Kolezyum'un resmi de İtalya'da basılan 5 sent/euro bozuk parasının arkasına basılmıştır.Het Colosseum staat afgebeeld op de Italiaanse 5 eurocent.
Kartınızın arkasında bulunan seri numarasını (alias no) bir yere not etmelisiniz.Laat dan iemand je van achteren aanduwen (zonder dat je weet wanneer).
GoldSrc motorunun arkasından çıkan takipçisi ise Half-Life 2 yi destekleyen Source motoru olmuştur.De opvolger van GoldSrc is de Source engine die gebruikt wordt door Half-Life 2.
Heine, eserlerinin arkasında yatan felsefe ile ilgili birçok röportaj da yapmıştır.Heine heeft verschillende Surrealismeelementen over de filosofie achter zijn creaties.
Fakat arkasından kendisini öldürmek üzere bir kiralık katil de gönderir.Na zijn verzet tegen Lodewijk de Vrome afgezet en (onbedoeld) gedood.
Ali - (silahını arkasında gizleyerek) Buyrun, nasıl yardımcı olabilirim? / Anahtar nerede?Humaar koi ka kariyi? = Wie kan mij wat doen?
Bunun arkasında yatan bilim oldukça komplekstir.De symboliek achter dit werk is vrij duidelijk.
Sol tarafta vaftiz kurnasının arkasında vitray pencereler ve gül pencere bulunmaktadır.In de rechter zijgevel zitten rondboogvensters en een roosvenster.
Yanları da ön yüzgeçlerin arkasından başlayarak beyaz-gri renktedir.De (oude) Witte Poort stamt uit ca.
Bu eser, Wallraf-Richartz Müzesi tarafından bir perdenin arkasında sergilendi.Het schilderij ging terug naar het Wallraf-Richartz-Museum.
Arkasında İtalya, Galya, Hispania, Britanya, Afrika ve Moritanya'nın desteği vardı.Hij had de steun van Italia, Gallië, Hispania, Britannia, Africa en Mauretania.
Arkasında çok artık bırakır.Het is bijna achter de rug.
Kulak arkasında sigarayla dolaşır.Zich achter de oren krabben.
Genelde evde, ocağın arkasında veya kilerde veya çatı altında yaşar.Ze leven meestal achter het fornuis of in de kelder van het huis.
Baharda ise ağır bir yağış sürecinin arkasından ağır bir kuraklık olur.Xuân Tân (Thanh Hóa), een xã in huyện Thọ Xuân, provincie Thanh Hóa.
Daha sonra yaptığı açıklamalarda sözünün arkasında olduğunu belirtmiştir.Bij zijn bekentenissen later zou hij dat verklaren.
Bunun arkasındaki asıl amaç nedir?Wat ligt er aan ten grondslag?
"Kamera Arkası".De camera aan de achterkant.
Arkasındaki zombiler de bir süre bekler.Ook de duiveltjes zijn eventjes tevreden.
Eyaletin başkenti Columbia'nın hemen arkasından Güney Karolina'nın en kalabalık ikinci şehridir.Het is daarmee na de hoofdstad Columbia de grootste stad van de staat South Carolina.
O sırada Michonne, Vali'nin arkasından gelerek kılıcını Vali'nin sırtına saplar.Uiteindelijk weet Michonne de Gouverneur met haar zwaard neer te steken.
Cevresini unutan Asli geri donup bir ağac arkasına saklanır.Hij verbergt zich achter een boom en luistert mee.
İki dağın arasında, arkası ormanlarla kaplıdır.Zij is staande op een heuvel met twee bomen afgebeeld.
Kökte arka içeriği bulunur, evin arkası anlamına gelebilir.De mens in de kamer zal dus zijn eigen rug zien.
Arkası beyazımsıdır.De achterzijde is blanco.
Çünkü arkasından korkunç kâbus cinsi bir ejderha gelir.Daarna nemen zij het volwassen bonte kleurpatroon aan van de mannetjes.
Arkasında büyük bir sanatçı olarak ün bıraktı.Hij is is als beeldend kunstenaar gevestigd te Heeten.
İmparatorluk kuvvetlerinden kalanları da Lüksemburg surlarının arkasına ve Anvers'e çekildi.De restanten van het leger trokken zich terug op de citadels van Luxemburg en Antwerpen.
Baxter, kadına arkasından yaklaşıp bıçakla tehdit etmiştir.Rosita bedreigde haar met een mes.
Üzüt Aşı sözcüğü de ölünün arkasından verilen yemek olan Ölü Aşı anlamında kullanılır.De term eten (het zelfstandig naamwoord) wordt ook gebruikt voor de substantie die gegeten wordt.
