"Kamera Arkası".Derrière la toile.
(30 tiranların arkasındaki oligarşik güçlere karşı olarak).(Trois tigres contre trois tigres.)
Aynı yıl çok zor olan Linear turnuvasında Garry Kasparov'un arkasından ikinci oldu.La même année, il termine deuxième au très fort tournoi de Linares derrière Garry Kasparov.
Ben onun arkasından gittim.Le cap était derrière lui.
Litvanyalılar'da Foch Hattı arkasında geri çekildi.Le 10, les forces lituaniennes sont repoussées derrière la Ligne Foch.
Arkasını döner ve başka yöne gider.Il tourne et retourne autour.
Bu olayların arkasında doğaüstü güçler olduğu düşünülür.À la suite de cet événement, ils se découvrent des pouvoirs surnaturels.
Kolezyum'un resmi de İtalya'da basılan 5 sent/euro bozuk parasının arkasına basılmıştır.Le Colisée est représenté sur la pièce de monnaie italienne de 5 centimes d'euro.
Moore ve diğerleri onun arkasından ahıra gider.Monk et les autres se dirigent vers lui.
Kartınızın arkasında bulunan seri numarasını (alias no) bir yere not etmelisiniz.Afin d'en faire pour vous un rappel que toute oreille fidèle conserve".
Arkasında çok artık bırakır.Sa carrière est désormais largement derrière lui.
Ön tarafı düz arkası ise kubbelidir ( sikkelerde ve heykellerde) ve alt tarafı düz biter.Il y a donc une face avant (celle située dans la direction du déplacement) et une face arrière.
Çalışma büyük ölçekli olup mihrabın arkasındaki duvarın tamamını kaplayacak şekilde tasarlandı.Tout ce matériel était consciencieusement caché derrière le mur de la cellule.
Arkasından Son Senfoni’yi yazdı.Il y écrivit sa Seconde Symphonie op.
Diğeri ise resmin izleyicisine arkasını dönmüştür.La femme tourne le dos au spectateur.
Bunun arkasındaki asıl amaç nedir?Quel est le gros problème derrière cela ? ».
Sahnenin arkasına geçer.Dormir derrière la scène.
Yatay bisiklet, bisikletçinin arkasına yaslanır şekilde yatarak pedalladığı bisiklet çeşididir.La selle de bicyclette est la pièce sur laquelle le cycliste s'assoit.
Bunun arkasında kim olduğunu bilmek istiyorum.Il cherche à savoir qui l'a abandonné là.
Genellikle uçaksavar maksatlı kullanılan ikinci bir makineli tüfek aracın arkasına monte edilmiştir.Une seconde mitrailleuse était généralement montée sur l’arrière en disposition de tir anti-aérien.
Connie Sieh ilk prototipin arkasındaki ana geliştirici ve yöneticidir.Connie Sieh était la développeuse principale pour les premiers prototypes et pour la publication initiale.
Çünkü arkasından korkunç kâbus cinsi bir ejderha gelir.L'Aubonne quitte ensuite l'arboretum par son extrémité sud-est,.
Konstanza, arkasında Salerno sarayında kalmıştı.Il habitait le Palazzo Salerno.
Wyatt'ın arkasında kendisine doğru ilerleyen bir sürü cadı görür.Tous trois prennent la route en quête de magie poursuivis par Wyatt.
Ali - (silahını arkasında gizleyerek) Buyrun, nasıl yardımcı olabilirim? / Anahtar nerede?C’est lui qui fera le carton. - Qu’est-ce que vous avez, comme arme ? - Une Sten. - Méfiez-vous.
Arkasındaki zombiler de bir süre bekler.Un adversaire vaincu réapparaît après quelque temps.
Kont buna çok sinirlenip saklandığı koltuk arkasından çıkar.L'Écossais prend un air gêné et cache son pied derrière lui.
Molar dişler ağzın en arkasındaki dişlerdir.Les molaires sont les dents du fond.
Bernard defalarca yönetmen olarak kamera arkasına da geçti.On le retrouve aussi de plus en plus fréquemment derrière la caméra.
Ve bunun arkasında yine Boris Zaharyas vardı.Elles furent par la suite reprises par Grigóris Bithikótsis.
Burası tepe arkasındadır.Cette rue est située derrière les remparts.
Fiesco arkasını dönüp çıkar.« Boiceau » redirige ici.
