Ana içeriğe geç
Sözlük

arkada ile cümle

arkada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Arkadaşlarımız arasında Sırplar, Hırvatlar ve Müslümanlar var.Among our friends, there are Serbs and Croats and Muslims.
O bütün sınıf arkadaşlarıyla samimi.He is on speaking terms with his classmates.
Sınıf arkadaşlarına ayak uydurmaya çalışıyor.He tries to keep abreast of his classmates.
O, sınıf arkadaşlarından herhangi biri kadar akıllıdır.He is as clever as any of his classmates.
O başka bir sınıf arkadaşı kadar hızlı koşar.He runs as fast as any other classmate.
O tüm sınıf arkadaşlarıyla uyum içindedir.He is in harmony with all his classmates.
Sınıf arkadaşlarının hepsiyle iyi anlaşıyor.He is in harmony with all his classmates.
Onun bu şehirde birkaç arkadaş var.He has a few friends in this town.
O, Şikago'ya uçtu, orada bir arkadaşını gördü.He flew to Chicago, where he happened to see a friend.
O, adı Jack olan arkadaşımdır.He is my friend whose name is Jack.
O, bloktaki yeni bir çocukla çabucak arkadaş oldu.He quickly made friends with the new boy on the block.
O, o gece arkadaşı Jesse Jackson'la toplantı hakkında konuşuyordu.He was chatting with his friend Jesse Jackson about the meeting that night.
O kimin arkadaşı?Whose friend is he?
O, bana her gece çiçek getiren çok romantik bir erkek arkadaş.He's a very romantic boyfriend who brings me flowers each night.
O, arkadaşlarına karşı zorbalık yapardı.He used to bully his friends.
O bazı arkadaşlarına yazıyor.He is writing to some friends of his.
Tanıştığı herkesle arkadaş olur.He makes friends with everybody he meets.
Yolda yürürken eski bir arkadaşına denk geldi.While walking down a street, he ran into an old friend of his.
Sınıf arkadaşları tarafından alay edildi.He was made fun of by his classmates.
Sınıf arkadaşları ile iyi geçinir.He is on good terms with his classmates.
Kendini sınıf arkadaşlarının alayına maruz bıraktı.He exposed himself to the ridicule of his classmates.
Arkadaşını uğurlamak için yurt dışına gitti.He went to the airport to see his friend off.
O, arkadaşlarına ihanet edecek son kişidir.He is the last person to betray his friends.
Köpeğine iyi bir arkadaş buldu.He found a good companion in his dog.
Onun hiç konuşacak arkadaşı yok.He has no friends to talk with.
Parkta yürürken eski arkadaşına rastladı.He came across his old friend while walking in the park.
Onun Diyette sayısız arkadaşları var.He has numerous friends in the Diet.
O bana iyi bir arkadaş olmuştur.He has been a good companion to me.
O, arkadaşlarıyla tenis oynayacak.He will play tennis with his friends.
Başı beladaki arkadaşını bırakamadı.He could not forsake his friend in trouble.
Muhtaç arkadaşlarına asla sırtını dönmez.He never turns his back on a friend in need.
Kallben iyi bir arkadaştır.He was a good fellow at heart.
Onun eşi, çocukları ve arkadaşları yok.He has no wife, no children and no friends.
Gerçekten güvenebileceğim tek arkadaş.He is the only friend I can really trust.
O benim eski bir arkadaşım.He is an old friend of mine.
O benim en iyi arkadaşım.He is my best friend.
O benim sınıf arkadaşım.He is my classmate.
O, erkek kardeşimin bir arkadaşıdır.He's a friend of my brother's.
O benim eski arkadaşım.He is my old friend.
O benim iş arkadaşımdır.He is my working mate.
O, benim en iyi arkadaşlarımdan biridir.He is one of my best friends.
O en iyi arkadaşlarımdan biri.He is one of my best friends.
Erkek kardeşimin yakın bir arkadaşıdır.He is a close friend of my brother.
Onun özel arkadaşım olduğunu sanmıştım.I thought he was my special friend.
O benim arkadaşım değil.He is no friend of mine.
O benim arkadaşlarımın arasında dahildir.He is included among my friends.
O benim arkadaşım.He is my friend.
Başarabilmesinin sebebinin arkadaşlarının yardımından kaynaklandığını hissetti.He felt that the reason he was able to succeed was because of his friends' help.
Kendi hayatı riske atarak arkadaşını kurtardı.He saved his friend at the risk of his own life.
Ona tavsiyede bulunacak hiç arkadaşı yok.He has no friends to advise him.
O, yeni bisikletini arkadaşlarına göstermek için istekliydi.He was eager to show off his new bicycle to his friends.
O benim yakın arkadaşımHe is my close friend.
O benim yakın arkadaşım.He is my close friend.
Onun arkadaş canlısı bir doğası var.He has a friendly nature.
Kalabalıkta arkadaşını gözden kaybetti.He lost sight of his friend in the crowd.
Dünyanın her yerinde arkadaşları vardı.He had friends all over the world.
O eski arkadaşını görmek için gitmiş olmalı.He must have gone to see his old friend.
Suçu arkadaşlarına attı.He fixed the blame on his friends.
İnsanlarla arkadaşlık kurma konusunda çok tutuk.He is very slow at making friends with anybody.
Birisiyle arkadaş olmada çok yavaş.He is very slow at making friends with anybody.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod