Ana içeriğe geç
Sözlük

arkada ile cümle

arkada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
John'un burada hiç arkadaşı yok.John has no friends here.
John gitar çaldı ve arkadaşları şarkı söyledi.John played guitar and his friends sang.
John, sınıf arkadaşlarına yetişmek için çok çalışmalıdır.John must work hard to catch up with his classmates.
John ve ben eski arkadaşız.John and I are old friends.
Okuldaki sınıf arkadaşlarıyla arkadaş olması John'un sadece bir gününü aldı.It took John only one day to make friends with his classmates at the school.
Jack arkadaşı için bir hediye aldı.Jack bought a present for his friend.
Jack arkadaşlarımdan biridir.Jack is one of my friends.
Jim arkadaşlarının herhangi birinden daha uzun boylu.Jim is taller than any of his friends.
Jim kız arkadaşını çok seviyor.Jim is crazy about his girlfriend.
Jim kızlarla arkadaşlık yapma sanatını biliyor gibi görünüyor.Jim seems to know the art of making friends with girls.
Jim sınıf arkadaşları tarafından çok seviliyor.Jim is liked by all his classmates.
Jimmy onunla alay eden arkadaşlarına alıştı.Jimmy was accustomed to his friends making fun of him.
Ancak, onun kız arkadaşı bencil ve neredeyse Brian hakkında hiç endişelenmez.However, his girlfriend is selfish and hardly worries about Brian.
Jeffrey'ye arkadaşları tarafından Jeff denir.Jeffrey is called Jeff by his friends.
Jane'nin iyi İngilizce konuşan Japon bir arkadaşı var.Jane has a Japanese friend who speaks English well.
Jane, İngilizceyi iyi konuşan Japon bir arkadaşa sahiptir.Jane has a Japanese friend who speaks English well.
Jane'in yeni bir erkek arkadaşı var gibi görünüyor.Jane seems to have a new boyfriend.
Sally'nin sınıf arkadaşları her zaman onu aptal yerine koyuyor.Sally's classmates are always making a fool of her.
Sen samimi olmalısın, onlar sana bir arkadaş gibi davranırlar.You should be frank, and they will treat you as a friend.
Şimdiye kadar arkadaşlarımla iyi geçindim.So far I have been getting along well with my friends.
Şimdiye kadar arkadaşlarımla iyi geçinmişim.So far I have been getting along well with my friends.
Bunlar, arkadaşlarım için hediyeler.These are gifts for my friends.
Bu caddede yürürken,çoğu zaman arkadaşlarımdan birini görürüm.Walking along this street, I often see a friend of mine.
Arkadaşım burada sadece bir piyanist değil fakat aynı zamanda bir besteci de.My friend here is not only a pianist, but also a composer.
Bu bluz arkadan düğmelenir.This blouse buttons at the back.
Bu, onun, arkadaşlarına olan bağlılığını gösteriyor.This shows his loyalty to his friends.
Japonya'da burada çok arkadaşın var mı?Do you have many friends here in Japan?
Buradaki her erkek çocuğunun bir kız arkadaşı var.Every boy here has a girlfriend.
Burada seni bekleyen insanlar çok arkadaş canlısı.People who wait on you here are very friendly.
Beni arkadan itmeyi bırak.Stop pushing me from behind!
Hem Ken hem de Meg benim arkadaşlarım.Both Ken and Meg are my friends.
Ken arkadaş canlısı bir kişi gibi görünüyor.Ken appears a friendly person.
Kate arkadaşını görmek için bir partiye gitti.Kate went to a party to see her friend.
Sınıf arkadaşlarınız hakkında kötü konuşmayın.Don't speak ill of your classmates.
Bazı sınıf arkadaşları benim ona çikolata verdiğimi gördü.Some classmates saw me give him chocolate.
Dün eski bir arkadaşımı gördüm.I saw an old friend of mine yesterday.
Sanırım arkadaş olabiliriz.I think we can be friends.
Arkadaşlarınızı yanınızda getirin.Bring your friends with you.
Bir arkadaşa davet edildim.I've been invited over to a friend's.
Bay Brown, Oregon'dan bir arkadaş, bizi yarın ziyaret edecek.Mr. Brown, a friend from Oregon, will visit us tomorrow.
Önceki gün arkadaşlarım beni görmeye geldi.My friends came to see me the day before yesterday.
Her zaman sınıf arkadaşlarına gösteriş yapan türde bir çocuktu.He was the kind of kid who was always showing off to his classmates.
Sanırım iyi arkadaşlar olabiliriz.I think we could be good friends.
Ann'in birlikte oynayacak arkadaşları yoktu.Ann had no friends to play with.
Bir gün, o ve ben eski bir arkadaşı ziyaret ettik.One day she and I visited an old friend.
Mektubu o kadar arkadaşçaydı ki, o derinden etkilendi ve ağlamaya başladı.So friendly was his letter that she was deeply moved and began to cry.
Arkadaşlar edinmede çok hızlı değil.He is not very fast at making friends.
O gerçekten bir arkadaş değil, sadece bir tanıdık.He is not really a friend, just an acquaintance.
O, ölene kadar en iyi arkadaşım olarak kaldı.She remained my best friend till her dying day.
Onun yüzündeki bir şey bana gerçekten eski bir erkek arkadaşımı hatırlattı.Something in his face really reminded me of an old boyfriend of mine.
Onun bir kız arkadaşı olup olmadığını biliyor musun?Do you know if he has a girlfriend?
Onun "sadece arkadaş olalım" diyerek onu başından savdığını duydum.I heard she brushed him off, saying "Let's just be friends."
Şu küçük kız benim kız kardeşimin arkadaşıdır.That little girl is my sister's friend.
Sana ihtiyacı olan insanlarla arkadaş olabilirsin.You may as well make friends with people who need you.
Dün yeni sınıf arkadaşlarınla konuştun mu?Did you talk to your new classmates yesterday?
Bu oğlanlarla arkadaşlık ediyor musunuz?Do you make friends with these boys?
Kanada'da arkadaşını aradın mı?Did you call your friend in Canada?
Arkadaşlarının dışında kimse geliyor mu?Is anyone coming besides your friends?
Arkadaşın saat kaçta eve gitti?What time did your friend go home?
Arkadaşın ne zaman Amerika'ya hareket etti?When did your friend leave for America?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod