Yıldız Sarayı'nın arkasındadır.Elle se situe dans la côte du Palais.
Öykü'nün en yakın arkadaşı olduğu zaman onun arkasında iş çevirdi.Le meilleur de sa carrière était derrière lui.
Orkestranın en arkasında bulunurlar.Et le reste de l'orchestre.
"Parmaklıklar Arkasında" Anthony Zerbe'nin ilk filmidir.Il s'agit du premier film dans lequel joue Anthony Zerbe.
Zaten kimse de onların arkasında durmadı.Il n'y a personne derrière vos yeux.
Onların arkasındaki adam piyano çalıyordu.El hombre detrás de ellos está tocando el piano.
Polis adamı arkasından takip ediyor.El policía va detrás del hombre.
Bir ağacın arkasından bir kadın çıktı.Una mujer apareció detrás de un árbol.
Hastanenin arkasındaki o bina nedir?¿Qué es ese edificio que está detrás del hospital?
Çocuklar evin arkasında oynuyor.Los niños están jugando detrás de la casa.
Blackthorne ayrıca bakmadan arkasına ateş edebilmektedir.Blackthorne también puede disparar a sus espaldas sin mirar.
Bunun arkasında yatan bilim oldukça komplekstir.La ciencia detrás de este mecanismo es bastante compleja.
Bu sırada Fenton ile Nanette gelip paravana arkasına saklanırlar.Mientras tanto, Fenton y Nannetta se han escondido detrás de la pantalla.
Arkasında ise iki erkek ve iki kadın figürü vardır.Dos machos y una hembra.
"Kamera Arkası".Detrás de cámara.
Hükümet bunun arkasından Anno'nun eline geçti.Desde entonces esa labor recae en Mario de la Mano.
Beth daha sonra kendi başına ormana gider ve Daryl ise onu arkasından takip etmektedir.Ella luego se va por sí sola en el bosque, Daryl va en búsqueda de ella por los alrededores.
Şok terapisi sahnesinin arkasındaki fikrir, Laurel ve Hardy'nin birbirine pasta fırlatmasından gelmektedir.La idea detrás de la escena de terapia de shock fue inspirada en Laurel y Hardy arrojándose pasteles.
Canio Silvio'nun arkasından koşar ama yüzünü göremediği için kim olduğunu öğrenemez.Canio persigue a Silvio pero no lo pilla y no ve su cara.
Fotoğrafa baktıklarında Sungmin’in arkasında bir hayalet figürü görürler.Haciendo esto, ellos capturan la imagen del fantasma que está de pie detrás de Sungmin en la fotografía.
İlk düşenler atlarıyla birlikte çamurda takılıp kaldı ve arkasından gelenler onların üzerinden geçti.Los primeros se detuvieron en el barro con sus caballos y fueron pisoteados por los que vinieron después.
Yüzerken sekiz kolu arkasından uzanır.Arrastran sus ocho apéndices detrás de ellos mientras nadan.
Bu yapının arkasında ise Tiberius evi olarak adlandırılan yapı bulunur.Detrás de esta estructura, encajada en un lado de la colina, está la llamada Casa de Tiberio.
Armanın orta yerinde dünya profilinin arkasından yükselen güneş resmedildi.En el centro del emblema, un sol nace detrás de un perfil de la Tierra.
İmparatorluk kuvvetlerinden kalanları da Lüksemburg surlarının arkasına ve Anvers'e çekildi.El resto de las fuerzas imperiales se retiró a las ciudadelas de Luxemburgo y Amberes.
Arkasını döner ve başka yöne gider.Luego se vuelve hacia atrás, y se aleja.
Onlara sorular soran Amil, cevapların arkasındaki yanıtları arar.Wally les dice que hay alguien que pueda responder a sus preguntas.
Ali - (silahını arkasında gizleyerek) Buyrun, nasıl yardımcı olabilirim? / Anahtar nerede?“Jefe Maestro: Entonces, ¿qué clase de arma es? / Cortana: ¿De qué hablas? / Jefe Maestro: Concentrémonos.
Margo'nun, Quentin'in onu bulup arkasından gelmesi için ona not bıraktığına inanırlar.Ellos creen que Margo ha dejado pistas para que Quentin pueda encontrarla.
Yine de, Pax Americana'nın arkasındaki kurumlar ısrarla 21. yüzyılın başına taşınmıştır.No obstante, las instituciones que están detrás de la Paz estadounidense persisten en el siglo XXI.