Genelde evde, ocağın arkasında veya kilerde veya çatı altında yaşar.Elle vit habituellement derrière le fourneau ou dans la cave de la maison qu'elle hante.
Böylece Hill üçüncülüğe, Schumacher ise Gerhard Berger'in de arkasında kalarak beşinciliğe düştü.En conséquence, Hill est troisième et le pilote allemand est cinquième juste derrière Gerhard Berger.
Parmaklıklar Arkasında (Cool Hand Luke) filminde Paul Newman'ın canlandırdığı mahkûm.La scène d'emprisonnement fait référence au film Luke la main froide avec Paul Newman.
Arkasında yetim bir çocuk bırakmıştır.Il laisse derrière lui deux petites filles orphelines.
Arkasında ayak izi bırakmaz.Le dos n'a pas laissé de trace.
Ağacın arkasına gider, fakat Tom'u ona bakarken bulur.Il accepte de la suivre mais dans la nuit, il l’abandonne derrière lui.
Denek doğru olanı gördükten sonra fikrinin arkasında duracak mıdır?Et s'il le détient, adopte-t-il le bon angle de vue ?
Konser ve sahne arkası.Concerts et tournées.
Fatih semtinde yüksek duvarların arkasında kalan kilise, genellikle halka açık değildir.L’ensemble, protégé par un haut mur, n’est généralement pas ouvert au public.
"Suikastın perde arkası".Derrière l'abattoir.
Bu sırada bir gardian olan Tom sütunun arkasından bakar.À l'arrière-plan, un garde tient la corde.
Sırt yüzgeçlerinin arkasında koyu gri bir leke bulunur.Un point gris sombre apparaît au milieu de ces taches.
Diğeri ise boynunun arkasında kalmıştır.Le col se ferme à l'arrière du cou.
Yine her boğanın arkasından bir kedi sağa doğru koşmaktadır.L'on note encore un chat blanc tout en bas à gauche, et un chat en bas à droite.
Kaltenbrunner yeraltı arkasında kalarak istihbarat örgütleri yeniden organize edildi.Or la ville tombe avant que Kaltenbrunner ne s'y soit rendu.
Parmaklıklar Arkasında, Stuart Rosenberg'in yönettiği 1967 ABD yapımı film.Le Voyage des damnés, un film de Stuart Rosenberg.
Bu kişi arkasını döndüğünde Terrence Steadman olduğu anlaşılır.Cet homme s'avère être Terrence Steadman, vivant seul.
Diğer iki kurşun sağ koltukaltının arkasından girmiştir.L’autre balle entra dans la cuisse de l’avant vers l’arrière.
Östaki boğrusunun osityumunun arkası derin girintilidir.La partie orientale du récif est profondément immergée.
Korkunun arkasındaki düşünce süreçlerini değiştirmeye ve yok etmeye çalışır.Il essaie de changer et de contester le processus de pensée derrière la peur.
"Yılın En İyi Alman Sporcusu" ödülünde de kayak sporcusu Sven Hannawald'ın arkasından 2. oldu.Élu deuxième athlète allemand de l'année 2002 derrière le sauteur à ski Sven Hannawald.
Bu maçta forma giyemeyen Burak Yılmaz, 8 golle Cristiano Ronaldo ve Lionel Messi'nin arkasında kalmıştır.Il est le 3e joueur en activité à atteindre ce seuil après Cristiano Ronaldo et Lionel Messi.
Yutak: (farinks veya farenks) ağız ve burnun hemen arkasındaki boyun bölümüdür.Elle est connue pour ses bières à base d'épeautre (la Joseph) et de sarrasin (la Sara).
Kulak arkasında sigarayla dolaşır.Prestement, elle dissimula la cigarette dans son dos.
100 İsviçre frangı arkasında heykelin resmi bulunur.Son portrait apparaît sur les billets de 100 francs suisses.
Orkestra şarkıları çalmaya devam ederken kıyafet değiştirmek için bir kez daha sahne arkasına gitti.Quand la chanson était finie, elle sortait de scène pour re-changer de costume.
Bu sayede bir tepe veya yüksek bir binanın arkasına aşırtma atışlar yapılabilmektedir.On ne pouvait donc y descendre que par une échelle ou une corde.
Arkasında büyük bir sanatçı olarak ün bıraktı.Elle est à l'origine de son nom d'artiste.