İzleyici cinayetin arkasındaki sırları (veya cinayetin gerçekleşip gerçekleşmediğini) asla öğrenemez.Op deze manier kunnen de echte daders (of kan de echte dader) nooit opgepakt worden.
Bu onun arkası arkaya ilk yedinci zaferiydi.Het was zijn zevende deelname op rij en eerste overwinning.
Ben onun arkasından gittim.Hierbij stond hij alleen achter zijn set.
Kimsenin bilmediği şey, tüm bu yaşananların arkasında Cuhenna Cin kabilesinin olduğudur.Wat Matt niet weet is, is dat Kingpin achter dit alles zit.
Ağacın arkasına gider, fakat Tom'u ona bakarken bulur.Hij rent naar de vrouw, maar Tommy volgt hem.
İlk olarak arabayı bir reklam tabelasının arkasına saklar.Achter op het voertuig zit een kentekenplaat.
Köleler bamya tohumlarını kulaklarının arkasında saklayarak Afrika ve Asya'ya getirip ekmişlerdir.Vogels zouden de zaden vervolgens verder in Afrika en Azië hebben verspreid.
Günün birinde ortadan kaybolan adam arkasında büyük bir gizem bırakmıştır.Hij verdween op een dag op mysterieuze wijze door toedoen van een vreemd voorwerp.
Bu arada kabaran suların arkasında bulunan boşlukları yanlardan gelen sular doldurur.Watervogels vermijden wateroppervlaktes die bedekt zijn met de varen.
Matematiksel gösterim bir yana,integral dönüşümler arkasında alıştırma anlaşılmayı kolaylaştırır.Door ondertitels wordt de conversatie begrijpelijk.
Real History Behind the Templars (Tapınaklıların Arkasındaki Gerçek Tarih).Men spreekt dan van de buurt achter de Jordaan (Prinsengracht).
Daha sonra Sid Manfred'in arkasına saklanır.Hierna verlaat Frank Meerdijk.
Her iki odak noktası da aynanın arkasındadır.De twee panden zijn in spiegelbeeld gebouwd.
Kulağının arkasında bir kalem takılıdır.Achter het oor zit een oranje vlek.
İtki sıcak gazların motorun arkasından dışarıya verilmesiyle sağlanır.Stuwkracht wordt alleen opgewekt door de hete gassen die van achteren de machine uit worden gestuwd.
Bu da arkasında devlet desteği olduğunu gösteriyor.Hij ontving daarom steun van de overheid.
Arkasında kendisinden sonra doğan biricik oğlu I. Jean, ki doğumdan sonra aynı yıl içinde öldü.Hetzelfde gebeurde met zijn broer Frank die tevens op precies dezelfde dag stierf.
Olayların perde arkasıyla ilgilenmez.De buren zien alles vanachter de gordijnen.
Kafalarının yan tarafında; kulaklarının üzerinden kafanın arkasına kadar giden bir kemik bulunur.Op de achterste hoeken van kop bevond zich een schuin naar achteren gerichte verdikking.
Öldükten sonra arkasında eşini ve üç çocuğunu bıraktı.Hij liet zijn vrouw en drie kinderen achter.
Bu kolonlarda taa kaideye kadar uzar iki ogrencinin arkasindan.Over de rug lopen twee gele tot groene strepen tot aan de kop.
Arkasına bakmadan tek başına atını Mordor ordularına sürer.Sheridan liet ook de mannen zonder paard bij het leger achter.
Ay Yüzlü, Ellen'in arkasında gelir ve Ellen'i yakalar.Lies heeft spijt van haar gedrag en probeert Ellen terug aan te halen.
Diğer iki kurşun sağ koltukaltının arkasından girmiştir.Beide slachtoffers hebben 2 kogels van hetzelfde kaliber in hun rug gekregen.
Çünkü bu frekanslarda yayın sinyali engellerin arkasına geçebilir.Boven die frequentie kunnen fotonen ongehinderd het materiaal passeren.
Arkasından Son Senfoni’yi yazdı.Het leidde uiteindelijk tot zijn Little symphony op.
Karakter siperlerin arkasında durarak yoğun düşman ateşlerinden korunabilir.Het is mogelijk zich te beschermen tegen vijandelijke schoten door te schuilen achter een cactus.
Michael arkasını döner ve odadan ayrılır.Peter keert zijn vader de rug toe en vertrekt het huis uit.
O kapıyı arkasından kapattı.Hij deed de deur achter zich dicht.
Şu yeşil arabanın arkasında, kırmızı bir römork takılı.Achter die groene auto hangt er een rode aanhanger.