Kulaklarının arkasını okşarsın, ve her şey tekrar iyidir.Je aait hem achter zijn oren, en alles is weer goed.
Armağan nerede ise hiç şüphesiz olarak mavi kapı arkasında bulunmaktadır.Ukazany on jest spoza sfery niebieskiej (obraz jest lustrzanym odbiciem).
Moore ve diğerleri onun arkasından ahıra gider.Moore, a za nim reszta żołnierzy.
Ancak arkasından gelen Ziggler, ona superkick yaptı.Po walce na arenę wkroczył Ziggler, który wykonał Mizowi Superkick.
Baharda ise ağır bir yağış sürecinin arkasından ağır bir kuraklık olur.Na wiosnę odnawia się ona z podziemnych kłączy.
Arkasından 2002 yılında Hugo adında 2. oğlu dünyaya geldi.Dwa lata później na świat przyszedł drugi syn – Hugo.
Arkasını döner ve başka yöne gider.Zabiera go i wyrusza w dalszą drogę.
Hemen arkasından tüm bölgeyi incelediler ve 1983 yılında boşluğun varlığını doğruladılar.Obecność pustki potwierdzili w 1983 roku, gdy dokonali przeglądu całego regionu.
Sahibi tutmak için koşmuş, arkasından yalvarmış, bağırmış, boşuna.On jednak nie posłuchał jej głosu, lecz zadał jej gwałt, zbezcześcił i obcował z nią.
Bunun arkasında kim olduğunu bilmek istiyorum.Wiadomo już, kto za tym stoi.
Günün birinde ortadan kaybolan adam arkasında büyük bir gizem bırakmıştır.Pewnego dnia, późnym latem, zachodzi do niego Tajemniczy Gość.
Kulak arkasında sigarayla dolaşır.Z tyłu kadłuba smuga dymu.
Fiesco arkasını dönüp çıkar.Fiodor Rückert, właśc.
Baudouin, arkasında 2 yaşında bir kız çocuğu ve hamile bir eş bıraktı.Baldwin pozostawił w Hainaut dwuletnią córkę i ciężarną żonę.
Diğeri ise boynunun arkasında kalmıştır.Znajduje się na tylnej stronie gardła.
Frollo ve arkasında Quasimodo onun ölümünü seyrederler Notre-Dame Kilisesi'nin korkuluklarından.Frollo i Quasimodo przyglądają się egzekucji z dachu Notre Dame.
Bu iki örneğin arkasından başka çeşitli kuruluşlar da internet sitelerinde blog gazetecilerine yer vermiştir.Kilka dni później obie potwierdziły to na swoim blogu w serwisie Twitter.
Onun öldüğü saldırının arkasında kim olduğu henüz belli olmuş değildir.Pytanie, na które do dziś nie ma odpowiedzi, dotyczy momentu, w którym zginął.
Dahası da arkasında tıka basa para dolu koca bir çanta bırakmıştır.Okazuje się, że oprócz niego w skrzynce było całe mnóstwo pieniędzy.
Heine, eserlerinin arkasında yatan felsefe ile ilgili birçok röportaj da yapmıştır.Heine udzielił kilka wywiadów, w których wyjaśniał filozofię swojej twórczości.
Atlantis Cable News (ACN) adlı kurgusal kanalın kamera arkasını anlatmaktadır.Akcja koncentruje się na pracy newsroomu telewizji kablowej Atlantis Cable News (ACN).
Ensesinde ve boynunun arkasında uzun tüyler bulunur.Dopuszczalny jest nieco dłuższy włos na ogonie i szyi.
Burası tepe arkasındadır.Znajduje się na zboczu wzgórza.
Yazıya göre Erdoğan, "Bunun arkasında kim var?Danyuan powiedział: "Do kogo to mówisz?"
Kendisi çıkar çıkmaz hevesle arkasını dönen Orfeus, kuralı bozar ve eşini yeniden kaybeder.Orfeusz odruchowo odwraca się i szczęśliwie traci żonę.
Kale arkası tribünleri yoktur.W tylnych kątach przedplecza brak trichobotriów.
Canavarların arkasından konuşmasını sevmez.Nie przepada za Moversami.
Arkasında yetim bir çocuk bırakmıştır.Później jednak otoczył opieką osierocone przez niego dzieci.
Bu onun arkası arkaya ilk yedinci zaferiydi.Było to jej siódme turniejowe zwycięstwo.
Ben onun arkasından gittim.Włóczy się za nią.
Onun yerine füg formunun arkasına sığınacağım.Ma on rybi ogon zamiast tylnych lwich łap.
