Şirket ayrıca ödüllü kol kıvırma düğmeleri ve gömleklerin arkasındaki "asma bölümünü" de piyasaya tanıtmıştır.A empresa também lançou uma premiada presilha de manga com botão e o "gancho" nas costas das camisas.
Kolezyum'un resmi de İtalya'da basılan 5 sent/euro bozuk parasının arkasına basılmıştır.O Coliseu também é retratado na versão italiana da moeda de euro de cinco cêntimos.
Çin filosu Weihaiwei mevzilerinin arkasına çekildi.A frota chinesa posteriormente recuou por trás da fortificação Weihaiwei.
Jon arkasını döndüğünde Craster kafasına vurur ve Jon bayılır.Antes que Jon possa segui-los, Craster atinge a cabeça de Jon, fazendo com que ele desmaie.
Arkasında ise gözleri tülbentlerle bağlanmış, elinde sopa tutan üç erkek ve üç kadın dansçı durur.E levantou os seus olhos, e olhou, e eis três homens em pé junto a ele.
Bunun arkasında kim olduğunu bilmek istiyorum.Questão se pergunta quem está por trás disso tudo.
Kulis görüntüleri de gerçekten sahne arkasına gidiyor." dedi.«O Verdadeiro Avatar Queira Por Favor Subir ao Palco».
Her iki odak noktası da aynanın arkasındadır.O conceito de o clipe é sobre os dois lados do espelho.
Brutus tarafından arkasından "Romalıların sonuncusu" olarak yas tutuldu ve Tasos adasına gömüldü.Bruto se referiu a ele como sendo "o último dos romanos" e o enterrou em Tasos.
Bir kişi yüzünü kuzeye dönerse arkası güney, sağ tarafı doğu ve sol tarafı batıdır.Portanto, quando o observador olha para o norte tem o leste à sua direita e o oeste à esquerda.
Konstans'ın arkasında destek yoktu bu yüzden hayatını kurtarmak üzere kaçtı.Constante não teve apoio imediato e foi forçado a fugir para salvar sua vida.
Neredeyse hepsi de ölümünün arkasında son karısı Agrippina olduğunu ima ederler.Quase todos implicam a sua última esposa, Agripina, como instigadora.
Laura da o esnada otele gelir ve John'ın arkasından gider.Clark aparece nesse momento e tenta se desculpar com John.
Kameraların karşısında bir melek, kamera arkasında ise tam bir kendini beğenmiştir.Por Trás das Câmeras - Louco por Elas.
Casuslar düşman hatlarının arkasında savaşmamaktadırlar.Os partisans operavam atrás das linhas inimigas.
2002 yılında bir çeşit burun ve ağız arkası (nazofarenks) kanserine yakalandığını öğrendi.Em 2002 ficou a saber que padecia de um tipo de cancro de nariz e boca.
Tom Cruise ; Les Grossman: Tropic Thunder filminin arkasındaki sert para babasıdır.Tom Cruise como Les Grossman: um executivo do estúdio que está produzindo Tropic Thunder.
İmparatorun eli açıklığını takdir edecek bir konumda her zaman düşmanın arkasında başka biri vardı.Havia sempre alguém na retaguarda do inimigo em uma posição de apreciar a generosidade do imperador.
Reynolds, her zaman Lightman'ın yöntemlerine katılmasa da çoğunlukla onların arkasında durur.Reynolds nem sempre concorda com os métodos de Lightman.
Uçak roketle vuruldu ve patlama yaşandı ve uçak arkasında siyah dumanlar bırakarak yere düştü.Houve uma explosão e o avião foi derrubado, deixando uma fumaça negra e detritos caindo.".
Arkasında yetim bir çocuk bırakmıştır.Deixaram uma filha orfã.
Eleştirilerin ardı arkası kesilmiyor!".É melhor você não dar as costas pra mim!"
Dahası da arkasında tıka basa para dolu koca bir çanta bırakmıştır.Mas rapidamente ficou com um saco de pano cheio de moedas.
Albüm kitapçığı aynı zamanda poster ve arkasında şarkı sözleri yazmaktadır.O repertório contém canções autorais e também covers.
Ölen kişinin yapmak isteyip de yapamadıkları ile arkasından bıraktığı izleri konu alır.Aquele que desiste, desvia do caminho; o que não desiste, segue em frente.
Arkasında kırık kalpler, kızgın koca ve babalar bırakır, sonunda da Don Gonzalo'yu vahşice öldürür.Atrás de si, deixa um rasto de corações partidos até que, finalmente, acaba matando um certo Don Gonzalo.
1953 yılında amblem, arkasına bakan ve elinde bir değnek tutan mavi aslan olarak değiştirildi.Em 1953, o escudo foi novamente alterado, agora, para um leão olhando para trás e segurando uma bengala.
