 година.
Cadı Kral bunu duyunca arkasını dönüp kapıdan uzaklaşır.Научавайки за това, царят се оттегля в Търново.
Scott arkasından onu takip etmeye kalkışır fakat Ray onu durdurur.Бък се опитва да изнасили Джули, но баща му го спира.
Yine sessiz filmlerde ama bu kez kameranın arkasındaydı.Филмът никога не се излъчва в кината, но е показан по кабелната телевизия, а по-късно, е издаден и на видео.
Evimin arkasında bir kilise var.Зад къщата ми има една църква.
Tom Mary'ye arkasından el salladı.Том помаха с ръка на Мери.
Genç bir kadın da, yine at sırtında, adamın belirli bir mesafe arkasından dört nala gitmeye başlar.Djevojka, također s određenog mjesta, počinje galopirati na konju s određene udaljenosti iza mladića.
Armağan nerede ise hiç şüphesiz olarak mavi kapı arkasında bulunmaktadır.Njegova (ili njezina) pozicija je iza obrane, a ispred vratara.
Bunun arkası gelecekti.Evo što slijedi.
İlk sevkiyatın başarılı olması üzerine, MI6 arkasından birkaç operasyon daha yaptı.Ohrabreni uspjehom ove akcije, MI6 izveo je još nekoliko sličnih operacija.
Tom Cruise ; Les Grossman: Tropic Thunder filminin arkasındaki sert para babasıdır.Tom Cruise kao Les Grossman: prosti producent koji stoji iza Tropske grmljavine.
Yine sessiz filmlerde ama bu kez kameranın arkasındaydı.Nakon toga je nastavio odlaziti u divljinu, ali ovaj put samo kako bi snimao životinje fotoaparatom.
1945'te 14. SSCB şampiyonasında, Botvinnik'in arkasından 2. oldu.1944. zauzima 2. mjesto iza Botvinika na prvenstvu SSSR-a.
Bu arada kabaran suların arkasında bulunan boşlukları yanlardan gelen sular doldurur.Uloga tih slivnika je da se u njih izlije voda u kojoj se pere posvećeno posuđe.
Arkasında, Probus tarafından onurlu bir şekilde muamele gören bir eş ve iki erkek çocuk bıraktı.Iza njega je ostala žena i dva sina prema kojima se Prob kasnije vrlo dobro ponašao.
Horne, şehrin yarısından fazlasını kontrolü altında tutmaktadır ve her türlü kirli işin de arkasındadır.CalEnergy posjeduje oko polovicu njih, a ostatak su u vlasništvu raznih tvrtki.
Bunun arkasında yatan bilim oldukça komplekstir.Tehnologija koja to izvodi vrlo je jednostavna.
Brutus tarafından arkasından "Romalıların sonuncusu" olarak yas tutuldu ve Tasos adasına gömüldü.Brut je jadikovao za Kasijem kojeg je označio kao "Posljednjeg Rimljanina" te ga je pokopao kod Thasosa.
Her zaman ideallerinin arkasında durmuştu ve onları terk etmek gibi bir niyeti yoktu.Picard se uvijek držao svojih ideala, i nikad ih nije zatajio.
Tom bir boru üfler ve Robin Hood'un arkasından oklr gelir.U blizini protiču rijeke Bijeli Drim i Pećka Bistrica.
Arkasından Son Senfoni’yi yazdı.Na zadnjoj stranici psaltira je kolofon.
Şehre arkasından savunmasının nispeten daha zayıf olduğu kara kısmından saldırmayı teklif etti.Oko ovog grada se pružao obrambeni zid, od kojeg se očuvao tek manji dio.
Annesi ve babasının ölümünün arkasında saklanan bütün sırları çözmüştür.Krije od Tome istinu o nesreći njihovih roditelja.
Diğeri ise resmin izleyicisine arkasını dönmüştür.Napravio je to tako što je sliku spustio na očište gledatelja.
Zaten kimse de onların arkasında durmadı.Nakon toga nitko ih više neće zaustaviti...
Yazı dilinde ünlem cümlelerinin arkasından genellikle ünlem işareti (!) gelir.Uz poteze se u literaturi uobičajeno koriste sljedeći znakovi komentara: !