Daha sonra arkasından TJP ve Neville'ın saldırısına uğradı.Tras esto, fue atacado por Neville.
Dahası da arkasında tıka basa para dolu koca bir çanta bırakmıştır.Junto al muerto se depositaba una bolsita llena de monedas.
Ancak arkasından gelen Ziggler, ona superkick yaptı.Ziggler cubrió a Rollins después de un «Superkick».
Forvet arkası onun mevkiidir.El equipo está situado en su parte posterior.
Arkasında, Probus tarafından onurlu bir şekilde muamele gören bir eş ve iki erkek çocuk bıraktı.Dejó atrás una esposa y dos hijos que fueron tratados con honores por el emperador.
Hemen arkasından Hitler, politik ve özel vasiyetini ona yazdırdı.Una vez finalizada la boda, Hitler redactó sus testamentos: político y personal.
Ford ve adamları Falstaff'i evde ararken paravana arkasından gelen bir öpüşme sesi duyarlar.Al regresar de su búsqueda de Falstaff, los hombres oyen un beso detrás de la pantalla.
Arkasını döndüğünde Matt Hardy bir Twist Of Fate ile maçı alır.Después de la lucha, Matt Hardy hizo su regreso aplicándole un "Twist of Fate" a McIntyre.
Kale arkası tribünleri yoktur.Detrás de los arcos no hay tribunas.
Bu olayların arkasında doğaüstü güçler olduğu düşünülür.Debido a esta habilidad, se decía que tenía poderes sobrenaturales.
Bunun arkasından Francois Truffaut'nun ölmeden önce yönettiği son filmi olan Vivement Dimanche!Tras Under Fire, actuó en la última película de François Truffaut, Vivamente el domingo.
Klamera arkası görüntülerinin yönetmenliğini Seda Çalışır yaptı.Después no volvió a controlar el aspecto creativo de sus propias películas.
Sözümün arkasında durmak için." dedi.Tened el valor de seguirme allí».
Genç bir kadın da, yine at sırtında, adamın belirli bir mesafe arkasından dört nala gitmeye başlar.Una joven, también montada, empieza a galopar desde una distancia dada detrás del primer joven.
Başrahip kekin arkasına geçip ahaliye kendisini görüp göremediklerini sorardı.El sumo sacerdote se colocaba tras el pastel y preguntaría a las gentes si le veían.
Bu yüzden mutluyum ve sadece arkasında durabileceğim müzikler yapıyorum.Y es exactamente eso lo que yo soy y lo que hago en el campo de la música.
Moe arkasını dönüp raylarda yürürken ikinci bir tren ona çarpar.Moe se da vuelta y camina a través de las vías del tren, y es arrollado por otro tren.
Bazı erkeklerin, arkası veya tacı yeşildir.Algunos machos tienen algo de verde en el dorso o en la corona.
Bu gelişmeye karşı güçsüz kalan tanrılar onlar arkasından bakakalırlar.Oh Dios, que gran tesoro das a aquellos que esperan en Ti.
Yakıt deposu uçağın arkası yerine ön tarafa motorun hemen arkasına konuldu.La toma de aire del carburador fue movida a detrás de la cubierta, justo encima del carburador.
Her iki odak noktası da aynanın arkasındadır.Ambos se reflejan en un espejo.
387 yılında, Maximus Viktor'u Trier'de arkasında bırakarak II. Valentinianus'a karşı İtalya seferine çıktı.En 387, Máximo atacó a Valentiniano II en Italia, mientras Víctor quedó en Tréveris.
Arkasından halk yas tuttu.Un buitre se posó detrás.
Direk santrafor değil, forvetin arkasında oynuyordu.Ellos no curaron sino de huir a la caravela...
Hayatının ilk rolü: “Kavuklu arkası” idi.Su más importante hit fue "Back Here".
Giles bir süreliğine arkasını döner.Hiro retrocede un segundo.
Ancak işin arkasında şeytani bir zeka vardır.Parece haber trabajo inteligente allí.
Hadi bunlar aynı yöne bakıyor ve biri diğerinin arkasında olsun.Mírala por el otro, y es al revés.
Sonra annesi depoya gider ve kapı arkasından kapanır.Cuando entra en el cuarto, la puerta se cierra detrás de ella.
Alex'in yanına gittim konuşmaya çalıştım ama o arkasını dönüp gitti.Haré la cama, Ella dijo, pero se dio la vuelta.