Arkasını döndüğünde Matt Hardy bir Twist Of Fate ile maçı alır.Após a luta Matt Hardy aplicou um "Twist of Fate" em McIntyre.
Zaten kimse de onların arkasında durmadı.Depois disso, ninguém foi detido.
Solungaç yarıkları gözlerinin hemen arkasındadır.As glândulas presentes na parte traseira de seus olhos.
Bunun yerine yeni dişler ağzın arkasında çıkar ve eski dişleri ağzın önüne doğru iter.Então coloca-as uma atrás da outra e costura suas bocas no ânus da que está na frente.
Gölün suyu daha sonra buharlaşır ve arkasında çözülmemiş tuzları bırakır.Quando a água do lago evapora, sais e outros sedimentos são deixados para trás.
Fiesco arkasını dönüp çıkar.Pinóquio segue adiante.
Rey Mysterio ve Shawn Michaels'ın sahne arkası bir bölümünde 17 Kasım'da Raw'a geri döndü.Ele retornou ao Raw em 17 de novembro, em um segmento nos bastidores com Rey Mysterio e Shawn Michaels.
Hitler'in talimatlarına uygun olarak, cesetleri Reich Şansölyesinin arkasındaki bahçesinde yakıldı.De acordo com as instruções de Hitler, os seus corpos foram levados para o jardim da Chancelaria e queimados.
Arkasından da yine burslu olarak bir yılını Paris'te geçirecekti.Eles, então, viajam como amigos para passar o ano novo em Paris.
Hükümet bunun arkasından Anno'nun eline geçti.Nisso, Nina torce o braço de Anna para suas costas.
Hayatının ilk rolü: “Kavuklu arkası” idi.O seu primeiro papel importante foi em "A Busca".
Çünkü arkasından korkunç kâbus cinsi bir ejderha gelir.Ocorre então um distúrbio do sono transitório.
Dubai, arkasında bulunan Arap Çölü'ne bitişiktir.Dubai situa-se dentro do deserto da Arábia.
Bunun arkasındaki asıl amaç nedir?O que há por trás de tudo isso?
Koşucuların, aynı zamanda kuyruk arkası olarak da bilinirler, görevi ise koşu oyunlarında topu taşımaktır.Missões secundárias, como participar em corridas, podem ocupar o jogador durante horas.
Arkasında pek çok yazılı eser bırakmıştır.Deixou ainda muitas outras obras escritas.
Scott arkasından onu takip etmeye kalkışır fakat Ray onu durdurur.Robbie tenta chegar mais perto, mas Ray o impede.
Grubun arkasındaki fikir, özellikle gençler için değil, erkek grup oluşturmaktı.A ideia por detrás da banda foi formar uma boy band, não necessariamente por adolescentes.
Telefonun arkasına ise güç düğmesi ve ses düğmeleri yerleştirilmiştir.Na lateral, estão localizados ainda o botão power e os controles de volume.
Robin ise zaten onun yanında olduğunu hemen arkasından da kovulduğunu söyler.Porém Mele chama por Rio e o faz voltar a si, fugindo com ele em seguida.
Arkasında beroj dağı vardır.Abaixo dela existe uma extensa planície.
Daha sonra yaptığı açıklamalarda sözünün arkasında olduğunu belirtmiştir.Mais tarde, ele disse que seus comentários foram retirados do contexto.
Claire Bennet'in sahne arkası görüntüsü.Claire Sean Skene ...
Sadece Güneş'e göre Dünya'nın arkasında kalan gezegenler karşı konumda bulunabilir.Se possível, manter o sol atrás da nossa aeronave.
Arkasını döner ve başka yöne gider.Então, se vira e continua seu caminho.
Demir boru yüzünün yanından girip, ... sol gözünün arkasından geçti ve kafasının üzerinden çıktı.A bala entrou em sua têmpora esquerda, passou por trás de seus olhos e saiu do outro lado da cabeça.
Bu düellonun arkasında yatan gerçek sebepler belirsiz kalmaya devam etmektedir.A origem exata deste desporto permanece obscura.
Küçük çocuk kapının arkasına gizlendi.O menino escondeu-se atrás da porta.
Evin arkasına ağıl kurdum.Construí um galpão atrás de casa.
Yine her boğanın arkasından bir kedi sağa doğru koşmaktadır.Onder de hoeven van elke stier loopt een hond naar rechts, en over de rug loopt een kat, ook naar rechts.
Bunun arkasında kim olduğunu bilmek istiyorum.Het is onduidelijk wie hierachter zat.
Gölün suyu daha sonra buharlaşır ve arkasında çözülmemiş tuzları bırakır.Het zeewater verdampt in het meer en laat het opgeloste zout achter.
Bu sırada Don John şehirden kaçmıştır ve onu yakalamak için arkasından bir kuvvet salınır.Hoewel Don John de stad inmiddels ontvlucht is, worden wachters achter hem aangestuurd om hem te arresteren.