Reynolds, her zaman Lightman'ın yöntemlerine katılmasa da çoğunlukla onların arkasında durur.Reynolds nie vždy súhlasí so spôsobmi Lightmana, ale stojí za nimi väčšinu času.
Bunun arkasında kim olduğunu bilmek istiyorum.Spýtal som sa, kto je tam vzadu.
Brutus tarafından arkasından "Romalıların sonuncusu" olarak yas tutuldu ve Tasos adasına gömüldü.Bol oplakaný Brutom ako "posledný z Rimanov" a pochovaný na Thasose.
Arkasında beroj dağı vardır.Pri Za Horou sa nachádza Blatná.
Diğer iki kurşun sağ koltukaltının arkasından girmiştir.Ďalšie dve bomby dopadli tesne vedľa trupu pri zadnej časti lode.
Arkası soluk gridir.V pozadí lyžiarsky vlek.
Ses düzeyi ölçer, kulağın arkasındaki işitme sisteminden eşgürültü eğrisine kalibre edilir.Do reprosústav sa montujú v úrovni uší poslucháča.
Kulağının arkasında bir kalem takılıdır.Mikrofón je umiestnený za uchom.
Arkasında çok artık bırakır.Jasne sa vyčleňuje z pozadia.
Kafasının arkasında küçük bir tepelik bulunur.Za veľkou hlavou má malú krčnú kapsu.
Yine sessiz filmlerde ama bu kez kameranın arkasındaydı.Neskôr sa ale opäť pred filmovú kameru vrátila.
Eleştirilerin ardı arkası kesilmiyor!".Pocítime bezhraničnú úľavu.'
Bu sırada Prens avcılarının başında, kovaladığı bir beyaz geyik arkasından sahneye girer.Medzitým sa pri rybníku objaví Princ so svojou loveckou družinou.
Chelsea 2003-2004 sezonunda Premier League'i yenilgisiz Arsenal'ın arkasından ikinci bitirdi.Chelsea v sezóne 2003/04 skončila na 2. mieste za nerozbitným Arsenalom.
Sezon içinde diğer kale arkası tribün yıkıldı ve inşaasına başlandı.Až po tretej salve sa dav zastavil a rozutekal.
Jüri üyeleri adayları sahneye arkası dönük bir şekilde dinler.Kandidátov na porotu si vyberá náhodným spôsobom súd, a to písomným predvolaním.
Hemen arkasından Hitler, politik ve özel vasiyetini ona yazdırdı.Za jej vlády dosiahlo kráľovstvo zenit svojej politickej a ekonomickej moci.
Arkası beyazımsıdır.Chrbát je čierny.
Joe arkasında dul bir kadın ve bir kız çocuğu bıraktı; Mary Jo.Jej ženícha zdedila ďalšia dcéra v poradí – Mária Jozefa.
Bazı yazarlara göre Hyacinth'ın ölümünün arkasında başka nedenler vardır.Podľa niektorých údajov mohla byť Kleopatrina smrť aj iná.
Brutus tarafından arkasından "Romalıların sonuncusu" olarak yas tutuldu ve Tasos adasına gömüldü.Brut ga je objokoval kot poslednjega Rimljana in ga pokopal na otoku Tasosu.
Hinterland (Şehir, liman ya da benzeri) "arkasındaki toprak parçası" anlamında Almanca bir kelime.Zaledje je nemška beseda, ki pomeni "zemlja za nečem" (mesto, pristanišče ali podobno).
Perde arkasındaki planları insanlığı köle yapmaktı.Na dnu družbene lestvice so bili sužnji.
Artık pazar sabahları da arkası yarın yayınlanıyordu.Odprta je bila vsako nedeljo dopoldne.
Gerçek egzoz hızı aslında aracın arkasından püskürtürek bıraktığı egzozun ortalama hızıdır.Aktualna hitrost izpuha je povprečna hitrost izpuha, ki zapusti vozilo.
Bunun arkasındaki asıl amaç nedir?Primeri vprašanj so: Kaj je ozadje tega problema?
Arkasında çok artık bırakır.Prišel je od daleč zadaj.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod