Arkadaşlarına selam söyle.Say hello to your friends.
Kız kardeşin tüm arkadaşlarımın en çalışkanıdır.Your sister is the most diligent of all my friends.
Yeni arkadaşlarınız yaptığınız bazı şeylere gülebilirler.Your new friends may laugh at some of the things you do.
Senin hataların bile sana olan saygımı azaltmaz ve arkadaşlıkta önemli olan budur.Even your faults do not lessen my respect for you, and in friendship this is what counts.
Keşke senin gibi bir arkadaşım olsa.I wish I had a friend like you.
Erkek arkadaşın seni beklemekten usandı ve şimdi az önce gitti.Your boyfriend got tired of waiting for you and left just now.
Mektup arkadaşın olmak istiyorum.I would like to be your pen pal.
Dans arkadaşınız kim?Who is your dance partner?
Benim arkadaşım olmanı istiyorum.I'd like you to be my partner.
Güvenebileceğin arkadaşlar seç.Choose friends you can rely on.
Sen ve ben eski arkadaşız.You and I are old friends.
Sen ve arkadaşların davetlisiniz.You and your friends are invited.
Orada duran adam benim arkadaşım.The fellow standing over there is my friend.
Ai ve Mariko yakın arkadaşlar. Her yere beraber giderler.Ai and Mariko are close friends. They go everywhere together.
İki arkadaş derin bir arkadaşlık bağı oluşturdular.The two friends have formed a deep bond of friendship.
Birkaç öğrenci arkada bırakıldı.A few students were left behind.
Bir çift kanarya onun tek arkadaşları.A pair of canaries are her only friends.
On beş yıl önceki mezuniyetten beri eski sınıf arkadaşlarımla hiç karşılaşmadım.Since graduation fifteen years ago I have never run into my former classmates.
Genç arkadaşlar bütün gece konuşarak ayakta kaldılar.The teenage friends stayed up talking all night.
"Neredeydin?" "Bir arkadaşı yolcu etmek için istasyondaydım.""Where have you been?" "I have been to the station to see a friend off."
"Nerelerdeydin?" "Bir arkadaşı uğurlamak için istasyondaydım.""Where have you been?" "I have been to the station to see a friend off."
"Nerelerdeydin?" "Bir arkadaşı uğurlamak için gardaydım.""Where have you been?" "I have been to the station to see a friend off."
O, neşeli bir arkadaştır.He is a merry fellow.
Arkadaş seçiminde çok dikkatli olamazsın.You cannot be too careful in choosing friends.
Olmayan arkadaşlara içelim.Let's drink to absent friends.
Hem Ken'in annesi hem de arkadaşı, yakında havaalanına varacaktır.Both Ken's mother and her friend will arrive at the airport soon.
Ken dün arkadaşları ile konuştu.Ken talked with his friends yesterday.
Kentaro, arkadaşıyla Kyoto'da kalıyor.Kentaro is staying with his friend in Kyoto.
Kenji Hindistan yolculuğu hakkında arkadaşlarına bir hikaye anlattı.Kenji told his friends a story about his trip to India.
Köpekler insanın en yakın arkadaşlarıdır.Dogs are man's closest friends.
Köpeğin insanın en iyi arkadaşı olduğu söylenir.It is said that the dog is man's best friend.
Köpek insanın en iyi arkadaşıdır.A dog is a man's best friend.
Dil zorluğuna rağmen biz kısa sürede arkadaş olduk.In spite of the language difficulty, we soon became friends.
Parkta dolaşırken, bir arkadaşıma rastladım.Walking in the park, I met a friend of mine.
Lise sınıf arkadaşlarınla irtibat kurmaya devam ediyor musun?Do you keep in contact with your high school classmates?
Şiddetli yağmura rağmen hastanedeki arkadaşını ziyaret etti.In spite of the heavy rain, he visited his friend in hospital.
Arkada ipler kimin elinde?Who's pulling the strings behind the scenes?
Şimdi iyi arkadaşız ama başlangıçta birbirimizi sevmiyorduk.We are good friends now, but we didn't like each other at first.
Bu sabah eski bir arkadaşıma rastladım.I ran into an old friend of mine this morning.
Yeni öğretmen öğretmenden çok bir arkadaş gibi.The new teacher is more like a friend than a teacher.
Arkadaşlar birbirlerine yardım ederler. Sadece neyin yanlış olduğunu bana bildirin.Friends help each other. Just let me know what's wrong.
Dün eski kız arkadaşıma rastladığımda işten eve gidiyordum.Yesterday I was on my way home from work when I ran smack into my old girlfriend.
Dün sinemaya gittiğimde eski bir arkadaşa rastladım.I ran across an old friend when I went to the movies yesterday.
Dün uzun süre görmediğim eski bir arkadaşımla karşılaştım.Yesterday I met an old friend of mine whom I had not seen for a long time.
Dün benim eski bir arkadaşım ziyaret etti.An old friend of mine visited yesterday.
Arkadaşımdan sözlüğü ödünç aldım.I borrowed the dictionary from my friend.
Geçen gün caddede eski bir arkadaşla karşılaştım.The other day I met an old friend on the street.
Caddede arkadaşıma rastladım.I met my friend on the street.
Dün bir arkadaşımla bir film izlemeye gittik.We went to see a movie with my friend yesterday.
Dün akşam tiyatroda arkadaşıma rastladım.I ran into my friend at the theater last night.
Dün gece sinemada bir arkadaşıma rastladım.I ran into my friend at the theater last night.
Üç gün önce eski bir arkadaşa rastladım.I ran into an old friend three days ago.
Arkada bir şemsiye bıraktım.I left an umbrella behind.
Yamamoto arkadaşlarımdan biridir.Yamamoto is one of my friends.
Benim iş arkadaşlarım bu numarayı bilir.My business acquaintances know this number.
Çocuklar anne ve babalarından çok arkadaşlarını taklit ederler.Children imitate their friends rather than their parents.
Birlikte büyüdüğüm arkadaşlardan üçte biri öldü.One third of the friends I grew up with are dead.
Sınavı geçeceğini düşündüğüm arkadaş başarısız oldu.The friend who I thought would pass the exam failed it.
Benim eski bir arkadaşım uğradığında ben evden ayrılmak üzereydim.I was about to leave home when an old friend of mine dropped in.
En iyi arkadaşlarımızdan ayrıldık.We parted the best of friends.