Arkadaşım sandığım adam beni kandırdı.The man who I thought was my friend deceived me.
Yağmur yağmaya başladığında bir arkadaşımla parkta yürüyordum.I was walking in the park with a friend of mine when it started raining.
Gezimizin amacı arkadaşları ziyaret etmek ve bazı turistik noktaları görmektir.The purpose of our trip is to visit friends and see some tourist spots.
Arkadaşlarımız Şikago'ya dönmek için endişeli.Our friends are anxious to return to Chicago.
On yıldır iyi arkadaşız.We have been good friends for ten years.
Dört yıldır oda arkadaşı olarak kaldık.We stayed roommates for four years.
Biz her zaman arkadaş olacağız.We'll always be friends.
Biz sınıf arkadaşlarıyız.We're classmates.
Biz Jane ile arkadaş edindik.We made friends with Jane.
Biz Tom'la arkadaş olduk.We have made friends with Tom.
En az on Amerikalıyla arkadaş olduk.We made friends with at least ten Americans.
Biz yakın arkadaşlarız.We're close friends.
Biz uzun süredir arkadaşız.We're friends from way back.
Biz uzun bir süredir iyi arkadaşız.We have been good friends for a long time.
Uzun yıllardır yakın arkadaşız.We've been close friends for many years.
Onlarla arkadaş olduk.We made friends with them.
Bize yardım etmek için arkadaşlarımızı aramamız gerekecek.We will have to call on our friends to help us.
Arkadaşlarımızla alışverişe gittik.We went shopping with our friends.
Biz eski arkadaşız.We're old friends.
Biz iyi arkadaşlarız.We are good friends.
Erkek arkadaşımın ve benim barışacağımızı sanmıyorum.I don't think my boyfriend and I will ever make up.
Babası hayvan doktoru olan bir arkadaşım var.I have a friend whose father is an animal doctor.
Babası büyük bir geminin kaptanı olan bir arkadaşım var.I have a friend whose father is the captain of a big ship.
NASA'da çalışan bir arkadaşım var.I have a friend who works for NASA.
NASA için çalışan bir arkadaşım var.I have a friend who works for NASA.
Amerika'da yaşayan bir arkadaşım var.I have a friend who lives in America.
Amerika'da birkaç arkadaşım var.I have a few friends in the United States.
ABD'de birkaç arkadaşım var.I have a few friends in the United States.
İngiltere'de yaşayan bir arkadaşım var.I have a friend who lives in England.
Tek bir kız arkadaşım bile yok.I don't even have a single girlfriend.
Tony adında Amerikalı bir arkadaşım var.I have an American friend named Tony.
Benim pilot olan bir arkadaşım var.I have a friend who is a pilot.
Bir gönüllü olarak çalışan bir arkadaşım var.I have a friend who works as a volunteer.
Birkaç iyi arkadaşım var.I have several good friends.
Londra'da yaşayan bir arkadaşım var.I have a friend living in London.
Karısı piyanist olan bir arkadaşım var.I have a friend whose wife is a pianist.
Bazı Amerikalı arkadaşlarım var.I have some American friends.
İki yabancı arkadaşım var.I have two foreign friends.
Benim senden başka gerçek arkadaşım yok.I have no other true friend than you.
Benim senden başka arkadaşım yok.I have no other friend than you.
Sapparo'da yaşayan bir arkadaşım var.I have a friend who lives in Sapporo.
Yardım edecek bazı arkadaşlarım var.I have some friends to help.
Beni zeka olarak destekleyecek çok arkadaşım var.I have a lot of friends to support me mentally.
Nara'da yaşayan bir arkadaşım var.I have a friend living in Nara.
Sorunlarım hakkında konuşacak bir arkadaşım yok.I've no friend to talk to about my problems.
Babası sihirbaz olan bir arkadaşım var.I have a friend whose father is a magician.
Babası öğretmen olan bir arkadaşım var.I have a friend whose father is a teacher.
Babası ünlü bir romancı olan bir arkadaşım var.I have a friend whose father is a famous novelist.
Mektuplaştığım bir arkadaşım var.I have a friend I correspond with.
Babası ünlü bir aktör olan bir arkadaşım var.I have a friend whose father is a famous actor.
Konuşmak için hiç arkadaşım yok.I have no friend to talk with.
Kız arkadaşım iyi bir dansçı.My girlfriend is a good dancer.
Sınıfımdaki bütün öğrenciler arkadaş canlısı.All the students in my class are friendly.
Benim erkek arkadaşım ciddi görünüyor.My boyfriend seems serious.
Erkek arkadaşım akıllı, yakışıklı, ve cana yakındır.My boyfriend is smart, handsome, and friendly too.
Benim dışımda, üç arkadaşım bara kabul edildi.Three of my friends, besides me, were admitted to the bar.
Bazı sınıf arkadaşlarım voleyboldan hoşlanır ve diğerleri tenisten hoşlanır.Some of my classmates like volleyball and the others enjoy tennis.
Sınıf arkadaşlarımdan hiçbiri buraya yakın yaşamazlar.None of my classmates live near here.
Tenis, benim en sevdiğim spor, bana bir sürü arkadaş getirdi.Tennis, my favorite sport, has brought me a lot of friends.
Kız kardeşim lise sınıf arkadaşıyla evlendi.My sister married her high school classmate.