1992 NBA Draftı'nda Shaquille O'neal'ın arkasından 2. sırada Charlotte tarafından seçildi.W drafcie 1992 r. został wybrany przez Charlotte Hornets z nr 2., tuż za Shaquillem O’Nealem.
Çinli Jia Zongyang'ın arkasında ikinci oldu.Natomiast brązowy medal zdobył kolejny Chińczyk Jia Zongyang.
Ense, boynun arkası.Kark – tylna część szyi.
Bu eser, Wallraf-Richartz Müzesi tarafından bir perdenin arkasında sergilendi.Obecnie obraz znajduje się w Wallraf-Richartz-Museum.
Çünkü Voldemort'un yüzü başının arkasındadır.Po odrodzeniu się Voldemorta, stanął przy jego boku.
Arkasından vücudunda yaralar oluşur.Rana powinna zagoić się wtórnie.
Diğer iki kurşun sağ koltukaltının arkasından girmiştir.Dwie kule trafiły go w tył głowy.
Real History Behind the Templars (Tapınaklıların Arkasındaki Gerçek Tarih).Stowarzyszenie „Szlak Templariuszy (strona oficjalna” (pol.), .
Ali - (silahını arkasında gizleyerek) Buyrun, nasıl yardımcı olabilirim? / Anahtar nerede?Jak... jak to! (podnosi z ziemi kijek) Możemy się bawić tym!
Her şeyi arkasında bırakmış ve münzevi bir hayat yaşamaya başlamıştır.Odrzuciła wszelki zbytek i zaczęła prowadzić prosty tryb życia.
Arkasında büyük bir sanatçı olarak ün bıraktı.Zasłynął jako wielki artysta fragmentu.
Hükümet bunun arkasından Anno'nun eline geçti.Dobra w końcu trafiły do rąk Jana.
Yeti birden arkasına dönünce Pia korkudan çığlık atar.Nagle odwraca się, i przerażona krzyczy.
Dalız merkezde olmak üzere; önünde salyangoz, arkasında yarım daire kanalları yerleşir.Do przodu przedsionek łączy się ze ślimakiem, a do tyłu przechodzi w kanały półkoliste.
Tahtın arkasındaki asıl güç Pothinus olduğu halde Ptolemaios tek başına kral olmaya niyetlenmiştir.To ona, jako prawowita następczymi tronu, posiada moc, której pożąda Phobos.
Bir kişi yüzünü kuzeye dönerse arkası güney, sağ tarafı doğu ve sol tarafı batıdır.Wiatr Południowy – po prawej stronie Wschodniego, a Północny – po lewej.
Arkasında çok artık bırakır.Został on nieco odchylony do tyłu.
"Odaların arkasından sana bağıranların çoğu, düşüncesiz kimselerdir."De flesta som bott på ön sedan dess är deras ättlingar (Långörasläkten).
Kartınızın arkasında bulunan seri numarasını (alias no) bir yere not etmelisiniz.Med det mått som ni mäter med skall man mäta åt er. (jfr Luk.
Winkies'in arkasında bulunan adamın çevresinde olanlara dikkat edin.Lägg märke till passagerna som berör mannen bakom Winkies.
Matt Groening'e göre, Marge'ın saçının arkasındaki orijinal fikir, saçın uzun tavşan kulakları gizlemesiydi.Enligt Matt Groening var den ursprungliga idén bakom Marges hår var att dölja hennes stora kaninöron.
Shakira'nın kariyerindeki en başarılı 2. şarkıdır (Hips Don't Lie'ın arkasında).Låten är Shakiras näst största succé under hela hennes karriär efter Hips Don't Lie.
Babası 1918'de öldü ve aynı yıl Mariinsky Tiyatrosu'nun sahne arkasında çalışmaya başladı.Samma år som hans far dog, 1918, började han arbeta som scenarbetare på Mariinskijteatern.
Ön tarafı düz arkası ise kubbelidir ( sikkelerde ve heykellerde) ve alt tarafı düz biter.Dess främre del är riktad sagittalt (framåt) och dess bakre mer lateralt (åt sidorna).
Onun yerine füg formunun arkasına sığınacağım.Istället grundar han Sungadynastin.
Çinli Jia Zongyang'ın arkasında ikinci oldu.Tvåa den gången var kinesiskan Wang Junxia.
Uçak roketle vuruldu ve patlama yaşandı ve uçak arkasında siyah dumanlar bırakarak yere düştü.Det träffades av en raket, exploderade och föll till marken med svart rök omkring sig.
Bu onun arkası arkaya ilk yedinci zaferiydi.Han tog sin första seger i den sjunde starten.
Onun öldüğü saldırının arkasında kim olduğu henüz belli olmuş değildir.Det är fortfarande oklart vad som låg bakom hans död.